Kişisel Ağ Sayfası
www.isa-sari.com

Güneş Dil Teorisi ve Atatürk’e Göre Dillerin Doğuşu

29 Aralık 2008 Pazartesi 38 yorum İsa Sarı

Türkçenin söz varlığını, başta Arapça ve Farsça olmak üzere yabancı dillerden geçen kelimelerden arındırarak özleştirme hareketi, diğer bir deyişle "Dil İnkılâbı", Tanzimât ile başlar ve bilhassâ Cumhuriyet ilan edildikten sonra Atatürk'ün özverili çalışmalarıyla hızlı bir şekilde devam eder. Başlatılan bu hareket, sadece yabancı dillerden geçen aykırı söz varlığını değil, yine yabancı dillerin etkisiyle gelişen ve Türkçenin yapısına uygun olmayan birtakım dil bilgisi kurallarını da tasfiye amacı taşımaktaydı; fakat bu tasfiye işlemi çok ileri boyutlara ulaşmış ve dili özleştirme çabası, içinden çıkılamayacak bir hâl almıştı. Öyle ki, özleştirilmeye çalışılan yeni dil ile anlaşabilmek eskisine göre çok daha zor olmaya başlamıştı.

Bu durumu gören Mustafa Kemal Atatürk, Avusturyalı Türkolog Phill H. Kvergiç'in hazırladığı ve 41 sayfadan oluşan "La Psychologie de Quelques Éléments des Langues Turques" (Türk Dillerindeki Bazı Unsurların Psikolojisi)1 adlı çalışmayı inceler, sonrasında bu çalışmayı Abdülkadir İnan, Naim Nazım ve Hasan Reşit gibi bilim adamlarından oluşan bir dil heyetine gönderir. Heyetin yaptığı çalışmalar sonucunda “Güneş Dil Teorisi” fikri ortaya çıkar. Teorinin amacı, yeryüzündeki en eski dilin Türkçe olduğunu ve diğer dillerin de Türkçeden türediğini ortaya koymaktır. Teori, 3. Dil Kurultayında yabancı dil bilimcilere de sunulur; fakat pek çok dil bilimci bu teorinin gerçeklik taşımadığını belirtir ve teoriyi savunmaz.

Yeryüzündeki bütün dillerin "güneş" kelimesinden türediğini savunan Güneş Dil Teorisi; aydınlatma, ısıtma ve yükselme vasıfları dolayısıyla güneşin tüm toplumlar için hayatî derecede önemi olduğunu vurgular. Kendisine kutsiyet atfedilen güneşin aydınlatma özelliği yeryüzünün görülebilir hâle gelmesini ve yaşamın gerçekleşebilmesini sağlarken, ısıtma özelliği yaşamın devamını getirir. Yükselme özelliği ise gücü ve kudreti temsil eder. Her şeyin kaynağı odur ve uzaklık, büyüklük, yükseklik gibi erdemler onda toplanır. Tüm bu özelliklerinden dolayı güneş, bütün toplumlar tarafından önemli kabul edilir ve insanların güneşe bu kadar önem vermesi, onun, en kolay şekilde ifâde edilebilen a sesiyle karşılanmasına sebep olur.

Güneş Dil Teorisinde, bilinçli olarak türetilen ilk ses olan a ile birlikte bir ğ sesinin de söylendiği, bu sesin ise sadece Türkçede bulunduğu, dolayısıyla ortaya çıkan ilk kelime olan "ağ"ın Türkçe kökenli olduğu vurgulanır. Yine a sesinden sonra b, m, p, t, y, g, k, h ve u seslerinin gelebileceği de Teoride belirtilmektedir. 72 adet birincil derece temel kök meydana getiren 8 sessiz harf, 8 ünlü ile birleştiğinde de 88 adet ikincil temel kök oluşturur. Bu sayede toplamda 168 temel kök ortaya çıkar. Teori, bu dayanaklar ile "güneş" sözünün Türkçe olduğunu kanıtlamaya çalışır. Ayrıca, Arapça "şems" sözünün de "güneş"in değişik bir varyantı olduğu fikri Teoride yer alır. Güney Amerika'da bulunan ve dünyanın en uzun nehri konumunda olan "Amazon"un, adının "amma uzun"dan, "Niyagara"nın da "ne yaygara" ifâdelerinden türediği kanıtlanmaya çalışılır.

a sesinin zaman içinde e, ı, i, o, ö, u ve ü seslerine dönüştüğünü, dolayısıyla bugün kullanmakta olduğumuz sesli harflerin hepsinin a sesinin değişik biçimi olduğunu belirten teoriye göre, yaygın olarak kullanılan diğer temel kelimeler de "ağ"dan türemiştir.

Yapılan tüm bu çalışmalara rağmen Güneş Dil Teorisi beklenilen ilgiyi bulamaz ve Atatürk'ün vefatından sonra bir daha üzerinde herhangi bir çalışma yapılmaz. Ankara Üniversitesi Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesinde konuyla ilgili olarak ders veren İbrahim Necmi Dilmen, "Güneş öldükten sonra onun teorisi mi kalır?" diyerek, Atatürk'ün ölümünden sonra bu teoriyle ilgili çalışmaların sona ermesinin sebebini açıklar.

