Kişisel Ağ Sayfası
www.isa-sari.com

Varşova İzlenimlerim ve Gezi Notlarım

3 Temmuz 2014 Perşembe 48 yorum İsa Sarı

İkinci Dünya Savaşında âdeta yerle bir olmuş, Sovyet İktidarı döneminde ise geniş geniş inşa edilmiş bir şehir Varşova. Turistlerin gözünde, çevresindeki Prag, Berlin veya Krakow kadar popülaritesi yok. Nedeni de şehrin tarihî dokusunun savaş esnasında neredeyse yok olması ve görülecek pek bir "şey"in olmaması. Krakow'dan Varşova'ya dönerken trende tanıştığımız Polonyalı Adam da aynısını söylüyor ve "Varşova'daki her şey maket. Almanlar hiçbir şey bırakmadı bize." diye ekliyor. Buna rağmen Polonya, geniş ve ferah caddeleri, düzlük arazileri, şehri bir uçtan diğer uca saran tren ve tramvay hatları ile yaşanılası bir Avrupa kenti olmayı başarabilmiş. Polonya ile ilgilenen hemen herkes "Varşova'da bir şey yok. Krakow daha iyi." veya "Varşova Ankara, Krakow ise İstanbul." dese de, nedendir bilmiyorum, ben Krakow'u bir türlü sevemedim. Bu anlamda Varşova daha yaşanılabilir bir görüntü sundu. Bu yazımda, Varşova'ya dair izlenimlerimi sıkıcılıktan uzak bir üslupla aktarmaya çalışacağım.

23 Haziranda Ankara'dan İstanbul aktarmalı Türk Havayolları uçağı ile Varşova'ya ulaşıyoruz. İstanbul-Varşova arası tam iki saat on dakika sürüyor. Varşova'ya yaklaşırken uçağın penceresinden seyredilebilen uçsuz bucaksız yeşil düzlükler görülmeye değer. İniş yaptığımız Chopin Havaalanı (yerel dilde, yani Lehçede Lotnisko Chopina w Warszawie) küçük, düzenli ve "kolay". Pasaport kontrolü sırasına girmeden, fırsattan istifade hemen yanıbaşımızdaki döviz bürosunda elimizdeki Euroları Polonya'nın para birimi olan Zloty'ye (uluslararası literatürde PLN olarak da geçer) çeviriyor, ardından pasaport kontrolüne giriyor ve Polonya topraklarına resmen adım atmış oluyoruz. Bundan sonraki ilk iş, en kısa yoldan, konaklayacağımız otele ulaşmak olacak. Önümüzde birkaç alternatif var: otobüs, tren, taksi. Biz daha ilgi çekici ve hızlı olacağını düşünüp treni tercih ediyoruz. Şehir merkezine giden S2 numaralı tren için biletlerimizi alıp tren istasyonunun yolunu tutuyoruz. İstasyona vardığımızda tren bizi bekliyor olacaktı. Koltuğumuza yerleşip bir müddet bekledikten sonra trenimiz hareket ediyor ve yaklaşık 15 dakikalık bir yolculuğun ardından, hemen otelimizin bitişiğinde bulunan Warszawa Ochota tren istasyonun varıyoruz.

Varşova Chopin Havaalanı  Gökyüzünden Varşova Varşova S2 Treni

Konaklayacağımız otel Premier Classe Warsaw adında, yeni bir otel. Hemen yanında Golden Tulip oteli ve bir restoran kompleksi var. Gayet temiz ve modern olan otelde odamız ne yazık ki küçük, ama bu bizim için sorun değil. Otelimiz şehir merkezine yaklaşık 3 kilometre uzaklıkta, fakat vızır vızır çalışan tramvay, tren ve otobüslerle birkaç dakika içinde merkeze ulaşmak mümkün. Biz de gerek farklı yollardan yürüyerek, gerek otobüs ve tramvay ile çeşitli günlerde şehir merkezine ulaşacağız. Yine de buna rağmen "Bir şehri tanımanın en iyi yolu o şehrin arka sokaklarında yürümektir." düsturundan hareketle, çoğu zaman farklı yollardan yürüyerek gideceğimiz yerlere ulaşmayı benimsiyoruz.

