Kişisel Ağ Sayfası
www.isa-sari.com

Güneş Dil Teorisi ve Atatürk’e Göre Dillerin Doğuşu

29 Aralık 2008 Pazartesi 38 yorum İsa Sarı

Türkçenin söz varlığını, başta Arapça ve Farsça olmak üzere yabancı dillerden geçen kelimelerden arındırarak özleştirme hareketi, diğer bir deyişle "Dil İnkılâbı", Tanzimât ile başlar ve bilhassâ Cumhuriyet ilan edildikten sonra Atatürk'ün özverili çalışmalarıyla hızlı bir şekilde devam eder. Başlatılan bu hareket, sadece yabancı dillerden geçen aykırı söz varlığını değil, yine yabancı dillerin etkisiyle gelişen ve Türkçenin yapısına uygun olmayan birtakım dil bilgisi kurallarını da tasfiye amacı taşımaktaydı; fakat bu tasfiye işlemi çok ileri boyutlara ulaşmış ve dili özleştirme çabası, içinden çıkılamayacak bir hâl almıştı. Öyle ki, özleştirilmeye çalışılan yeni dil ile anlaşabilmek eskisine göre çok daha zor olmaya başlamıştı.

Bu durumu gören Mustafa Kemal Atatürk, Avusturyalı Türkolog Phill H. Kvergiç'in hazırladığı ve 41 sayfadan oluşan "La Psychologie de Quelques Éléments des Langues Turques" (Türk Dillerindeki Bazı Unsurların Psikolojisi)1 adlı çalışmayı inceler, sonrasında bu çalışmayı Abdülkadir İnan, Naim Nazım ve Hasan Reşit gibi bilim adamlarından oluşan bir dil heyetine gönderir. Heyetin yaptığı çalışmalar sonucunda “Güneş Dil Teorisi” fikri ortaya çıkar. Teorinin amacı, yeryüzündeki en eski dilin Türkçe olduğunu ve diğer dillerin de Türkçeden türediğini ortaya koymaktır. Teori, 3. Dil Kurultayında yabancı dil bilimcilere de sunulur; fakat pek çok dil bilimci bu teorinin gerçeklik taşımadığını belirtir ve teoriyi savunmaz.

Yeryüzündeki bütün dillerin "güneş" kelimesinden türediğini savunan Güneş Dil Teorisi; aydınlatma, ısıtma ve yükselme vasıfları dolayısıyla güneşin tüm toplumlar için hayatî derecede önemi olduğunu vurgular. Kendisine kutsiyet atfedilen güneşin aydınlatma özelliği yeryüzünün görülebilir hâle gelmesini ve yaşamın gerçekleşebilmesini sağlarken, ısıtma özelliği yaşamın devamını getirir. Yükselme özelliği ise gücü ve kudreti temsil eder. Her şeyin kaynağı odur ve uzaklık, büyüklük, yükseklik gibi erdemler onda toplanır. Tüm bu özelliklerinden dolayı güneş, bütün toplumlar tarafından önemli kabul edilir ve insanların güneşe bu kadar önem vermesi, onun, en kolay şekilde ifâde edilebilen a sesiyle karşılanmasına sebep olur.

Güneş Dil Teorisinde, bilinçli olarak türetilen ilk ses olan a ile birlikte bir ğ sesinin de söylendiği, bu sesin ise sadece Türkçede bulunduğu, dolayısıyla ortaya çıkan ilk kelime olan "ağ"ın Türkçe kökenli olduğu vurgulanır. Yine a sesinden sonra b, m, p, t, y, g, k, h ve u seslerinin gelebileceği de Teoride belirtilmektedir. 72 adet birincil derece temel kök meydana getiren 8 sessiz harf, 8 ünlü ile birleştiğinde de 88 adet ikincil temel kök oluşturur. Bu sayede toplamda 168 temel kök ortaya çıkar. Teori, bu dayanaklar ile "güneş" sözünün Türkçe olduğunu kanıtlamaya çalışır. Ayrıca, Arapça "şems" sözünün de "güneş"in değişik bir varyantı olduğu fikri Teoride yer alır. Güney Amerika'da bulunan ve dünyanın en uzun nehri konumunda olan "Amazon"un, adının "amma uzun"dan, "Niyagara"nın da "ne yaygara" ifâdelerinden türediği kanıtlanmaya çalışılır.

