Malta’da Üç Ay
Malta, özellikle ülkemizde, Birinci Dünya Savaşı sonrasında 145 siyasetçi, asker ve aydının işgalci kuvvetler tarafından tutuklanarak sürgüne gönderildiği yer, yani “sürgün yeri” olarak hatırlanır. Ben de, 29 Ağustos 2011 tarihinden itibaren, YÖK’ün Öğretim Üyesi Yetiştirme Programı (ÖYP) kapsamında, İngilizce eğitimi için yaklaşık üç ay boyunca eşimle birlikte Malta’da bulunacağım ve bu yazımda, Malta’da bulunduğum süre boyunca edindiğim izlenimleri, yaşadıklarımı ve hissettiklerimi sizlere aktarmaya çalışacağım; fakat her şeyden önce Malta ile ilgili genel bilgileri aktarmakta fayda var: Malta, Akdeniz’in ortasında, İtalya’nın güneyinde son derece ufak bir ada ülkesidir. Ana ada (Malta), Gozo ve Comino olmak üzere üç adadan oluşmaktadır ve bu adalardan en büyüğü, ülkeye de ismini veren Malta adasıdır. Bu adanın bir ucundan diğer ucu dahi kuş uçuşu 30 km’den fazla değildir. İkinci büyük ada olan Gozo, Malta adasının 3’te biri büyüklüğündedir ve en kuzeyde bulunmaktadır. Blue Lagoon sahili ile ünlü olan Comino ise sadece turistik faaliyetlere ev sahipliği yapan ve Malta ile Gozo arsında bulunan 3.5 kilometrekarelik bir adacıktır. Üç adanın toplam nüfusu yaklaşık 500 bin olmakla beraber, yaz aylarında bu nüfusun hayli arttığı bilinmektedir.
Maltaca ve İngilizce, Malta’nın resmi dilleri olmakla beraber, İtalyanca da burada yoğun olarak konuşulmaktadır. Maltaca ise adeta Arapça, Fransızca ve İtalyancanın bir karışımı gibi. Örneğin “Triq Mdina” adlı bir cadde ismi, Arapça tarik ‘yol’ ve medina ‘şehir’ kelimelerinden oluşmakta ve ‘şehir merkezine giden yol’ gibi bir anlamda kullanılmaktadır. Türkçedeki tarikat kelimesi de bu kelimeden türemedir. Burada ilgi çekici olan bir durum da söz konusudur. Bilindiği gibi Arapçada tarik kelimesi tı (ط), re (ر), ye (ى) ve kaf (ق) harfleriyle, yani TRIK yazılır, fakat tarik olarak okunur, yani yazımda a sesini gösteren bir harf yoktur. Bu durum Maltacaya da aynen bu şekilde geçmiş ve Latin harfleriyle yazımda Arap harfleriyle yazım esas alınmıştır. İtalyanca buongiorno ‘günaydın’ kelimesinin Maltacaya bongo’ ya da yine Arapça merhaba ‘merhaba’ kelimesinin de merhba ‘hoş geldiniz’ olarak geçmesi de Maltacanın ne denli karma bir dil olduğunu kanıtlamaktadır. Bunlara rağmen, Malta’da çoğu dükkanda ve büyük şehirlerin tamamında İngilizce hakimdir.


Hoş geldiniz “Merhba” tabelası ve Sliema yolunun başlangıcı
Bunların dışında, Malta’nın uluslararası telefon kodu 356, para birimi ise Euro’dur. Bunlarla ilgili olarak Malta’da iletişim ve alışveriş konularına ise ilerleyen kısımlarda değineceğim.
