Kişisel Ağ Sayfası
www.isa-sari.com

Cennet Papağanı Eğitimi ve Bakımı

8 Mayıs 2012 Salı 375 yorum İsa Sarı

Ne zamandır, boş vakitlerimde kendisiyle ilgilenip günün yorgunluğunu ve stresini bir nebze de olsa azaltmamda bana yardımcı olacak evcil bir kuş edinmeyi düşünüyordum. Uzunca bir arayıştan sonra, özellikle sevimlilikleri ve renkleriyle dikkatimi çeken cennet papağanlarından satın almaya karar verdim. Söylenenlere göre bu tür, diğer kuşlara göre insana daha geç alışıyor ve muhabbet kuşu, sultan papağanı gibi hemcinslerine kıyasla insana en uzak, en yabani kuşlar arasında yer alıyormuş. Ben yine de bu riski göze alarak, Kızılay'daki "petshop"ların yolunu tuttum ve dükkan sahibinin 2-3 aylık olduğunu söylediği, hâli vakti yerinde görünen bir cennet papağanını kafesi, tülü, yemi, ilaçları, tünekleri gibi temel malzemeleriyle birlikte satın aldım.

"Yeşil" adını verdiğimiz papağanımız ilk iki-üç hafta boyunca yeni yerini yadırgadı ve son derece tedirgin hareketler sergiledi. Açıkçası bunda bizim de payımız vardı. Zira ilk bir ay boyunca, bulunduğu yeni ortama alışabilmesi için kafesinden çıkartılmaması gerekiyormuş, ki biz sabırsızlığımız sonucu bunun tam tersini yaptık ve neredeyse iki güne bir kafesinden çıkardık. Üstelik kafesine tekrar sokabilmek için saatlerce peşinden koşturduk ve hayli korkmasına sebep olduk. Tüm bunların sonucunda doğal olarak bize alışma süresi uzamış ve tedirginliği daha da artmış oldu. Uzaktan bakınca dahi kafesinin en uzak noktasına saklanmaya başlamıştı artık.

Ardından, birkaç hafta boyunca Yeşil'i kendi hâline bırakmaya ve sadece uzaktan seyretmeye karar verdik. Gün geçtikçe yeni yerine alışmış gibi görünüyordu. Tahminlerimiz doğru çıktı ve o andan itibaren bize eskisi gibi yabancılık göstermemeye başladı. Artık kafesine yaklaştığımızda bizden korkmuyor ve hatta (yorgun olduğu zamanlarda) elimizde, avcumuzun içerisinde uykuya dalıveriyordu. Anahtar kelimelerin "beklemek" ve "sabretmek" olduğunu da bu şekilde anlamış olduk. Şu an itibariyle, Yeşil ile birlikteliğimizin ikinci ayını doldurmuş bulunmaktayız, fakat yine de bize tam olarak alışabildiğini söyleyemem. Eskisi kadar olmasa da, hâlen çekingenliği devam etmekte.

Cennet papağanımız Yeşil ve kafesi

Cennet papağanımız Yeşil ve kafesi

Yeşil, her sabah, çalar saat misali bizi uyandırmakta ve yanına yaklaştığımızda ise, bizimle sohbet edercesine ötmekte. Bazen yanından uzaklaştığımızda daha kuvvetli bir ötüşle adeta bizi çağırdığını hissediyoruz. Bu derece birbirimize alıştık artık, fakat yine de, kafesinden çıkar çıkmaz odanın en yüksek noktasına, avizenin üstüne konup oradan bizi seyretmekden alıkoyamıyor kendisini. Evde misafir olduğu sırada, o da sohbete dâhil olmak ya da "Ben de buradayım." demek istermişçesine ötmekten de geri kalmıyor. Bazen kendisine marul, lahana gibi yeşillikler ikram ediyoruz ve o da afiyetle tüketiyor bunları. Aşağıdaki videoda da izleyeceğiniz gibi, evdeki çiçekleri de afiyetle midesine götürebiliyor zaman zaman. Dikkat etmekte fayda var.

Yeşilin yükseklik tutkusu

Yeşil'in favori mekânı: avize

Tüm bu tecrübelerimizin ardından, evinde kuş beslemek isteyenlere naçizane tavsiyelerim şunlar olacaktır: Öncelikle, işe sabretmekle başlayın. Kuşların, özellikle cennet papağanlarının sihirli değnek dokunmuşçasına bir anda size alışmalarını beklemeyin. Bunun için uzunca bir süreye ihtiyacınız olacak. Her gün düzenli olarak kendileriyle ilgilenmeye ve yemini, suyunu eksik etmemeye çalışın. Aç bırakarak onları cezalandırmak bir işe yaramaz, fakat elinizden yem vermeye çalışmak, size alışmasında yardımcı olabilir. Sakin ve yavaş bir şekilde, kafesinin dışındayken elinizle beslemeye çalışabilirsiniz. Kafesinden çıkardıktan sonra, kafesine tekrar girmesini istiyorsanız, kafesin kapısını açık bırakıp kendisinin girmeye çalışmasını bekleyebilirsiniz. Kuşlar, genellikle acıktıklarında kafeslerine girme ve karınlarını doyurma ihtiyaçları hissederler, ki bizim cennet papağanımız da aynen böyle yapmakta.

