Hubsan X4 FPV Kameralı Quadcopter İncelemesi
Uzunca bir süredir (yaklaşık 40 gündür) beklediğim Hubsan X4 FPV Quadcopter nihayet dün elime ulaştı. Her zaman yaptığım gibi, ilk işim bir “kutu açılış videosu” almak oldu. Malum, son zamanlarda bu tür videolar insanların ilgisini çekiyor. Yeni bir cihaz veya ürünün kutusunu açmak ve içindekileri merak edenlere göstermek, oldukça popüler. Ben de bu akımı takip ediyorum bir bakıma.
Öncelikle quadcopterler ile helikopterler arasındaki farklardan bahsetmek istiyorum. İlk bakışta görüleceği üzere, bu farklar pervane sayısından başlıyor. Profesyonel RC helikopterlerde bir ana ve bir de arka pervane mevcutken, quadcopterlerde pervane sayısı dörde çıkıyor ve bu pervanelerin tamamı da aynı boyut, konum ve özellikte. Bu ilk fiziksel farkın dışında, tasarımlarda da doğal olarak bariz bir fark görünüyor. Helikopterlerin arka motoruna ve pervanesine giden kablolar uzunca bir çubuğun içerisinden geçerken, quadcopterlerde böyle bir durum söz konusu değil. Dolayısıyla en azından uzunluk bakımından quadcopterler helikopterlere göre daha küçük bir görünüm sunuyorlar. Tabii bunda ana boyutun da önemi var, ama aynı boyut sınıflarında quadcopterler helikopterlere oranla nispeten daha küçük.

İncelemesini yapacağım Hubsan’ın X4 FPV kodlu quadcopteri, FPV (First Person View) özellikli, yani kameranın çektiği görüntüleri doğrudan görebileceğimiz bir sistem temelinde kurulu. Dolayısıyla, quadcopterin çektiği görüntüler anlık olarak, gözle fark edilemeyecek bir gecikmeyle kumanda üzerinde yer alan 4.3 inçlik ekran üzerinden görülebiliyor. X4’ün ekranının ve görüntüsünün kalitesi ortalama seviyede. Başlangıç için ve fiyatına göre oldukça ideal. Kumandaya takılacak bir SD kart ile video kaydı yapmak mümkün. Tüm bunları detaylıca anlatmadan önce, ürünün kutusundan ve kutu içeriğinden kısaca bahsetmek istiyorum.
22x21x14 cm boyutlarında bir kutu içerisinde gelen ürünün kumandası ve kendisi ayrı katmanlarda paketlenmiş. Yani tek kutu içerisinde, iki katlı bir sistem tasarlanmış. Bu arada, PTT’nin ürün Türkiye’ye girince kutuyu açup kontrol ettiğini de belirtmeliyim. Son zamanlarda bu işi sıkı tutuyorlar gibi görünüyor. Banggood’un klasik sarı renkli ambalajını çıkarıp kutuyu açtığımda, sonradan kutu içerisine yerleştirildiği anlaşılan bir koruma halkası fırlayıverdi. Ayrıca kullanım kılavuzu ve yarım sayfalık bir uyarı metni de kutuya sonradan yerleştirilmiş. Esas paketi dışarı çıkardığımda gözüme çarpan ilk husus, quadcopterin yuvasına tam olarak oturmuş olmasıydı. Bu da, taşıma sırasında cihazın hasar almamasını garanti altına almış. Batarya quadcopterin içindeydi, fakat güvenlik sebebiyle kabloları bağlanmamıştı. Kutu içinden çıkan diğer ekipmanlar ise şunlardı: 4 adet yedek pervane (2 ön, 2 arka), 1 adet pervane çıkarma aracı, 1 adet USB şarj cihazı ve kumanda. Kutu açılış videosunu aşağıdan izleyebilirsiniz.
Cihazın çalışıp çalışmadığını kontrol ettikten sonra ilk işim koruyucu halkayı monte etmek oldu. Zira bu halka hem pervanelerin etrafa zarar vermesini engelliyor, hem de düşme veya ani iniş gibi durumlarda pervanelerin kırılması gibi olumsuz durumların önüne geçiyor. Tabii bu halkanın takılmasıyla birlikte cihazın görüntüsü değişiyor (belki olumsuz anlamda), ama bu şekilde kullanılmasını mutlaka tavsiye ederim. Yeri gelmişken, cihazın malzeme kalitesinden de biraz bahsedeyim. X4 FPV, kaliteli bir plastikten üretilmiş ve boyutuna göre ağır sayılabilir. Ele alındığında bu kalite ve ağırlık hissedilebiliyor. Yere temas eden ayakları ise kauçuktan imal edilmiş ve bu ayaklar sert düşüşlerde kırılmayı engelliyor, ki ben de bizzat bunu tecrübe ettim. Pervaneler de ideal esnekliğinde. Cihazın bataryasını yuvasından çıkarıp tekrar takmak oldukça kolay, fakat anakarttan gelen kabloyu bataryanın kablosu ile birleştirmek biraz zahmetli iş doğrusu. Bunu, cihazın eksileri hanesine yazabiliriz. Soketli bir sistem olsaydı, bence çok daha pratik olurmuş.
