Kişisel Ağ Sayfası
www.isa-sari.com

Hâlen Çözülememiş Beş Yazı Sistemi

5 Haziran 2015 Cuma 6 yorum İsa Sarı

Konuşma dillerini yazıya geçirmek, diğer bir ifadeyle duygu ve düşünceleri farklı zaman ve mekanlara aktarmak için geliştirilen pek çok sistem mevcuttur. Bunlardan bazıları günümüzde milyonlarca kişi tarafından kullanılırken, bazıları işlekliğini tamamen yitirmiş ve unutulmuştur. Öte yandan kullanıcı sayısı birkaç yüzü geçmeyen veya sadece belli meslekler, topluluklar, gruplar tarafından tercih edilen yazı sistemleri de bulunmaktadır. Tüm bunların yanı sıra binlerce yıl öncesinden günümüze ulaşan, fakat hâlâ çözülememiş onlarca yazı sistemi "deşifre" edilmeyi beklemektedir. Bu yazımda, yazı sistemi kavramı hakkında temel bilgileri aktardıktan sonra, en "bilinen" beş çözülememiş yazı sistemini sizlere tanıtmaya çalışacağım.

Yazı sistemi, genellikle alfabe ile eş tutulur. En sık kulllanılan yazı sistemlerinden biri alfabe olduğu için ve Türkçenin de alfabetik sistemle gösterilmesinden dolayı genellikle yazı sistemi veya daha özelde yazı denilince akla ilk olarak alfabe gelir, fakat esasında, alfabe dışında kalan pek çok yazı sistemi vardır: logografik, hecesel, ebced, işlevsel, karışık vd. Dolayısıyla yazı sistemlerini sadece alfabeyle sınırlandırmak yerinde bir tutum olmayacaktır. Ayrıca, yazı sistemi ve yazı terimleri de bu noktada kafa karıştırıcı olabilir. Zira hem alfabetik yazı hem de örneğin Uygur yazısı gibi terimler farklı çağrışımlar yapabilir, fakat yazı teriminin hem 'bir dili göstermede kullanılan özel semboller bütünü' hem de 'yazı sistemi türü' olarak düşünülmesi, bu karışıklığın önüne bir nebze de olsa geçecektir. Dolayısıyla Uygur yazısı ile alfabetik yazı kullanımları, ilgili tanım ve sınıflandırmaları bilenler için doğru çağrışımları yapacaktır. Aynı şekilde yazı sistemi ile yazı terimleri de değiştirimli olarak kullanılabilir bir görünüm sunmaktadır.

Yazıların taşıdıkları dilbilgisel veya gösterimsel değer sınıflandırmalarının yanı sıra, yazı stillerine veya yazılış yönlerine göre yapılan farklı sınıflandırmalar da mevcuttur. Bunun yanı sıra, her dilin kendine ait bir yazı sistemine sahip olduğu söylenemez. Bazı yazı sistemleri sadece birkaç dili göstermede kullanılırken, bazıları binlerce farklı dili yazıya geçirmede tercih edilebilir. Elbette herhangi bir yazı sistemiyle gösterilmeyen, diğer bir ifadeyle yazısı olmayan diller de unutulmamalıdır. Ethnologue verilerine göre yeryüzünde konuşulan mevcut 7.105 dilden 696'sının bir yazı sistemine sahip olmadığı tahmin edilmektedir. Tanıklanmış bir yazı diline sahip olan diller dışarıda tutulduğunda ise, geriye kalan 2.839 dille ilgili herhangi bir veri bulunmamaktadır.

Her ne kadar bazıları kısmen yeni sayılabilecek olsa da, milat öncesinden günümüze ulaşan, henüz çözülememiş pek çok yazı mevcuttur. Üstelik bu yazıların genel özellikleri bilinemediği gibi, pek çoğunun hangi sınıflandırma ölçütüne göre değerlendirilebileceği dahi belirsiz durumdadır. İlgili yazıların çözülemeyişlerinin nedeni ise en temelinde, bu yazıların gösterdikleri dillerin konuşurlarının kalmayışıdır. Bunlardan bazılarının bir sisteme dahil olup olmadığı da bilinmemektedir. En "bilinen" ve çözülmeyi bekleyen beş yazı ise şöyledir:

