Keman, piyano gibi Batıya özgü müzik aletlerinin yanında saz, tef ya da ney gibi Doğunun ürünü olan çalgıları bir arada kullanarak eserler ortaya koyan müzisyen Can Atilla, "New Age" olarak da bilinen Yeni Çağ tarzında oldukça başarılı çalışmalara sahip. Ulusal müzik öğeleri ile evrensel biçimi birleştirip bu iki unsuru aynı zemine oturtabilen Atilla'nın eserlerinde, geleneksele ait esintilerin yanı sıra çağdaş müziğin izlerini de bulabilmek mümkün. Pek çok çalışmasına tarihin gizeminini yansıtabilen ve yorumlamalarıyla dinleyeni geçmişe götüren Can Atilla, parçalarının çoğunda insan ruhunun derinliklerine sızabilmeyi ve alışılmışın dışındaki hüznü hissettirmeyi de başarabiliyor.
Can Atilla Kimdir?
1969 Ankara doğumlu olan Can Atilla, 1980 yılında Hacettepe Üniversitesi Ankara Devlet Konservatuvarına girdi ve burada yüksek lisansını tamamladı. 1988 yılında Cumhurbaşkanlığı Senfoni Orkestrası'na katılan ve Orkestrada keman çalan Atilla, 1992 yılında "Bilinçaltı" adındaki ilk albümünü, 1992 yılında ise İngiltere başta olmak üzere tüm Avrupa'da dinlenen "Waves of Wheels" adlı ikinci albümünü yayımladı. 1996 yılında "POeM" adlı stüdyosunu kurdu ve dergilerde görsel müzikle ilgili yazılar yazmaya başladı.
Devlet tiyatrolarında sahnelenen pek çok eser için müzik yapan ve yine çeşitli televizyon dizilerinin müziklerini oluşturan Can Atilla, 13 Mayıs 2008'de İngiltere Kraliçesi için özel bir dinleti sundu ve "Tek Kişilik Orkestra" başlığıyla Andante adlı dergiye kapak oldu.
Müziklerinden Örnekler
Can Atilla'nın, yazının girişinde bahsettiğim nitelikte pek çok eseri bulunmakta. Bu parçalardan en çok dinlediklerimi temalarıyla birlikte aşağıdan dinleyebilirsiniz. Parçaları dinleyebilmek için, "Babulous" logolu uygulama üzerinde yer alan üçgen şekilli tuşa basmanız gerekmektedir. İnternet bağlantı hızınıza göre şarkıların yüklenmesi biraz zaman alabilir.
Gül Bahçesi
"Onu haremin bahçesine getirdiler ve yalnız bıraktılar. Etrafına bakındı, sadece güller... Rogatina dağlarının kokusunu hatırladı birden. Kimsecikler yoktu görünürlerde. Kendi kendine bir şarkı söylemeye başladı, danslarıyla kendinden geçerken, yukarıdan onu izleyen Süleyman’ın hızlanan kalp atışlarından ve nefesinden habersizdi."
Gül Bahçesi (Sözler ve Vokal: Ayşe Erdal)
Aşk-ı Hürrem
"Esir gemisinin rıhtımından kendini sonsuz sulara bırakmak istedi, ama sadece umutlarını ve hayallerini attı karanlıklara. Rogatina’dan, ailesinden asırlar önce kaçırılmış gibi hissetti kendini, sonra annesinin sesi geldi kulaklarına. Issız gecede parlayan dolunaya baktı. Annesinin ninnisiyle dolunayın şefkatli kollarında sonsuza dek uyumak için yumdu gözlerini."
Aşk-ı Hürrem
(Sözler ve Vokal: Ayça Dönmez - Lejla Jusic)
Barbarosa: Denizlerin Efendisi
"'Kızılsakal' derlerdi ona. Denizler onun için yaratılmıştı sanki. Rakip tanımazdı ve Avrupalı denizcilerin üstlerine çılgınca giderdi. Efsane hâline geldi adı. Yakalanması için ödüller kondu, her yerde görülüyor, ama hiçbir yerde bulunamıyordu. Hayreddin’in suların altında yaşadığı efsanesine inanan Avrupalıların ve Akdenizlilerin sayıları her geçen gün artmaktaydı."
Barbarosa: Denizlerin Efendisi
Rodos Korsanları
"Güneşten gelenler, bellerinde kılıçları ve durmak bilmeyen kahkahalarıyla yelkenlerin üzerinde uçuyorlardı adeta. 'Kara göründü!' diye bağırdı birisi, hepsi toplandı, dümeni ve yelkenleri yeni ganimetlere doğru çevirdiler."