Türk Dil Kurumu Başkanı Prof. Dr. Şükrü Halûk Akalın, 25 Haziran 2005 tarihinde düzenlenen bir açık artırmada Güneş Dil Teorisi ve Dil Karşılaştırmaları Komisyonu Raporunu satın almış ve Türk Dil Kurumu Arşivine bağışlamıştır. Raporun tam metnine buradan, Komisyon Üyelerinin Tam Listesine ise buradan ulaşabilirsiniz.

Güneş Dil Teorisi ve Dil Karşılaştırmaları Komisyonu Raporu

Güneş Dil Teorisi ve Dil Karşılaştırmaları Komisyonu Raporu

Güneş Dil Teorisi ve Dil Karşılaştırmaları Komisyonu Raporu

Güneş Dil Teorisi ve Dil Karşılaştırmaları Komisyonu Raporu İmzaları

1 Bu çalışma, ilk başta Türk Dil Kurumunda görevli olan Ahmet Cevat Emre'ye gönderilir; fakat Emre, eseri kıymetsiz bulur ve Kvergiç'in mektubunu yanıtsız bırakır. Kvergiç, aynı çalışmayı biraz daha gözden geçirerek bu kez bizzat Atatürk'e gönderir. Atatürk ise eserdeki ana fikri daha da geliştirir.

, , , , , , , , , , , , , ,

    Bu içeriğe ait yorumlar (toplam 38 yorum)

  • emre bayram 13 Ekim 2012 / 14:36

    güzel bilgi herkese tavsiye ettim

  • Turan Dikduran 27 Ağustos 2012 / 06:05

    1. Insan diliyle dusunur. Ben bir Arap ya da Ingiliz gibi dusunmek istmeiyorum. Dil ozune donmelidir, Sonra gelistirilecekse gelisistirilir.
    2. Osmanli hayranlari. Osmanli yenilmis batmis ve yok olmus bir devlettir. Yani yanlislari dogrularindan fazladir, hayran olunacak cok seyi yoktur. Artik ustune bir su icin ve onunuze bakin ve su anki devletinizi batmayacak bir devlet yapmanin yollarini arayin.
    3. Dilin ilelemesini baska dillerden alinti ypmak olarak goruyorsaniz Cinceyi bir inceleyin. Devlet politikasi olarak her yeni kelimenin Cince karsiligi uretilir tek ber yabanci kelime kullanilmaz. Televizyon kelimesinin bile.
    4. Turklerin ilk dini Tengriciliktir. Bana kizmadan once atalarinizin da benim gibi dusundugunu akliniza getirin.

  • Levent Veziroglu 24 Ağustos 2012 / 13:16

    Bilimsel Araştırmalarımızıda,Kutsal Kitaplar kaynagına dayandırarak yapıyorsak KIYAMET YAKINDIR..

    • İbrahim Can 12 Temmuz 2013 / 08:21

      Dinsiz bilim, bilimsiz din olmaz! Din gerçek, saf ise gericilik değildir tevrat da, incil de ve kuran da saf haliyle 100 % bilimseldir. O nedenle birçok bilimadamı kuranı okuyunca müslüman olmuştur!

      • Kasmir karapalamutlu 17 Temmuz 2013 / 20:02

        Soyledigin hicbirseyin dayanagi yok. Iskembeden atmissin.
        Dinsiz bilim, bilimsiz din olur!
        O kitaplar hicbir haliyle bilimsel degildir.
        Bircok bilim adami kurani okuyunca muslimanligi birakmistir.

    • İbrahim Can 18 Temmuz 2013 / 08:24

      Bir kere "işkembeden atmak" şeklinde bir uslupta bulunan şahsiyetsiz bir kişi ancak o işkembeye haiz bir bedende yani anlayacağınız üzere "hayvan" olabilir ki onların da düşünceyi geliştirme teknikleri, akademik anlamda tartışma vb. yetilerinin olmaması gayet tabiidir. İşte tam da bu nedenle kızmıyorum, bu egoyu ve cehaleti mazur görüyorum. "Müslümanlığı bırakmak" diye ifade edilen husus son derece basitleştirilmiş, ayrıca "birçok" denilen konuya örnekler olsa da bunlar münferit konulardır. Burada yüzlerce örnek verebilirim fakat bölyesi bir beyinsizlik için değerli zamanımı harcamayı reddediyorum. Meraklısı olan, analiz yönetmleri, araştırma teknikleri, yorum, sentez, sorgulama vb. teknikleri bilenler zaten biliyordur. "Yer de gök de hesap ile..." ile der kur'an da ve 7 kattan bahsedilir, bugünkü paralel evren "zaman zaman içinde, mekan mekan içinde" kavramlarının hepsi "kara delik vb" denilen kuranda vardır. Yine de o dönem hubble ile görüntü koyulmadığından bazı işkembe ile düşünce fonksiyonları yer değiştirmiş organizmalar bunun farkına varamaz...

