Malta’da Gezilecek ve Görülecek Yerler
Geçen ay kaleme aldığım “Malta’da Üç Ay” başlıklı yazımda, Malta ile ilgili genel hususlara değinip izlenimlerimi aktarmış, tavsiyelerime yer vermiştim. Bu yazımda ise, Malta’da gezilip görülmesi gereken tarihî-turistik yerleri sıralayıp buralarla ilgili olarak edindiğim genel bilgileri, ulaşım bilgilerini, tavsiyelerimi ve izlenimlerimi aktarmaya çalışacağım.
Malta, daha önceden de bahsettiğim üzere, son derece ufak bir ülke. Dolayısıyla ülke içi ulaşım hiç de zor değil. Ülkede metro, tren, uçak gibi ulaşım araçları da bulunmadığı için gideceğiniz yerlere ya kara yoluyla ya deniz yoluyla ya da yürüyerek ulaşmanız gerekiyor. Esasında Malta, sadece bir haftada gezilebilecek bir ülke. Bu bakımdan, bir haftalık otobüs bileti satın alıp sadece bu bir hafta içerisinde Malta’yı gezme sürecini tamamlamanız ekonomik açıdan daha avantajlı olacaktır. Bir hafta bile Malta’nın hemen her yerini görmeniz için fazlasıyla yeterli olacaktır. Planlarınızı bu durumu göz önünde bulundururak yapmanız bütçe ve vakit açısından sizin için önemli bir durumdur.
Malta’yı gezmeye başlamadan önce bazı tavsiyeler
1. Rotanızı iyi çizin. Bir şehri ya da bir turistik mekanı ziyaret etmek ortalama yarım gün tutmaktadır. Dolayısıyla bir gün içerisinde iki, hatta üç yeri gezebilmeniz mümkün. Yazı içerisinde, mekanlara ne kadar süre ayırmanız gerektiğini belirteceğim.
2. Arriva’nın güncel otobüs rotalarını ve hareket saatlerini gösteren, aynı zamanda bir Malta haritası da sunan ücretsiz broşürü her zaman elinizin altında bulunsun. Bu bröşürü Valletta’daki merkez otobüs durakları başta olmak üzere belli başlı otobüs duraklarından edinebilirsiniz. Yalnız, bu broşürlerin her mevsim değiştiğini ve güncellendiğini de hatırlatayım.
3. Yaz aylarında, sıcak havalarda dolaşmak son derece zor ve yorucu. Yoğun nemden ve yakıcı güneşten dolayı geziniz bir eziyete dönüşebilir. Biraz kapalı ve serin havalar, geziniz için ideal olacaktır. Planınızı yaparken hava durumunu sık sık kontrol edin ve mümkün olduğunca serin havalarda dışarıda bulunmayı tercih edin. Sonbaharda ise yanınızda devamlı bir şemsiye ve mümkünse yağmurluk bulunsun. Beklenmedik bir anda, birkaç dakikalığına da olsa bardaktan boşanırcasına bir yağmura maruz kalabilirsiniz. Ayrıca, hava durumuna ve gideceğiniz yere göre hırka ya da mont tarzı bir giyecek de her ihtimale karşı yanınızda bulunsun.
4. Mümkünse yanınızda bir sırt çantası taşıyın ve bu çantanın içerisinde bol bol bisküvi, çikolata gibi atıştırmalık yiyecekler bulundurup suyunuzu eksik etmeyin. Zira, bazı yerlerde ve belli saatlerde açık market ya da lokanta bulamayabilir ya da ziyaret ettiğiniz yere göre 0.5 litrelik bir suya bile fahiş ücretler ödemek zorunda kalabilirsiniz.
5. Fotoğraf makinenizi yanınızdan ayırmayın, çünkü sık sık fotoğraf çekme ihtiyacı hissedeceksiniz. Fotoğraf makinenizin ve cep telefonunuzun bataryasının da yola çıkmadan tam dolu olduğundan emin olun. Hatta mümkünse bir navigasyon cihazı ile gezinize başlayın. Açıkçası ben cep telefonumda yüklü olan navigasyon programının çok faydasını gördüm.
Tavsiyelerden sonra, Malta’nın gezilecek belli başlı noktalarını adım adım anlatmaya başlayabilirim.
Başkent Valletta
Geziye Malta’nın başkenti Valletta ile başlamak sanırım en doğrusu olacaktır. Başkent olması dolayısıyla buraya tüm şehirlerden otobüsle ya da Sliema’dan deniz araçlarıyla ulaşabilirsiniz. Deniz araçlarıyla ulaşırken, mavi renkteki tekneyi tercih edin ve yanınızda öğrenci kimliğiniz varsa mutlaka gösterin. Bu sayede 1.5 € karşılığında Sliema’dan Valletta’ya geçebilirsiniz. Yürümeyi seviyorsanız, buraya yürüyerek de gidebilirisiniz. Örneğin bizim yaşadığımız Gzira adlı şehirden Valletta yaklaşık 5 kilometre mesafede idi (bir yetişkin normal adımlarla 1 kilometreyi ortalama 15 dakikada kat edebiliyor. Bu da, 1 saat 15 dakika içerisinde Valletta’da olabileceğimiz anlamına geliyor). Bir şehri tanımanın en iyi yolunun o şehrin sokaklarında yürümek olduğunu da düşünürsek, bazen yürümenin, gezinizi daha anlamlı kılacağını rahatlıkla söyleyebilirim.