Varşova'nın İklimi, Ulaşımı, İnsanı ve Diğer Karakteristik Özellikleri

Varşova, Polonya'nın en büyük şehri ve başkenti. İngilizcesi Warsaw olan şehrin yerel adı Warszawa. Bu ad /varşa:va/ (ilk /a/ uzun) olarak okunuyor. Daha önceleri /varşova/ olarak da telaffuz ediliyormuş ve Türkçeye bu telaffuz geçmiş. Şehir kısmen kuzeyde bulunduğu için soğuk bir iklime sahip. Haziranın sonu olmasına rağmen, zaman zaman üzerimizdeki montla, uzun kollu giyeceklerle dahi üşüdüğümüz oldu. Gökyüzünden yağmur ve bulut neredeyse eksik olmuyor. Bu da, Varşova'nın yemyeşil bir coğrafyaya sahip olmasını beraberinde getirmiş. Şehir merkezi neredeyse dümdüz bir arazi üzerine kurulu. Ne bir dağ, ne bir tepe... En ufak bir yükselti bile yok. Dolayısıyla bu durum ulaşımı hayli kolaylaştırmış ve şehrin hemen her caddesine tramvay hatları döşenmiş. Otobüs, tren ve metro hatları da oldukça yoğun. Yani ulaşım son derece kolay burada, fakat halihazırda inşa edilmekte olan metro hatları dolayısıyla şehrin bazı noktaları şantiye alanı gibi. Zira şehirdeki metro hattı diğer büyük şehirlere nazaran oldukça kısıtlı. İşin doğrusu, metroya "işiniz düşmüyor", çünkü tramvay ve otobüsler fazlasıyla yeterli. Aslında bu şehirde metroya gerek de yok bence. Biz de bir kez olsun metroyu kullanmadık. Yine de, ilerisi için bir altyapı planlaması olarak metro ağının gelişmiş olmasının avantajı öngörülmüş olabilir. Tüm bunlardan sonra, Varşova'nın raylı araç hattını aşağıdaki görselde bulabilirsiniz. Şehirdeki ulaşımın ne kadar kolay olduğu hakkında size fikir verecektir. Buna bir de otobüs hatlarını ekleyince, ulaşım konusunun bu şehirde çözülmüş olduğunu rahatlıkla söylebiliriz. Bu noktada, olumsuz bir durum olarak, şehrin ana caddelerinde karşıdan karşıya geçmek için kullanılabilecek yaya geçitlerinin bulunmamasını söyleyebilirim. Özellikle Centrum ve Centralny gibi şehrin en merkezi iki noktası için geçerli bu. Bu noktalarda, yürüyen merdiveni de olmayan alt geçitleri kullanmak durumundasınız ve elinizde ağır bagaj varsa, oldukça yorulacağınızı belirtmeliyim. Bunun aksine kaldırımlar son derece geniş. Bir ana yolun etrafına neredeyse o ana yol genişliğinde kaldırımlar inşa edilmiş, fakat şehirdeki araç sayısının fazlalığı dolayısıyla her kaldırımın belli bir kısmı otopark olarak kullanılıyor. Öyle ki bazen, park etmiş araçların yanından sıkışa sıkışa geçmek durumunda kalınabiliyor. Bu, araba kiralamak isteyenler için sevindirici olsa da, yayalar için hiç de iyi değil.