Bilhassa kırmızı gagalı cennet papağanları ulaşabildikleri her şeyi kemirmeyi ve tatlarına bakmayı çok severler. Elektrik kabloları da buna dâhil. Bu yüzden, kafeslerinden çıktıkları anda tehlikeli maddelere ulaşmamalarını sağlamak gereklidir. Ayrıca gagaları çok güçlü olduğundan dolayı, ısırdıkdıkları kişinin canını acıtabilirler. Ben de buna pek çok sefer maruz kaldım ve gerçekten acı verici olduğunu söyleyebilirim. Zamanla alıştıkları kişiyi ısırmamaya başladıklarını da eklemeliyim.

Cennet papağanları için kafes seçimi oldukça önemli. Hareketi ve kafes içerisinde zıplamayı sevdikleri için, geniş bir kafes daha mantıklı olacaktır. Zaman zaman kafes içerisinde uçma talimleri de yapabilirler ve bunu çok sevdikleri her hallerinden belli oluyor. Ayrıca yemliklerin, suluğun ve tüneklerin kafesin neresine yerleştirileceği de önemli. Mümkün olduğunca üst kısımlara doğru yerleştirilen tünekler, papağanın en çok tercih edeceği ve uyumak için seçeceği bölüm olacaktır. Ayrıca tüneklerin etrafına sarılan türden bir kağıt törpü de, papağanın tırnaklarının şekillenmesinde önemlidir. Suluk ve yemlik ise, kafesin alt kısımlarına, papağanın kolay erişebileceği bir yere konulmalıdır. Kafesin yarısına kadar çekilen bir tül de, yem kabuklarının ve tüylerin etrafa saçılmasına engel olacaktır. En fazla 3-4 günde bir papağanın suyu değiştirilmeli ve özel vitaminlerle desteklenmelidir. Yeminin içerisine ise kuş kumu olarak tabir edilen kumlardan eklenmelidir. Böylece yemlerin sindirimi kolaylaşacak ve papağanın daha sağlıklı bir sindirim gerçekleştirmesi sağlayacaktır. Gaga taşı ise, kaşınan gagalar için faydalı olacaktır. Tüm bunların yanı sıra, kafese takılacak birkaç süs ve oyuncak da kuşun ilgisini çekecek ve onlarla oynayıp stres atmasını sağlayacaktır. Eğer bu süs ve oyuncakları sevmezse, bir şekilde bunu belli edecek ya da kırıp yere düşürecektir.

Kısacası cennet papağanı eğitimi ve bakımı zor iştir. Sabırlı olmayı ve uzunca bir süreyi gerektirir. Bu iki hususu göz önünde bulundurduğunuz takdirde papağanınız ile aranız son derece iyi olacaktır.

, , , , , , , , ,

    Bu içeriğe ait yorumlar (toplam 375 yorum)

  • zerrin kurt 23 Ağustos 2014 / 13:04

    iki tane cennet papağanım var 9 aylık dişisi gece çok acı bir şekilde bağırdı gittiyim de yanına sustu neden yaptı acaba teşekkürler

  • Savas Pala 21 Ağustos 2014 / 11:42

    Merhabalar.
    Ben bir petshoptan 2 adet bu güzel canlılardan satın aldım.Biri mavi diğeri yeşil renkte olan bu arkadaşların birinin ayağında bilezik olduğunu ama diğerinde olmadığını fark ettim.Bilezikli olan mavi arkadaşımızın göz kenarı yuvarlak bir gozlukumsu çerçeveye sahipken(aynı videodaki arkadaş gibi)diğerinde bu yok..Birinin gagası kısmen pembemsi iken diğerinin gagası beyaz ve ucunun iç kısımlarında yer yer siyahlik var.
    Bu iki arkadaş arasındaki bu farkların sebebi bu arkadaşların ırk ve cinslerinin farklı olduğunu mu gösterir,birlikte aynı kafeste olmalarında bir mahsur var mı?

Bir yorum bırakın

Gerçek adınızı ve soyadınızı giriniz. E-posta adresiniz gizli kalacaktır. Eğer varsa, ağ sayfanızın adresini yazınız.