Valletta’ya özellikle cumartesi günleri sabah erken saatlerde gitmenizi tavsiye ederim, çünkü bu saatlerde şehrin meydanında çeşitli gösteriler düzenleniyor ve meydanın hemen yan sokaklarında ise bir pazar kuruluyor. Bu pazarda çanta, hediyelik eşya, numaralı gözlük, elbise, el işi danteller gibi şeyler bulabilirsiniz., Marsaxlokk (Marşaşlok)’ta Pazar günleri kurulan pazar kadar büyük olmasa da, uygun fiyata birkaç parça eşya satın alabilirsiniz.

Burada görülmesi gereken binaların başında, belki de Valletta denilince akla gelen ilk şey olan St. John Katedrali geliyor. Malta’nın en büyük yapılarından birisi olan bu katedral, kartpostallarda, fotoğraflarda vs. sıkça yer alıyor. Malta Hükümet Binası ve Kütüphanesi ise ziyaret edilmesi gereken diğer mekanlar arasında. Ayrıca, Valletta’nın biraz dış taraflarında bekleyen faytonlar ile de şehrin belli kısımlarını gezebilirsiniz. Yalnız, sıkı bir pazarlık yapmayı unutmayın, fiyatı yarı yarıya düşürebilirsiniz.

Valletta’da bulunan müzelerin belli başlıları ise şöyle:
• Ulusal Arkeoloji Müzesi (National Museum of Archaeology)
• Ulusal Güzel Sanatlar Müzesi (National Museum of Fine Arts)
• Saray Cephaneliği (The Palace Armoury)
• Ulusal Savaş Müzesi (National War Museum)
• Casa Rocca Piccola
• Oyuncak Müzesi (Toy Museum)
Bu müzelere giriş ücretli, fakat Heritage Malta’ya üye olursanız, 35 € karşılığında Heritage Malta müzelerine ücretsiz ve sınırsız bir şekilde girebilirsiniz. Müzeler dışında Valletta’nın deniz kenarında kalan şeridini dolaşarak da pek çok tarihi yapı ve kale görebilirsiniz. Bunun dışında, alışveriş tutkunları için de burada pek çok dükkan mevcut. Valletta’yı tamamen keşfedebilmeniz için sabahtan akşam saatlerine kadar tam gününüzü buraya ayırmanız gerekmekte.
Malta’nın Tarihi Başkenti: “Sessiz Şehir” Mdina
Mdina için “şehir” tabirini kullandım, fakat aklınıza günümüzdeki şehirler gelmesin. Burası, etrafı surlarla çevrili, geniş bir meydana ve dar sokaklara sahip klasik bir orta çağ şehri. Şehir, Malta’ya hakim bir tepenin en yüksek noktasına kurulmuş. İlk kez Fenikeliler tarafından kullanılmış olan bu şehrin bir tarafı hendeklerle, diğer tarafı yükseltilerle çevrili. Buraya girer girmez kendinizi orta çağda hissediyorsunuz bir anda. Malta’da beni etkileyen nadir mekanlardan birisi Mdina.