Kullanım Detayları ve İlk İzlenimlerim
X4’ü, ilk olarak ufak bir oda içerisinde uçurdum. Cihazı çalıştırabilmek için, helikopterlerin aksine, ilk başta kumandayı açmak ve ardından bataryayı bağlamak gerekiyor ve maalesef batarya bağlanmadığı sürece kumandadan herhangi bir işlem yapamıyorsunuz. Kumanda açılıp kapatılınca da pilin bağlantısını kesip bu bağlantıyı tekrar sağlamak gerekiyor. Bu da cihazın bir eksisi. Kumanda ile cihaz arasındaki bağlantı sağlanır sağlanmaz kameradan alınan görüntü ekrana geliyor. Aktarım süresi ideal sayılabilecek ölçülerde. Bu noktada açıkçası beklediğimden daha fazlasını buldum. Cihazı bir yöne çevirir çevirmez ekrana görüntü anında yansıyor, yani gecikme yok veya çok az; fakat kameranın görüş açısı biraz dar. Bu da kullanımı zorlaştırıyor. Ekran üzerinde soldan sağa doğru sırasıyla cihazın açık kaldığı süre (saat, dakika ve saniye), kullanım modu, quadcopter içerisindeki pilin voltaj değeri (sadece uçuş sırasında) kumandadaki pillerin kalan gücü, aşağıda ise trim ayarları yer alıyor. Kumandanın menüsü ise daha önce kullandığım kumandalara göre oldukça kapsamlı. SD kartı biçimlendirme, kayıtlı videoları izleme, hassasiyet ayarlarını yapma, tarih ve saati ayarlama gibi pek çok işlev bu menüde sunuluyor. Menüye erişmek için sağ çubuğa birkaç saniye basılı tutmak yeterli. Diğer bazı tuş ve çubuklara da benzer fonksiyonlar atanmış durumda. Bazılarına basılı tutunca farklı, bir kez basınca farklı işlevler ortaya çıkıyor. Uzman modu ve kolay mod arasındaki geçişler de yine bu şekilde yapılabiliyor. Uzman moda geçildiğinde ekran üzerindeki Hubsan logosu kırmızıya dönüşüyor ve kontroller daha tepkimeli ve agresif oluyor. Bu da cihazın daha hızlı ve ani hareket etmesi anlamına geliyor.
Biraz da uçuş performansından bahsedeyim. Hubsan X4 FPV daha önce kullandığım helikopterlere göre daha stabildi, ama tam olarak beklediğimi bulamadım doğrusu. Açıkçası ben, kumandanın kontrol edilmemesi durumunda bile “havada asılı kalma” olarak tabir ettiğim pozisyonu almasını bekliyordum, fakat ilk etapta bu mümkün olmadı. “Trim” denilen ayarları biraz kurcalamak gerekecekti. Buna rağmen yine de cihazın kontrolünün helikopterlere göre çok daha kolay olduğunu ifade etmeliyim. X4’ün motorları son derece güçlü, bunu üfürme gücünden ve motor seslerinden hissedebiliyorsunuz. Rüzgara karşıysa oldukça dayanıklı. Örneğin V911 veya V912 gibi dört kanallı helikopterlerin göz açıp kapayıncaya kadar savrulduğu, hatta uçamadığı bir rüzgarlı havada X4 FPV birkaç kumanda kontrolüyle son derece rahat ve stabil bir şekilde uçmayı başarabildi. Rüzgarsız havalarda kontrol daha da kolaylaşıyor. Havalanma hızı ise oldukça iyi. 5-6 saniye gibi kısa bir sürede onlarca metre yüksekliğe ulaşabilen X4 FPV’nin menzili 100 metre civarında.

