Malta’da Gezilecek ve Görülecek Yerler
Geçen ay kaleme aldığım “Malta’da Üç Ay” başlıklı yazımda, Malta ile ilgili genel hususlara değinip izlenimlerimi aktarmış, tavsiyelerime yer vermiştim. Bu yazımda ise, Malta’da gezilip görülmesi gereken tarihî-turistik yerleri sıralayıp buralarla ilgili olarak edindiğim genel bilgileri, ulaşım bilgilerini, tavsiyelerimi ve izlenimlerimi aktarmaya çalışacağım.
Malta, daha önceden de bahsettiğim üzere, son derece ufak bir ülke. Dolayısıyla ülke içi ulaşım hiç de zor değil. Ülkede metro, tren, uçak gibi ulaşım araçları da bulunmadığı için gideceğiniz yerlere ya kara yoluyla ya deniz yoluyla ya da yürüyerek ulaşmanız gerekiyor. Esasında Malta, sadece bir haftada gezilebilecek bir ülke. Bu bakımdan, bir haftalık otobüs bileti satın alıp sadece bu bir hafta içerisinde Malta’yı gezme sürecini tamamlamanız ekonomik açıdan daha avantajlı olacaktır. Bir hafta bile Malta’nın hemen her yerini görmeniz için fazlasıyla yeterli olacaktır. Planlarınızı bu durumu göz önünde bulundururak yapmanız bütçe ve vakit açısından sizin için önemli bir durumdur.
Malta’yı gezmeye başlamadan önce bazı tavsiyeler
1. Rotanızı iyi çizin. Bir şehri ya da bir turistik mekanı ziyaret etmek ortalama yarım gün tutmaktadır. Dolayısıyla bir gün içerisinde iki, hatta üç yeri gezebilmeniz mümkün. Yazı içerisinde, mekanlara ne kadar süre ayırmanız gerektiğini belirteceğim.
2. Arriva’nın güncel otobüs rotalarını ve hareket saatlerini gösteren, aynı zamanda bir Malta haritası da sunan ücretsiz broşürü her zaman elinizin altında bulunsun. Bu bröşürü Valletta’daki merkez otobüs durakları başta olmak üzere belli başlı otobüs duraklarından edinebilirsiniz. Yalnız, bu broşürlerin her mevsim değiştiğini ve güncellendiğini de hatırlatayım.
3. Yaz aylarında, sıcak havalarda dolaşmak son derece zor ve yorucu. Yoğun nemden ve yakıcı güneşten dolayı geziniz bir eziyete dönüşebilir. Biraz kapalı ve serin havalar, geziniz için ideal olacaktır. Planınızı yaparken hava durumunu sık sık kontrol edin ve mümkün olduğunca serin havalarda dışarıda bulunmayı tercih edin. Sonbaharda ise yanınızda devamlı bir şemsiye ve mümkünse yağmurluk bulunsun. Beklenmedik bir anda, birkaç dakikalığına da olsa bardaktan boşanırcasına bir yağmura maruz kalabilirsiniz. Ayrıca, hava durumuna ve gideceğiniz yere göre hırka ya da mont tarzı bir giyecek de her ihtimale karşı yanınızda bulunsun.
4. Mümkünse yanınızda bir sırt çantası taşıyın ve bu çantanın içerisinde bol bol bisküvi, çikolata gibi atıştırmalık yiyecekler bulundurup suyunuzu eksik etmeyin. Zira, bazı yerlerde ve belli saatlerde açık market ya da lokanta bulamayabilir ya da ziyaret ettiğiniz yere göre 0.5 litrelik bir suya bile fahiş ücretler ödemek zorunda kalabilirsiniz.
5. Fotoğraf makinenizi yanınızdan ayırmayın, çünkü sık sık fotoğraf çekme ihtiyacı hissedeceksiniz. Fotoğraf makinenizin ve cep telefonunuzun bataryasının da yola çıkmadan tam dolu olduğundan emin olun. Hatta mümkünse bir navigasyon cihazı ile gezinize başlayın. Açıkçası ben cep telefonumda yüklü olan navigasyon programının çok faydasını gördüm.
Tavsiyelerden sonra, Malta’nın gezilecek belli başlı noktalarını adım adım anlatmaya başlayabilirim.
Başkent Valletta
Geziye Malta’nın başkenti Valletta ile başlamak sanırım en doğrusu olacaktır. Başkent olması dolayısıyla buraya tüm şehirlerden otobüsle ya da Sliema’dan deniz araçlarıyla ulaşabilirsiniz. Deniz araçlarıyla ulaşırken, mavi renkteki tekneyi tercih edin ve yanınızda öğrenci kimliğiniz varsa mutlaka gösterin. Bu sayede 1.5 € karşılığında Sliema’dan Valletta’ya geçebilirsiniz. Yürümeyi seviyorsanız, buraya yürüyerek de gidebilirisiniz. Örneğin bizim yaşadığımız Gzira adlı şehirden Valletta yaklaşık 5 kilometre mesafede idi (bir yetişkin normal adımlarla 1 kilometreyi ortalama 15 dakikada kat edebiliyor. Bu da, 1 saat 15 dakika içerisinde Valletta’da olabileceğimiz anlamına geliyor). Bir şehri tanımanın en iyi yolunun o şehrin sokaklarında yürümek olduğunu da düşünürsek, bazen yürümenin, gezinizi daha anlamlı kılacağını rahatlıkla söyleyebilirim.