      Son olarak kıyametin yakın olduğunu anlamak için bilimsel araştırmaların kaynağının kutsal kitaplar olduğuna bakmaya gerek yok (zira böyle bir iddiada bulunan da olmadı) zaten kutsal kitaplarda kıyametin yakın olduğuna ilişkin deliler ortadadır. "öyle bir gün gelecek ki insanlar giyinik olmadığı halde giyinikmiş gibi kabul edilecek". Bugün brezilyada gayet moda olan paintdress tekniği buna örnektir, ya da nudistler... Bu her din, her inanç ve her ülkede (istisnalar hariç) yasaklanmıştır. Kanunlar da toplumun ahlak kuralalrı ve dini değerleri belirli ölçülerde esas alır! EĞer hukuk eğitimi aldıysanız bunu da bilirsiniz fakat sanmıyorum... Dünyanın neresinde aile içi evlilik yasaldır? Afrikanın kabilelerine bile gittiğinizde en ilkel insanlar dahi bunu onaylamaz, dinde de bu haram kılınmıştır (hepsinde) ve hukuken de öyledir. Bilimsel olarak da bakıldığında sakıncaları ortadadır (psikolojik olarak da). Bu nedenle din, bilim (biyoloji, hukuk vs hemen hepsi) birbirini destekler! Bilim dinden gelir diye bir teori yok, destekler, ikisi birbirine 100 % aykırı olamaz. Bugün birçok meslek, makam göreve başlamadan yemin ediyor, neden? Yemin dini bir kavramdır, inanç esastır? Din demek illa 4 büyük din olması gerekmez. Adam öküze tapar o da bir dindir. Ateisttir o da bir dindir, inançtır! Umuyorum faydalı olur.

      • Muhiddin Dingalak 21 Temmuz 2013 / 01:21

        Iskembeden atanlarin salyalari da akmaya baslamis dogal olarak. Bulsa isitacak da nerdeyse.
        din olmadan iyi isan olamiyorsan dinle iyi insan olmussun ne farkeder?
        3, 5 sayiyi bir araya getirip bilimsel ispat yaptigini saniyorsan o kitap zaten tam sana goredir.
        O kitaplarin icinde %25i ayni kelimelerin tekraridir. Yani toplasan cin ali kitabi kadar bile etmez.
        Cehennem korkusu, cennet rusveti, etrafin kastimasi olmasa acaba ne kadar severdin bu dininin merak ediyorum
        Dinin kan dokmekten, iyilik getiricem diye fesatlik kotuluk, nefret, olum getirmekten baska ne faydasi gorulmus tarihte?
        Acaba bundan yaklasik 30 dede onceki dedenin de benim gibi dusundugunu bu safsatalardan haberi bile olmadigini, bana kufrederken aslinda kendi dedene de kufrettigini algilayacak kadar beyninde yiikanmamis yer kalmis midir?

    • İbrahim Can 22 Temmuz 2013 / 07:00

      Gerçek ismini vermeyen Türkçe yazım kurallarına dikkat etmeyen bir kişi midir dinden, akademik ve objektik düşünceden bahseden? Din günümüzde bilinen semavi dinlerden veya uzakdoğuda popüler olanlardan ibaret midir? Kutadgu Bilig dönemini ve İstanbul Arkeoloji Müzesindeki dönemin eserlerini incelerseniz dinin sizin sığ paradigmanız ve ona sıkışıp kalanlarla korkularınız arasıdakilerden ibaret olmadığnı anlarsınız. Herşeye rağmen ben burada tümünü anlatacak kadar vakit ayıracak değilim. O kadar cahil ve saygısız bir tutum içindesiniz ki 3, 5 sayı imiş... Benim akademik kökenimi vb. nereden biliyorsunuz? Belki matematik köyünü kurdum, belki Tübitak bursu ile okudum ve dereceler yaptım? 3, 5 sayı? İşte sizin vizyonunuz bu kadar! Din demek bazı kimslerin menfaatine yonttuğu değerler değildir. O halde 14 yaşında tecavüze uğrayanlara verilmeyen ceza sonrasıda Türk hukuk sisteminde tüm çocuklara tecavüz etmek mübahtır şeklinde bir yorum çıkar sizin mantığınıza göre! O hüküm yalnızca o hakimin sizin gibi olan paradigmasının sonucudur, hukuku o şekilde işletmiştir. Sizin dini işletme mantığınız da aynısıdır! Kendi önyargı, sıkışmış kalıplarınızı genele mal ederek hükme varmış ve zafer kazanmış gibi sevinmeyin zira Firavun da aynı hataya düşmüştü. Tarih boyunca o kadar mucize talebi olmuş ve bir o kadar da gelmiş ki insanlar yine de yetinmemiş, siz mi yetineceksiniz yoksa ben mi olmayan analiz, yorum, algı, tefekkür gibi yönleri size kazandıracağım. Hayır hiçbirisi olmayacak. Sizi cehaletiniz ve egonuzla başbaşa bırakıyorum. Benim dinim bana sizin dininiz size!

      • Pelvin Dingil 26 Temmuz 2013 / 15:40

        Iskembeden atmadigini iskembeden atarak ispatlamaya calisan, kendi calip kendi oynayan, sorulara dogrudan cevap vermek yerine ana konu olmayan isim ve dil uzerine yogunlasan aptallarin ne kadar aptal oldugunu anlatmanin ne kadar aptalca oldugunu dusunemeyecek kadar aptalmisim.