Burada Mdina Experience ve Malta Knights adlı sinevizyonları izleyebilir, Malta’nın en yüksek noktasından tüm Malta’yı gözlemleyebilir, Doğa Tarihi Müzesini ve Mdina Zindanlarını (diğer bir deyişle İşkence Müzesini) ziyaret edebilir, St. Paul Katedralini görebilir ve bol bol fotoğraf çektirebilirsiniz. Ayrıca Mdina Glass adlı dükkanda özgün ve göz alıcı, el yapımı cam ürünlerini bulabilirsiniz. Buradaki hediyelik eşya satan dükkanlardan sevdiklerinize hediyeler de alabilirsiniz, fakat fiyatların biraz “el” yaktığını, aynı ürünü, Mdina’nın 500 metre ilerisindeki Rabat adlı şehirden üçte iki fiyatına alabilmenin mümkün olduğunu da belirteyim.

Rabat’tan söz açılmışken, Mdina surlarının dışındaki esas Malta şehrini, yani Rabat’ı da aynı gün içerisinde gezebileceğinizi söylemeliyim. Burası, sıradan bir Malta şehri. Aslında şehirden de ziyade küçük bir kasaba. Meydanında oturup dinlenebilir ve ortadaki ilginç havuzu seyredebilirsiniz. Bu havuzun daha büyüğü Sliema civarlarında mevcut. Havuzun ortasında bir küre var ve bu küre sanırım suyun kuvveti ile hareket ediyor.

Buraya Valletta’dan hareket eden 51, 52 ya da 53 numaralı otobüslerden biriyle ulaşabilirsiniz. Yarım gününüzü (müzelerin tamamını gezerseniz biraz daha fazlasını) Mdina ile Rabat’a ayırabilirsiniz.
Temel Reis’in Köyü, Popeye Village
Bizim “Temel Reis” olarak tanıdığımız Popeye’ın 1980 yılında çekilen filmine ev sahipliği yapan Popeye Village (Temel Reis Köyü), film çekimi tamamlandıktan sonra, set içerisindeki yapıların korunmasıyla turistik bir cazibe merkezi haline dönüştürülmüş. Film setine giriş normalde 15 €, fakat belli dönemlerde bu ücret 10 €’ya kadar düşüyor. 15 dakikalık tekne turu, bir adet ücretsiz kartpostal, Temel Reis filminin belgeselini izlemek, film seti içerisindeki sahili ve su oyuncaklarını (trambolin vs.) kullanmak da bu ücrete dahil. Set, saat 9 ile 17.30 arasında açık.

Buraya girer girmez kendinizi bir çizgi filmin ya da animasyonun içerisinde hissediyorsunuz. Her şey o kadar düzenli ve ayrıntılı bir şekilde hazırlanmış ki, hayran kalmamak elde değil. Set içerisindeki evlere girebiliyorsunuz ve belediye başkanının evi olarak tasarlanmış evde tavus kuşları ile fotoğraf çektirebiliyorsunuz. Her ne kadar çocuklar için tasarlanmış bir set olsa da, biz büyükleri de çocukluk zamanlarına döndürmeyi başarıyor burası. Biz de köyü gezip her saat başı düzenlenen tekne turuna katılıyor, ilgili belgeseli izliyor ve ardından bol bol fotoğraf çektirip kartpostalımızı da aldıktan sonra buradan çıkıyoruz.