Rodos Korsanları
1453: Fetih
"Edirne'den Konstantiniyye'ye tozlu topraklı yollarda ney, nakkare, davul sesleriyle yürüyen yüzbinler, yeniçeriler, atlılar, kağnılar, toplar ve Koca Serdar. Tüm Avrupa bu kalabalığın seslerini merakla dinliyordu. Rönesansa kadar uzanacak bu çetin yolda tarih yeniden yazılıyordu."
1453: Fetih
Pirî Reis'in Haritası
"1470 yılında Gelibolu’da Muhiddin adlı bir çocuk dünyaya geldi. Amcası ile birlikte Akdeniz’in ünlü korsanlarından oldular. Kanuni’nin Rodos seferinde Osmanlı donanmasına katıldı. 1513 yılında ilk dünya haritasını ceylan derisi üzerine çizdi. Haritasında bilinmeyen dünyanın madenlerine, hayvanlarına, bitkilerine ve hayalî yaratıklarına yer verdi. 1528'de ikinci dünya haritasını hazırladı. Bu haritalar zaman içinde bilim ötesi birçok teoriye ilham kaynağı oldu."
Hayatımda beni bu kadar etkileyen şarkılar dinlememiştim. Gerçekten çok teşekkür ederim. Hepsi birbirinden güzel... Arkadaşlarıma da dinlemeleri için tavsiyede bulundum. Bence böyle bir sanatçının hak ettiği yeri bulması lazım...
şükran demir / 22 Şubat 2009 Pazar
- 12:07
öncelikle çok teşekkür ediyorm.müzikler çok güzel dinledikce dinletiyor kendini o zamanlara götürdü beni ruhumu dinlendirdi bu sabah tek kelimi ile harika.....
Mehmet Şahin Gürhan / 22 Şubat 2009 Pazar
- 12:22
Can Atilla ismini ilk kez duydum, ama daha önce niye duymadım diye kendi kendime kızdım. Herkese şiddetle tavsiye ederim şarkıları. Her türden şarkı severler için bir şeyler var...
Deniz Çağıran / 22 Şubat 2009 Pazar
- 22:25
Dinlediğin en güzel parçalardan. Can Atilla'yı tebrik ederim. Gerçekten tek kişilik orkestra yaıştırmasını hak edecek kalitede müziklere sahip. Herkes dinlemeli bu müzikleri. Müzik diye bize yok düm tek tek yok oynama şıkıdım şıkıdım dinlettiler. İşte müzik görsün herkes...
Rukiye Bakır / 15 Mart 2009 Pazar
- 21:29
Şarkılar çok güzel. Herkesin dinlemesi lazım bence. Geceleri yatmadan önce dinliyorum ben de. Çok rahatıcı oluyor...
Züleyha Üçay / 14 Nisan 2009 Salı
- 21:25
Benim için özel bir keşif oldu. Hüznü bu kadar derin anlatan melodiler dinlememiştim daha önce. Gül Bahçesi, Aşk-ı Hürrem, Hamamda İlk Gözyaşları en beğendiklerim... Bu güzel melodiler, bir arkadaşım tarafından belki bir gün hediye edilir:)
Çulpan Zaripova Çetin / 7 Mayıs 2009 Perşembe
- 14:21
Bir sanatçı bu kadar bir kadının ruh derinliklerine sızabilir... bu kadar duygulandırır. çok güzel müzik... bir şairin söyleyebileceğinden daha anlamlı kelimeler... beni ağlattınız. teşekkür ederim....
Sevda Tok / 30 Kasım 2009 Pazartesi
- 15:31
Söyleyecek kelime bulamıyorum nasıl muhteşem müzikler yapmış geç tanıdığım için kendime kızıyorum böyle bir sanatçıyı nasıl tanıtmazlar sanıyorum tüm albümlerini alacağım. Şarkıları dinlediğimden beri tüm tanıdıklarıma tavsiye ediyorum. Hüzün bu kadar mı güzel anlatılır. Lütfen televizyon programlarına çıksın herkesin özellikle gençlerimizin gerçek müzik dinlemesini sağlasın. Programcılar uyuyor mu?
özden bora / 27 Nisan 2010 Salı
- 17:59
Dinlemeye doyamıyorum.Albümleri müzik köşemde.Yürek emeğinin önünde saygıyla eğiliyorum.