Kişisel Ağ Sayfası
www.isa-sari.com

Üniversiteler İçin Türk Dili El Kitabı

10 Ağustos 2010 Salı Yorum yok İsa Sarı

Ülkemizde, 1981 yılından bu yana üniversitelerin lisans bölümlerinde iki dönemlik zorunlu ders olarak okutulan ve Yüksek Öğretim Kurulu (YÖK) tarafından “Yükseköğretim Çerçeve Programı”na dâhil edilen Türk Dili dersleri, öğrencilere Türkçeyle ilgili genel bilgilerin yanı sıra Türkçenin tarihî gelişimi, kültürel zemini, sosyal açıdan önemi, dünya dilleri arasındaki yeri, yazı türleri ve yazım kuralları gibi konularda çeşitli bilgiler aktarmayı ve öğrencileri bu konularda yetiştirmeyi amaçlamaktadır.Öyle ki YÖK, adı geçen Çerçeve Programı’nda, lisans öncesi eğitim sürecinde okutulan Türk Dili derslerinin yetersiz nitelikte olduğunu öne sürmüş ve

“İlk ve ortaöğretimde dilbilgisi ve Türkçe dersleri yeterli ölçü ve nitelikte ele alınmadığı için üniversiteye gelen öğrenciler, dillerini doğru ve güzel kullanma yeteneğini kazanmamış bulunmaktadır. Bu sonuçta, Türk dilinin elli yıldan beri çeşitli yönlere çekilmesinden doğan istikrarsızlığın da etkisi vardır. Bu durum, üniversite öğrenimi için yetersizlik olarak kendini göstermiş ve yükseköğretime Türk Dili derslerinin konmasını zaruri kılmıştır.” (Vural 2007, 496)

fikrini belirtmiştir. Buna rağmen, dersin içeriğini oluşturmak üzere uzun yıllar önce hazırlanan müfredat, değişen dünya düzeninin bir sonucu olan ve her geçen gün kendisini yenileyen televizyon, radyo ve en önemlisi de İnternet gibi kitle iletişim araçlarının yaygınlık kazandığı günümüzde, istenileni verememekte ve yetersiz kalmaktadır. Bu müfredat gözetilerek yazılan Türk Dili kitapları ise, baştan beri süregelen tekdüzeliğin devamı niteliğinde olup birbirlerini tekrar etmekten öteye geçememektedir. Bugüne kadar, gelişmelere ve yeniliklere paralel olarak birtakım ek kaynaklar, müfredat iyileştirme çalışmaları, çeşitli toplantılar1 ya da bazı kişisel çabalarla bu durumun önüne geçilmeye çalışıldıysa da, genel geçer kabul görmeyen ve belli bir standart taşımayan bu tür girişimler sonuçsuz kalmıştır.

Sözü edilen gelişmelerin bir sonucu olarak, bilgiyi yaymanın ve yayılan bilgiye erişimin daha kolay hâle gelmesi, beraberinde “bilgi çöplüğü” olarak tanımlanabilecek bir sorunu da getirmiş ve ihtiyaç duyulan gerçek bilgiye ulaşmak için sarf edilen çabayı artırmıştır. Bu durum, yazımıza konu olan Türk Dili derslerinde de kendisini hissettirmekte ve adı geçen dersin, tek bir kaynağa bağlı kalınmaksızın değişik bilgi ortamlarından istifade etmek suretiyle sürdürülmek istendiğinde de bir çıkmaza yol açmaktadır. Hâl böyle olunca, “bilgiye erişim bilgisi”nin edinilmesi, bir zaruret olarak ortaya çıkmaktadır.

Bu düşüncelerden hareketle, Dr. Mustafa Durmuş’un editörlüğünde kaleme alınan “Üniversiteler İçin Türk Dili El Kitabı”, yukarıda bahsedilen olumsuzlukları en aza indirmek amacını taşımakta ve çağdaş öğretim metotları eşliğinde, sadece Türk Dili dersi alan öğrencilerin değil, konuya ilgi duyanların da ihtiyaçlarına cevap verebilmeyi hedeflemektedir. 518 sayfadan oluşan kitabın sunuş kısmında, Türk Dili dersleri ile kazandırılmak istenen bilgi ve becerilerin dikkate alınarak hazırlandığını vurgulayan editör, kitabın bu haliyle, öğrencilerin dersleri takip etmelerini ve çalışmalarını kolaylaştırmayı amaçladığını belirtmektedir (s. 17).