Varşova tramvayları

Varşova tramvayları

Varşova Otobüsleri Varşova metro ve tramvay hattı Varşova ulaşım ağı

Varşova'daki metro, otobüs ve tramvaylarda tek tip bilet kullanılıyor. Her istasyondaki bilet otomatlarından ihtiyacınıza uygun bileti satın alabilirsiniz. 20 dakikalık, 75 dakikalık, bir günlük biletlerin yanı sıra hafta sonu biletleri gibi çeşitli bilet türleri mevcut. Bir bileti ilk kullanımızda "onaylatma makinesi"nde onaylatmanız gerekli. Bu makine, son kullanma tarihini biletin arka tarafına yazıyor ve bu sayede biletin ne zamana kadar geçerli olduğu tarih, saat bilgisiyle birlikte öğrenilebiliyor. Bilet kontrolü neredeyse yok, şahsen ben hiçbir kontrol mekanizmasıyla da karşılaşmadım. Otobüslere istenilen kapıdan binilebiliyor, fakat kapılar otomatik açılmıyor. Hem binişlerde hem de inişlerde, üzerinde oklar bulunan yuvarlak düğmelere basmak gerekli, aksi halde siz inene kadar durağı kaçırabilirsiniz. Bunun yanı sıra, özellikle tramvaylarda, yerel dilde varılan istasyon adları söyleniyor. Bu da, yol takibi açısından oldukça önemli, ama ben cep telefonunuza yükleyeceğiniz bir navigasyon uygulamasını kullanmanızı tavsiye ederim.

Polonya insanı, diğer Avrupa ülkelerinin insanı gibi kurallara bağlı ve ilk etapta mesafeli. Diğer Avrupa ülkelerinde de olduğu gibi burada da bir yaya geçidine yaklaştığınız anda araçlar 20 metre öteden size yol veriyor, bizdeki gibi yolu kendilerinin saymıyorlar. Bu konuda, Türkiye'deki alışkanlığımı devam ettirip önceliği araçlara verdiğim (!) çok oldu ve sıkça tereddütte kaldım, ama birkaç gün sonra bu duruma alıştım (fakat Türkiye'ye döner dönmez yine bir 'trafik kuralı şoku' yaşadım açıkçası). Bunun aksine -genelleme yapmak doğru olmaz ama- Polonyalılar, örneğin İsveçliler kadar mütevazı ve nazik değiller. Sırada beklerken bir anda önünüze geçebiliyor ya da bir soru sorduğunuzda hiç oralı olmayabiliyorlar. Nedendir bilmiyorum, biraz da kibirli görünüyorlar. Gişe görevlilerine dahi bir şeyler sorduğumuzda, eğer bu soru onları yoracaksa veya sorularımızın sayısı artarsa âdeta "öf"leyerek ve asık suratla muamele edebiliyorlar. Yine de bu duruma kısa sürede alışıyorsunuz. Ruslar ve İkinci Dünya Savaşı dolayısıyla Almanlar burada pek sevilmiyor "hissettiğim" kadarıyla, ama şehrin turistik yerlerinde Alman turist sayısı azımsanmayacak kadar çok. Şehirde İngilizce bilen kişi sayısı çok az. İsveç'te kasiyerlerin dahi İngilizce bildiğini gördüğümde oldukça şaşırmıştım. Burada ise, bu şaşkınlığın tersini yaşadım. Öyle ki, şehir merkezindeki turistik eşya satan dükkanlardaki görevliler dahi İngilizce konuşamıyor. Bu bakımdan, hiç olmazsa temel Lehçe kalıpları öğrenmenizde fayda var. Türkler burada tanınmıyor gördüğüm kadarıyla ve şehirde çok fazla Türk yok. 7 gün boyunca sadece bir kez Türkçe konuşan iki kişiye rastladım. Fakat şehrin yeni metro hatlarının yapımında Gülermak adlı bir Türk firmasının tabelasını gördüm. Bu da, aslında Varşova'da Türk işçilerinin olabileceği izlenimini uyandırdı bende.

