Sokak Düğünü: Benzeri Olmayan Saygısızlık Örneği
Köyden kente göçün insan yaşamını etkileyen belki de en önemli olumsuz sonuçlarından birisi, apartman aralarında yapılan davullu zurnalı, sazlı sözlü sokak düğünleridir. Zira hastasıyla, bebeğiyle, yaşlısıyla, geceleri çalışıp gündüzleri dinlenenleriyle birlikte yüzlerce kişinin yaşadığı bir yerleşim biriminde, müziği son sesine kadar açıp gece yarılarına kadar başkalarını umursamadan yapılan düğün, düğünden ziyade insanlara rahatsızlık vermek ve onların haklarına tecavüz etmektir. Buna rağmen, köy hayatı ile şehir yaşayışı arasında sıkışmış ve köyün serbest, elverişli ortamında gerçekleştirdikleri gelenekleri şehrin kuralcı havası içerisinde uygulamaya geçiren anlayış yoksunu insanlar, her hafta sonu, hattâ bazen hafta içi günleri bile umursamaz bir şekilde insanların dinlenme haklarını ellerinden almaktadırlar.
Köy ya da kasaba gibi küçük yerleşim birimlerinde bu tür geleneklerin sürdürülmesi oldukça doğaldır; zira köyde yaşayan herkes birbirini tanır ve orada tertip edilen bir düğüne bütün köy halkı davetlidir. Buna rağmen şehirlerde, insanların kapı komşularını bile tanımadığını göz önüne alırsak, bu tür etkinlikler hoş karşılanmayacak ve saygısızlık boyutuna ulaşması kaçınılmaz olacaktır. Çalışma günlerinin sonuncusu olan cumadan başlayarak cumartesi ve pazar günlerini de kapsayan bu uzun ve gereksiz sokak düğünleri, insan sabrını zorlayacak bir seviyeye ulaşır. Öyle ki, düğüne katılanlar bile sadece “zorunluluk”tan orada bulunmaktadırlar.
Olaya diğer taraftan bakmak gerekirse, salon kiralama ücretlerinin maddî imkânları kısıtlı olan aileler tarafından karşılanamadığı ve bu yüzden sokakta düğün gerçekleştirildiği söylenegelir. Hâlbuki durum hiç de öyle değildir. Hattâ; verilen yemeğiyle, sazcısıyla, davulcusuyla, aydınlatmasıyla, havaî fişekleriyle ortaya çıkan düğün masrafı salon kirası ücretini de geçebilmektedir. Ufak bir hesaplama yapıldığında ne demek istediğim daha net bir şekilde anlaşılacaktır.
Bunun haricinde takı takma merasimleri, bu merasimlerde “gövde gösterisi” yapmak, takılan takıların bir deftere not edilmesi ve bunların daha sonra tekrar “toplanması” düşüncesi de “evlenen çiftlere yardım edilmesi” geleneğinin bozulmasıyla ve tamamen maddî düşüncelerle şekillenmiş olarak karşımıza çıkmaktadır.
Sonuç olarak, kimi zaman bir sokağın başına ve sonuna bir araba park edip o sokağı geçişe kapamak suretiyle gerçekleşen, kimi zaman gece yarısına kadar havaî fişeklerle, silah sesleriyle sonlanan sokak düğünleri çağdaş şehir yaşamında yeri olmayan bir etkinliktir. Görgüsüzlük seviyesine ulaşan bu etkinliklerden, insanımız bir an önce vazgeçmelidir. Gelenekler ve inançlar asla bu şekilde yaşatılamaz; yaşatılsa bile şehir hayatını benimsemiş ya da en basitinden, hafta içi günlerde işinde çalışıp işinden geldiğinde, hafta sonlarında dinlenmek isteyen insanlar bu geleneklere içten içe söylenmeye ve onlardan yılmaya başlarlar. Ayrıca, “Başkaları yapıyor, biz neden yapmayalım?” düşüncesinden de vazgeçilmelidir.