Malta’da İlk Gün
29 Ağustos sabahı, Türk Hava Yolları ile önce 06.00-06.55 arasında Ankara’dan İstanbul’a, İstanbul’dan ise Air Malta uçağıyla 09.55-11.55 arasında doğrudan Malta’ya uçtuk. Saatlerden de görülebileceği üzere, Ankara-İstanbul arası 55 dakika, İstanbul-Malta arası ise yaklaşık iki saat sürdü. Tabii aktarmaları ve havaalanındaki beklemeleri de sayarsak, bu sürenin yedi saat civarına çıktığını rahatça söyleyebilirim. Aktarmalar sırasında “Duty Free” adı verilen dükkanları dolaşmayı ve yeri geldiğince oturup dinlenmeyi tercih ettik. Malta ile Türkiye arasında bir saatlik bir zaman farkı var, diğer bir deyişle, Malta’nın yerel saati Türkiye yerel saatine göre bir saat geride. Dolayısıyla Malta’ya indiğimizde, güneş en tepede olacaktı. Gerekli kontrolleri yaptırıp bagajımızı aldıktan sonra Malta’nın o ufacık havaalanından çıkıp otobüse binmek için bilet gişesine yöneliyoruz (bkz. Malta’da Ulaşım). 2 saat boyunca geçerli olacak otobüs biletimizle beraber, görevli, bir de ücretsiz bir güzergah haritası veriyor bize. Bu haritada otobüslerin hareket saatleri, rotaları ve ulaşımla ilgili diğer önemli bilgiler yer almakta. Malta’da ihtiyacınız olacak ve dolayısıyla mutlaka edinmeniz gereken önemli bir belge.

Biletimizi de aldıktan sonra otobüs duraklarına ulaşmak için dışarıya çıkıyoruz. Çıkar çıkmaz çok ağır ve oldukça nemli bir hava adeta üzerimize çöküyor. Antalya ya da Muğla gibi yerlerde yaşayanların alışkın olabileceği bu havada bizim için nefes almak bile hayli zor görünüyor; fakat birkaç gün sonra bu ağır havaya da alışabildiğimizi ve bu yüksek nem oranının ilk günkü kadar rahatsız edici olmadığını söyleyebilirim.
Yaklaşık 1 aydır Malta’da bulunan arkadaşımız ve meslektaşımız Meltem Can’ı arayıp nereye geleceğimizi soruyoruz, zira valizlerimizi onun evine bırakıp aynı gün içerisinde kendimize bir ev kiralayarak bir an önce ülkeye yerleşmek ve düzenimizi kurmak niyetindeyiz. Esasında Maltalı bir ailenin yanında yaşamak, otelde kalmak ya da gideceğimiz dil okulunun pansiyonunu kullanmak gibi konaklama seçenekleri mevcuttu, fakat bunlardan bizim için en uygunu kendi evimizi kiralamaktı. X2 numaralı otobüsle San Gilyan (Saint Julian’s) adlı semte gelebileceğimizi ve kendisinin bizi orada bekleyeceğini söylüyor Meltem. Şanssızlığımızdan mıdır bilinmez, birkaç dakika önce X2’nin hareket ettiğini görmüştük. Bir sonraki hareket saati ise yarım saat sonraydı. Mecburen, yarım saat otobüs durağında bekliyoruz. Nihayet otobüs durağa yanaşıyor. Aldığımız bileti otobüs şoförüne gösterdikten sonra (şoför, biletin üstünde yazan alınış saati ile şu anki saate bakıyor ve biletin son kullanım saatinin dolup dolmadığını kontrol ediyor) uygun bir yer bulup oturuyoruz. Malta’nın bu yeni otobüsleri son derece geniş ve ferah, ayrıca klimalı. Bagajlar için özel bölmeler de düşünülmüş. Yaklaşık 35 dakikalık bir otobüs yolculuğundan ve bir durağı kaçırdıktan sonra San Gilyan’a ulaşıyoruz. Buradan çıkarabileceğimiz sonuç, nerede ineceğinizi iyi bilmeniz gerektiği olsa gerek. Etraftaki insanlardan bu konuda yardım alabilirsiniz.

Malta Arriva otobüsleri
Otobüsten inip hangi noktada olduğumuzu Meltem’e bildiriyoruz, zira o bizden önceki durakta bizi bekliyordu. Kendisiyle buluştuktan sonra, ellerimizde ve sırtımızda kilolarca valiz, neredeyse 40 derece hissedilen sıcaklık ve yoğun nem altında inişli çıkışlı yaklaşık 20-25 dakikalık bir yürüyüş yapıyoruz. Üstelik yolun bazı noktalarında kaldırımlar yok, sadece şeritlerden ayrı çizilmiş birleşik bir yürüme yolu mevcut. Sonunda eve ulaşıyoruz. Meltem’in aylık 1.000 €’ya tuttuğu evinde, iki oda, mutfakla birleşik bir salon ve bir de banyo var. Malta’da evlerin çoğunda salon ile mutfak birleşik ve yerlerde halı yok. Özellikle yerlerde halı olmaması durumuna alışmam uzun zaman alacağa benziyor.