Varşova Caddeleri

Varşova Caddeleri

Polonya ile Türkiye arasında bir saatlik zaman farkı var, dolayısıyla Varşova'ya iner inmez saatlerinizi geri almayı unutmayın. Ülkenin para birimi Zloty. Bir Zloty ise yaklaşık 0.8 Türk Lirasına denk geliyor. Türkiye'de (daha doğrusu Ankara'da) Zloty bulamadım maalesef. Ben de bunun üzerine Euro satın alıp Varşova'da Zloty'ye çevirmenin daha uygun olacağını düşündüm. Bu noktada tavsiyem, Euro > Zloty çevrimini havaalanında veya bankalarda değil, şehir merkezindeki döviz bürolarında yapmanız olacaktır. Aradaki fark hayli yüksek. Şehir merkezinde, özellikle yer altı çarşısında "Lombard" veya "Exchange" yazan noktalarda uygun fiyattan Zloty alabilirsiniz.

Varşova'da Ne Yenir?

Bu noktada, diğer pek çok şehirde zorluk yaşamama rağmen, Varşova'da aynı zorluğu yaşamadığımı belirtlemiyim. Tatlıları olsun, ana yemekleri veya çorbaları olsun, Varşova mutfağı Türk mutfağıyla benzerlik gösteriyor: lahana çorbası, sebze çorbası, patetes yemekleri, mantıvari pierogiler ve dahası... Tattığım yemek, tatlı ya da unlu mamüllerinin tamamına yakını damak tadımıza uygun. Özellikle şehrin hemen her noktasında bulunabilecek, İngilizcesi "dumpling" olan ve esasında Slav kültürünün bir yemeği olarak bilinen pierogi, bizdeki mantının daha büyüğü ve içi daha çeşitli olanı. Ispanak, patates, peynir, lahana, et, peynir gibi içlerle yapılan bu hamur yemeği isteğe göre fırınlanmış şekilde de servis edilebiliyor. Ben peynir sosuyla birlikte ıspanaklı olanını tattım. Açıkçası biraz yağlı ve hamurlu olması dolayısıyla kilo alma endişesi duyanlar için ideal değil, fakat bunu diğer ünlü Polonya yemekleri ve atıştırmalıkları da için de söyleyebilirim. Varşova'da sıkça gözüme çarpan bir diğer yemek ise zapiekanka. Bu, ikiye kesilmiş uzun bir ekmeğin üzerine kaşar peyniri, zeytin, mantar veya sucuk gibi malzemelerin konulması ve bunun fırınlanmasıyla yapılıyor. Basit, ama lezzetli. Üzerine domates sosu, soğan sosu veya sarımsak sosu da alabiliyorsunuz. Unutmadan söyleyeyim, kuru soğan burada sevilerek tüketiliyor. Sabahın erken saatlerinde içinde soğan da bulunan bir sandviç yiyen Polonyalılarla ya da sadece soğan kullanılan hamurişleriyle karşılaşabilirsiniz. Soğan kokusundan hoşlanmayanlar bu durumu göz önünde bulundurmalı. Bir tür şnitzel olan schabowy de oldukça doyurucu ve lezzetli. İçiniz rahat bir şekilde deneyebilirsiniz. Varşova'nın çeşitli noktalarında şubeleri bulunan Zapiecek adlı restoranda, geleneksel Polonya yemeklerinin bir kısmını deneme imkanı bulabilirsiniz.

Pierogi (dumplings)

Pierogi (dumplings)

Polonya geleneksel elmalı pasta Polonya geleneksel yemekleri Polonya gevreği Polonya'da Türk ayranı ve Türk algısı Yemek menüsü Zapiekanka