Toplam on iki bölümden oluşan eserin bölümleri ve bunların yazarları şöyledir:

1. Dil ve Kültür (Ertuğrul Yaman-Eyüp Bacanlı)
2. Türk Dilinin Tarihî Gelişimi (Sadi Gedik)
3. Dil Temasları, Dil Politikaları ve Türk Dillerinde Çeşitlenme (Süer Eker)
4. Dilbilgisi (Hatice Parlak)
5. Noktalama İşaretleri, Yazım Kuralları ve Anlatım Bozuklukları (Nezir Temur)
6. Temel Araştırma Teknikleri (Gülten Küçükbasmacı-Kazım Yılmaz)
7. Yazımda Biçimsel Standartlar (Tûbâ Işınsu Durmuş)
8. Bilgi Kaynaklarına Erişim ve Kütüphane Kullanımı (Selma Alpay Aslan)
9. Doğru ve Güzel Konuşma (Hümeyra Tekalan Toman)
10. İletişim ve Sunum Teknikleri (Ertuğrul Yaman)
11. Yazı Türleri I: Resmî ve Fikrî Yazılar (Ertan Erol)
12. Yazı Türleri II: Kurgusal Yazılar (Ahmet Duran Teker)

Kitabın ilk bölümünde dil ve kültür unsurları ele alınmakta, öncelikli olarak dilin tanımı ile işlevi aktarılmaktadır. Dil-kültür ilişkisinin irdelendiği ve dilin diğer kültürel öğeler ile bağlantılarının saptandığı bu bölümde, çeşitli kuramcıların fikirlerine yer verilmekte, aynı zamanda, tercümelerin dillere ve kültürlere olan etkilerine de göndermeler yapılmaktadır. Dil ile kültürün ayrılmaz birer unsur olduğu hükmüyle biten bu bölümde yazarlar, kültürün sürekliliğinde dilin önemli bir işlevi olduğunu da hatırlatmaktadırlar.

Türk dilinin tarihsel gelişiminin işlendiği kitabın ikinci bölümünde, öncelikli olarak Türkçenin yaşı ve eskiliği meselesine değinilmekte; Altay dil birliği devrinden başlanarak, Türkçenin tarihî evreleri ve Türk yazı dilinin tarihsel dönemleri anlatılmaktadır. İçerisinde, Türkçenin en eski yazılı belgeleri niteliğindeki Orhun Abidelerinden itibaren, Irk Bitig, Kutadgu Bilig, Kısasü’l-Enbiya gibi Türkçeyle yazılmış eserler hakkında genel bilgilerin de yer aldığı bu bölümde, çağdaş Türk lehçeleri ele alınmakta; Türkiye Türkçesinin gelişimi ayrıntılarıyla açıklanmaktadır.

Kitabın, “Dil Temasları, Dil Politikaları ve Türk Dillerinde Çeşitlenme” başlığı altında toplanan ve dil türleri, dil bilimi, dil bilimsel kavramlar ile Türk dillerinin tarihî çeşitlenmelerinin konu edinildiği bölümde; çok dillilik, iki dillilik, karma diller, yapay diller gibi unsurlara da açıklık getirilmektedir. Bu bölümde, karşılıklı anlaşılabilirlik zemininde dil ve lehçe arasındaki ilişkiye dair görüşler de belirtilmiş, dil ve lehçe arasındaki beş tip ilişki ortaya konulmuştur. Dil bilimin en ilgi çekici konularından biri olan diller arasındaki benzerliklere de yine bu bölümde değinilmiş ve Türk yazı dilinin yayılma alanlarının yanı sıra, Türk dillerinin tarihsel ve çağdaş dil ilişkilerine bilimsel ölçütler içerisinde yer verilmeye çalışılmıştır.