  • Naim O 24 Ağustos 2012 / 12:33

    İlk dil arapça diyen arkadaş; sanırım vahiy gelmiş sana bunun için...Neye dayanarakdan bunu söylediğin belli.kutsal kitabımızın arapça olmasından.Peygamber efendimiz İngiltere de doğsaydı ozaman ilk dil İngilizce olacaktı yani...
    İlk dilin ne olduğunu Sadece Allah bilir ve ilk dil diye bir kaynakta yoktur bildiğim kadarı ile.Sadece okuduğum kadarı ile İncil in Genesis bölümünde bu konuda bir bölüm var.Tek ve ortak bir dil varmış sonrasında ise Allah dilleri karıştırmış..Merak eden olursa gözatsın.Atatürk ümüzün yıllar önce Güneş dili araştırması bugun yabancılar tarafından kabul görmüştür.Ve Nasıl bir lidere sahib olduğumuzun bir kanıtıdır bu..İleriyi gören ve araştırmayı seven bir lider.Atatürk ü hala anlayabilmiş değiliz,buna üzülüyorum..
    Saygılarımla

  • Levent Veziroglu 28 Haziran 2012 / 14:04

    Sütyen Fransizca kelime olarak bilinir..
    İşlevi malumdur..
    Bu kelimeyi ikiye ayirirsak SÜT vede YEN olarak görürüz..
    Süt: içilir ve memeden gelir.
    Yen: Eski Türkçede Gömlek manasina gelir..
    Böylece SÜTYEN SÜT GÖMLEGI manasina gelmiş olur.

  • Almula Kar 26 Mart 2012 / 16:32

    Bazı yorumlara gerçekten hayretler içinde kalıyorum. Şu ideolojilerinizi bir kenara bırakıp dünyaya at gözlüklerinizin dışından bakmayı deneyin bir kere de. Anlamadan bilmeden sizlere ezberletilenleri tekrar edip duruyorsunuz. Başka ülkelerde basit lise eğitiminden sonra kendi en eski yazarlarını/şairlerini anlıyorlarmışmış. Bana Shakespearein özgün dilini zorlanmadan kelimesi kelimesine anlayan lise mezunu sıradan bir İngiliz göster, alnından öperim. Onlar sadeleşmiş şeklini okuyorlar o okullarda, ondan bile şikayet edeni var! İyi araştırın.

    Dil canlı bir varlıktır. İlla ki zaman içinde değişip gelişecek. Bunun alfabeyle ne ilgisi var? İki üç bin yıldır dünya üzerinde var olup da değişmeyen dil mi olur Allah aşkına? Burada dünyanın yazılı kaynaklı en eski dili Sümercenin akrabası hatta devamı olabilecek tek dilden bahsediyoruz! Ayrıca Arap alfabesi Türkçeye uygun bir alfabe değildir. İşin içinde olan biri olarak iyi biliyorum. Yok kültürle bağ yok edilmişmiş de yok şimdi çocuklarımız Osmanlıcayı öğrenemiyormuşmuş da. O çocuklar o zamanda okuma yazmayı öğrenemiyordu, tek fark kafalarına değnekle vura vura korkutularak eğitilmeye çalışılıyorlardı. Bu sebeple eğitimli insan sayısı bir mahallede ikiyi üçü geçmiyordu. Neden acaba? Bunu düşünen var mı? Alfabe uyumsuzluğundan tabi ki. Alfabeyi değiştirirken amacın din düşmanlığı olduğunu öne sürenler! Bu gaflettir, gözlerinizi iyi açınız. Çok sevdiğim bir söz var, tarihi galip gelenler yazar diye... Maalesef burada yüz yıllardır bize yutturulmaya çalışılan da bu. Bize ait kültürel zenginlikler başka milletlere aitmiş gibi gösterilmeye çalışılıyor. Aksini iddia edenler de alaya alınarak aşağılanıyor ki bir daha kimse cesaret edemesin dillendirmeye. Latin alfabesi safsatası da bunlardan biri. Kullandığımız alfabenin runik -ki Welch dilinde gizemli, büyülü demek-alfabe olarak anılan-bir başka görmezden gelme ve silme çabası- Göktürk alfabesinden türemiş olabileceği tezini kaçınız biliyor, karşı çıkanlar? Göktürk alfabesi ki öz be öz Türk kavimlerinin damga ve imgelemelerinden ortaya çıkmış bir alfabe. Bir şeyleri öne sürmeden önce kendi araştırmalarınızı -tarafsız- kaynaklardan yapınız. Ya da farklı görüşteki bir çok kaynaktan. Size bazı güç kaynaklarının sizi daha iyi güdebilmek için ezberlettikleriyle yetinmeyin lütfen.

    Sayın İsa Sarı size de çalışmalarınız için çok teşekkür ediyorum, umarım sizin gibi araştırmacı insanlar daha da çoğalır.

  • rana milor 8 Mart 2012 / 19:38

    ne yazikki kendi dilini yok eden bir millet olmusuz!!!!