Valizlerimizi bırakıp biraz dinlendikten sonra emlakçının yolunu tutuyoruz. Dünyada pek çok şubesi bulunan ve Türkiye’den de tanıdığımız Remax adlı emlak firmasının Malta şubesine ulaşıyoruz. Lorraine Bonnici adlı bir hanımla görüşüyoruz ev kiralamak için. Tek odalı, ufak; fakat temiz bir evin bizim için yeterli olacağını ve kiralayacağımız evin kursa yakın olması gerektiğini belirttikten sonra, Lorraine bize birkaç evin fotoğrafını gösteriyor. Bunlardan ikisini beğeniyoruz ve ardından evleri görmek için firmanın aracıyla yola çıkıyoruz. Görmek istediğimiz ilk daire, iki katlı bir apartmanın giriş katında. Burası, biri küçük diğeri ondan daha büyük olmak üzere iki odalı ve yine mutfak-salon bir arada stüdyo benzeri bir daire. Öğrenim göreceğimiz dil okuluna yaklaşık yirmi dakika yürüme mesafesinde. Yürüyüş yapma bahanesiyle bu mesafenin bizim için sorun olmayacağını düşünüyoruz. Evin dış kapısı doğrudan sokağa açılıyor, fakat buna rağmen temiz görünmesi bizi cezbediyor. Ayrıca buzdolabından çamaşır makinesine, mikro dalga fırından tost makinesine, televizyondan çatal kaşık ve gerekli en ufak malzemelere kadar her şey mevcut bu evde. Tüm bunlara rağmen biz yine de acele etmek ve hemen karar vermek istemiyoruz.

Malta’da kiraladığımız evden bir kare
Daha sonra, görmek istediğimiz ikinci eve geliyoruz. Bu ev çıkmaz sokakta bulunuyor. Emlakçı hanım elindeki anahtarları, iki katlı apartmanın bir o dairesinin kapısına bir bu dairesinin kapısına deniyor. En sonunda birkaç telefon görüşmesi de yaptıktan sonra, giriş kattaki dairenin kapısını açabiliyor; fakat içeride birilerinin yaşadığını fark ettikten sonra orayı derhal terk ediyoruz. İyi ki o sırada ev halkı orada değildi, aksi halde onlar için büyük bir şaşkınlık ve hayal kırıklığı olacaktı ki bu durumun daha kötüsünü Meltem arkadaşımız bire bir yaşamış.
Elimizde başka seçenek olmadığını düşünüp ve de bir an önce evimize yerleşip dinlenmek istediğimizden dolayı, ilk incelediğimiz evi tutmaya karar veriyoruz. Gzira adlı yerleşim birimindeki bu eve tekrar gelip ev sahibiyle görüşüyoruz. Ev sahibi aylık 500 € kira ve 500 € da depozito talep ediyor. 3 aylık kiranın tamamını tek seferde verdiğimiz takdirde bir indiriminin olup olmayacağını soruyoruz ve olumsuz yanıt alıyoruz, fakat biz yine de öyle yapıp üç aylık kiranın tamamını peşinen veriyoruz. Ayrıca 177 € da emlakçı hanıma ödüyoruz. Aslında ödediğimiz miktar, bozuk paramız bulunmadığı için, 180 €. Emlakçı hanım bize 3 € para üstünü ve bir de vantilatör getireceğini söylüyor, fakat ne yazık ki sözünde durmuyor. Ayrıca sonrasında da bu hanım ile pek çok sorun yaşadık. Maalesef bu konuda olumlu bir izlenim bırakmadı kendisi bizde. Remax gibi köklü bir firmanın çalışanına da bunu yakıştıramadık açıkçası. Kira kontratına kısaca göz atıp imzaladıktan sonra (ki burada da başka bir aldatmaca söz konusu, siz siz olun iyice okuyup anlamadan hiçbir şeye imza atmayın), ev sahibinden evle ilgili bilgileri alıyoruz ve yerleşmeye başlıyoruz. Biraz dinlendikten sonra, susuzluğumuzun iyice arttığı bir anda, 0.75 € karşılığında, evimizin yan tarafında bulunan bakkaldan 2 litrelik su alıyoruz.