Türkiye Türkçesinin ses ve şekil bilgisi ile söz diziminin ele alındığı “Dilbilgisi” başlıklı dördüncü bölümde, öncelikle Türkiye Türkçesindeki seslere ve bu seslerin özellikleri ile ses olaylarına açıklık getirilmektedir. Kök, ek, sözcük türleri gibi unsurların sıralandığı biçim bilgisi alt başlığında ise, bu unsurlara ait ayrıntılar ve örnekler yer almaktadır. Bölümde yer alan “Söz Dizimi” alt başlığında ise cümlenin öğeleri, kelime grupları ve cümle türleri bahislerine giriş yapılmaktadır.

Kitabın beşinci bölümünde, noktalama işaretleri, yazım kuralları ve anlatım bozuklukları hususlarını aktarılmakta; noktalama işaretlerinin işlevleri verilmekte; bazı ek ve sözcüklerin yazılışları ile yazım kuralları da ele alınmaktadır. Anlatım bozukluğuna neden olan etkenlere de değinilirken, Türk Dili dersleri almakta olan öğrencilerin öğrenmekte güçlük yaşadığı bu konular mümkün olduğunca anlaşılır kılınmaya çalışılmış; karışıklığa yol açabilecek ifâdelerin kullanımından özellikle kaçınılmıştır

“Üniversiteler İçin Türk Dili El Kitabı”nın, ilgili diğer kitaplardan ayırt edici olma özelliği taşıyabilecek bölümlerinden biri olan ve “Temel Araştırma Teknikleri” başlığıyla sunulan bölümünde yazarlar, bilim ve bilimsel araştırma gibi konulara açıklık getirdikten sonra, bir bilimsel araştırmanın nasıl yapılması gerektiği bilgisini vermekte; bunun yanı sıra araştırma metot, model ve tekniklerine dair önemli bilgiler aktarmaktadır. Yine bu bölümde, bir bilimsel araştırmanın seyriyle ilgili yorumlama, raporlama, dizin vb. konulara da yer verilmektedir.

Günümüzdeki yazım çeşitliliği içerisinde, bir bilimsel yazının (örneğin makalenin), gerek içerik yönüyle gerek biçimsel yönden hangi sınırlar kapsamında ele alınması gerektiğiyle ilgili hususları ihtiva eden “Yazımda Biçimsel Standartlar” başlıklı yedinci bölümde, şekil ve anlatım özellikleri, metin aktarmaları gibi konuların yanında metin hırsızlığı gibi sorunlar da işlenmektedir. Yine bu bölümde yer alan ve yazım standartları konuları arasında belirtilen kaynak gösterme ve kaynakça listesi oluşturmayla ilgili bilgiler de, bilimsel araştırma yapanlara yönelik olarak hazırlanmış ve bu hususlar MLA, APA gibi belirli örneklerin yanı sıra ülkemizde yaygınlık kazanmış yazım stillerinin anlatımıyla desteklenerek ele alınmıştır.

Kitapta, bilgiye erişimin önemli sayılabilecek çeşitli yönlerini ele alan ve konuyla ilgili değerlendirmelerin yer aldığı “Bilgi Kaynaklarına Erişim ve Kütüphane Kullanımı” başlıklı bölümde, hangi kaynaklar aracılığıyla bilgiye erişilebileceği gibi ayrıntıların yanı sıra, bilgi arama yöntemlerine ilişkin hususlar da işlenmiştir. Örneklerle desteklenen ve pratiğe yönelik düşünülen noktaların yer aldığı bölümde, bilgiye erişimin nasıl olması gerektiğiyle ilgili ayrıntılar da yer almaktadır.

Eserin dokuzuncu bölümünü oluşturan “Doğru ve Güzel Konuşma” başlığı altında, telâffuz, konuşma dinamiği, doğru nefes alma ve verme teknikleri, vurgu, durak, boğumlama gibi, konuşma sırasında dikkat edilmesi gereken ve güzel bir konuşma için gerekli olan temel unsurlara dair bilgiler ele alınmaktadır.

“İletişim ve Sunum Teknikleri” başlıklı onuncu bölümde, bilgi sunumunun önemi ve var olan bilginin aktarımına dair fikirler incelenmektedir. Bir sunumun nasıl hazırlanması gerektiğine, sunumun içerik ve kapsamıyla ilgili düzenlemelerin hangi yöntemlerle yapılabileceğine ve sunum sırasında dikkat edilmesi gerekenlere ilişkin hususlar, bölümün ele aldığı konulardandır. Yine bu bölümde, topluluk karşısında konuşma, sosyal fobi, sahne korkusu gibi hususlara da değinilmekte ve beden dili ile giyim-kuşamda dikkat edilmesi gerekenlere de göndermeler yapılmaktadır.