Buraya, 41 ya da 11 numaralı otobüsleri kullanarak ulaşabilirsiniz. Melieha Bay durağında otobüslerden indikten sonra, yolun karşı tarafında bekleyen ve her 15 dakikada bir hareket eden kırmızı renkli Popeye Village minibisüne 1 € ödeyerek ya da yaklaşık bir kilometre yürüyerek setin girişine ulaşabilirsiniz. Yaklaşık bir-iki saatinizi buraya ayırabilirsiniz.
Üç Şehir (Three Cities)
Fenikeliler tarafından da kullanılmış olan ve Malta’nın en eski şehirleri arasında sayılan Bormla, Birgu ve Isla şehirleri, genel olarak “Üç Şehir” olarak anılıyor burada. Bu şehirler Valletta’nın tam karşısında ve 1, 2 ya da 3 numaralı otobüslerle buraya ulaşabilmek mümkün. Körfezler arasına konumlandırılmış bu şehirlerin hepsini gezebilmek için belki bir günden fazlasını ayırmanız gerekebilir. Ben tamamını gezemedim, fakat tarihî yapılardan ve müzelerden hoşlananlar için olmazsa olmazlar arasında burası. Savaş müzesi gibi çeşitli müzeler ve dünyanın en büyük topu olarak da tanınan Rinella topu da bu şehirlerin içinde ya da etrafında bulunuyor. Tabii her yerde olduğu gibi bu müzeleri ziyaret etmek ya da Rinella topunu görmek de belli bir ücrete tabi.

Balıkları ve Büyük Pazarıyla Marsaxlokk
Valletta’dan hareket eden 81 numaralı otobüsle ulaşabileceğiniz Marsaxlokk, geçimini balıkçılıkla sağlayan insanların yaşadığı ufak bir yerleşim birimi. Burada her pazar saat 09.00 ile 15.00 arasında büyük bir pazar kuruluyor. Bu pazarda elbiseden hediyelik eşyaya, gıda ürünlerinden elektronik cihazlara kadar hemen her şeyi çok uygun fiyata bulabilmeniz mümkün. Özellikle deniz ürünlerini sevenler, burada her türlü deniz ürününü, hatta çok daha fazlasını rahatlıkla bulabilirler. Biz de bu pazardan biraz meyve, bir terlik ve bir de elektrik prizi çeviricisi aldık.

Marsaxlokk’un bir diğer önemli tarafı ise, burada pek çok balık lokantasının bulunması. Bir akşam üstü buraya gelip ya da pazarı dolaşıp yorulduktan sonra istediğiniz balığı sipariş ederek, afiyetle yiyebilirsiniz bu lokantalarda. Fiyatlar 3-4 €’dan başlıyor ve 100 €’lara kadar çıkabiliyor. Ender bulunan deniz ürünlerinin fiyatı doğal olarak daha fazla. Yarım gününüzü, belki biraz daha fazlasını Marsaxlokk pazarına ve balık lokantalarına ayırabilirsiniz.
Blue Grotto ve Deniz Mağaraları
Rabat’tan ya da havaalanından hareket eden 201 numaralı otobüsle ulaşılabileceğiniz Blue Grotto, aslında geniş deniz mağaralarından ibaret. Belli bir ücret karşılığında, tekne üzerinde bu mağaraları gezebilirsiniz. Öğlen saat 1’e kadar, güneş ışığının mağara tavanlarından geçip suya yansıması, Blue Grotto’ya apayrı bir güzellik katıyor. Ayrıca, 2004 yılında vizyona giren Truva filminin bazı sahnelerinin burada çekilmiş olduğunu da belirteyim. Yarım gün burayı görmek için yeterli olacaktır.

Marsa’da Türk Şehitliği
1565’teki Malta kuşatmasında şehit düşen Türk askerlerin anısına, 1874 yılında Sultan Abdülaziz tarafından yaptırılan bu şehitlik, Eşref Bey tarafından I. Dünya Savaşından sonra tamir ettirilmiş. Buna rağmen, şehitliğin bugünkü durumu içler acısı. Açıkçası, şehitliğin yeniden yapılandırılması ve temizlenmesi, hatta turizme açılması çok yerinde bir karar olur. Güncelleme: Malta Büyükelçiliğimizde çalışan Meriç Bey’in verdiği bilgilere göre, şehitlik restorasyon sürecine girmiş. Ancak yine de şehitliği ziyaret etmek isterseniz, Büyükelçiliğimiz ile irtibata geçebilirsiniz. Bu durumda bir elçilik görevlisi gelip kapıları açıyor (bilgi için Elçilik çalışanı Meriç Bey’e teşekkürler). Eski ve yeni mezarların yan yana bulunduğu bu şehitliğe ulaşmak için Valletta’dan hareket eden 71 ya da 72 numaralı otobüsleri kullanıp Ottoman durağında inmeniz gerekli. Şehitliğin tamamını gezmek için 15-20 dakikanızı ayırabilirsiniz.