Polonya'da milföy hamuru sıkça, özellikle tatlı yapımında kullanılıyor. Üzerine çeşitli meyve reçellerinin sürüldüğü milföy hamurundan tatlılar benim favorimdi. Hemen her markette veya pastanede bunları bulabilirsiniz. Bunların yanı sıra, adını hatırlamadığım çeşit çeşit pastane ürünlerini de seveceğinize eminim. Her ne kadar Varşova'da pek rastlamasam da, özellikle Krakow'da adım başı gördüğüm Polonya simidi de tadılabilecekler arasında. Bizdeki simidin susamsız, ama az miktarda haşhaş, soğan vs. malzemeli olanını düşünün. Açıkçası bizdeki simit daha lezzetli. Bir de, Polonya'nın geleneksel elmalı turtası var. Bizdeki elmalı turtanın sıcak, az şekerli ve elması fazla olanından. Bu turtada tatlı elma yerine ekşi elma tercih edilmiş. Denemezseniz bir şey kaybetmesiniz açıkçası. İçi dolgulu bir hamur tatlısı olan paczki tercih edebileceğiniz tatlılar arasında. Bizdeki yufka ekmeğe benzeyen, ama onun "çıtırdak" ve paketli versiyonu olan atıştırmalığı da deneyebilirsiniz. Üzerinde peynir veya reçelle oldukça lezzetli bir hal alıyor doğrusu. Dondurma severler için de iyi bir haberim var. Varşova'da, özellikle sıcak günlerde külahta uzun dondurmalar göreceksiniz. Vanilyalı, kakaolu veya hem vanilyalı hem kakaolu bu dondurmalar da denenebilecekler arasında (açıkçası Avrupa'daki vanilya bizdekinden daha ağır ve biraz da kokulu oluyor, bunu da belirtmeden geçmeyeyim). Son olarak, -her ne kadar bu konuda Belçika veya İsviçre gibi meşhur olmasa da- marketlerde satılan Polonya çikolatalarını da deneyebilirsiniz. Polonya mutfağı sadece bunlardan ibaret değil. Yüzlerce çeşit keşfetmeniz ve tatmanız için sizi bekliyor olacak.

Biraz da Polonya'daki içme suyundan bahsetmek istiyorum. Bilenler ne yazacağımı tahmin edecektir. Avrupa'daki marketlerde satılan içme suları genellikle gazlı, yani bir bakıma maden suyu. Polonya'da da durum böyle. Eğer gazlı sudan hoşlanmıyorsanız, gazsız olanlarını tercih edebilirsiniz. Gazlı olan suların ambalajının üzerinde "gazowana" yazar, gazsız olanlarından isterseniz "niegazowana" ibaresini arayın. Açıkçası gazsız suyun tadı dahi bizdekinden biraz farklı. Su içtiğinizi tam olarak anlayamıyorsunuz, tadında tuhaflık seziliyor. Bu su tiplerinin yanında bir de meyve aromalı sular var, ama ben bunları bir türlü sevemedim. Meyve suyu deseniz değil, su deseniz o da değil. Yine de aklınızda kalmaması için çilekli, limonlu, elmalı vb. sulardan tadabilirsiniz.

Varşova'da Gezilecek Yerler

Varşova'nın "zayıf" kaldığı noktalardan biri de, görülecek yerlerinin azlığı veya tarihî olmaması. Tabii bundaki en önemli etken, şehrin İkinci Dünya Savaşında yerle bir edilmesi. Varşova'daki tarihî yapıların tamamına yakını savaşta ya yıkılmış ya da onarılamayacak derecede hasar görmüş. Savaş sonrasında ise Varşovalılar ellerinde kalan fotoğraflara bakıp önemli yapıları yeniden inşa etmişler. Savaşın izlerini sokaklarda görmek mümkün olmasa da, Polonyalıların bakışlarında, söylemlerinde bu izleri bulmak kolay. Şehrin yegane simgesi olan Pałac Kultury i Nauki (Kültür ve Bilim Sarayı) Stalin'in Varşovalılara bir hediyesi. Yaklaşık üç bin odası bulunan bu yapı Varşova'nın en yüksek binaları arasında. 30. katı turistlere açık. Buradan Varşova manzarası seyredilebilir. Şehrin merkezinde yer alan bu bina tam 230 metre uzunluğa sahip. Şehir, bir bakıma bu binanın etrafına inşa edilmiş diyebiliriz.