  • ünal döşkaya 9 Ekim 2011 / 01:14

    Bora Uysal Kayıp Kıta Mu ve Atatürk adlı kitabı tavsiye ederim. Diğer yorumlara gelince tüm yorumları usanmadan ve bıkmadan okudum. en ilginç olanı Doğan Kaya Beyin yorumuydu. Çünkü kendisi aslında Güneş Dil Teorisinin Atatürk açısından önemini anlamış durumdadır. Yorum yapan arkadaşlara sesleniyorum. Hepiniz iyi ya da kötü bir yorumda bulunmuşsunuz ancak Atatürk'ün bu konuya neden bu kadar önem verdiğini anlayamamışsınız. Atatürk'ün buradaki amacı Türkçeyi yüceltmek değildi. Ancak (gördüğüm kadarıyla kimsenin göremediği) Avrupalılar Türkleri ve Türkçeyi KABA ve BARBAR olarak görmektedirler. İşte Atatürk bunu farketti ve tüm dünyaya şu mesajı vermek istedi. Türk arkı ve Türk Dili ari değildir. Yani sizin diliniz ve ırkınız kadar eski ve modern bir dildir mesajını verdi. Ancak Ömrü yetmedi. Kayıp Kıta Mu ve Atatürk isimli kitabı yorum yapan herkese tavsiye ediyorum. Atatürk'ün sadece dil konusunda değil Türk ırkını diğer ırklarla aynı olduğunu savunan her konuda araştırma yapmıştır. Ancak ölümünden sonra başımıza gelen diplomatlar ve siyasiler bunu hiçbir zaman görüp anlayamamışlardır. Kendini Türk ırkından gören herkesin ortak dili Türkçedir. Yani Kırgızların, Azerilerin, Tatarların, Özbeklerin, Uygurların ve daha sayamadığın kendini Türk ırkından gören herkesin ortak dili Türkçedir. Ben TÜRKÜM benim dilim TÜKÇEDİR.
    Saygımlarımla,

  • bora uysal 1 Mayıs 2011 / 22:55

    Zeki Aslan Bey, yorumunuzu okudum ve çok etkilendim. Türkçe basit bir dil değil, hele "mücahil"lere bırakılacak bir dil hiç değil. Oktay Sinanoğlu'nun bir sunumunu seneler önce okumuştum, çok uzundu ama bir o kadar da sürükleyici idi. Türkçe'nin matematiksel bağlantısını ve kurallarını açık ve net bir biçimde anlatıyordu. Ayrıca Sümerler de yakın zamanda ilgi konum olmaya başladı, Sitchin kitaplarını okuyorum. Fakat eksik noktalar var ve Sümerce-Türkçe bağlantısına kafa yormak istiyorum. Bununla ilgili güvenilir ve saygın kaynaklar için sizlerden yardım rica etmekteyim. Önereceğiniz kaynakları paylaşırsanız çok sevinirim.

  • hüseyin güneş 31 Mart 2011 / 00:58

    sn. Zeki Aslan ve Fatih Burak beyler.. bu aydınlık düşüncelerinizden dolayı sizi takdir ediyorum... Sırf Osmanlıca öğrenmek zor diye dil devriminin boş işler olduğunu iddia eden Kur'an'ın Arapça olduğu için bütün dillerin ondan doğduğunu öne süren insancık(!)lara da şaırırıyorum... Arapçayı öne süren insanlar gibiler için Kur'an'ın ne dediği çok da önemli değildir.. onlar için esas önemli olam sakallı ve sarıklı muhterem(!)lerinin ne dediği önemlidir... o muhteremleri dinlemey devam edin onlar başını rahibe gibi sarmış kadınlarla harem kurarken... uyuyun arkadaşlar uyuyun!!!!!

  • Doğan kaya 1 Şubat 2011 / 09:16

    Konuşmak yada konuşmamak işte bütün mesele burada. amiyane bir tabirle ağzı olan konuşuyor. Sevgili arkadaşlar,kendini ifade ettiğin dil en iyi dildir. konuştuğun dil ve diller en güzelleridir. Sakın ne olursunuz dilleri küçümsemeyin.

  • ufuk sezer kaynak 2 Ocak 2011 / 22:24

    arkadaşlar o eski roma olsun avrupanın kökeni olsun TÜRK TÜR hatta fatih sultan mehmet bile birgün italya kralına şöyle der: onların bıze duydukları dğşmanlığı anlayamıyorum ikimizde aynı kökenden gelmiyormuyuz ki.

  • Sefa bicer (Fransa) 30 Aralık 2010 / 23:27

    ben zeki aslan ve fatih burak beylerin kesinlikle arkasindayim! 25 yildir fransadayim cocukluk yasindan itibaren ve her gecen gun turkcenin ve ataturkun ne kadar evrensel ve saheserligine hayran kaliyorum.fransizcadaki (elimination, eliminatoire, eliminer, election.....) kelimeleri mantikli dusundugumde turkce; elek, elemek ,secenek ,secmek, gibi cok anlamli kelimeden geliyor. bunun gibi ornekleri cogumuz eminim farkinda olmadan pas geciyoruz? turkiyede osmanli ve selcuklu dan baska turk medeniyetini ogrenmeyen(istemeyen???)burnunun ucunu anca gorebilen bedevi dusunceli insanlarin olduguna inanamiyorum!!bizim tarihimiz ve dilimiz osmanliyi ve selcukluyu cok asar! ve yutar.