Valletta’ya özellikle cumartesi günleri sabah erken saatlerde gitmenizi tavsiye ederim, çünkü bu saatlerde şehrin meydanında çeşitli gösteriler düzenleniyor ve meydanın hemen yan sokaklarında ise bir pazar kuruluyor. Bu pazarda çanta, hediyelik eşya, numaralı gözlük, elbise, el işi danteller gibi şeyler bulabilirsiniz., Marsaxlokk (Marşaşlok)’ta Pazar günleri kurulan pazar kadar büyük olmasa da, uygun fiyata birkaç parça eşya satın alabilirsiniz.

Burada görülmesi gereken binaların başında, belki de Valletta denilince akla gelen ilk şey olan St. John Katedrali geliyor. Malta’nın en büyük yapılarından birisi olan bu katedral, kartpostallarda, fotoğraflarda vs. sıkça yer alıyor. Malta Hükümet Binası ve Kütüphanesi ise ziyaret edilmesi gereken diğer mekanlar arasında. Ayrıca, Valletta’nın biraz dış taraflarında bekleyen faytonlar ile de şehrin belli kısımlarını gezebilirsiniz. Yalnız, sıkı bir pazarlık yapmayı unutmayın, fiyatı yarı yarıya düşürebilirsiniz.

Valletta’da bulunan müzelerin belli başlıları ise şöyle:
• Ulusal Arkeoloji Müzesi (National Museum of Archaeology)
• Ulusal Güzel Sanatlar Müzesi (National Museum of Fine Arts)
• Saray Cephaneliği (The Palace Armoury)
• Ulusal Savaş Müzesi (National War Museum)
• Casa Rocca Piccola
• Oyuncak Müzesi (Toy Museum)
Bu müzelere giriş ücretli, fakat Heritage Malta’ya üye olursanız, 35 € karşılığında Heritage Malta müzelerine ücretsiz ve sınırsız bir şekilde girebilirsiniz. Müzeler dışında Valletta’nın deniz kenarında kalan şeridini dolaşarak da pek çok tarihi yapı ve kale görebilirsiniz. Bunun dışında, alışveriş tutkunları için de burada pek çok dükkan mevcut. Valletta’yı tamamen keşfedebilmeniz için sabahtan akşam saatlerine kadar tam gününüzü buraya ayırmanız gerekmekte.
Malta’nın Tarihi Başkenti: “Sessiz Şehir” Mdina
Mdina için “şehir” tabirini kullandım, fakat aklınıza günümüzdeki şehirler gelmesin. Burası, etrafı surlarla çevrili, geniş bir meydana ve dar sokaklara sahip klasik bir orta çağ şehri. Şehir, Malta’ya hakim bir tepenin en yüksek noktasına kurulmuş. İlk kez Fenikeliler tarafından kullanılmış olan bu şehrin bir tarafı hendeklerle, diğer tarafı yükseltilerle çevrili. Buraya girer girmez kendinizi orta çağda hissediyorsunuz bir anda. Malta’da beni etkileyen nadir mekanlardan birisi Mdina.

Burada Mdina Experience ve Malta Knights adlı sinevizyonları izleyebilir, Malta’nın en yüksek noktasından tüm Malta’yı gözlemleyebilir, Doğa Tarihi Müzesini ve Mdina Zindanlarını (diğer bir deyişle İşkence Müzesini) ziyaret edebilir, St. Paul Katedralini görebilir ve bol bol fotoğraf çektirebilirsiniz. Ayrıca Mdina Glass adlı dükkanda özgün ve göz alıcı, el yapımı cam ürünlerini bulabilirsiniz. Buradaki hediyelik eşya satan dükkanlardan sevdiklerinize hediyeler de alabilirsiniz, fakat fiyatların biraz “el” yaktığını, aynı ürünü, Mdina’nın 500 metre ilerisindeki Rabat adlı şehirden üçte iki fiyatına alabilmenin mümkün olduğunu da belirteyim.