Cihazın üzerinde dört pervane olduğunu daha önce belirtmiştim. Bu pervanelerden ikisi kırmızı, geri kalan ikisiyse beyaz renkte. Bu renklendirme cihazın önünü ve arkasını ayırt etmek için yapılmış. Ön taraftaki, yani kamera yönündeki pervaneler beyaz, arka taraftaki pervaneler ise kırmızı. Bu renkler aracılığıyla kullanım sırasında cihazın yönünü tayin edebilirsiniz. Bunun yanı sıra led ışıklar da cihazın bu konudaki bir diğer artısı. Kırmızı pervanelerin altındaki ışıklar kırmızı, beyaz pervanelerin altındakiler ise mavi renkte yanıyor. Bu ışıkları isterseniz kumandadaki tuşlar aracılığıyla kapatabilirsiniz, fakat yaptığım testler sonucunda, ilginç bir şekilde bu ışıkların kullanım süresine etki etmediğini gördüm. Yani ışıklar açık da olsa kapalı da olsa uçuş süresi etkilenmiyor. Işıklarla ilgili bir diğer önemli husus da, bataryanın tükenmesine yakın bu ışıkların yanıp sönmesi. Işıkları kumanda üzerinden kapatsanız dahi böyle bir durumda ledler kendiliğinden devreye girerek yanıp sönmeye ve uyarı vermeye başlıyor.
X4 FPV 3.7 volt ve 380 mAh’lik bir batarya ile geliyor. Kullanım süresi, biraz da kullanım tipine bağlı ve beş dakika civarında. Ben ürünü sipariş ettiğim sırada bir de 500 mAh’lik yedek batarya istemiştim. Bu yedek bataryanın toplam kullanım süresini yaklaşık bir dakika artırdığını söylemeliyim. Kendi bataryası ile yaklaşık beş buçuk dakikalık bir uçuş sağlanırken, 500 mAh’lik batarya ile bu süre altı buçuk dakikaya çıktı. Bataryanın şarj edilme süresi ise yaklaşık bir saat ile bir buçuk saat arasında değişiyor. Şarj cihazı sadece USB üzerinden çalışıyor, dolayısıyla batarya şarjı için ya bir bilgisayara ya da bir güç bankasına ihtiyacınız olacak. Bunun yanı sıra cep telefonlarının elektrik şarj kutularına bağlanarak da şarj işlemini yapabilirsiniz, fakat kullanım kulavuzunda “iPhone’ların şarj cihazlarıyla kullanmayınız” uyarısı yer alıyor. Buna dikkat etmek gerekli. Bataryalar şarj olurken USB cihazı üzerindeki kırmızı ışık yanacaktır. Bu ışığın sönmesi, bataryanın şarj işleminin tamamlandığı anlamına gelir. Daha büyük kapasiteli bataryalarının şarj süresinin de doğal olarak fazla olacağı akılda tutulmalı. Kumanda için gereken pil sayısı ise dört (kullanılan pil tipi AA, yani kalem pil). Üzerindeki ekrandan dolayı kumanda çok hızlı bir şekilde pil tüketmekte. Bundan dolayı, şarj edilebilir piller kullanmanızı tavsiye ederim.

Cihaz maalesef sadece video çekimi yapabiliyor, fotoğraf çekimi imkanı yok. Video çekimini ise kumandada MicroSD kart takılı olduğu sürece mümkün. 2 ile 16 GB kapasite arasındaki MicroSD kartlar bu işlem için kullanılabiliyor. Video kaydı için ekranın sağ tarafındaki kare tuşa bir defa basmak yetiyor. Bu hususta dikkat edilmesi gereken en önemli nokta, kumandayı kapatmadan önce video kaydını durdurmak. Video kayıt tuşuna bir kez daha bastığınızda kayıt duracaktır. Bundan sonra kumandayı kapatabilirsiniz, aksi halde SD kart ve video bozulabilir, ayrıca kartı biçimlendirmek durumunda kalabilirsiniz. Çekilen videolar daha sonra kumanda üzerinden izlenebiliyor. Videoları bilgisayarda veya başka bir ortamda izlemek ise oldukça özveri gerektiriyor, zira en boy oranı kumandaya göre ayarlandığı için, bir dönüştürücü program ile boyutları uyarlamak şart. Çekilen videoların görüntü kalitesi ise maalesef vasatın altında. Özellikle titremelerde ya da sinyal kesilmelerinde zaten çözünürlüğü oldukça düşük olan görüntü sıkça bozuluyor.
Son olarak, X4 FPV’nin takla atabilme özelliğinden bahsetmek istiyorum. Takla atmaktan kastım ise, quadcopterin 360 derece dönebilmesi. Bu dönme ileriden geriye, geriden ileriye, sağdan sola veya soldan sağa yönlerinde yapılabiliyor. Bunun için cihazı uzman moduna “Expert mode” getirmeniz, ardından sol çubuğa basıp “FLIP ON” yazısının çıkmasını bekleyerek ilgili özelliği aktifleştirmeniz ve takla atmak istediğiniz yönde uçarken, önce o yönün çubuğunun tam tersi istikamette ve ardından diğer yöne yine hızlıca bir hareket yapmanız gerekmekte.