Dingli Cliffs (Dingli Uçurumları)
İsmini Dingli köyünden alan bu uçurumlar, Rabat’a iki kilometre uzaklıkta. 52 numaralı otobüs ile buraya ulaşabilirsiniz. Uçurumlar, deniz seviyesinin 250 metre yukarısında, böylelikle Malta kıyı şeridinin en yüksek noktasını oluşturuyor. Kenarlarda yürümek oldukça tehlikeli, fakat bir o kadar da heyecan verici. Özellikle gün batımında, burada muhteşem bir manzara oluşuyor ve doyumsuz bir göz ziyafetine başlıyorsunuz. Sıcak yaz günlerinde Akdeniz’in ferahlatıcı havasını da buradan soluyabiliyorsunuz. Uçurumların hemen yanında ise bir radar binası ve kilise bulunuyor. Dilerseniz buraları da ziyaret edebilir ve fotoğraf çektirebilirsiniz. Yarım gün, burayı ve Dingli’yi görmek için yeterli olacaktır.

Gozo
Gozo, Malta’nın kuzeyinde, Malta’dan daha ufak bir ada. Esasında burada Malta’dakilerden farklı gezip görülecek pek fazla bir yer yok, fakat sadece Azure Window için bile buraya gelmeye değer. 11 ya da 41 numaralı otobüslerle Cirkewwa’ya, buradan da feribot ile Gozo adasına geçebilirsiniz. Tabii bir de limandan ada merkezine ya da gideceğiniz şehre ulaşmanız gerekiyor.