Yazı türlerini konu edinen ve kitabın on birinci ile on ikinci bölümlerini meydana getiren “Yazı Türleri I: Resmî ve Fikrî Yazılar” ile “Kurgusal Yazılar” başlıkları kapsamında, ilk olarak kompozisyon planı, örnek kompozisyon gibi yazı çalışmalarına dair hususlar verilmekte ve sonrasında dilekçe, tutanak, rapor başta olmak üzere çeşitli resmî yazıların neler olduğu ve bu türlerin yazımlarına ilişkin bilgiler aktarılmaktadır. Makale, fıkra, bildiri, eleştiri, deneme vb. fikrî yazılar ile destan, masal, şiir, hikâye, roman, anı gibi kurgusal yazılarla ilgili genel bilgiler ayrı bölümler halinde, kitapta ele alınmaktadır.

Kitabın “Kaynakça” kısmında ise, Türk dil bilgisi ve Türkçe ile ilgili temel eserlerin yanı sıra, genel olarak dil kültürüyle ilgili eserlerin künye bilgileri toplu bir şekilde yer almakta; ders çerçevesinde Türk diline, kültürüne dair daha geniş bilgilere ulaşmak isteyenler için bir çeşit genel okuma listesi sunulmaktadır.

Sadece Türk Dili dersi öğrencilerinin değil, konuya ilgi duyan ya da konuyla ilgili araştırma yapan diğer okuyucuların da faydalanabilmesi amacıyla hazırlanan “Üniversiteler İçin Türk Dili El Kitabı”; bilgiye ulaşma, ulaşılan bilgiden en etkin şekilde faydalanma ve bu bilgiye kalıcı nitelik kazandırma konuları üzerine eğilmiş ve YÖK’ün teklif ettiği müfredatı daha da genişletip günümüz şartlarına uyarlamaya çalışmıştır. Mevcut içeriği ile, bütün üniversitelerimizde okutulmakta olan Türk Dili dersinin kapsamının, bu derse yüklenen çağdaş görev ve sorumluk çerçevesinde yeniden ele alınması şeklinde bir öneri olarak sunulan yayının, güncel ve yenilikçi bir çalışma olduğu ifade edilebilir.

KAYNAKÇA

ÇOTUKSÖKEN Yusuf, Üniversiteler İçin Uygulamalı Türk Dili, Papatya Yayıncılık, Ankara 2007.

VURAL Hanifi, “Üniversitelerde Okutulan Türk Dili Dersi Üzerine”. Türk Dili Dil ve Edebiyat Dergisi, C. XCIII/S. 669, Ankara 2007, s. 496-503.


1 Konuyla ilgili olarak, Türk Dil Kurumu tarafından 17 Nisan 2008 tarihinde “Örgün Öğretim Kurumlarında Türkçenin Öğretimi Araştırmaları” konulu bir açık oturum gerçekleştirilmiş ve bu açık oturumda Dr. İdris Karakuş, üniversitelerde okutulan “Türk Dili” derslerinin isminin “Türk Dili ve Kültürü” olarak değiştirilmesi ve dersin içeriğinin de buna göre düzenlenmesi fikrini öne sürmüştür. Ayrıca Karakuş, bu konu üzerine toplanmış olan Alt Çalışma Grubunun hazırladığı yeni Çerçeve Programı’nı YÖK’e sunulmak üzere Türk Dil Kurumuna ilettiklerini de ifade etmiştir. Çukurova Üniversitesi’nin 18-21 Haziran 2007 tarihleri arasında düzenlediği “Çukurova Üniversitesi I. Türk Dili Ders İçeriği Çalıştayı”nda ise, somut bir öneri olabilecek nitelikte herhangi bir müfredat çalışması ortaya konulmamış olup öğrenci sayısının fazlalığı ile konuya ilişkin benzer bazı sorunlara dikkat çekilmiştir.

, , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , ,

Bir yorum bırakın

Gerçek adınızı ve soyadınızı giriniz. E-posta adresiniz gizli kalacaktır. Eğer varsa, ağ sayfanızın adresini yazınız.