Yazımı tamamlarken, Hacettepe Üniversitesinde çektiğim ufak bir deneme uçuşu videosunu sizlerle paylaşmak istiyorum. Herhangi bir sorunuz veya katkınız olursa, sayfanın alt kısmındaki yorum kutusu aracılığıyla bunları paylaşabilirsiniz.









Merhaba ben bangood sitesinden alisveris yapmak istiyorum örnek veriyorum adreste urun 15$ turkiye kuru 2.450 tl varsayalim bu urun 36.75 tlye denk geliyor kredi kartimdan alışveriş yaptimda oduyecegim miktar bunu gecermi paypal ve nakliyeye para kesiliyormu teşekkür ederim
Burak Bey, PayPal belli oradan komisyon alıyor. Kargoya herhangi bir ücret ödemezsiniz.
Fiyati ne kadar nasıl nerden alabilirim
Yurtdışı fiyatı yaklaşık 340 TL, gümrük vs. hariç. Buraya tıklayarak satın alabilirsiniz.
Gümrüklerden geçerken sorun olmasa gerçekten çok güzel ve eğlenceli bir alet bunun go pro takılan versiyonlar var onlarda çok güzel.
isa bey merhabalar;
herşeyden önce sayfanızdan dolayı kutlarım.cok faydalı bir site olmuş.benim soracağım record tuşu gibi bir tuşta tam solda var o ne işe yarıyor teşekkür ederim iyi çalışmalar hoşça kalın
Mehmet Bey merhaba. Görüşleriniz için teşekkür ederim. Ürün şu an bende yok maalesef, ama hatırladığım kadarıyla o tuşun herhangi bir işlevi yoktu.
Tekrar merhaba isa bey hubsan h107d modelimin kumanda mesafesini ve görüntü aktarım mesafesini uzatmak istiyorum nasıl yapabilirim bilginiz varmı teşekkürler
Ergün Bey merhaba. Bunu kumanda antenini ve görüntü aktarımı antenini değiştirerek yapmak mümkün, ama tavsiye etmem. İnternette aratıp nasıl yapılacağıyla ilgili bilgiler bulabilirsiniz, ama dediğim gibi, çok tavsiye edilen bir işlem değil. Bütçenizi biraz daha artırıp daha profesyonel bir model almanızı öneririm ben.
Çok teşekkür ederim internetten araştırdım birkaç kişi yapmış ancak uçuş mesafesini gösteren video yok kumandaya ek anten takılarak yapmışlar dediğiniz gibi djı phantom 2 vision plus almaya niyetim var ancak bu modelide keyfe keder mesafe arttırabilirmiyim diye aklıma gelmişti teşekkürler
Merhaba İsa bey,
Quadcopter hobisine Nisan 2014 tarihinde başladım.
Fırsat buldukça manevra yapmaya ve tecrübe kazanmaya çalışıyorum.
Yaş 60 üzeri, olunca insan yabancı olduğu bir hobiyi biraz ürkek ve çekingen uyguluyor ister istemez.
Ama RF konusuna yabancı değilim. Amatör telsiz lisansım var ve çağrı kodum TA5A. Soracağım soru da zaten 2.4 GHz ve 5.8 GHz RX/TX boosterların yurdışından siparişi ile ilgili. 2.4 GHz boosterı P2Vision Wifi Extender’ın önüne ve 5.8 GHz RF booster’ı da Radyo kontrol çıkışına eklemek istiyorum. Amaç hem Video aktarımı, hem de radyo kontrol mesafesini arttırmak. Sipriş etmeyi düşündüğüm boosterlar SUNHANS 2.4 GHz SH24BTA-N ve 5.8 GHz. SH58GI1000. Bu cihazların siparişiyle ilgili gümrükde bir sorun çıkar mı acaba?
Bu konuda görüş bildirirseniz memnun olurum. Vergi konusu önemli değil.
Esenlikler dilerim.
Merhaba İlhan Bey,
Cep telefonu, ilaç, sıvı gibi yasaklı maddeler olmadığı sürece siparişlerde herhangi bir sorun çıkmaz. Bu ürünlerde de herhangi bir sorun çıkmayacaktır. En kötü ihtimalle gümrüğe gidip ürününüzü oradan teslim alırsınız, ama bu da bu boyutlardaki ürünler için milyonda bir ihtimal. Diyeceğim, gönül rahatlığıyla ürünlerinizin siparişini verebilirsiniz. Bu arada, YouTube kanalınıza baktım, gerçekten harika çekimler yapmışsınız Phantom 2 ile. Ben de bir haftadır Phantom FC40 kullanmaktayım. Phantom 2 ile ayrıca ilgilenmekteyim. Şimdiden iyi uçuşlar diliyorum…
Bigi için teşekkür ederim İsa bey.