Rabat’tan söz açılmışken, Mdina surlarının dışındaki esas Malta şehrini, yani Rabat’ı da aynı gün içerisinde gezebileceğinizi söylemeliyim. Burası, sıradan bir Malta şehri. Aslında şehirden de ziyade küçük bir kasaba. Meydanında oturup dinlenebilir ve ortadaki ilginç havuzu seyredebilirsiniz. Bu havuzun daha büyüğü Sliema civarlarında mevcut. Havuzun ortasında bir küre var ve bu küre sanırım suyun kuvveti ile hareket ediyor.

Buraya Valletta’dan hareket eden 51, 52 ya da 53 numaralı otobüslerden biriyle ulaşabilirsiniz. Yarım gününüzü (müzelerin tamamını gezerseniz biraz daha fazlasını) Mdina ile Rabat’a ayırabilirsiniz.
Temel Reis’in Köyü, Popeye Village
Bizim “Temel Reis” olarak tanıdığımız Popeye’ın 1980 yılında çekilen filmine ev sahipliği yapan Popeye Village (Temel Reis Köyü), film çekimi tamamlandıktan sonra, set içerisindeki yapıların korunmasıyla turistik bir cazibe merkezi haline dönüştürülmüş. Film setine giriş normalde 15 €, fakat belli dönemlerde bu ücret 10 €’ya kadar düşüyor. 15 dakikalık tekne turu, bir adet ücretsiz kartpostal, Temel Reis filminin belgeselini izlemek, film seti içerisindeki sahili ve su oyuncaklarını (trambolin vs.) kullanmak da bu ücrete dahil. Set, saat 9 ile 17.30 arasında açık.

Buraya girer girmez kendinizi bir çizgi filmin ya da animasyonun içerisinde hissediyorsunuz. Her şey o kadar düzenli ve ayrıntılı bir şekilde hazırlanmış ki, hayran kalmamak elde değil. Set içerisindeki evlere girebiliyorsunuz ve belediye başkanının evi olarak tasarlanmış evde tavus kuşları ile fotoğraf çektirebiliyorsunuz. Her ne kadar çocuklar için tasarlanmış bir set olsa da, biz büyükleri de çocukluk zamanlarına döndürmeyi başarıyor burası. Biz de köyü gezip her saat başı düzenlenen tekne turuna katılıyor, ilgili belgeseli izliyor ve ardından bol bol fotoğraf çektirip kartpostalımızı da aldıktan sonra buradan çıkıyoruz.

Buraya, 41 ya da 11 numaralı otobüsleri kullanarak ulaşabilirsiniz. Melieha Bay durağında otobüslerden indikten sonra, yolun karşı tarafında bekleyen ve her 15 dakikada bir hareket eden kırmızı renkli Popeye Village minibisüne 1 € ödeyerek ya da yaklaşık bir kilometre yürüyerek setin girişine ulaşabilirsiniz. Yaklaşık bir-iki saatinizi buraya ayırabilirsiniz.
Üç Şehir (Three Cities)
Fenikeliler tarafından da kullanılmış olan ve Malta’nın en eski şehirleri arasında sayılan Bormla, Birgu ve Isla şehirleri, genel olarak “Üç Şehir” olarak anılıyor burada. Bu şehirler Valletta’nın tam karşısında ve 1, 2 ya da 3 numaralı otobüslerle buraya ulaşabilmek mümkün. Körfezler arasına konumlandırılmış bu şehirlerin hepsini gezebilmek için belki bir günden fazlasını ayırmanız gerekebilir. Ben tamamını gezemedim, fakat tarihî yapılardan ve müzelerden hoşlananlar için olmazsa olmazlar arasında burası. Savaş müzesi gibi çeşitli müzeler ve dünyanın en büyük topu olarak da tanınan Rinella topu da bu şehirlerin içinde ya da etrafında bulunuyor. Tabii her yerde olduğu gibi bu müzeleri ziyaret etmek ya da Rinella topunu görmek de belli bir ücrete tabi.

Balıkları ve Büyük Pazarıyla Marsaxlokk
Valletta’dan hareket eden 81 numaralı otobüsle ulaşabileceğiniz Marsaxlokk, geçimini balıkçılıkla sağlayan insanların yaşadığı ufak bir yerleşim birimi. Burada her pazar saat 09.00 ile 15.00 arasında büyük bir pazar kuruluyor. Bu pazarda elbiseden hediyelik eşyaya, gıda ürünlerinden elektronik cihazlara kadar hemen her şeyi çok uygun fiyata bulabilmeniz mümkün. Özellikle deniz ürünlerini sevenler, burada her türlü deniz ürününü, hatta çok daha fazlasını rahatlıkla bulabilirler. Biz de bu pazardan biraz meyve, bir terlik ve bir de elektrik prizi çeviricisi aldık.