Linear A

MÖ 1800 ile 1450 yılları arasında kullanıldığı tahmin edilen bu yazı, 1900 yılında Sir Arthur Evans tarafından Girit Adası'nda keşfedilen kil tabletler üzerinde yer almaktadır. Heceleri ve anlambirimcikleri gösteren 60 kadar sembole sahip olduğu varsayılan Linear A, Miken Uygarlığı tarafından kullanılan ve Linear B olarak adlandırılan başka bir yazı sistemiyle oldukça benzerdir. Yazı, kil tabletler üzerine yatay pozisyonda soldan sağa doğru yazılmakta ve daha çok ticari kayıtları tutmada kullanıldığı varsayılmaktadır. Liner A üzerine çalışan araştırmacılar, bu yazının Grek harflerinin ilkel biçimlerini yansıttığını düşünmektedir. Esasında Liner A, Grek harfleriyle pek çok ortaklık da taşımaktadır, fakat buna rağmen bugüne dek tamamı çözülebilmiş değildir. Pek çok çözüm teklifi getirilmiş olsa da, bu konuda bir görüş birliği söz konusu değildir. Türkiye'de de bu yazıyı taşıyan birkaç tablet bulunmaktadır.

Linear A Yazısı

Vinča (Eski Avrupa) Yazısı

MÖ 6000 ile 4500 yılları arasına tarihlendirilen pek çok objenin üzerinde yer alan sembollerden oluşmuş Vinča yazısı, daha çok Güneydoğu Avrupa'da ortaya çıkmıştır. Bilhassa Sırbistan civarlarında rastlanan bu sembollerin bir sistem oluşturup oluşturmadığı hakkında ortak görüş mevcut değildir. Buna karşın bazı araştırmacılar, Vinča'yı ortaya çıkaran sembollerin, yazının en ilkel biçimi olduğunu savunarak bunları "proto-writing", yani 'ana yazı' olarak adlandırır. Bu sebeple ilgili sembollerin bir sisteme dahil olmayıp belli iletileri kodladıkları düşünülebilir. Bunun yanı sıra bu sembollerin çeşitli inanışlara ait birtakım ritüelleri yerine getirmede kullanıldığı da varsayımlar arasındadır. Macar arkeolog Zsófia Torma tarafından 1875 yılında ortaya çıkarılmış bu semboller birliği, adını Neolitik kültürü en iyi yansıtan bölgelerden biri olan Vinča'dan almıştır.

Vinča (Eski Avrupa) Yazısı

İndus Yazısı

Hindistan'daki İndus Vadisi'nde kullanılmış olan bazı sembollerin bir sistem meydana getirmesi olasılıklar dahilinde görünse de, bugüne kadar kimse bu durumu çözebilmiş değildir. Bazı araştırmacılar bu yazının Ana Dravid dilini gösterdiğini savunmaktadır, fakat ilgili sembolleri barındıran objelerin sınırlı sayıda karaktere sahip olması sebebiyle, yazıyla ilgili kesin yargılara varmak mümkün değildir. MÖ 3500 ile 1900 yılları arasına tarihlenen sembolleri taşıyan 4 bin kadar obje bulunmaktadır. Sembollerden bazılarının açıkça somut nesneleri göstermelerine karşın, bazılarının böyle bir gösterim gücü yoktur. Dolayısıyla bu türdeki sembollerin soyutluk ifade ettiği düşünülmektedir. Tüm bunlara rağmen Alman filolog Michael Witzel, bazı sembollerin çok nadir, hatta sadece bir kez kullanıldığını savunarak, bunların bir yazı oluşturamayacağını, çeşitli aileleri, klanları veya dini inanış ritüellerini temsil eden simgeler niteliğinde bulunduğunu düşünür. Fin Sinolog ve Hint dilleri uzmanı Asko Parpola ise, buna karşı çıkarak, mesela Çincede de çok nadir olarak kullanılan birtakım işaretlerin bulunduğunu belirtir.