Varşove Bilim ve Kültür Sarayı

Varşove Bilim ve Kültür Sarayı

Neredeyse bütün Avrupa şehirlerinde olduğu gibi Varşova'da da bir "Eski Şehir" mevcut. Stare Miasto olarak anılan bölge, her ne kadar orijinal olmayıp yeniden inşa edilmiş durumdaysa da, Varşova'nın tarihini yansıtmayı başarabiliyor. Bu bölgenin etrafı alçak, sembolik surlarla çevrilmiş durumda ve şehrin kuzeyinde bir kale kapısından giriş yapılıyor. Daracık sokakların etrafında benzer yapıda tarihî evler, genişçe bir meydan ve bu meydanda büyük bir katedral. Kısacası, bilindik bir Avrupa tipi "eski şehir". Bugün, meydana pek çok kafe kurulmuş ve ortalığa sandalyeler atılmış. Bana göre bu tür girişimler tarihî yapıya zarar veriyor ve şehir bu yüzden ruhunu kaybediyor. Yine de, şehrin gelir kaynağının artmasında önemli olduğu için, görmezden gelinebilir. Barbican olarak adlandırılan kalevari bir yapı da yine burada ziyaret edilebilir.

Varşova "Old City"

Varşova "Old City"

Barbican Eski Şehir evleri Eski Şehir meydanı

İhtişamlı saraylar da klasik Avrupa mimarisinin vazgeçilmezleri arasındadır. Varşova'da da bu tür saraylara rastlamak mümkün. Muzeum Pałac w Wilanowie (Wilanow Sarayı Müzesi) bunlardan biri. Kral III. Sobieski tarafından 17. asırda inşa edilen saray şehir merkezinin biraz dışında kalsa da, görülmeye değer. Łazienki Królewskie, şehrin en büyk parkı durumda. Parkın içerisinde uzunlamasına bir gölet ve zamanında Chopin'in her hafta sonu konser verdiği bir müze bulunuyor. Şehrin bana göre en ilgi çekici yapılarıdan biri, Biblioteka Uniwersytetu Warszawskiego (Varşova Üniversitesi Kütüphanesi). Bu kütüphane sıra dışı mimarisiyle dikkatleri üzerine çekiyor. Kütüphanenin dışında çeşitli alfabelerde yazılmış "tablet"ler yer alırken, üst kısmı ise bir botanik bahçesi olarak kullanılıyor. Şehirdeki irili ufaklı pek çok anıt ve heykelden en ünlüsü Grob Nieznanego Zolnierza (Meçhul Asker Anıtı) olsa gerek. 1918-1920 yılları arasında hayatını kaybeden askerlerin anısına inşa edilmiş olan bu anıt Ogród Saski (Sakson Bahçesi) adlı parkın hemen başlangıcında. Bu park da ayrıca görülmesi gereken bir nokta. İkinci Dünya Savaşında yıkılmadan önce parkın içerisinde büyükçe bir saray bulunuyormuş. Bugün ise birkaç heykel, ufak bir göletin tepesindeki bir anıt ile süs havuzundan başka bir şey kalmamış.

Łazienki Królewskie

Łazienki Królewskie

Łazienki Krolewskie heykellerinden Ogrod Saski Ogrod Saski havuzu Meçhul Asker Anıtı Varşova Üniversitesi Kütüphanesi Varşova Üniversitesi Kütüphanesinin çatısı

Varşova'da görülecek yerler elbette bunlardan ibaret değil. Şehirde pek çok müze, heykel ve diğer turistik mekanlar bulunuyor. Bunlardan en önemlileri Muzeum Fryderyka Chopina (Frederik Chopin Müzesi), Muzeum Narodowe (Ulusal Müze), Centrum Nauki Kopernik (Kopernik Bilim Merkezi), Getto Duvarı Kalıntısı, Muzeum Marii Sklodowskiej-Curie (Mari Curie Müzesi) ve Chopin Heykeli gibi müze ve heykellerdir. Ayrıca irili ufaklı pek çok katedral, kilise ve sinagog da görülebilir. Bunların yanı sıra Varşova Üniversitesinin ufak kampüsü ve tarihî binaları da gezilebilir. Bir Warsaw Pass (Varşova Kart) satın alarak, 72 saat boyunca hem üstü açık gezi otobüslerinden faydalanabilir hem de pek çok müzesi ücretsiz olarak gezebilirsiniz. Farklı bir şeyler yapmak isterseniz, şehri ikiye ayıran Wisla Nehri üzerindeki köprülerden geçmeyi deneyebilirsiniz. Şehrin Praga olarak anılan öte yakası ne yazık ki fazla gelişememiş ve kimilerine göre tehlikeli. Burada turistik olarak Warszawskie Zoo (Varşova Hayvanat Bahçesi) bulunuyor. Dilerseniz bu hayvanat bahçesini de görebilirsiniz.