Feribottan iner inmez tur firmaları ya da taksiciler gideceğiniz yere ulaştırma teklifinde bulunuyorlar. Pazarlık yaparsanız 4-5 € gibi bir ücret karşılığında Gozo’nun merkezine taksiyle ulaşabilirsiniz. Bunun dışında, 20 €’ya “Hop On & Hop Off” otobüsü olarak adlandırılan üstü açık otobüslerle şehrin belli kısımlarını gezebilirsiniz. Biz 1 günlük Arriva otobüs bileti almayı tercih ettik. Bu arada önemli bir hususu aktarayım: Malta’daki otobüs biletleri burada geçerli değil. Dolayısıyla Gozo’da aynı bilet için tekrar ücret ödemeniz gerekiyor. Tek fark ise, bilet üzerindeki Arriva logosunun siyah değil de kırmızı ile yazılmış olması! Ayrıca, feribot biletini de Gozo’ya giderken değil, dönüşte Gozo’daki feribot terminalinden alıyorsunuz. Ücreti ise 4.65 €. Feribotun bilhassa akşamları, hareket saatini öğrenin, aksi halde 10 saniye geç kalıp feribotu kaçırsanız bile, bizim gibi 1 saat terminalde beklemek zorunda kalabilirsiniz. Açıkçası bir de, bulunduğumuz şehir olan Gzira’dan Gozo’ya gidiş-geliş hemen hemen 5 saat sürdü. Bunda, hafta sonundaki turist trafiğinin ve otobüs biletlerinin şoförden alınmasının meydana getirdiği beklemelerin payı da büyük. Bir durakta bazen 9-10 dakika beklediğimiz oldu sadece bu yüzden. Bir de oturacak yer bulamayıp ayakta yolculuk ederseniz, hayli yorulacaksınız demektir. Bunları düşünerek erken saatlerde Gozo gezinizi gerçekleştirmeniz yerinde olacaktır.
Gozo limanından 301 ya da 303 numaralı otobüslerle yaklaşık 15-20 dakika içerisinde merkez şehir olan Rabat’a, diğer adıyla Victoria’ya ulaşabilirsiniz. Saat 14.00’e kadar Victoria’nın merkezinde bir pazar kurulu oluyor genellikle. Buradan ve pazar civarındaki dükkanlardan uygun fiyata hediyelik eşyalar satın alabilirsiniz. Buradan yukarı doğru çıkınca, Gozo’nun gezilip görülecek mekanlarından birisi olan Victoria Hisarını ziyaret edebilirsiniz. Gozo’nun hemen hemen tam ortasına ve en yüksek tepesine inşa edilmiş bu hisarın surlarından muhteşem Gozo manzarasını seyre dalabilir ve bol bol fotoğraf çekebilirsiniz. Bu hisar içerisinde, yine belli bir ücret karşılığında eski zindanları, Millî Bilim Müzesini ya da Folklor Müzesini görebilirsiniz.
Azure Window, Uçurumlar ve İç Deniz
Gozo’da, hatta üç aylık Malta yaşamımda beni en çok etkileyen yer Azure Window ve hemen yanı başındaki uçurumlar oldu. Her zaman öyle midir bilmiyorum, fakat Azure Window’u ziyaret ettiğim sırada deniz son derece dalgalı ve hava da bir o kadar rüzgarlıydı. Bundan dolayı, yüksek kayalıklara vuran dalgalar ve etrafa dağılan sular enfes bir görüntü oluşturuyordu. İç denizin yukarısından aşağıya bakmak, suyun oyduğu kayaların üzerinde yürümek, uçurumlara tırmanıp dalgalı denizi seyretmek, kıyıya olağanca hızıyla vuran dalgalarda ıslanmak… Tüm bunları Victoria’dan hareket eden 302 numaralı otobüsle ulaşabileceğiniz Azure Window ve civarında yaşayabilirsiniz. Ne demek istediğimi, aşağıdaki videoya ve fotoğraflara bakınca daha iyi anlayacaksınız.
Biraz ıslandık, ama doğrusu buna değdi!
Sahilleriyle Malta
Malta’da rahatlıkla denize girebileceğiniz çok sayıda sahil var. Bunlardan bazıları kayalık olsa da, çoğu kumlu ve oldukça sığ. Hatta Melieha sahilinde neredeyse 100 metre ilerleseniz dahi su ancak boynunuza ulaşıyor. Melieha’dan sonra Golden Bay, Paradise Bay, Balluta Bay, Ghadira Bay, St. George Bay, St. Paul’s Bay ya da Paceville gibi pek çok sahilde denize girebilir ve serinleyebilirsiniz. Bunlardan Golden Bay ve Melieha, tavsiye edeceğim sahillerden ilk ikisi olacaktır. Buralara Valletta’dan hareket eden otobüslerle ulaşabilirsiniz. Yalnız, güneş kreminizi yanınızda götürmeyi unutmayın, aksi halde denize girdikten sonraki üç-dört gününüz oldukça zor geçebilir.

Comino ve Blue Lagoon
Malta ve Gozo adalarının arasında kalan Comino’yu kimsenin yaşamadığı ıssız bir ada olarak tanımlasak yeridir. Bu üç kilometrekarelik ufak adada, denizinin temizliği ve maviliğiyle ünlü Blue Lagoon ve bir de ufak bir kale yer almakta. Blue Lagoon, berraklığı ile, özellikle giriş seviyesi dalış takımları (şnorkel) kullananlar için, bulunabilecek en iyi sahillere sahip. Buraya, Cirkewwa’dan hareket eden botlarla ya da Sliema gibi turistik şehirlerdeki tur firmaları aracılığıyla ulaşabilirsiniz.











