İndus yazısı

Ana Elam Yazısı

İran'ın güneyinde kurulmuş Elam Medeniyetinin başkenti Susa'da ortaya çıkan Ana Elam yazısı da bugüne kadar çözülebilmiş değildir. MÖ 3100 yılına tarihlendirilen ve erken dönem Sümer yazısından geliştiği düşünülen bu yazının hangi dili gösterdiği bilinmemektedir. Yaklaşık bin simgeden meydana gelen Ana Elam yazısının logografik (yani sembollerin sözcükleri gösterdiği) sisteme dahil olduğu tahmin edilmektedir. Araştırmacılar, bu yazıyı oluşturan sembollerden bazılarının çevre medeniyetlerde kullanılan yazılarla benzerlik veya aynılık gösterdiğini belirtmektedir. Bu da, ilişkili yazıların ortak bir kökten çıkmış olabileceğini akıllara getirmektedir. Sembolleri taşıyan tabletlerin yüzde doksanı Susa'da bulunmaktadır, fakat bölgenin birkaç yüz kilometre uzağında az sayıda da olsa aynı sembollere sahip tabletlere ve objelere rastlanmıştır.

Ana Elam Yazısı

Voynich Yazması

Diğerlerine kıyasla oldukça geç bir dönemde tasarlanmış bir başka yazıya, karbon metoduyla on beşinci yüzyılın ilk yarısına tarihlendirilen Voynich yazmasında rast gelinir. 234 sayfadan oluşan ve İtalya'nın doğusunda yazıldığı tahmin edilen bu yazma, adını meşhur Polonyalı sahaf Wilfrid M. Voynich'ten alır. Bugüne kadar pek çok dilbilimcinin, hatta I. Dünya Savaşı ile II. Dünya Savaşında aktif görev alan kriptografi uzmanlarının yoğun çabalarına rağmen yazma üzerindeki sembollerin gizemi hâlâ çözülebilmiş değildir. Bazı araştırmacılar bu yazmadaki sistemin oyun veya muziplik amacıyla ortaya çıkarıldığı ve herhangi bir dilbilimsel anlamının olmadığı yönünde görüş bildirirken, bazıları, yazının kriptolu bilgi göndermek için ortaya çıkarıldığını ve ilgili sembollerin sadece birkaç kişi tarafından bilindiğini belirtmektedir. Türk basınında da "Gizli Örgüte Ait 250 Yıllık Şifre Çözüldü" manşetleriyle duyurulmasına karşın gizemini hâlâ büyük ölçüde koruyan bu yazma, 1969 yılında sahaf Hans P. Kraus tarafından Yale Üniversitesi El Yazmaları Kütüphanesine bağışlanmıştır ve orada çözülmeyi beklemektedir.

Voynich Yazması

, , , , , , , , , ,

6
Bir yorum yapabilir veya soru sorabilrsiniz.

avatar
4 Yorum konuları
2 Konu cevapları
0 Takipçiler
 
En çok okunan yorum
En fazla talep alan yorum
4 Yorum yazarları
ahmet pasasaadettin yıldırımİsa Sarı Son yorum yazarları
  Abone ol  
en yeni en eski en beğenilen
Şunları bildir:
ahmet pasa
ahmet pasa

indus yazıtı: kızlarla çiftleşilecek, hayvanlar kesilecek, hayvanlar çiftleşecek.(evlen, çoğal, karnını doyur, besin üret)

ahmet pasa
ahmet pasa

VİNCA ESKİ AVRUPA YAZISI: 6 gündür buradayız, açız, yağmur yağıyor, ölüyoruz, ısı tanrısı ve karanlık ışık tanrısının bastığımız yerlere saldığı ışıkta yabani hayvanlar dolanıyor.

saadettin yıldırım
saadettin yıldırım

abi resimleri birleştirmeyi denediniz mi

Kardeşim yine çok faydalı bir yazı olmuş. Bir ek de ben yapabilirim. Yanılmıyorsam Hititler iki tür yazı kullanıyorlardı. Bunlardan çivi yazısı olan çözüldü ve okunabiliyor; ancak diğeri henüz çözümlenip okunamadı. Bu tabi eski bir bilgi, nereden öğrendiğimi de hatırlamıyorum. Durum hâlen böyle mi bilemiyorum. Artık Çorum'da sen bir el atarsın 🙂
Selamlar...