a sesinin zaman içinde e, ı, i, o, ö, u ve ü seslerine dönüştüğünü, dolayısıyla bugün kullanmakta olduğumuz sesli harflerin hepsinin a sesinin değişik biçimi olduğunu belirten teoriye göre, yaygın olarak kullanılan diğer temel kelimeler de "ağ"dan türemiştir.

Yapılan tüm bu çalışmalara rağmen Güneş Dil Teorisi beklenilen ilgiyi bulamaz ve Atatürk'ün vefatından sonra bir daha üzerinde herhangi bir çalışma yapılmaz. Ankara Üniversitesi Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesinde konuyla ilgili olarak ders veren İbrahim Necmi Dilmen, "Güneş öldükten sonra onun teorisi mi kalır?" diyerek, Atatürk'ün ölümünden sonra bu teoriyle ilgili çalışmaların sona ermesinin sebebini açıklar.

Türk Dil Kurumu Başkanı Prof. Dr. Şükrü Halûk Akalın, 25 Haziran 2005 tarihinde düzenlenen bir açık artırmada Güneş Dil Teorisi ve Dil Karşılaştırmaları Komisyonu Raporunu satın almış ve Türk Dil Kurumu Arşivine bağışlamıştır. Raporun tam metnine buradan, Komisyon Üyelerinin Tam Listesine ise buradan ulaşabilirsiniz.

Güneş Dil Teorisi ve Dil Karşılaştırmaları Komisyonu Raporu

Güneş Dil Teorisi ve Dil Karşılaştırmaları Komisyonu Raporu

Güneş Dil Teorisi ve Dil Karşılaştırmaları Komisyonu Raporu

Güneş Dil Teorisi ve Dil Karşılaştırmaları Komisyonu Raporu İmzaları

1 Bu çalışma, ilk başta Türk Dil Kurumunda görevli olan Ahmet Cevat Emre'ye gönderilir; fakat Emre, eseri kıymetsiz bulur ve Kvergiç'in mektubunu yanıtsız bırakır. Kvergiç, aynı çalışmayı biraz daha gözden geçirerek bu kez bizzat Atatürk'e gönderir. Atatürk ise eserdeki ana fikri daha da geliştirir.

, , , , , , , , , , , , , ,

    Bu içeriğe ait yorumlar (toplam 38 yorum)

  • emre bayram 13 Ekim 2012 / 14:36

    güzel bilgi herkese tavsiye ettim

  • Turan Dikduran 27 Ağustos 2012 / 06:05

    1. Insan diliyle dusunur. Ben bir Arap ya da Ingiliz gibi dusunmek istmeiyorum. Dil ozune donmelidir, Sonra gelistirilecekse gelisistirilir.
    2. Osmanli hayranlari. Osmanli yenilmis batmis ve yok olmus bir devlettir. Yani yanlislari dogrularindan fazladir, hayran olunacak cok seyi yoktur. Artik ustune bir su icin ve onunuze bakin ve su anki devletinizi batmayacak bir devlet yapmanin yollarini arayin.
    3. Dilin ilelemesini baska dillerden alinti ypmak olarak goruyorsaniz Cinceyi bir inceleyin. Devlet politikasi olarak her yeni kelimenin Cince karsiligi uretilir tek ber yabanci kelime kullanilmaz. Televizyon kelimesinin bile.
    4. Turklerin ilk dini Tengriciliktir. Bana kizmadan once atalarinizin da benim gibi dusundugunu akliniza getirin.

Bir yorum bırakın

Gerçek adınızı ve soyadınızı giriniz. E-posta adresiniz gizli kalacaktır. Eğer varsa, ağ sayfanızın adresini yazınız.