Malta’da Ertesi Gün
Dil okulumuzdan bize gelen elektronik postada, Salı sabahı saat 07.45’te orada bulunmamız gerektiği ve o saatte bir tanışma toplantısı yapılacağı yazılıydı. Biz de her türlü ihtimali göz önünde bulundurarak saat 06.00’da uyandık ve hazırlanarak saat 07.00’de yola çıktık. Yol üstündeki bir pastanede büyük boy bir peynirli ve ıspanaklı börekle kahvaltımızı ettikten sonra tekrar yola koyulduk. Dil okulu Sliema adlı semtte idi. Bizim bulunduğumuz Gzira’dan Sliema’ya yaklaşık 20-25 dakika yürüyerek (kahvaltı hariç) saat 07.40 civarında okula ulaştık. Dil okulu henüz açılmamıştı, fakat 10 dakika içerisinde kapılar açıldı ve biz de içeri girdik. Gerekli prosedürleri tamamladıktan sonra 40 kadar soruyu cevaplandırarak sınavımızı bitirdik. Ardından, yüz yüze görüşme ile hangi sınıflarda derslere katılacağımızı öğrenip ders programı tablosunu edindik. O gün boyunca, Ramazan Bayramı dolayısıyla izinli sayıldık. Biz de fırsattan istifade biraz ev alışverişi yapmaya ve temizlik malzemesi alıp oturacağımız evi tekrar temizlemeye karar verdik. Evimizin yanındaki ufak bakkaldan satın aldıklarımızla eve geldik ve günün geri kalanını evde geçirdik.

Dil okulumuz olan IELS Malta
İkinci günden sonra her şey “rutin”e bağlandı. Sabah saat 09.00’da dil okulunda derslere başlıyor ve 14.30’a kadar bu dersleri takip ediyor, ardından eve gelip dinlendikten sonra birkaç saat Malta sokaklarında yürüyor ve sıcak havadan dolayı kısa süre içinde tekrar eve dönmeye karar veriyorduk. Yeri gelmişken, dil okulundaki sistemden ve bu sistemin eksik yanlarından bahsetmek istiyorum. Günde ikisi 1.5 saat, biri ise 45 dakika olmak üzere toplam üç dersimiz bulunmakta. 1.5 saatlik derslerin arasında yarım saat teneffüs var. Saat 13.00 ile 13.45 arasında ise uzunca bir öğle tatili. Arından 13.45-14.30 arasında kırk beş dakikalık bir ders. Evet, tahmin edilebileceği üzere, 1.5 saatlik bir ders süresi hayli yorucu olmakta. Bilimsel olarak da ispatlanmış bir olgu var ki, 45 dakikadan sonra dikkat dağılmakta ve dersleri dinlemek için özel çaba sarf etmek gerekmektedir. Ders sürelerinin 45 dakikaya çekilmesi, açıkçası daha iyi olurmuş.

Malta’daki ilk iki günümü aktardıktan sonra, çeşitli başlıklar altında, yaklaşık iki hafta boyunca yaşadıklarımı, edindiğim bilgi ve tecrübeleri de kısaca paylaşmak isterim.
Malta’da Konaklama
Yukarıda da belirttiğim gibi, Malta’da uzun süreli konaklamalarda en iyi tercih ev kiralamak yönünde olacaktır. Otel fiyatları, özellikle turistik sezonda, yani yaz aylarında oldukça pahalı. Dil okullarının sunduğu konaklama imkanları da yine pahalıya gelebilir. Aile yanında kalmak ise, kültür farklılığından dolayı zor bir hal alabilir. Tüm bu nedenlerden dolayı, uygun fiyata ev kiralamak, hatta 3-4 tanıdık ile aynı evi paylaşmak ve kirayı ortaklaşa olarak ödemek daha yerinde bir karar gibi görünüyor. Yalnız, ev kiralamadan önce iyice araştırma yapmak gerekiyor ki, sonrasında bizim gibi pişman olmayın. Bu konuda tavsiyelerim şöyle olacaktır:
1. Dil okulunuzun nerede olduğunu iyice araştırın ve kiralayacağınız evin buraya yakın olmasına dikkat edin. Yakıcı güneş ve yoğun nem altında yürümek gerçekten çok yıldırıcı olabiliyor.