Marsaxlokk’un bir diğer önemli tarafı ise, burada pek çok balık lokantasının bulunması. Bir akşam üstü buraya gelip ya da pazarı dolaşıp yorulduktan sonra istediğiniz balığı sipariş ederek, afiyetle yiyebilirsiniz bu lokantalarda. Fiyatlar 3-4 €’dan başlıyor ve 100 €’lara kadar çıkabiliyor. Ender bulunan deniz ürünlerinin fiyatı doğal olarak daha fazla. Yarım gününüzü, belki biraz daha fazlasını Marsaxlokk pazarına ve balık lokantalarına ayırabilirsiniz.
Blue Grotto ve Deniz Mağaraları
Rabat’tan ya da havaalanından hareket eden 201 numaralı otobüsle ulaşılabileceğiniz Blue Grotto, aslında geniş deniz mağaralarından ibaret. Belli bir ücret karşılığında, tekne üzerinde bu mağaraları gezebilirsiniz. Öğlen saat 1’e kadar, güneş ışığının mağara tavanlarından geçip suya yansıması, Blue Grotto’ya apayrı bir güzellik katıyor. Ayrıca, 2004 yılında vizyona giren Truva filminin bazı sahnelerinin burada çekilmiş olduğunu da belirteyim. Yarım gün burayı görmek için yeterli olacaktır.

Marsa’da Türk Şehitliği
1565’teki Malta kuşatmasında şehit düşen Türk askerlerin anısına, 1874 yılında Sultan Abdülaziz tarafından yaptırılan bu şehitlik, Eşref Bey tarafından I. Dünya Savaşından sonra tamir ettirilmiş. Buna rağmen, şehitliğin bugünkü durumu içler acısı. Açıkçası, şehitliğin yeniden yapılandırılması ve temizlenmesi, hatta turizme açılması çok yerinde bir karar olur. Güncelleme: Malta Büyükelçiliğimizde çalışan Meriç Bey’in verdiği bilgilere göre, şehitlik restorasyon sürecine girmiş. Ancak yine de şehitliği ziyaret etmek isterseniz, Büyükelçiliğimiz ile irtibata geçebilirsiniz. Bu durumda bir elçilik görevlisi gelip kapıları açıyor (bilgi için Elçilik çalışanı Meriç Bey’e teşekkürler). Eski ve yeni mezarların yan yana bulunduğu bu şehitliğe ulaşmak için Valletta’dan hareket eden 71 ya da 72 numaralı otobüsleri kullanıp Ottoman durağında inmeniz gerekli. Şehitliğin tamamını gezmek için 15-20 dakikanızı ayırabilirsiniz.

Dingli Cliffs (Dingli Uçurumları)
İsmini Dingli köyünden alan bu uçurumlar, Rabat’a iki kilometre uzaklıkta. 52 numaralı otobüs ile buraya ulaşabilirsiniz. Uçurumlar, deniz seviyesinin 250 metre yukarısında, böylelikle Malta kıyı şeridinin en yüksek noktasını oluşturuyor. Kenarlarda yürümek oldukça tehlikeli, fakat bir o kadar da heyecan verici. Özellikle gün batımında, burada muhteşem bir manzara oluşuyor ve doyumsuz bir göz ziyafetine başlıyorsunuz. Sıcak yaz günlerinde Akdeniz’in ferahlatıcı havasını da buradan soluyabiliyorsunuz. Uçurumların hemen yanında ise bir radar binası ve kilise bulunuyor. Dilerseniz buraları da ziyaret edebilir ve fotoğraf çektirebilirsiniz. Yarım gün, burayı ve Dingli’yi görmek için yeterli olacaktır.

Gozo
Gozo, Malta’nın kuzeyinde, Malta’dan daha ufak bir ada. Esasında burada Malta’dakilerden farklı gezip görülecek pek fazla bir yer yok, fakat sadece Azure Window için bile buraya gelmeye değer. 11 ya da 41 numaralı otobüslerle Cirkewwa’ya, buradan da feribot ile Gozo adasına geçebilirsiniz. Tabii bir de limandan ada merkezine ya da gideceğiniz şehre ulaşmanız gerekiyor.

