Asırlar boyunca Türk milletinin sesi olagelmiş halkın şairleri, yani âşıklar ve onların meydana getirmiş olduğu âşıklık geleneği, Türk halk edebiyatı içerisinde muazzam bir yere ve öneme sahiptir. Bu gelenek, zamanla Türk yaşayışının, inançlarının, ananelerinin bir aynası olma görevini üstlenmiş ve Türk kültür dairesi içerisinde cereyan eden olayları, halkın manevî değerlerini, Türk toplum hayatının önemli evrelerini vs. sözlü bir biçimde evrensel boyuta aktarmıştır.
Ne güzel söylemiş Karamanoğlu Mehmet Bey:
"Bugünden sonra divânda, dergâhta, bargâhta, mecliste, meydanda Türkçeden başka
dil konuşulmaya!" O zamanlarda da dilde bir yozlaşma almış başını koşmuş ki
dörtnala, ferman çıkarmış Karamanoğlu, emretmiş "Türkçe konuşulsun!" diye. Acaba
"Pardon!" diyen var mıydı ferman çıkarılmadan önce, yanlışlıkla birisinin
ayağına basıp, üzüntüsünü ifâde etmek isterken? Belki "Pardon!" değil; ama
Türkçe olmadığı kesin ki bu ifâdenin, ferman yayınlanmış, emredilmiş... Etkisini
göstermiş mi bilinmez; ama 731 yıl geçmiş bu emrin üzerinden. Dile kolay, tam
tamına ye-di-yüz-o-tuz-bir yıl. Değişen bir şey var mı peki, bu yüzlerce yıllık
zaman dilimi içerisinde? Görülen o ki, tekrar 731 yıl öncesinde yaşanan durum
ile karşı karşıyayız günümüzde.
ASP ile hazırlanmış bu dizin programı ile herhangi bir metin (kitap, makale, dergi vs.) içerisindeki kelimelerin nerede kullanıldığını, kökünü, türünü, anlamını ve eklerini sisteme ekleyebilir ve sonrasında bu eklenilen kayıtları bir arada görüntülüyebilirsiniz. Dilciler, Türkologlar ve dizin çalışanları için eşsiz bir fırsat. Programı buradan test edebilirsiniz. Programın kullanımı hakkında bilgi almak için ise paket dosyanın içerisindeki "Beni Oku" dosyasını kullanabilirsiniz.
"İnsanların birbirleri ile iletişim kurmasını sağlayan araca dil denir." Sanırım bu alışılagelmiş tanımı bilmeyen yoktur. Peki bahsi geçen bu "araç"ı ne kadar dikkatli veya ne kadar özenle kullanıyoruz? Bu soruyu cevaplamadan önce, bir dilin bize sağlamış olduğu faydalara bakmamızda yarar var.