FPV düşünüyorsanız ve video aktarımı/radyo kontrolü/ RX/TX cihazları ve modifikasyonları ve LRF konularında kendi seçimlerinizi yapmak istiyorsanız
P2V veya P2V+ gibi Plug and Play dronelar yerine Phantom 2’yi tercih ederdim bende. Ama Vision ve Vision+’a eklenen otonom uçuş özelliği hoşuma gitmedi değil. 🙂 Başarılar ve hayırlı günler dilerim.
Ben teşekkür ederim yorumlarınız için. Açıkçası bende Phantom FC40 var. Şu anlık memnunum, ama ekstra uçuş süresi ve daha iyi bir kamera fena olmazdı doğrusu 🙂 Peki Phantom 2 ile Phantom 2 Vision (ve Vision+) arasındaki tek fark sadece otonom uçuş mu? Bu otonom uçuş da, harita üzerinden waypoint çizip onların üzerinden kendi kendine uçması mı acaba? Teşekkür ederim tekrar…
Phantom 2 Phantom 2 Vision’dan önceki generasyon. Phantom 2’de kamera, gimbal, Audio/Video RX/TX üniteleri, antenler ve FPV uçuşlar için gözlük gibi hususlarda seçim yapma özgürlüğünüz var. P2V ve P2V+’da seçim yapamıyorsunuz. FPV video gözlük kullanamıyorsunuz. Fakat bu son iki modelde batarya kapasitesi 5200 mA/saate yükseltilmiş ve batarya bağlantısı kızaklı. Gimbal’ın 3 eksenli olmasından dolayı rüzgarlı havalarda bile kamera tripoda takılı gibi sabit duruyor ve titreşimsiz çekimler yapabiliyorsunuz. Otonom uçuş için tüm gerekli yazılım güncellemeleri yapıldıktan sonra Google Playstore’dan “DJI Vision” adlı waypoint işaretleme programını indiriyorsunuz. Atonom uçuşa hazırlanırken WiFi yoluyla P2 Vision veya Vision+1a bağlanmadan önce cep telefonunuzdan Google Earth’e gidip bulunduğunuz bölgenin haritasını indiriyorsunuz. Daha detaylı olduğu için harita görüntüsünü uydu görüntüsüne çeviriyorum ve sayfayı kapatmadan (cashe memoride kalacak) telefonun ana menüsüne dönüp ayarlar kısmına geçiyorum. Wifi üzerinden Phantom 2 Vision’a bağlanıyorum ve sonra DJI Vision yazılımını çalıştırıyorum. Ekrana kamera görüntüsü, fotoğraf ve video çekme ikonları, kamera tilt ikonu, pusula, bataryanın % kaç dolu olduğu, dronun gördüğü uydu sayısı gibi diğer telemetri bilgileri geliyor. Ekrana parmağınızla dokunarak parmağınızı sola doğru kaydırdığınızda ekrana Google Earth’den indirdiğimiz cashe hafızada sakladığımız uydu görüntüsü ve ortada ufak bir uçak ikonu geliyor. Ayrıca uçak ikonu merkezde olmak üzere 500 metre yarıçaplı bir çember. waypointları işaretlerken bu çemberin dışına çıkamıyorsunuz. Ayrıca, dünyanın her tarafındaki havaalanlarının koorditları hafızada. havaalanlarına 8km’den daha yakınlara waypoint işaretleyemiyorsunuz. Hatta otonom uçuş haricinde quadcopteri havalandıramıyorsunuz. Waypoint lar işaretlendikten sonra bu waypoint lara metre veya feet cinsinden yükseklik atamaları yapıyorsunuz. Kalkıştan önce kameranın video çekimini başlatabilirsiz. Waypoint işaretlerken uçu güzergahı üzerindeki yükseltileri dikkatli bir şekilde hesaba katmalısınız. Ben şahsen ilk waypoint noktasını kalkış noktasının 1-2 metre uzağına işaretliyorum yüksekliğini de çevredeki engellerden daha yüksek olarak belirliyorum. İşaretlediğim diğer güzergah noktalarına da aynı yükseklik atamasını yapıyorum. Hazır olduğunuzda “DONE” seçeneğini tıklıyorsunuz. “GO” tuşuna tıklayarak da P2Vision’ın kendiliğinden havalanarak otonom uçuşa başlamasını sağlıyorsunuz. Tüm waypointlara uçulduktan drone havalandığı noktanın (Home Point) üzerine dönüyor ve inişe geçiyor. Bek şahsen otomatik iniş yerine uçuş kontrolünü drone’dan devralıyorum ve inişi kendim tamamlıyorum. Otonom uçuş sırasında pilotajlıktan kurtulup sadece video ve fotoğraf çekimine odaklanabiliyorsunuz. Bir dezavantaj var. O da çekimleri sadece drone’un uçtuğu yönde yapabiliyorsunuz ve kamerayı sadece aşağı ve yukarı doğru hareket ettirebiliyorsunuz.