  • özgür dere 19 Aralık 2010 / 23:04

    atatürk yaptığı calışmada türkçenin nekadar değerli veköklübir dil olduğunu anlatmaya calışıyor dillerde sesi çıkarmak için deyişik organları kullanırlar ses sadece dille cıkmaz örn:araplar gırlak ,fıransızlar diyafram ama türkçede bütün ses organları kullanaılır eğer bunu bilseniz atatükün aslında ütopik düşünmediğini anlarsınız gerçektende tükçe dünyanın en eski ve en köklüdillerinden dil inkılabını istemeyenlere gelince milleti millet yapan 4 unsur vardır din, tarih, bayrak ve dil bu unsurlardan biri olmasa o millet millet deyildir

  • gizem şen 11 Ekim 2010 / 23:31

    Paylaşım için teşekkür ediyorum. Fatih Burak yorumun üzerine söyleyecek bir söz kalmadı, böyle düşündüğün dile getirdiğin için tebrik ediyorum.

  • fatih burak 1 Eylül 2010 / 10:06

    Bu siteye bugün tesadüf eseri rastladım ve şu yorumları okudukça maalesef utandım, yerin dibine geçtim ve çok sinirlendim. Arkadaşlar yanlış anlamayın ama ne kadar boş beyinler taşıyorsunuz? O kafanın içindeki organ her şeyden önce düşünmeye ve doğru davranmaya programlanmıştır. Burada Atatürk'e , onun inklaplarına, bu ülkeyi kurtarmak adına giriştiği mücadeleye laf eden örümcek kafalılar: diyorsunuz ki dil'de yapılan devrim gereksizdi, boş işlerle uğraşmışlar, bunlar ütopya, üstün dil arapça... Bravo size!!! Bir düşünün bakalım o dönemin şartları içinde yapılan bunca inklabı ve bunların sonucunda ülkemizin küllerinden nasıl yeniden doğduğunu. Bilgi edinmeden fikir sahibi olunmaz açın okuyun ve inceleyin. Hele ki en üstün dil arapçadır diyen boş beyin: evet sana boş beyin diyorum çünkü durum bu maalesef. Sen kendi vatanında kendi milletinin, soyunun sopunun konuştuğu dilin üstüne bizi zamanında sırtımızdan hançerleyen, sözde müslüman olup da müslümanı ingilize, fransıza kısacası senin deyiminle gavura satan bir milletin dilini koyuyorsun. İşte sizin ki gibi zihniyet sahipleri bu topraklarda yaşadıkça, bu ülkenin kurumlarında tutundukça, asalak gibi bu vatanı seven insanların hakkına tecavüz ettikçe; bu güzel ülke daha çok bağımlı olur, daha çok yabancılara bakıp özenti oluruz, daha çok kendi benliğimizi kaybederiz. Ayrıca sen hangi bilginle ahirette arapça konuşulacağını veya bütün dillerin arapçadan türediğini söyleyebiliyorsun? Senin dayandığın veri ne? Acaba bir kez olsun kutsal kitap Kuran-ı Kerimi eline alıp içinde ne yazdığını anlayarak okumuş musundur? Kuran-ın neresinde yazıyor bu dediklerin? Sen kimsinde olmayan bir şeyi varmış gibi konuşarak Allaha ortak koşuyorsun? Önce git oku sonra konuşma hakkını elde et!! Ayrıca okuman gereken bir başka şey de insanlık tarihi... Git bir oku insanın tarihi kaç yıllıktır? Arapça çıkmadan önce, arap medeniyeti çıkmadan önce ne medeniyetler ve ne diller bu dünya üzerinde gezmiştir? Git oku... okuyun... okuyalım... Bu ülkenin başına ne gelirse cahillik ve yarım bilgiden geliyor.

  • zeynep ataseven 4 Mayıs 2010 / 20:50

    Şimdi burdaki yorumlara bir cevap olarak yazmak istiyorum.ben bir dil bilimciyim ve buradaki etiolojik açıklamalı bütün yazdıklarınız(yani kelime köklerinden hareketle hangi dilin eski yada üstün olduğu kanıtı)öncelikle şöyle birşey söyleyeyim kelime köklüğüyle hangi dilin eski olduğunu kanıtlayamazsınız.hiç bir dil hiç bir dilden üstün güzel kaba yada köklü değildir.yani şu ana kadar bunu kanıtlayacak hiç bir şey çıkmamıştr elle tutulur.burada şuna da cevap yazmak istiyorum.bütün dillerin arapçadan türediği düşüncesine Kur'an Arap yarım adasına indi diye bu arapçadan eski konuşulan başka bir olmadığı anlamına mı geliyor?daha önce de başka kitaplar inmedi mi?o zaman en eski dil İbranice mi?(ki bu bizim en reddettiğimiz dildir.o yüzden hangi dilin hangi dilden daha eski üstün olacağını araştıracağınıza sadece kendinizi geliştirin ve daha fazla okuyun dar düşünmeyin.Atatürk'ü bu çalışmasından dolayı takdir ediyorum.Çünkü o zamanda yapılabilecek en mantıklı şey buydu ayrıca yanlışlar olmadan doğrular bulunmaz.