faydalı bilgiler için tesekür ederiz
isa bey cimkervadan araba ile gozo geçiş varmı bilgi verebilirmisiniz
iyi günler oncellikle yazınız icin tesekkurler. bende dıl kursuyla oraya gıtmeyı planlıyorum tahmını kac gunde tum ıslemlerımı halledebilirim
Emeğinize sağlık .Çok faydalı bilgi edindim sayenizde .TEŞERKÜR EDERİM
Bilgilendirme için çok teşekkürler. Bende Haziranda dil okulu için St. Julians a gidiyorum . Gittiğim yerden çevreye ulaşım kolay mı ?
MaltaAir le Luca hv.alanına gidiş-dönüş 2×70=140 avrodur.Hv.Alanından Sliema oteller bölgesine X2 otobüsü ile 24 saatlik bilet 2.60 avrodur.Sliema da Ponsoby durağında inin (otobüslerde duraklar next stop olarak yazıyor-halkı da yardımsever).Milano due veya daha ilerideki 59 kapı nolu Sliema hotel kahvaltı dahil double bed 50 avro.Pahallı ise oradan geçen 12-13 nolu otobüsler ile Pembroke ye gidin plaj kenarı 12 avro ya apart oteller var.Gozo adasına gitmeyin çorak-taşlık bir yer.Sliema da ferry bot iskelesinden kırmızı hop on-off 2 katlı otobüsle 15 avro ya tura katılın liman turu da bedavaya gelsin.Sliema ferry karşı sokağında az yokuş çıkın Türk lokantası var bol kepçe çorba-ekmek 2.5 avro.Avrupa da böyle ucuz bir tatil görülmemiştir.Tekrar gideceğim.
Merhaba,
Araba kiralarsak park problemi yaşar mıyız gittiğimiz yerlerde acaba, Gozo adasına arabayla geçmek nasıl bir fikir?
Merhab İsa bey,
Malta’ya bir seyahat planlamak istiyorum ancak kalınacak yer konusunda karar veremedim doğrusu.Yazınızdan anladığım kadarıyla her yere “Arriva” denen toplu taşıma araçları ile ulaşabiliyoruz.Benim birkaç sorum daha olacak netiğe kavuşturmak istediğim,cevaplarsanız memnun olurum.
1-3 günlük bir seyahatte balık pazarı-gozo ve merkezdeki tarihi bölgeleri gezmek istersek hangi şehirde kalmalıyız.
2-Citysightseeing turları tüm adayı dolaşıyor mu?Hayır ise adanın hangi tarafını önerirsiniz.
3-havalalanı ve merkez ulaşımı toplu taşıma ile sağlanabiliyor diye anladım,zahmetli midir?
Cevaplarını için şimdiden teşekkürler.
Merhaba Murat Bey,
Sorularınıza şöyle cevap vereyim:
1. Valletta civarlarında kalabilirsiniz. Belirttiğiniz noktalara ulaşabilmek için Valletta’daki merkez otobüs duraklarını kullanmanız gerekecek çünkü. Tabii Gozo için bir de feribot.
2. Tüm adayı dolaşanlar da var, ama özellikle Mdina ve Valletta taraflarını öneririm ben.
3. Hayır, havaalanına şehrin pek çok noktasından tek otobüs ile ulaşabilirsiniz.
İyi yolculuklar dilerim.
İsa Bey öncelikle verdiginiz bilgiler icin teşekkür ederiz. Bizim icin aydinlatici oldu ve fazlasıyla istifade ettik. Ancak Şehitlik ile ilgili bir güncelleme yapmak istiyorum. Böylelikle bu sayfayı ziyaret edenler bizim son tecrübemizden faydalanabilir. İlk olarak otobus numaraları değişmiş ve Valetta’dan kalkan 71 ve 72 numaralı otobüslere binip Ottoman durağında inmek gerekiyor Şehitliğe gidebilmek icin ve maalesef otobüs şoförleri dahil burayı pek bilmiyor. Resmi ismi “Turkish Military Cemetry”. İkincisi, artim Şehitliğe girmek mümkün degil çünkü tüm boşluklar kapatılarak sivri uzun demirlere çevrilmiş. Dolayısıyla Sultan Abdulaziz’in yadigarini ancak kapının dışından görmek ve oradan şehitlerimize bir fatiha okumak ile yetinmek gerekiyor.
Yusuf Bey,
İlginiz için teşekkür ederim. Ben de yazıda gerekli güncellemeleri yaptım. Anlaşılan, dediğiniz gibi, sadece dışarıdan bakmakla yetineceğiz bundan böyle…