Aşağıdaki konuyla ilgili soru-cevap bağlantısının faydalı olacağını umuyorum.
Tekrardan hayırlı günler dilerim.
Böylesine ayrıntılı bilgiyi başka hiçbir yerde bulamazdım sanırım. Çok teşekkür ederim İlhan Bey. Açıkçası ben bu işe gitttikçe merak saldım. İnanın keşke ben de bir an önce emekli olsam da, vaktimi bunlarla geçirsem diyorum. Siz Adana’dasınız sanırım. Aslında vaktiniz olursa bir gün çıkıp Ankara’ya, Hacettepe Üniversitesine gelseniz, ne güzel olurdu. Hem bir yemek yerdik hem de güzel kampüsümüzde bol bol çekim yapardık. Açıkçası benim çevremde bu hobiyle ilgilenen kimse yok. Etrafımda ilgili kişileri görünce seviniyorum.
Kısmet İsa bey. Şu anda Toroslarda Adana’nın Pozantı ilçesine bağlı Akçatekir yaylasındayım.
Ay sonunda bir aylığına İstanbul’a geçip kızıma misafir olacağım. Bu arada 2.4 GHz ve 5.8 GHz RF boosterların siparişini verdim 2 saat kadar önce. DHL getirecek. DHL için 4-7 gün ibaresini gördüm fakat process time için 16 gün ifadesi var. Toplamda yaklaşık 23 gün gibi.
Bakalım nasıl sonuçlanacak. 🙂
Ankara’da bu hobiyle ilgili olarak yalnız değilsin aslında. ODTÜ’den mezun bir genç var. Adı Süleyman Yasin Dündar. Sanırım elektrik veya elektronik mühendisiydi. Onun merakı “TBS Discovery” quadcopterler üzerine galiba. Sanırım parçaları ayrı ayrı kit olarak yurt dışından sipariş ediyor, montaj ve kurulumu kendisi yapıyor. Kendisiyle bir kez mesajlaştım. YouTube kanalı şudur;
Emekliliğe heveslenmek için çok gençsin daha. 🙂 Önünde koca bir ömür var.
Her anını güzel yaşamanı dilerim.
Tekrardan yazışmak umuduyla..
Hayırlı akşamlar dilerim.
Beklerim her zaman diyeyim o zaman… Keşke DHL ile değil de normal kargoyla sipariş verseydiniz. Bu tür küçük boyutlu ürünler için DHL’ye gerek yok aslında. Tabii daha hızlı getirir orası ayrı. Eğer kontrol için gümrüğe girerse +10 gün daha ekleyin siz ona, ama gireceğini sanmam 🙂
Süleyman Bey ile ben bir ara görüşmüştüm sanki telefonda. Sahibinden.com’da bir ilanı vardı, onun için. Tekrar irtibata geçerim olmazsa. Dediğiniz gibi, daha çok var benim emekliliğime. Kim bilir ne teknolojiler çıkar o zamana kadar… Tekrar görüşmek üzere diyeyim. İyi uçuşlar ve şimdiden güle güle kullanın sipariş ettiğiniz ürünü 🙂
Aşağıdaki video linki P2Vision ve P2Vision+ arasında video çekim kalite mukayesesi yapmanızı sağlayacaktır.
http://www.youtube.com/watch?v=IhR_iBB9VNw
Bu videoyu izlemiştim. Gimbal çok fark ettiriyor tabii. Şart aslında bir bakıma.
Cevabınız için çok teşekkür ederim bende amacım djı phantom 2 almak ama acemiliğimi atayım diye aldım bu ürünü yinede fiyatına göre yaptıkları iyi sayılır teşekkürler
Merhaba isa bey hubsan h107d modelini aldım ancak havada asılı kalması iyi değil sürekli bi hareket halinde kendi rüzgarından etkileniyo sanırım trim ayarlarını kurcaladım ama oda sürekli değişiyor tavsiyeniz varmıdır ayrıca ayar yapabileceğim biyeri varmı teşekkürler
Ergun Bey, bu tür giriş seviyesi modellerde havada asılı kalma gibi özellikler olmaz, olsa bile bir ya da iki saniye ile sınırlıdır. Ne kadar ayar yaparsanız, voltaj düşmesi vb. sebeplerden dolayı sabit duramaz. Bunun için GPS destekli veya yükseklik koruma özellikli profesyonel modellere (DJI Phantom, Walkera QRX350 Pro, Cheerson CX-20) bakmanız gerekli.