Feribottan iner inmez tur firmaları ya da taksiciler gideceğiniz yere ulaştırma teklifinde bulunuyorlar. Pazarlık yaparsanız 4-5 € gibi bir ücret karşılığında Gozo’nun merkezine taksiyle ulaşabilirsiniz. Bunun dışında, 20 €’ya “Hop On & Hop Off” otobüsü olarak adlandırılan üstü açık otobüslerle şehrin belli kısımlarını gezebilirsiniz. Biz 1 günlük Arriva otobüs bileti almayı tercih ettik. Bu arada önemli bir hususu aktarayım: Malta’daki otobüs biletleri burada geçerli değil. Dolayısıyla Gozo’da aynı bilet için tekrar ücret ödemeniz gerekiyor. Tek fark ise, bilet üzerindeki Arriva logosunun siyah değil de kırmızı ile yazılmış olması! Ayrıca, feribot biletini de Gozo’ya giderken değil, dönüşte Gozo’daki feribot terminalinden alıyorsunuz. Ücreti ise 4.65 €. Feribotun bilhassa akşamları, hareket saatini öğrenin, aksi halde 10 saniye geç kalıp feribotu kaçırsanız bile, bizim gibi 1 saat terminalde beklemek zorunda kalabilirsiniz. Açıkçası bir de, bulunduğumuz şehir olan Gzira’dan Gozo’ya gidiş-geliş hemen hemen 5 saat sürdü. Bunda, hafta sonundaki turist trafiğinin ve otobüs biletlerinin şoförden alınmasının meydana getirdiği beklemelerin payı da büyük. Bir durakta bazen 9-10 dakika beklediğimiz oldu sadece bu yüzden. Bir de oturacak yer bulamayıp ayakta yolculuk ederseniz, hayli yorulacaksınız demektir. Bunları düşünerek erken saatlerde Gozo gezinizi gerçekleştirmeniz yerinde olacaktır.
Gozo limanından 301 ya da 303 numaralı otobüslerle yaklaşık 15-20 dakika içerisinde merkez şehir olan Rabat’a, diğer adıyla Victoria’ya ulaşabilirsiniz. Saat 14.00’e kadar Victoria’nın merkezinde bir pazar kurulu oluyor genellikle. Buradan ve pazar civarındaki dükkanlardan uygun fiyata hediyelik eşyalar satın alabilirsiniz. Buradan yukarı doğru çıkınca, Gozo’nun gezilip görülecek mekanlarından birisi olan Victoria Hisarını ziyaret edebilirsiniz. Gozo’nun hemen hemen tam ortasına ve en yüksek tepesine inşa edilmiş bu hisarın surlarından muhteşem Gozo manzarasını seyre dalabilir ve bol bol fotoğraf çekebilirsiniz. Bu hisar içerisinde, yine belli bir ücret karşılığında eski zindanları, Millî Bilim Müzesini ya da Folklor Müzesini görebilirsiniz.
Azure Window, Uçurumlar ve İç Deniz
Gozo’da, hatta üç aylık Malta yaşamımda beni en çok etkileyen yer Azure Window ve hemen yanı başındaki uçurumlar oldu. Her zaman öyle midir bilmiyorum, fakat Azure Window’u ziyaret ettiğim sırada deniz son derece dalgalı ve hava da bir o kadar rüzgarlıydı. Bundan dolayı, yüksek kayalıklara vuran dalgalar ve etrafa dağılan sular enfes bir görüntü oluşturuyordu. İç denizin yukarısından aşağıya bakmak, suyun oyduğu kayaların üzerinde yürümek, uçurumlara tırmanıp dalgalı denizi seyretmek, kıyıya olağanca hızıyla vuran dalgalarda ıslanmak… Tüm bunları Victoria’dan hareket eden 302 numaralı otobüsle ulaşabileceğiniz Azure Window ve civarında yaşayabilirsiniz. Ne demek istediğimi, aşağıdaki videoya ve fotoğraflara bakınca daha iyi anlayacaksınız.
Biraz ıslandık, ama doğrusu buna değdi!
Sahilleriyle Malta
Malta’da rahatlıkla denize girebileceğiniz çok sayıda sahil var. Bunlardan bazıları kayalık olsa da, çoğu kumlu ve oldukça sığ. Hatta Melieha sahilinde neredeyse 100 metre ilerleseniz dahi su ancak boynunuza ulaşıyor. Melieha’dan sonra Golden Bay, Paradise Bay, Balluta Bay, Ghadira Bay, St. George Bay, St. Paul’s Bay ya da Paceville gibi pek çok sahilde denize girebilir ve serinleyebilirsiniz. Bunlardan Golden Bay ve Melieha, tavsiye edeceğim sahillerden ilk ikisi olacaktır. Buralara Valletta’dan hareket eden otobüslerle ulaşabilirsiniz. Yalnız, güneş kreminizi yanınızda götürmeyi unutmayın, aksi halde denize girdikten sonraki üç-dört gününüz oldukça zor geçebilir.