Mrb isa bey oncelikle bizimle paylastiginiz bilgiler icin cok tesekkur ederim. Bir cok sorum var ama oncelikle endiselendigim konuyu paylasmak istiyorum. Maltaya yalniz gidiyor olmam biraz endiselendiriyor.
Merhaba,
Malta’ya yalnız gidebilirsiniz. Bu bir sorun teşkil etmez. Malta, genel itibariyle güvenli bir ülke.
gozo adasına günübirlik turlar var mı acaba?
Evet Selim Hanım,
Pek çok tur firması -ki bunlara Sliema civarlarında adım başı rastlıyorsunuz- Gozo’ya günübirlik turlar düzenliyor. Kendiniz gitmek isterseniz de, Cirkewwa’daki feribotları tercih edebilirsiniz.
24.4.2013 sabah 9da Maltada olacagım 7 saat kalacağım zamanı nasil verimli kullanabilirim
1 temmuzda maltadayız bilgileriniz eminim çok işimize yarayack teskkurlr
Arkadaşlar dil okuluna gideceğim de Eylül’de aslında bütün seçenekler açık. Malta, Amerika ve İngiltere’ye gidecek durumum var. Ama benim gönlüm Malta’dan yana bunun sebebi de gece hayatı ve eğlencenin bol olması. Sizden bana akıl verebilecek var mı acaba?
malta ya gitmek için 3 büyük sebep söyler misiniz bana ?
isa bey merhaba.
temmuz’un ilk haftası malta seyahat’ı düşünüyoruz ben eşim ve 8 yaşında oğlum var acaba çocuk için malta uygun bir gezi prokramında olabilirmi?malta tanıtımı içinde ayrıca teşekür ederim…
Merhaba Murat Bey,
Çocuklar için Malta’da gezilip görülecek yerlerin sayısı oldukça az. Temel Reis Adası (Popeye’s Island) ve birkaç ufak mağaza dışında çocukların ilgisini çekecek mekanlar mevcut değil burada. Fakat yüzmeyi seviyorsa, o açıdan iyi olacaktır diye düşünüyorum.
Merhaba İsa bey,
3 arkadaş 1 Temmuz itibari ile Malta’ya gitmeyi düşünüyoruz. Ev Kiraları hakkında bilgi verir misiniz?
Merhaba Oğuzhan Bey,
Ev kiralarıyla ilgili güncel bilgilere http://www.remax-malta.com adresinden ulaşabilirsiniz. İkamet edeceğiniz bölgeye göre sorgulama yapabilirsiniz. Yaz aylarında kira ücretlerinin daha da arttığını belirteyim. Evin niteliğine göre Sliema-Gzira civarlarında 300-600 € arasında fiyatlara denk geleceksiniz büyük ihtimalle.
Kasım ayında yaptığım Malta gezis; bu ülke ile ilgili verdiğiniz bilgiler sayesinde çok güzel ve programlı geçti. Eliğinize, emeğinize sağlık, çok teşekkürler…..
Mart ayında ec dil okulunda 2 haftalık bir kursa katılacağım,yazılarınızdan çok yararlandım,teşekkürler……….
bişey sorabılırmıym bu yaz bnde anı kursa gıdıcem acaba nasıl gectı nasıl degerlendrmlym yrdmcı olrmusnz
Gozo da bir workshopa katılmak üzere Eylül ayında Malta’ya gideceğiz. Düzgün Türkçe’niz ile güzel, kısa ve net bir tanıtım olmuş. Teşekkürler.
Eline emeğine sağlık gerçekten çok faydalı ve tanıtıcı olmuş. Kesinlikle gidilip görülesi bir ülkeye benziyor. İnşallah ileride birlikte gitme fırsatımız olur. Kendinize iyi bakın özledim ikinizi de.
Vermiş olduğunuz bilgiler için çok teşekkürler .Kızım gzira da iş buldu çalışmaya başladı ve iş yerine 10 dakikalık bir südütyo daire bulmuş 750 yuro kiralık ev tutmuş normal fiatı mı ? vardiyalı bir iş olduğundan gece çıkışlarında bir kız için tehlike var mı ? 1300 yuro maaş kira+gıda vs giderlerden sonra (müsrifliği yoktur) para arttırabilir mi ? teşekkürler 7.2.2018
Merhaba. Fiyatlar artmış olmalı. Evin durumu iyiyse ve eşyalar da sağlam, temiz ise fiyata normal diyebiliriz. Geceleri hiçbir tehlike olmaz. Evet, para artırabilir çok fazla harcama yapmazsa.
Verdiğiniz bilgiler için sayfa dostları ve kendi adıma teşekkür ederim