  • sevgi erol 24 Nisan 2010 / 21:16

    Peki arkadaşlar Güneş Dil Teorisi hangi fikir akımıyla ilgilidir?

  • Semih Güner 31 Mart 2010 / 16:01

    Teşekkür ederim Güzel paylaşım.

  • ali çağlar kale 5 Şubat 2010 / 17:50

    dil devrimi gerekliydi yapıldı aynı zamanda güneş dil teorisini kaldıran şahsiyetsizlerden gün gelecek tarih hesap soracaktır

  • yunus emre tuluk 18 Ocak 2010 / 13:48

    mücahit kardeşim sana sonuna kadar katılıyorumm şu anda osmanlıca okumaktan son derece zorllanan arkadaşlarımız varr işte bu sebepledir ki bu gerekli miydi düşünmek lazım tabili::::

  • yunus emre 15 Kasım 2009 / 18:31

    mücahit koktaşa katılıom abi doğru sölüon ne gerke var ki yani boş boş işler yapmışlar

  • gursel 18 Ağustos 2009 / 11:25

    peki bir şeyi unutuyorsunuz ilk dil arapça kuran arapça peygamberimizin dili arapça ahirette konuşulacak dil arapça demek istediğim güneş dil teorisi palavra ilk insn hz adem allah ve allahın gücüne inanmıştır güneşin ne yuksekliği uzunluğu ne büyüklüğü bu dunyada tek buyuk var oda bir olan allah tır.fazla uzatmayım demek istediğim bütün dilerin arapçadan turediği soylemek istiyorum

  • Onur Türkmen 13 Haziran 2009 / 17:04

    Serpil ne diyorsa doğrudur =))

  • zeki aslan 11 Haziran 2009 / 15:54

    Birkac ana dilden biri oldugu bilip incelemek gerek. Matematik ve bilgisayar dili oldugunu, dogurgan oldugunu simdi hayatta olayan dunyanin en cok dil bilen Norvecli bilim adami soylemisti.

    Bir ornek olarak; Temur timur ismi olarak gecer ve asli tem-ur seklindedir.Tem ise, yogunlasma anlaminda. Ur ise bildigimiz kitle. Demirin bulundugu hematit olusumu icinde, kirmizi olan , kiremit rengi olan hematitin yogun gorunduu yerlerde, tem in yogunlasmasi ile, oradan alinip demir cikarilmasi ile ilgili. Oradan bir ur alinir. Bu ur, ingilizcede or olur ve maden cevheri demektir. Ur seklinde kitle olma isi, ot-ur daki, ot gibi ol ve ur gibi kitle ol seklinde, yerde kitle gibi dur demektir.Keza getir, gotur tumu ur dan tureme emirlerdir.

    Eger ileri gider de bir grubu emrinize alir onlari savasan grup yaparsaniz, ur-du dersiniz.Yani emir alan, uran grup. Bu ordu olarak doner. Arnavutca, ingilizceden daha eski bir dil. Ornegin Hapur acik demek ve ingilizce bunu open yapmis. Hunger yemek ve yemek yemek olup, bunu hungry yapmis. Bu dilde urduro=buyur demek. Zaten buyurdaki donusum de, bay-ur yani beyim emretten geldigi gibi, urduro da, ur-dum dan gelir. Yani ur gibi derlenip dinlemekteyim, soyle! Buradan da ingilizlerin order yani ismarla veya ismarlama anlamindaki kelime, ayni kokten, arnavutca urduro dan order a cevrilmistir.Arnavutca da avas=yavas tir. Asli ise avas olmalidir. Cunku bir kisi bir isi kah av isteyip icerek kah as isteyip yiyerek yapatsa, isi avas avas yapmis olur. Bu irk da cok onceleri , diller kok halinde iken avrupaya gelip, buradaki dilleri algilayip ilerletmis ama, kendi kok dil orneklerini, turkce orneklerini de koymus.

    yani Ataturk bunu demek istiyordu. daha da cok bildigim kok ortak veya donusmus kelimeler vardir. Siz de ekleyip ilerletin lutfen

    saygilarimla

    zeki

  • Serpil LÖK 4 Mayıs 2009 / 23:59

    Türkçenin en köklü diller arasında olduğuna şüphe yok. Fakat Güneş Dil Teorisi, henüz savaştan çıkmış, içine sin(diril)miş, münzevi bir milleti özellikle dil bilinci bazında binlerce kez sürülüp, yüzlerce kez katledilmeye mağruz kalmış bir dil olan Türkçeyi kedi vatanında, eğleştiği insanlarla tekrar diriltmek , ayakta tutabilmek için kutsal bir ideoloji çevresinde toplayıp , güçlendirmek için ortaya atılmış farazi bir teoridir. Bence Atatürkte böyle ütopik bir düşüncenin imkansızlığının farkındaydı fakat şartlar böyle gerektirdi...