Comino ve Blue Lagoon
Malta ve Gozo adalarının arasında kalan Comino’yu kimsenin yaşamadığı ıssız bir ada olarak tanımlasak yeridir. Bu üç kilometrekarelik ufak adada, denizinin temizliği ve maviliğiyle ünlü Blue Lagoon ve bir de ufak bir kale yer almakta. Blue Lagoon, berraklığı ile, özellikle giriş seviyesi dalış takımları (şnorkel) kullananlar için, bulunabilecek en iyi sahillere sahip. Buraya, Cirkewwa’dan hareket eden botlarla ya da Sliema gibi turistik şehirlerdeki tur firmaları aracılığıyla ulaşabilirsiniz.











































Selam isa bey. Ben yazları sizin gibi maltada ev kiralayıp orada geçirmek istiyorum. Hem tatil hemde İngilizcem gelişir diye düşünüyorum. Yeşil pasoporta malta vize istemiyor diye okudum. Tavsiye edermisiniz sizin yazdıklarınızı okudum tahminimce 1500 Euro ya bir aile kira hariç aylık rahat geçinebilir mi?
Mert Bey,
Sıcağı sevmiyorsanız Malta’yı tavsiye etmem. Evet, yeşil pasaporta vize istemiyor. 1500 Euro yeterli olacaktır, ama imkanınız varsa İngiltere’ye vs. gitmenizi tavsiye ederim. Tabii bu durumda vizeye ihtiyacınız olacak.
Merhaba
Malta vize isteyen bir ülke mi? Kasım ayında hava durumu nasıl olur?
Merhaba. Evet, Malta vize isteyen bir ülkedir. Kasım ayında, şimdi Türkiye’de hava nasılsa öyle olur.
İsa bey maltadan italyaya nasıl gidilir?süre olarak ne kadar sürer maltadan İtalya teşekkürler.
Mustafa Bey,
Ryan Air ile uçakla veya feribotlarla Sicilya’ya gidebilirsiniz. Süre olarak 3-4 saat sürer feribotla. Uçakla 1 saat kadar.
Merhabalar ben Mustafa 16 yaşındayım bu yaz tatilinde dil öğrenmek için Malta’ya gideceğim bana malta için mutlaka yanında şunları götür diyeceğiniz ve mutlaka Malta’da şunlara dikkat et diyebileceğiniz konular nelerdir ve dilimi geliştirmem için yapmam gerekenleri söyler misiniz ?yardımcı olduğunuz için şimdiden teşekkür ederim…
Merhaba Mustafa,
Malta’ya giderken mutlaka yazlık elbise ve yüzme ekipmanları, priz çevirici, navigasyon yazılımı götürmen gerekir. Malta’da dikkat edilmesi gereken çok fazla şey yok. Genel görgü ve ahlak kurallları orada da geçerli. Dilini geliştirmek için bol bol yabancılarla pratik yapman lazım.
selamlar.öncelikle teşekkürler.maltaya vize nereden ve nasıl alabilirim.
Merhaba,
Konsolosluk veya Büyükelçilikten alabilirsiniz. Ayrıntılı bilgi için Ankara adresi: Kavaklıdere Mahallesi. Ataturk Bulvarı No 154.
Merhabalar.Öncelikle teşekkürler.Biz iki aile olarak 24 Haziranda 1 haftalığına Maltaya gideceğiz.Bizden bir hafta öncede 15 günlüğüne 14 yaşındaki çocuklarımız yaz okuluna gidecekler.
Bahsettiğiniz otobüs biletleri havaalanında satılıyormu?
Birde halkı nasıldır?Yardımcımıdır yoksa Fransızlar gibi soğuk mudur?
Son olarak Malta da siesta varmı?
Tekrar teşekkürler.
Merhaba Gül Hanım,
Evet, otobüs biletleri havaalanında satılıyor. Malta halkı yardımseverdir, soğuk değiller genel olarak. Siesta var, 12.30 ile 16.00 saatleri arasında; ama büyük marketler ve alışveriş merkezleri bu saatler arasında açık.
Arkadaşım
Çok güzel bilgiler vermişsin
Gezim senin sayende güzel geçecek
teşekkürler
Ben teşekkür ederim. Faydalı olursa ne mutlu bana…
selamlar isa bey,Malta gezimiz sizin yazdiklariniz ve önerileriniz sayesinde harika gecti.Cok cok tskler….
Merhaba İclal Hanım,
Çok teşekkür ederim mesajınız için. Yazdıklarım faydalı olduysa ne mutlu…