Kayseri’de durum daha da kötü. Bu insanlık dışı ilkel ayinler yakın-uzak neredeyse her gün çevremizde gerçekleşiyor. On binlerce insan neredeyse her gün akla ziyan bir şekilde rahatsız ediliyor. Devleti ve şehirleri yöneten yöneticilerimizin olaya yaklaşımları uçuk bir embesillik düzeyinde. Bu insanlık dışı ilkel ayinleri yapan canlılarla ve onlara izin veren hatta imkan ve zemin hazırlayan yöneticilerle aynı ülke de yaşamaktan utanıyorum. Yıllardır bu sapkınlıkla mücadele etmeye çalışıyorum. Maalesef daha da kötüye gidiyor. 2015 yılında çıkarılan yönetmelikle sokak düğünleri maalesef gürültü kapsamından da çıkarıldı. Bilmeyenlerin bilgisine. Kanunları ve yönetmelikleri (devlet ve belediyeler dahil) özürlü kontenjanından devlete memur alarak alınan zeka özürlü kişiler mi hazırlıyor acaba. Resmen çıldıracağım.
Aradan 1-yıl geçti. Sokak düğünleri sayısal artış, çılgınlaşma ve daha da yüksek gürültülerle yapılmada her geçen gün yeni rekorlara imza atıyor. Hafta içi neredeyse her gün akşam 17 ile 24 arası, ve yine her hafta sonu sabah 09 ile 24 arası işkencenin en azılısına kesintisiz olarak maruz kalmaya devam ediyoruz. Silah sesleri ve havai fişekler ise gece saat 01-02 civarlarına kadar devam ediyor. Devlet, belediye, emniyet hasılı kanun koruması altına alınan bu insanlık dışı eylemler, ayinler hayatımızı bir karabasana dönüştürdü. Dünya medenileşip ileriye giderken bizim insanımız ilkellikte ve geriye gidişte sınır tanımıyor. Burası Dingo-Dingoistan, pardon Kayseri-Türkiye. Cinnet geçirmeye az kaldı.
Bende 2021’den yazıyorum efenim bir tek 2020’de pandemiden dolayı iyiydi şimdi gene başladı yok bu ülkeyi terk edeceğim ! Delireceğim ya. Birde bunu savunanlar olmuş yorumlarda. Neyse. Makale çıkalı 12 sene olmuş gram ilerleme yok ! Al sana TÜRKİYE. Mükemmel ileri demokrasi…… YERSEN!
Arkadaşlar direk bimere şikayet edin devlet yasaklamadığı sürece hiç bir şey olmaz ! İnsanlar gösteriş için devlette oy gelecek diye yasaklamıyor tepkinizi gösterin ! Sokak düğünleri yasaklansın diye şikayette bulunun talep çok olunca belki tamamen yasaklanır
Bu aşağılık durumun varlığından idareciler niye bi haber, bu nasıl müslümanlık, nasıl vatandaşının hakkını korumak, haram olsun bütün haklarım bu fırsatı verdikleri için idarecilere ve bu cehaleti sürdüren cahillere. Bizim ulke olarak niye gelismediginiz, türk vatandaşı olarak sayginligimizin olmama sebeblerinden en önemlisi bence bu sokak düğünü. Yazlıklar olsun
Kesinlikle katılıyorum ama nasıl çözülecek
Yada insanlar ne Zaman anlayacak bunu
Herhalde 50 yıl sonra
Ayıp bence insan önce ayıbı bilmeli
BEN EDİRNE DEN YAZIYORUM DEĞİŞMİYORLAR NE YAZIKKİ BEN BU YORUMU YAZARKEN ŞU AN EVİMİN YAKININDA SAATLERDİR GÜRÜLTÜ YAPIP KURŞUN SIKIYORLAR VE HİÇ KİMSE BİR ŞEY DEMİYOR YIL OLMUŞ 2017 İŞTE BU DUYARSIZ CAHİL ZİHNİYET HAKİM OLDUKÇA SİTTİN SENE GELİŞEMEYİZ