Üstad ilgine teşekkür ederim.
aynı fiyatlar doğrultusunda sizin en beğendiğiniz ürün hangisidir yani ikisi arasında kalmadan sorayım çünkü benzer ürün çok var.
Rica ederim. O halde doğrudan Phantom FC40 alabilirsiniz. 500 Dolar kategorisinde en iyi tercih o olacaktır. Tabii bir 500 Dolar daha artırabilirseniz, kesinlikle Phantom 2 Vision derim.
Merhaba üstad
bu QR X350 ve Phantom FC40 hakkında ne düşünüyorsunuz
Teşekkür ederim
Merhaba Halil İbrahim Bey. QR X350’nin iki versiyonu var. Biri normal, biri de sonunda Pro olan. Normalinden uzak durun, çünkü paranız boşa gider. Pro’su ise (FPV sürümü) pahalı ve Phantom ile yarışamaz. Bazı konularda Phantom’dan üstü (örneğin GPS modunda konum korumada), ama diğer pek çok konuda Phantom daha iyi. Ben Phantom FC40 alırım. 499 Dolara FPV’li ve Naza M v2 kontrolcülü bir sistem satın alacaksınız sonuçta.
merhaba, syma x5c modelinide banggood sitesindenmi aldınız acaba? yada daha uygun fiyatlı bir site varmı bildiğiniz? banggood sitesinden sipariş verirsek ne kadar zamanda elimize ulaşıyor tahmini olarak istanbuldan alacağım.. şimdiden bilgilendirmeniz için teşekkürler
Merhaba Cem Bey. Evet, oradan aldım ben. En uygun fiyat orada. Yaklaşık 20-25 günde elinizde olur.
Isa bey merhaba, 300 dolara kadar bana bir quadcopter onerisinde bulunabilir misiniz?
Serkan Bey, 19 Dolar daha verebilirseniz Cheerson CX 20’yi tavsiye ederim. Artık üst sınıf quadcopter sınıfına girmiş olursunuz bu sayede, GPS, konum koruma, gimbal vs.
Hubsan h107d fpv micro drone bu modeli begendim ama kullanan yada daha farkli model tavsiye edebilcek arkadaslar varsa cok sevinirim ar drone alcaktm gakat o fiyata okadar kisitli havada kalmasindan dolayi vaz gectim onerilerinizi bekliyorum iyi aksamlar
Caner Bey, Syma X5C modelini tavsiye ederim. FPV, yani canlı görüntü aktarma özelliği yok, ama yine de başarılı bir model.
Peki goruntulu onereblcegnz varmidir dedigm model nasildir sizce bide ankarada bulabilcegim yada satan varsa benle iletisem gecebilck kisi varmi
Ankara’da maalesef satın alabileceğiniz bir yer yok. Sahibinden.com gibi sitelerdeki ilanlara bakabilirsiniz. Size tavsiyem, eğer bütçeniz 2.000 TL ve üzeri ise DJI Phantom Vision 2 almanız. Ankara’da, dediğim sitede bulabilirsiniz. Şu anda dünyanın en çok tercih edilen modelleri arasında.
Benim icin havada uzun sure kalmasi onemli 2000 tl az para deil 15 dkka duracksa pek almak istemiyorm en azindan fazla durablckse o fiyat olablir
Maalesef dediğim ürün en fazla 15 dakika civarı durabilir. Ekstra batarya alarak bunu ikiye katlayabilirsiniz ama.
merhaba isa bey
yazılarınızı yakından takip ediyorum. hubsan H107d üreticisi HUBSAN firması olduğunu ve diğer h107 modellerini bilirsiniz.
önümüzdeki hafta ithalatımız gerçekleşecek ve şimdilik sadece H107L modeli stoklarımızda olacak.
fiyat olarak 157tl düşünüyorum.
size bir tane yollayıp testiniz sonrası sayfanızda değerlendirmeni mümkünmüdür.
saygılarımla
mahmut baba
Merhaba Mahmut Bey,
Tabii ki. Kutu açış ve uçuş videosu da dahil olmak üzere böyle bir değerlendirmeyi severek yaparım.
Çok eğlenceli bir şeye benziyor fakat belirttiğiniz fiyat biraz yüksek geldi bana.
Maalesef fiyatlar Türkiye standartlarına görr biraz pahalı…
Hocam merhabalar bende bu ürünü almak istiyorum sizlere ne kadara mâl oldu acaba ve nereden aldınız yardımcı, aracı olabilirseniz çok sevinirim.
Hakan Bey merhaba,
Bana 139 Dolar + bunun üzerinden %20 vergiye, yani 166,8 Dolar x 2,25=375 TL’ye mal oldu. Banggood’dan aldım. En iyi fiyat orada.