merhaba, öncelikle böyle bir yardımda bulunduğunuz için teşekkürler, ben master öğrencisiyim yazın 3 ay erasmus staj programı yapmayı düşündüğüm ülkelerin başında malta , oradaki işletmelerde free olarak çalışma imkanı bulabilir miyiz ? amaç, çalışıp birazda dil öğrenmek… şimdiden teşekkürler
Merhaba Koray Bey,
Malta küçük bir ülke olduğu için iş imkanları da az, ama yazın, turistik sezonda bu imkanlar biraz artış gösterebiliyor. Malta Expat adlı internet sitesinde iş ilanlarına vs. bakabilirsiniz. Şansınızı denemekte fayda var.
Merhaba Dedıgınız Ulkelere Daha Önce Gıtmiştim. O Yuzden Sadece Malta Adasında Gezecem Bu Sefer Turlar Hakkında Gece Hayatı Hakkında Araba Motor Kıralama Hakkında Bılgı Verebılırsenız Cok Guzel Olucaktır.
Merhaba,
Turlar için Gzira-Sliema arasını sahil boyunca dolaşın. Adım başı tur firmasına rastlayacaksınız. Araba kiralama firması da çok, ama havaalanına iner inmez de kiralayabilirsiniz. Şehir içinde yine az önce dediğim kesimde araba kiralama firmaları bulabilirsiniz. Gece hayatı ise Paceville’de. Bir barlar ve clublar sokağı var.
merhaba
haziran ayında gitmeyi planlıyoruz 5 günlük bir tatil düşünüyoruz. hem denize girip hem şehirleri dolaşmak istiyoruz 5 gün sizce yeterli olur mu ? st julians ta bir otel bakıyoruz sizce mantıklı olur mu ?
Merhaba Aslı Hanım,
5 gün tam tamına yeterli olacaktır her ikisi için de. St. Julians iyi bir tercih, ama orada uygun bir otel bulamazsanız Sliema civarlarına da bakabilirsiniz.
Salam,men 3 aylig maltaya kursa gelemk isteyirem dill kursuna,,uygunmu???birde orda ingilis dilinde daniwlir?? ve de qiz ucun tehlukeli deyiki ??cox sag olun,ONCEDEN
Merhaba Ayla Hanım,
3 aylık kursun Malta’da uygundur. İngilizce konuşulur orada. Kızlar için de tehlikeli değildir. İyi yolculuklar dilerim.
Merhaba İsa Bey Cok Guzel Yazı Olmus Ben Usenmekten Gıttıgım Sehırlerde Böyle Guzel Anıları Toplayamadım Malesef ki =( Agustos 16 sına Bılet aldım 9 Gun Kalacam Paceville, St Julians Bölgesinde Otelım. Sızden Ufak Tefek Bılgıler Almak Istıyorum 9 Gunu Dolu Dolu Geçırmek Istıyorum Yanlız Gıdıcem Gecesı Ve Gunduzu Nasıl Degerlendırebılırım ? Sımdıden Tesekkur Edıyorum Verecegınız Bılgıler Icın.
Merhaba Hüseyin Bey,
9 gün Malta için fazla gelecektir. Bu yazdığım yerleri 3, en fazla 4 günde tamamlayın, geriye kalan günler içinse Sicilya veya İtalya, Fransa gibi yerlere gidebilirsiniz. Gece için Pacevillle yeterli olacaktır.
İsa Bey ellerinize sağlık.
Biz haziran ayında balayı için Malta’da olmayı planlıyoruz. Hem şehirden çok uzakta olmayalım, hem denize girelim istiyoruz. Bir de scuba diving etkinliklerine yakında olmak tercihimiz. Hangi bölgede kalmamızı tavsiye edersiniz?
Zeynel Bey, teşekkür ederim öncelikle. Scuba diving görebildiğim kadarıyla Sliema ile St. Gilyans arasında yapılıyordu. Orada sahil boyunca bu işi yapan yerler vardı. Bu durumda bu iki semt araaında bir otel bakabilirsiniz.
Merhaba, gezip görüp yazmak çok güzel olsa gerek. Umarım bir gün bizlere de nasip olur. Malta çok merak ettiğim bir yer. Bir arkadaşım Malta’ya gidip yaklaşık 20 gün kalmıştı. Tarihi kültürel yerlerini çok methetti. Ama benim aklımda kalan ve en çok merak ettiğim konu ise mutfağı. Malta mutfağının bitki cenneti olduğu söyleniyor. Bu nedenle çok merak ediyorum 🙂 Saygılarımla.
yemek açısından çok ucuz ve dehşet lezzetli yemekleri var:)
merhaba
ben sömestr tatilinde 9 yaşındaki oğlumla beraber gitmek istiyorum. oğlum için güzel bir tatil olur mu acaba?yorumunuzu bekliyorum.