2. İnternetten erişebileceğiniz Remax Malta, Cassar Cooper gibi emlak firmalarının sitelerinde fiyat araştırması yapabilir ve semtinizdeki ev kiraları hakkında fikir sahibi olabilirsiniz.
3. Bizzat bir emlak bürosuna giderek, aradığınız evin özelliklerini söyleyip yine emlakçı aracılığıyla ev bulabilirsiniz, fakat emlakçı belli oranda komisyon talep edecektir. Talep edeceği komisyon oranını da her şeyden önce öğrenmekte fayda var.
4. Eğer komisyon ödemek istemiyorsanız, sahibinden bir ev bulmanız daha yerinde olacaktır, fakat bu da zaman alıcı bir hale gelebilir.
5. Malta’da elektrik ve su son derece pahalı. Enerji tasarruflu beyaz ampuller dışındaki ampulleri mümkün olduğunca az kullanın. Eğer evinizde klima varsa klimayı gerekli olmadıkça çalıştırmayın. Ayrıca, elektrik ve su için yine Maltalılardan daha fazla (neredeyse iki katı) ücret ödeyeceğinizi de aklınızdan çıkarmayın.
6. Elektrik ve su kullanım oranlarınızı yakından takip edin. Sayaçların üzerinde kullanım miktarlarını görebilirsiniz. Bunları www.wsc.com.mt adresinde yer alan fatura hesaplama bağlantısı aracılığıyla sisteme girebilir ve ne kadarlık bir fatura ile karışılacağınız bilgisini edinebilirsiniz.
7. Kiralayacağınız ev mümkünse giriş katında olmasın. Malta’da toz oranı çok yüksek ve evinizde klima da yoksa sık sık pencereleri açmak zorunda kalabilirsiniz.
8. Eğer benim gibi gürültüye ve kirliliğe tahammülünüz yoksa, kiralayacağınız evin civarında ve apartmanınızda nasıl insanların kaldığını iyice araştırın. Gün boyu yüksek sesle müzik dinleyen ya da adeta hiç uyumadan, gece gündüz demeden yüksek sesle konuşan komşulara sahip olabilirsiniz.
Malta’da Yeme-İçme ve Alışveriş
Malta’nın mutfak kültürü Türkiye’ninkinden oldukça farklı. Pilav, çorba vb. ya da kebap türü yemekleri Malta lokantalarında görebilmek hayli zor. Sadece Millenium, Tabbak, Öz Sofra ya da Mdina’daki Harika gibi belli başlı Türk lokantalarında bunları bulabiliyorsunuz. İtalya’ya yakın olması dolayısıyla burada makarna (pasta olarak anılıyor), pizza ve türevleri en çok tüketilen yiyecekler arasında. Ayrıca sebze fiyatları da pahalı olduğu için sebzeli yemekleri pişirmek de oldukça pahalıya gelebilir. Malta’da daha çok dondurulmuş gıdalar mutfağa hâkim. Her türlü gıdanın dondurulmuş şeklini özellikle büyük marketlerde bulabilirsiniz. Kahvaltılarda ise Nutella ya da mısır gevrekleri en çok tercih edilen unsurlardan. Peynir çok çeşitli olmasına rağmen fiyatları oldukça pahalı. 150 gramlık bir Mozarella peynirinin etiket fiyatı hemen hemen 1.5 € civarında. Malta marketlerinde sıkça rastlanan Cheddar peynirinin ise fiyatı hesaplı görülebilir, fakat tadı bizim damak tadımıza uygun değil. Bugün denediğimiz Emmental peyniri ise, bizdeki kaşar peynirine benzer bir tada sahipti. Onun dışında Türkiye’deki beyaz peyniri burada bulmak neredeyse imkansız. Zeytin ise az miktarda ve sınırlı olarak satılmakta.