Hocam 600 tl gibi bir bütçem var biraz daha kaliteli video çeken bir cihaz önerebilirmisiniz. ; link atarsanız çok sevinirim.
Hakan Bey, bütçenizi 650 civarına çekebilirseniz Cheerson CX-20’yi öneririm. Şuradan satın alabilirsiniz. Kendi kendine eve dönme özelliği vs. var ve kamera kalitesi oldukça iyi.
birde canlı görüntü aktarım için kamera ve birkaç şey daha almam gerekecek sanırım. bunlar neler acaba?
Tabii Hakan Bey. Bunlar öncelikle bir ekran, verici ve alıcıdır. FPV system adı altında bu parçaları bulabilirsiniz.
Merhabalar 350 Tl Gibi Bir Bütçem Var. FPV Canlı Aktarım Yapabilen Bir QuadroKopter İstiyorum Bangood Adresinde Bu Gayet Uygun Gözüküyor. Bunu Sipariş Etsem Gümrükte Kaç Paraya Patlar?
Ahmet Bey,
Büyük ihtimalle gümrüğe takılmaz bu ürün. Sadece kontrol için gümrüğe girer, o kadar.
Öncelikle tanıtımınız çok başarılı ve teşekkür ediyorum. Ancak daha iyi bir quadcopter bulduğunuz için elinizdekini satmışsınız. Bende bu aralar böyle bir araç arıyorum. Bu konuda beni bilgilendirirseniz minnettar kalırım. Teşekkür ederim.
Okan Bey,
Ben teşekkür ederim yorumunuz için. Açıkçası bütçeniz fazla olmadığı sürece iyi bir quadcopter bulmak zor. FPV, yani canlı görüntü aktarımı özelliği istemiyorsanız UDI’nin veya Syma’nın kameralı modellerine bakabilirsiniz. Ama bunların da görüntü kaliteleri vasat maalesef.
Cevap verdiğin için teşekkür ederim. Peki ürünün gümrüğe takılıp takılmadığını nereden ya da nasıl anlayabiliyoruz? verilen kargo takip numarası ile bu bilgiyi almak mümkün mü?
Rica ederim. Tabii, her şeyi kargo takip numarasıyla kontrol etmek mümkün. Gümrüğe takılan bir ürünün süreci şöyle:

Çok güzel bir izah oldu, teşekkür ederim.
Çok fazla yorum yazmasam da RC helikopterler ile ilgili yazılarını ilgiyle takip ediyorum. Gerçekten çok başarılı anlatım ve başarılı tanıtımlar. Tebrik ederim. Benim gümrük ile ilgili sorum olacak. Daha önceki yazılarında anlatacağını söylemiştin, o anlatımını bekledim; ancak gelmeyince ben sorayım dedim.
ebay, aliexpress, banggood gibi web sitelerinden satın aldığımız ürünlerde nasıl bir gümrük süreci işliyor? Üst limit nedir? Üst limit aşılınca ne yapmak gerekir? Kısacası kargolama süreciyle ilgili bir bilgi verebilir misin?
Tekrar bu incelemelerin için teşekkür ederim. Yoğunluğum biraz azalsın, ben de senin gibi bu işe biraz niyetliyim…
Görüşmek üzere.
Yorumun için teşekkürler Erkan. O yazıyı bu ayın sonuna doğru yazıp Haziranda yayımlayacağım artık. Ben yine de kısaca sana şöyle izah edeyim: Eğer ürünün fiyatı 75 € ve üzeri ise (dolar söz konusuysa 100 dolar değil, 75 €’nun dolar karşılığı olur, insanlar genelde 100 dolar diyorlar) ürün gümrüğe takılır ve ürün fiyatının %18’i oranında vergi ödersin. Gümrüğe girerse her açıdan işin zor yani… 5 günde ta Çin’den Türkiye’ye gelen bir ürün İstnabul’dan sana 15 günde ulaşır en iyi ihtimalle. Bir de, aldığın ürünün fiyatı 75 €’nun altında dahi olsa, eğer kutusu büyükse tamamen PTT memurlarının inisiyatifine göre ürünün yine gümrüğe takılır, ama bu kez bir inceleme sürecinden geçer. Senden, ürünün fiyatının 75 € altında olduğunu ispatlamanı isterler. Sen de kredi kartı ekstreni, ürün sipariş çıktısını vs. alıp gümrük merkezine gider, sadece 2-3 TL damga vergisi öder gelirsin. Bunun dışında bir de ürünün hem fiyatı 75 € altında hem de ebadı küçükse, hiçbir sorun olmaz, Türkiye’ye girişinin ertesi gününde ya da en geç 2-3 gün sonra eline ulaşır. Kısacası durum böyle. Aklına takılan başka sorular varsa yardımcı olmaya çalışırım.