  • mucahit koktas 25 Mart 2009 / 10:38

    beni tenkit edenler hiç cemil meriç okumadı mı? kamus, namustur; kamusa uzanan el namusa uzanmıştır. siyasetten nefret ederim. siyasi fikirler de değil anlattıklarım. okuyorum, düşünüyorum: neden başka milletler yüzyıllar önceki eselerini bir lise tahsili gördükten sonra rahatça anlayabiliyorlar. gerçi bu siteye takılanların çoğu bir görüş sahibi- ki bu belli de... bizse daha 50 sene önceki edebiyat eserlerimizi anlayamıyoruz. bir tek dil devrimi türkiye de olmuş bir şeydir. şimdi ise özellikle genç nesil daha beter uyutuluyor. itediğim şudur sadece: birazcık kendi kafamızla düşünelim.

  • Emre Çokal 27 Şubat 2009 / 11:06

    Mücahit kardeşimin söylediklerini, siyasi bir mensubiyet şuuruyla ezberlenmiş ve üzerinde etfaflıca düşünülmemiş ifadeler olarak görüyorum tıpkı dil şuuruna sahip olmayı yabancı kelime kovmaktan ibaret görenlerin basitliğinde olduğu gibi. Sadeleşme cereyanı Cumhuriyet'ten evvel de başladı ve Cumhuriyet nesli bu hararetli dil münakaşasını bizatihi yaşadı.. Dilin tabii mecrasına dönüşü sun'i dili terk,dar bir aydın çevresinden süs unsuru olarak algıladığı ağdalı dil inkullanım alanı dardı,sadeleşme cereyanıyla bu sun'i bir dil terk edildi. Bu dil sun'iydi tıpkı tenkid ettiğiniz Öztürkçe gibi. Atatürk'ün dil konusunda farklı tutumları vardır. En azından üç başlık alltında toparlanabilecek olan bu fikirler sabit fikirli olunmadığının emaresidir. Ancak 1940'larda Batılılık akımının kuvvetlenmesi, dış siyasi gelişmelere mukabil iç siyasette bazı aydınların itibar görmesi dili tekrar bunalıma soktu. Bugünkü sıkıntıları ve başarıları tek adama fatura etmek,biraz insafsızlıktır.Dün evveliyle bugün dünüyle kaimdir. Gelecekse dünü anladığımız ölçüde bugünkünden daha anlamlı olabilir.Yüzyıln başındaki Ömer Seyfettin, Ziya Gökalp, Refik Halid, Reşat Nuri, Peyami Safaların hatta buluşma noktamız olarak atlamayacağımız Yahya Kemal'i ve bu dönem eserlerini "sadeleştirilmemiş" metinlerinden okuyarak dil zevki ve şuuru kazanılabilir. Geçmişe dönük okumalardan kastınızın ne olduğunu anlamış değilim,bu şansa sadece Araplar sahip, sadece Kuran mucizesinin canlı ve kudret bahşettiği bir dile sahip oldukları için.Çinliler dahi eski metinleri okumakta güçlük çekiyor,ama bu dilin canlı ve dış tesirlere açık hayatın değişimine eşlik edişinden dolayı kaynaklanıyor.Malum bazı insanlar edebiyatımızın zenginliğin farkında kaynaklara inmişçesine hayıflanma samimiyetsizliğiyle laflamıyor mu deliye dönüyorum. Dilekçe yazmayı öğret, yahut hergün lügat oku çocuğunla!

  • ali düzenli 8 Şubat 2009 / 01:33

    ama şunuda unutmamak gerekki osmanlıca öğrenmek okadar zor değil. artı dil devrimi geri kalmış bir milleti daha cabuk hedefe ulaştıracaktır. tabi tartışılabilir doğrusu yanlışı. şu kesinki artıları eksilerinden fazla.

  • mucahit koktas 24 Ocak 2009 / 15:16

    dil devrimi, neden yapıldı bunu pek bilen yok tabii. kaç yüzyıllık mazimiz birkaç senede silindi gitti. bu inkılap çok mu gerekliydi? tabii ki hayır. şimdi birçok edebiyat bölümü öğrencisi, osmanlıca öğrenmenin zorluğunu yaşıyor. sizce bu adil bir şey mi?

  • selcuk yegin 1 Ocak 2009 / 20:43

    Gunes dıl teorısınden dahı haberı olmayan turk genclerımız var. ATATURK ne demısti Türkce Türk demektır Ne mutlu türküm diyene. Boylesıne köklü vede muhtesem bır diliı gerek arap gerekse fars vede gereklıkı sımdılerde ozentı ıngılızce vs batı ozentılı dıl yogunlaşmasından kurtarmak ıcın bu corbada bır tuzumuz olursa ne mutlu bize ben merve altun kadar utopık dusunmuyorum ummak degıl oyle olacak dıye dusunuyorum.

  • Merve Altun 29 Aralık 2008 / 10:16

    Güzel bir atılım bence. Keşke dayanakları olsaydı ve söylenenler gerçek olsaydı. Ama yine de Türkçe dünyanın en köklü dilleri arasında bence. Kimbilir belki bir gün yeni kaynaklar ortaya çıkar ve teori gerçek olur.

Bir yorum bırakın

Gerçek adınızı ve soyadınızı giriniz. E-posta adresiniz gizli kalacaktır. Eğer varsa, ağ sayfanızın adresini yazınız.