Malta’daki market ve bakkallarda ürün fiyatları Türkiye’deki gibi çeşitlilik gösteriyor. Örneğin 1 litre sütü 0.80 € ile 2.5 € arasındaki fiyatlarla alabilmek mümkün, fakat her yerde olduğu gibi burada da “kaliteli=pahalı” ilkesi geçerli. Daha açık söyleyecek olursak, 0.80 €’ya aldığımız Benna markalı bir süt, sütten ziyade süt tozu ile su karışımı görünümünde ve tadındaydı. 1 €’ya aldığımız Frizian Flag markalı bir süt ise, doğal olarak daha iyiydi. Bu bakımdan, her şeyin ucuzunu almak yerine imkanlar ölçüsünde, daha makul ürünler satın alınabilir. Bazı marketlerde ya da bakkallarda ise Türk markalarının yoğurt, pirinç, su, fasulye vb. ürünlerini bulabilmek mümkün.

Malta’nın hemen her şehrinde bir Türk lokantasına rastlamak mümkün. Turkish Food, Turkish Cuisine, Kebap House gibi adlar altında faaliyet gösteren bu lokantalarda mercimek çorbası, fasülye vb. geleneksel Türk ev yemekleri bulmanız da ihtimaller dahilinde. Daha çok döner ve kebap türü yemekler satılıyor buralarda. Bir tavuk döner dürüm ortalama 3-4 €, son derece doyurucu bir kebap menü ise 7-8 € civarında. Çoğu yerde istediğiniz kadar salata ve lavaş alabiliyorsunuz. Yalnız, et dönerin tadının Türkiye’dekilerden biraz farklı olduğunu ve ilk başta değişik geldiğini belirtmeliyim; çünkü Lamb Doner adı altında satılan bu döner, kuzu eti ya da kuzu etiyle karışık dana etinden oluşuyor. Yine de döner ve kebabı özleyenler, sevenler için bu mekanlar ideal. Yeri gelmişken, Gzira’daki Millenium Turkish Food ile ilgili bir anımı anlatayım: Bir akşam üstü, döner almak için buraya gittim. Almak istediğim yemeği, personeli Maltalı sanıp, İngilizce olarak tarif ettim. Daha sonra orada çalışan başka biri gelip, benim görüştüğüm kişiyle Türkçe konuştu. Bunun üzerine şaşırarak, “Ben de Türkiye’den geldim. Sizi Maltalı sandım.” dedim. O da, “Ben sizin Türk olduğunuzu anladım, fakat bozuntuya vermedim. Çok iyi İngilizce konşuuyorsunuz gerçekten, tebrik ederim.” dedi ve gülüştük.
Biz, lokanta ya da kafe gibi yerlerde yemek yemek yerine, evimizde yemeyi tercih ettik ve pirinç, patates, salça, mercimek gibi gıdalar satın alıp bunlar aracılığıyla akşam yemeklerimizi hazırlıyoruz. Bazı arkadaşlar dışarıdan yemek yemeyi tercih ediyorsa da, karın doyurucu bir akşam yemeğinin kişi başı en az 9-10 €’ya tamamlandığını ve buna kahvaltı ya da öğle yemeğinin de dahil edildiğinde daha yüksek fiyatların ortaya çıktığını unutmamak gerek. Hazır çorbalar ya da dondurulmuş gıdalar da tüketebilirsiniz. Ayrıca, belli noktalarda sebze meyve satışı yapan kamyonetlerden de uygun fiyata patates, domates, havuç, elma, şeftali vb. meyve ve sebzeler satın alabilirsiniz. Evimizin yakınında duran bir satıcıdan kilosu 1 €’ya patates ve domates, 1.5 €’ya elma ve şeftali almıştık. Özellikle patates, zor zamanlarınızda imdadınıza yetişecektir.
Satılan ürünlerin fiyatları marketten markete ve semtten semte değişkenlik gösteriyor. Hatta bazı durumlarda, aynı ürünü büyük süpermarketler yerine yanı başınızdaki bakkaldan almak daha ucuza mal olabiliyor. Örneğin, 750 gramlık mısır gevreğinin fiyatı evimizin yanındaki bakkalda 3 € iken, herkesin ucuzluğu konusunda hemfikir olduğu Schott’s adlı büyük süpermarkette tam 4 € idi. Bu da, bir ürünü almadan önce birkaç farklı noktada fiyat araştırması yapmanın daha mantıklı olacağını göstermekte.

