Kişisel Ağ Sayfası
www.isa-sari.com

Bir Dilin Anatomisi

25 Ağustos 2003 Pazartesi 1 yorum İsa Sarı

Lise yıllarından...

"İnsanların birbirleri ile iletişim kurmasını sağlayan araca dil denir." Sanırım bu alışılagelmiş tanımı bilmeyen yoktur. Peki bahsi geçen bu "araç"ı ne kadar dikkatli veya ne kadar özenle kullanıyoruz? Bu soruyu cevaplamadan önce, bir dilin bize sağlamış olduğu faydalara bakmamızda yarar var.Bilindiği gibi dünya üzerinde yüzlerce ülke, bu ülkelere ait binlerce dil ve yine bu dillere ait de on binlerce, daha doğrusu sayısız lehçe, şive ve ağız bulunmaktadır. Toplumdan topluma, kültürden kültüre değişiklik gösteren dil olmasaydı insanlık ve medeniyet bu noktaya gelemezdi. Bu inkar edilemez bir gerçektir; fakat "yüzlerce dil yerine tek bir dil olsa ve tüm toplumlar bu ortak dili kullansa olmaz mıydı?" diyenler de yok değil. Buna rağmen, her toplumum kendisine has dil istemesi, daha doğrusu kendi dilini kullanmak istemesi de kaçınılmazdı.

Gelelim fasulyenin faydalarına... Toplumların kendilerini ifade edebilmeleri ve bir bireyin diğer bir birey ile ilişki kurabilmesi için dile ihtiyaç vardır. Günümüzde dil, sayısız alanda, daha doğrusu hayatın her alanında, her zaman sonuna kadar kullanılmaktadır: günlük konuşmalarda, yazışmalarda, toplantılarda... Kimi insanlar dili en iyi şekilde kullanıp en ince ayrıntısına bile dikkat ederken, kimileri ise dilin özelliklerini bilmeden, dili yerden yere vurarak kullanıyor.

Peki bu durum Türkçe için de geçerli mi? Aramızda Türkçeyi bilerek veya bilmeyerek "kötü" denilebilecek bir şekilde kullananlar var mı? Elbette! Günümüzde azımsanmayacak seviyede bir yabancı hayranlığı almış başını gidiyor. Doğal olarak bu yabancılaşma ve yozlaşmadan dil de nasibini alıyor. Eğri oturup doğru konuşalım. Türkçeyi kullanan her yüz kişiden en az doksanı, dilin özelliklerini bilmiyor ve dili etkin bir şekilde kullanamıyor. Tabii bir kasıt aramamak lazım. Bu da bir gerçek…

- Slm nbr?
- ii u?
- Thnx
- Asl?
- 19/M/Ank
- Ok

Bu diyalogdan ne anladınız? Hiçbir şey mi? Üzülmenize gerek yok; çünkü kimse (!) bu diyalogdan kolay kolay bir şey anlayamaz (yukarıdaki diyalog, internet üzerinden sohbet eden -daha doğrusu etmeye çalışan- iki kişi arasında geçen selamlaşma ve tanışma safhasından kısa bir alıntıdır). Bu diyalogda sadece Türkçenin değil, İngilizcenin de hor kullanıldığını görüyoruz. Internet ile az çok haşır neşir olanlar ne demek istediğimi anlayacaktır. Yanlış anlaşılmasın, internet aracılığıyla sohbete bir lafım yok; fakat bu tür bir diyalog kurulması bence oldukça iç karartıcı bir durum.

Bunun dışında yabancı dilde eğitim de bir zamanlar üzerinde oldukça tartışılan bir durumdu. Çoğu kişi yabancı dilde eğitime karşı çıkarken, bazı kesimler ise -ki bu kesimlerin sayısı azımsanmayacak kadar çoktur- yabancı dilde eğitimi destekliyordu. Kararımca, yabancı dilde eğitim oldukça faydalı ve bir o kadar da gereklidir. Ülkeler ve kültürler arası etkileşimin had safhada olduğu şu günlerde böyle bir şeyin yararını kimse inkar edemez; fakat bu eğitim dilimizi etkileyecek ve onun üzerinde onarılması oldukça güç yaralara neden olacak ve bizi yukarıdaki gibi diyalogları görmeye zorlayacaksa "Kalsın, istemem." derim.

Görünen durum bu. Oldukça kısa bir yazı oldu, farkındayım. Konu üzerinde daha fazla kalem oynatmak isterdim; ama burada sonlandırmak daha iyi olacak diye düşünüyorum. Eğer biz üzerimize düşeni yapıp "ii" yerine "iyi", "saol" yerine "sağol" yazıp noktadan sonra büyük harfle başlıyorsak ve en önemlisi de dil kurallarına uyuyorsak ne mutlu bize!

, , , , , , , ,

    Bu içeriğe ait yorumlar (1 yorum)

  • ayşe gürbüz 8 Eylül 2009 / 13:48

    cok iyı bır konuya değinmişsınız .Bunun için teşk. ediyoruz..

    bende türk DiLi VE Edebiyat bölümünü bu yıl kazanan biri olarak .. artık bu konularda daha hassas olmaya gayret edeceğim .. iyi günler

Bir yorum bırakın

Gerçek adınızı ve soyadınızı giriniz. E-posta adresiniz gizli kalacaktır. Eğer varsa, ağ sayfanızın adresini yazınız.