Merhaba,
Malta’da çocuklara yönelik çok fazla aktivite alanı yok maalesef. Sadece Temel Reis Adası (Popeye Island) bu konuda uygun düşer, ama orayı da 1-2 saat içerisinde bitirirsiniz. Disneyland gibi bir yer sizin için daha uygun olacaktır (Fransa).
isa bey subatin ilk haftasi esimle bir haftaligina gelecez nasipseHastahane ve doktor durumlari nasil orda,bide guvenlik acisindan nasil?Tskler.
İclal Hanım,
Güvenlik açısından içiniz rahat olsun. Genel olarak güvenli bir ülke. Hastahaneler ise biraz pahalı açıkçası. Bir arkadaşımdan öğrendiğim kadarıyla en temel muayene 30 €’dan başlıyormuş.
Merhabalar 1 ay sonra Malta’ya gideceğim. Luka hava alanından Grand Hotel’e nasıl gidebilirim.
Merhabalar,
Otobüs veya taksiyle ulaşım sağlayabilirsiniz. Otobüsün numarasını tam olarak hatırlamıyorum, ama 71 veya 73 olması gerekiyordu.
Somestr tatılınde tur ıle gıtmeyı planlıyorum.Hotel ıcın ıkı secenek var bırı St julıans bolgesınde dıgerı Sliema bolgesınde hangısını tercıh etmelıyım?
Her ikisi de ideal olacaktır sizin için, ama Sliema biraz daha merkeze yakın sayılır.
Sn İsa Bey,
Mart ayında eşimle gitmeyi planladık. Daha hızlı ve iyi gezebilmek için hangi bölgedeki otelde kalmak en iyisidr ? Bu mevsimde araba kiralamak mı, otobüsle gezmek mi iyidir ? Cevap verirseniz sevinirim.
İbrahim Polat
İbrahim Bey,
Şehrin en merkezi yeri olan Valletta sizin için iyi bir seçim olacaktır. Araba kiralamanıza gerek yok. Otobüslerle de şehrin her yerine gidilebiliyor.
İsa bey, Malta dan Tunusa ulaşım hakkında bilginiz var mı palermo dan aktarma dışında nasıl gidebiliriz?
Maalesef bu konuda bir bilgim yok İbrahim Bey.
Isa bey merhaba 20 Kasım da iki cocukla 4-6 yas maltaya gideceğiz. Cocuklar için kapalı havuzu olan bir otel tavsiye edebilir mısınız
Cocuklara uygun gezme alanı tavsiye edebilir mısınız
Yemekler konusunda fiyat aralığı yaklaşık ne kadardır
Tatil koyleri var booking de onlar sehire çok uzak mı hersey dahille kahvaltı arasında çok fiyat farkı var yemek pahalımı sizce tatil koyunu hangi bölgeden secmeliyiz
Çok soru sordum kusura bakmayın ama cocuklar olunca… Şimdiden teşekkürler
Merhaba,
Maaalesef ilk konuda bir bilgim yok. hotels.com ya da booking.com gibi sitelerden detaylı arama yaparak, otel bilgilerine ve özelliklerine ulaşabilirsiniz. Çocuklar için havuz varsa, orada yazacaktır. Genel olarak aslında her yer çocuklara uygun, ama özellikle Popeye’s Island tam çocuklara göre. Yemeklerde fiyat aralığı tamamen size bağlı. Klasik tabirle “peynir ekmek” yiyerek günde 3-4 €’ya yeme içmeyi halledebileceğiniz gibi, lüks lokantalarda günlük 150-200 €’ya da yemek yiyebilirsiniz. Ama genellikle doyurucu bir öğle ya da akşam yemeği (ya da TÜrk lokantalarında kebap, dürüm, döner gibi yiyecekler) kişi başı 10 €’yu geçmez. Sliema daha merkezî olduğu için, burayı tercih edebilirsiniz. Çevresinde pek çok market var. Bu marketlerden alışveriş yapıp otel odanızda da yemeğinizi yiyebilirsiniz. İyi tatiller dilerim.
İsa bey verdiğiniz değerli bilgiler için çok teşekkürler.
Kasım ayı başlarında Malta’ya gideceğiz. Kesinleştirmedik ama büyük olasılıkla Valetta’da kalacağız. Havaalanından kente ulaşımı nasıl yapacağımız konusunda bilgi verebilirseniz sevinirim.
Cüneyt Bey,
Havaalanından şehir merkezine doğrudan otobüsler var. Havaalanından çıkar çıkmaz, otobüs duraklarını göreceksiniz.