Ayrıca, daha önce hiç tatmadığınız, ama tadını merak ettiğiniz ürünleri büyük paketlerde almak yerine en ufak paketteki şekliyle alın ki, tadını beğenmezseniz paranız boşa gitmesin. Zira biz bu hatayı çok yaptık ve halen, damak tadımıza uygun olmayan pek çok şeyi tüketmek ya da birilerine vermek zorunda kalıyoruz. Bunların yanı sıra muz suyu, Hindistan cevizi suyu gibi meyve suları var ve oldukça lezzetliler. En azından bir kez denemek lazım diye düşünüyorum. Normal meyve suları ise Türkiye’dekiler ile aynı ya da daha düşük kalitede. Bir de, Türkiye’de “çeri domates” adıyla satılan domateslerin gerçekten “çeri” yani “cherry=kiraz” büyüklüğünde olanlarına burada rastladık.

Farklı tatlar noktasında bir tavsiyem olacak: Sliema’daki The Point adlı alışveriş merkezindeki bir tatlıcı, Cinnabon adında Waffle benzeri hamurlu bir tatlı yapmakta, bu tatlıdan tatmanızı kesinlikle tavsiye ederim (araştırmalarıma göre bu tatlı Türkiye’de sadece İstanbul’da iki noktada satılmaktaymış). Büyük boy Cinnabon’lar 2.5 € ile 3.5 € arasında, ufakları ise daha uygun fiyatlara satılmakta. Üstelik 4’lü ya da 9’lu paketler halinde de satışı yapılmakta. Özellikle çikolatalı olanı oldukça leziz.

Değişik bir tatlı, Cinnabon
Tekrar yeri gelmişken, Malta’nın çeşme suyunun gerçek anlamda “arıtılmamış” olduğunu belirtmek isterim. İçmek şöyle dursun, çeşme suyu ile duş alırken bile deniz suyunun kokusunu hissedebiliyorsunuz, zira Malta’da baraj olmadığı için, deniz suyu arıtılmakta ve şebeke suyu olarak kullanılmaktadır. İçme suları ise, şu ana kadar görebildiğimiz kadarıyla, en fazla 2 litrelik pet şişelerde altılı halde satılıyor. Bazen Aroma ya da Nida gibi Türk firmalarının sularına da rastlıyoruz. Şu ana kadar görebildiğimiz en uygun fiyat, San Michel ya da Kristal markalı suyun 2 litrelik pet şişelerde 6’lı paket halinde satılanı idi. Fiyatları ise 2-2.5 € arasında değişkenlik gösteriyor. Bu 12 litre su, 2 kişiye yaklaşık bir hafta kadar ancak yetiyor.
Malta’da, Türkiye’nin büyük şehirlerinde artık adım başı rastladığımız devasa alışveriş merkezlerini görmek mümkün değil. Alışveriş merkezleri ve süpermarketler içerisinde en büyüğü Sliema’daki The Point adlı 3 katlı alışveriş merkezi idi. Ziyaret ettiğimiz diğer alışveriş merkezleri ve süpermarketler ise Lidl, Tal-lira, The Plaza, Gala, Pavi, The Town ve Schott’s. Qormi adlı şehirdeki Pavi, Malta’nın en büyük süpermarketi. Dolayısıyla daha fazla çeşitte ürün bulabilirsiniz. San Gwan’daki Lidl, sadece Alman ürünleri satıyor, fakat fiyat olarak en uygunu. Yine San Gwan’daki Tal-lira’da ise uygun fiyata ev eşyası ve ufak tefek şeyler bulabilmek olası. Unutmamanız gereken en önemli şey ise, marketlerinin hemen hepsinin poşeti belli bir ücret karşılığında satması. Yani, Türkiye’de olduğu gibi, aldığınız ürünleri market poşetlerine yerleştirip götüremiyorsunuz. Bu bakımdan, alışverişe çıkarken yanınızda birkaç poşet bulundurmanız gerekmekte, aksi halde her bir poşet için 0.50 € gibi bir ücret ödemeniz gerekebilir. Esasında doğayı korumak adına yapılan güzel bir faaliyet bu, fakat yine de alışveriş başına bir ya da iki poşet veya ilk poşet ücretsiz olarak verilebilirdi.