Chopin Müzesi Kopernik Bilim Merkezinin bahçesi Varşova Üniversitesi Varşova'nın karşı yakası

Varşova'dan Ne Alınır?

Sorunun cevabı oldukça basit: her zaman ve her yerde olduğu gibi, şehre veya ülkeye özgü ufak tefek hediyelik eşyalar ve çikolata gibi bozulmayacak gıdalar. Varşova, hediyelik eşyalar bakımından pek çok seçenek sunuyor ziyaretçilerine. Geleneksel kıyafetleri içerisinde Polonya bebekleri, işlemeli porselenler, anahtarlıklar, kartpostallar, Varşova'nın önemli binalarının bibloları ve dahası hediye olarak yanınızda götürebileceğiniz alternatifler arasında. Bunların yanı sıra, hemen her markette bulabileceğiniz Polonya çikolataları da (aslında Polonya'ya özgü bir çikolata yok, sadece Polonya üretimi oldukları için bunu belirtiyorum) alternatif olarak düşünülebilir. Bozulmayacağına inanıyorsanız, yukarıda saydığım Polonya'ya özgü yemek veya pastane ürünlerini de düşünebilirsiniz. Varşova ve Polonya'ya dair hediyelikleri Stare Miasto, yani Eski Şehir'de, ayrıca Centrum'daki mağazalarda bulabilirsiniz. Fiyatlar her yerde aynı, ama açıkçası biraz pahalı. Basit bir magnet dahi 10 Zloty'den satılıyor. Pazarlık yapmayı deneyebilirsiniz.

Varşova hediyelik eşyaları Varşova yeraltı çarşısı Varşova hediyelik eşyaları

Varşova'da pek çok alışveriş merkezi var. Bunlardan en popüleri, merkez istasyonun hemen bitişiğindeki Złote Tarasy. Burası, aşina olduğumuz alışveriş merkezlerinden farksız, ama dışarıdan bakınca dalga deseni verilmiş görüntüsüyle değişiklik arz ediyor. İçerisinde onlarca mağaza var, üst katı ise -klişe olduğu üzere- restoran ve kafelerle dolu. Şehrin merkezinde olduğu için her daim kalabalık, ama bu kalabalık daha çok tren istasyonuna yakın kısımlarda toplanmış durumda. En alt katında büyük bir Carrefour mevcut. Ayrıca Saturn adlı elektronik mağazası da burada bulunuyor. Varşova'nın en büyük alışveriş merkezi ise, şehrin biraz kuzeyinde kalan, ama tramvay veya otobüs sayesinde rahatlıkla ulaşabileceğiniz Arkadia. Burası Zlote Tarasy'ye göre biraz daha sakin ve daha çok mağaza barındırıyor. Şehirdeki en büyük Carrefour da burada ve fiyatlara da daha uygun. Yeri gelmişken belirteyim: Bizdeki Migros, Real, Kipa, Carrefour vb. hipermarket çeşitliliği Varşova'da yok. Açıkçası Carrefour dışında "evrensel" hipermarkete de rastlamadım burada. Almanya başta olmak üzere civar ülkelerde yer alan LIDL, Aldi gibi (bizdeki Şok ve BİM'e denk gelir) ufak, ama hesaplı marketleri de burada göremedim. Bu bakımdan Varşova kısıtlı seçenek sunuyor. Biedronka gibi yerel süpermarketler dışında çok fazla alternatif yok.

