Türk Korku Filmlerinde Yeni Bir Atılım: Semum

Yönetmen Hasan Karacadağ‘ın ilk yapımı olan Dabbe‘den sonra ikinci korku filmi olan Semum, 8 Şubat 2008 tarihinde gösterime girmişti. Biraz geç de olsa, gerçek bir hayat hikâyesinden esinlenilerek senaryolaştırılan bu filmle ilgili yazılıp çizilenleri okumadan ve filmle ilgili olumsuz eleştirileri unutarak, geçtiğimiz günlerde filmi seyretme imkânı bulabildim. Ayça İnci ve Burak Hakkı‘nın başrolleri paylaştıkları filmde, daha önce izlediğim The Exorcist‘e benzer bir konu gözüme çarptı: İnsan vücuduna şeytan girmesi ve bu şeytanın çıkarılması.

Filmde, Kurtlar Vadisi‘nde “Erdal” rolünden tanıdığımız Sefa Zengin dışında Nazlı Ceren Argon, Bahtiyar Engin ve hoca rolünde Cem Kurtoğlu yer alıyor. Evli bir çift ve yardımcı karakterler etrafında gelişen filmin konusu tam olarak şöyle:

27 yaşındaki Canan Karaca ve kocası Volkan Karaca, yeni aldıkları büyük bir eve taşınırlar. Her şey çok iyi giderken bir gün, sebebi bilinmeyen bir şekilde Canan’a garip şeyler olmaya başlar. Canan yavaş yavaş başka bir varlığa, kendisine hükmetmeye başlayan bir yaratığa dönüşmeye başlar. Kendisine adım adım görünen ve ona cehennem dakikaları yaşatan bu varlık, karabasanlarla başlayan işkencelerini, Canan’ın bedenini ele geçirerek devam ettirir. Şeytan’ın en sadık hizmetkarı Semum, kendisine hedef olarak neden Canan’ı seçmiştir ve ona ne yapacaktır? Sıradan bir insan için cehennemin kapısı nasıl açılır? (Kaynak: sinema.com)

Konu, The Exorcist’in konusu ile benzer olsa ve bu durum “filmin olumsuz tarafları” hanesine yazılsa da, filmin Türk sinema endüstrisine getirdiği yenilikler yok değil: Tamamen dijital ortamda çekilen sahneler bu yeniliklerden birisi. Değişik kamera açıları, müziklerin ve ses efektlerinin uyumu gibi konularda da başarılar sağlayan film, izleyicileri tarafından pek fazla beğenilmese de değişik noktalarda denemeler yapıyor. Özellikle, başka hiçbir filmde rastlamadığım bir husus dikkatimi çekti: Filmin başlarından itibaren, sanki yaratığın gözünden görülüyormuş gibi yansıtılan görüntülerin aslında, olayların ortasındaki komşu evin çatı katındaki köpeğin gözünden veriliyor olması.

Dijital ortamda oluşturulmuş Semum canlandırması
Dijital ortamda oluşturulmuş Semum canlandırması

Filmin olumsuz yönlerinden biri de, korku filmi severlerin pek hoşlanmayacağı, yaratığın, zamanından önce gösterilmesi ve gizemini kaybetmesidir. Bunun dışında, The Exorcist’te ana konu Hristiyanlık etrafında şekilleniyorken, Semum’da ise İslamî unsurlara değiniliyor.

Bugüne kadar çekilen Türk filmleri arasında özel efektleri ile adından söz ettiren Semum’un, hakkında pek çok açık veren tanıtımını aşağıdan izleyebilirsiniz.

Fikrimce, filmin konusu daha cazip hâle getirilebilir ve benzer filmler arasından sıyrılması sağlanabilirdi. Buna rağmen, kendisine çok fazla olumsuz eleştiri getirilse de filmin, yerli yapımların kalitesinin artırılması adına yapıcı eleştirilere ihtiyacı olduğunu düşünüyorum. Bu gibi yapımlar sayesinde ilerleyen zamanlarda Hollywood yapımlarına yakın, hattâ onlarla eşdeğer kalitede filmler çekilebileceğine inanıyorum.