Diğer şehirleri bilmem ama Bursa da durum çok çok berbat bu düğün kına geceleri konusunda gezdiğim gördüğüm de çok şehir var üç aşa beş yukarı memleket de jemen her şehir de durum aynıdır sanırım.yıl olmuş 2015 şu an aşada kına gecesinden sonra bir de çay partisi yeme içme partisi yapan belki 100 civarı kusura nbakmayın ağzımı bozucam aptal terbiyesiz kadın var ve dünya kadar velet saat 2:00 oldu ve hala sohbet muhabbet bağrış çağrış devam edeyor bebeler tepişiyor falen filen işte.birde bu bursada tavuk alam olayı var tam bir komedi ve bilhassa gecenin yarısı yapılır saat1 ile 2:30 arası olur ve sokak da cadde de yaşlı orta yaşlı ve genç kızlar kadınlar ellerinde tabak çanak vur patlasın çal oynası hepsi prof dansöz aedasında çığlıklar atığ göbek atıp transpparan elbiseleri ile geceyi kirleten zavallı yaratıklar hani ben böyle adetin geleneğin taa içine edeyim dememek mümkün değil ve bu bayanlar peşlerine çok sayıda buraların modası geçmeyen modifiyeli uçan tenekeleri tofaşları ve daha da lüküs araçlı azgın kendine koklayacak kız arayanları peşlerine takmak da.dahada yazıcam aslında çok doluyum ama yazsam ne yazmasam ne olacak ki sanki bu bursa da tavan yapmış bu iğrenç saygısız edepsiz adına geleek dedikelri saçmalıklar aradan 50 senede geçse devam edecek gecein 2-3 ne kadar tavuk almalar yüksek sesle müzikler kahkalara atan ayılar ve biricik bakımlı süslü kokana karıları ve azgın kızları ile yaz günleri bursa yine çıldırmalık bir yer.lanet olsun ya lanet olsun bu kabalığa bu iğrençliğe hepsinin canı cehenneme
Bu tur zibilerden hayattan sogudum, bunlar cahil suru toplulugu istanbulda da durum ayni kadinlari ayni erkekleri de ayni, yigip icin tiksira tiksira tuvalete kosan tipler, aksama kadar dolma kofte her boku yimek icin gnlerce osra osura kosturan ama etrafi rahatsiz ediyormuyuz diye akillarina hic gelmez.
Bu sokak ve mahalle arası düğün yapma rezillikleri edirnede de çok fazla özellikle dikkat ediyom genelde nerde cahil köylü varoş kültürsüz gösteriş budalası sonradan görmüş insanlar varsa bunlar yapıyor ve ne yazıkki cezası yok hala yok yıl oldu 2015 herşey aynı bu insanlar bu ülkede yaşadıkça sittin sene ilerleyemeyiz ve gelişemeyiz ve şunuda ekleyim yok gelenekmiş yok parası olmayanlar varmış diye atıp tutanlar var bunlarda bu görgüsüz takımındandır yarası olan gocunur hesabından bunların hiçbiri insanları gece vakti saatlerce gece yarısına kadar rahatsız etmeye hakları yoktur geceleri insanlar işten gelir ve dinlenmek ister çocuk uyutanlardan hasta olanlara kadar çeşitli durumlar var bu kadar gerçek varken hala direnen bu geri zihniyete diyecek laf yok artık
Yazınızın altına imzami atabilir miyim.sabah 10da baslayan davul zurna ve aralarda sazcinin caldigi igrenc otesi muzik ve bet sesi ayrica kadinlarin edepsizce cigliklarla cektigi sözde halay yüzünden cildirmak üzereyim. Yozgat muftusu kulaklarin cinlasin.ne güzel söylemişti.
Kesinlikle katılıyorum çok yanlış bir şey kimsenin kimseyi mağdur etmeye hakkı yoktur. Yukardaki yazıda çok güzel yazılmış bir yazı kimseyi küçümseme göremiyorum, tam hakkı ile yazılmış ben olsam daha ağır ifadeler kullanırdım.