Zlote Tarasy Arkadia

Defalarca yazdığım üzere, giyim kuşam konusunda iyi sayılmam ve bu konuda bir takıntım da yok. Yine de sadece okurlarıma aktarmak için giyim mağazalarını da dolaştım. H&M, C&A, Deichmann, Zara, GAP gibi dünyaca ünlü markaların mağazaları burada da mevcut ve fiyatlar çok az da olsa Türkiye'ye göre daha uygun. Özellikle Centrum'da, Marszałkowska Caddesi üzerinde boydan boya bu ünlü markaların son derece büyük mağazalarını bulabilirsiniz. Aynı mağazaları alışveriş merkezleri içinde de görebilirsiniz. Bunun yanı sıra, özellikle merkez istasyon başta olmak üzere ana istasyonların bulunduğu noktalarda bizdeki metro yeraltı çarşıları gibi çarşılar var. Bu çarşılarda da pek çok mağaza ve lokanta bulunuyor. Gezmenizde fayda var.

Varşova'nın en "canlı" ve en meşhur caddesi Nowy Świat olsa gerek. Bunu, bizdeki İstiklal Caddesine benzetebilirsiniz. Eski Şehir'den başlayıp şehrin en uzun bulvarı olan Aleje Jerozolimskie'ye kadar uzanan bu cadde lüsk restoranlar, çeşit çeşit mağazalar vs. bulunuyor. Alışveriş ve belki yemek için burayı da tercih edebilirsiniz. Ayrıca Varşova Üniversitesi de bu cadde (Krakowskie Przedmieście) üzerinde.

Varşova'ya Gideceklere Tavsiyeler

Her zaman olduğu gibi, ilk tavsiyem iyi bir planlama yapmanız olacaktır. Kalacağınız otelin konumu, görmek istediğiniz yerler, yemek veya almak istedikleriniz... Bunların hepsini Varşova'ya gitmeden iyice planlamanız, oradayken rahat zaman geçirmenizi sağlar. Google Haritalar adlı uygulamadaki çevrimdışı harita özelliğini kullanıp Varşova haritasını kaydetmeniz ve görmek istediğiniz noktaları bu harita üzerinde işaretlemeniz, İnternet bağlantınız olmasa dahi Varşova'da size kolaylık sunacaktır. Bu sayede, ne tarafa gitmeniz gerektiğini kolayca belirleyebileceksiniz. Şehrin açık alanlarında belirli noktalarda ücretsiz kablosuz İnternet mevcut. Hot Spot tabelasının olduğu yerlerde bu ücretsiz İnternetten faydalanabilirsiniz. Bunun yanı sıra konaklayacağınız otelde de İnternet bağlantısının olması, işinizi kolaylaştıracaktır. Zira iyi bir planlama için sık sık İnternete ihtiyacınız olacak, çünkü bazen evdeki hesap (evde yapılan plan) çarşıya uymayabiliyor. Varşova'nın şehir cereyanı Türkiye ile aynı, dolayısıyla yanınıza herhangi bir priz çevirici almanıza  gerek yok. Varşoya için yanınızda götürmeniz gereken giyecekler arasında bir yağmurluk veya şemsiye mutlaka bulunsun. Zira ne zaman yağmur yağacağı belli olmuyor. Bunun yanı sıra "teşekkür ederim" veya "merhaba" gibi ufak tefek kalıp sözleri öğrenmenizde de fayda olabilir. Son olarak, Polonya'nın para birimi olan Zloty ve bunun yanı sıra bir kredi kartı da her ihtimale karşı yanınızda bulunsun. Krakow gibi civar şehirleri de görmek istiyorsanız, planlamanızı ve bütçenizi buna göre ayarlayamanız gerekecek.

, , , , , , , , , , , ,

Bir yorum yapabilir veya soru sorabilrsiniz.

48 Yorum "Varşova İzlenimlerim ve Gezi Notlarım"

avatar
Sırala:   en yeni | en eski | en beğenilen
wpDiscuz