The Point adlı alışveriş merkezi
Malta’nın başkenti Valletta’da Pazar günleri saat 08.30 ile 12.30 arasında ufak bir pazar kuruluyor. Burada elbise, hediyelik eşya, çanta vs. gibi şeyleri uygun fiyata alabilmek mümkün. Buna benzer, fakat daha büyük bir pazar ise yine aynı gün ve saatte Marshaslox adlı şehirde kurulmakta. Burası, Malta’nın en uygun fiyatlara sahip pazarı. Yaşadığımız yerde satılan ürünlerin üçte bir oranında ucuzunu burada bulabildik. Balıktan meyve sebzeye, elbiseden hediyelik eşyaya kadar her şey bu pazarda mevcut.
Dükkanlar konusunda hatırlanması gereken en önemli hususu da aktarmakta fayda var: Pazar günleri tamamen; diğer günlerde ise 12.30-16.00 saatleri arasında büyük marketler hariç neredeyse bütün dükkanlar kapalı. Tabii bir resmi tatilleri de unutmamak lazım.
Malta’da İletişim
Her ülkede olduğu gibi, Malta’da da Türkiye’deki cep telefonu hattınızı kullanmak oldukça pahalı. Türkiye’deki cep telefonu hattınızı Malta’da kullanmak isterseniz, standart tarifede dakika başına, yapılan aramalarda yaklaşık 5 TL, alınan aramalarda ise 1.75 TL gibi fahiş ücretler ödemek zorunda kalabilirsiniz. Aslında en iyisi, yurt dışına çıkarken Türkiye’deki hattınızı kapatmak ya da ayda 30 TL’ye yurt dışında 60 dakika arama/aranma paketi gibi bir paket tercih etmek. Ayrıca bazı operatörlerin daha avantajlı paketleri de mevcut, fakat zaman zaman Malta içindeki arkadaşlarınızla ya da Maltalılarla da görüşme yapmanız gerekebileceği için, bu da çıkar yol olmayabiliyor.
Malta’da neredeyse adım başı uluslararası arama noktası var. Buralardan, dakikası 0.12 €’dan başlayan fiyatlarla Türkiye’yi ya da başka ülkeleri arayabilirsiniz. Tabii, aradığınız numaranın cep telefonu numarası ya da sabit numara olmasına göre fiyat da değişkenlik gösteriyor. Türkiye ile iletişim konusunda benim tavsiyem Skype ya da Live Messenger gibi programlar aracılığıyla ücretsiz sesli sohbet ya da yine Skype ya da Google’un yeni hizmeti olan Telefon Ara hizmetlerine kontör yükleyip daha uygun fiyatlara konuşma yapmak olacaktır.
Malta’da yine adım başı bir İnternet kafeye rastlayabilmek mümkün, fakat bağlantı ücretleri oldukça pahalı. Eğer İnternete sık sık ihtiyaç duyuyorsanız, evinize İnternet bağlatmak en iyi seçenek olacaktır. Biz bu yolu tercih ettik ve Melita adlı servis sağlayıcıya 5 megabit hızında sınırsız İnternet bağlantısı için 10 € kurulum ücreti ve 75 € depozit dışında aylık 13.75 € ödeme yapacağız.
Malta’da televizyon izlemek de belli bir ücrete tabi. Biz televizyona ihtiyaç duymadığımız için bağlatmama kararı aldık. Telefon da aynı şekilde istenildiği takdirde bağlanabiliyor ve evinizdeki sabit telefon ile görüşmeler yapabiliyorsunuz. Fiyatlar hakkında bilgi sahibi değilim, fakat cep telefonuna göre daha uygun olacağını tahmin ediyorum.
Malta’da Ulaşım
Malta’da, yaygın olarak kullanılan ve adanın hemen her noktasına bağlı geniş bir otobüs ağı bulunmakta. Merkezi başkent Valletta’da bulunan bu otobüs ağı sayesinde adanın her yerine ulaşabilirsiniz. Ülkede, çok yakın zamanlara (3-4 ay öncesine) kadar oldukça eski diyebileceğimiz otobüsler, son model klimalı olanlarıyla değiştirilmiş. Bu yüzden, bilet fiyatlarına da hayli zam yapılmış. Bu yeni otobüsleri ise Arriva adındaki bir firma işletiyor ve bilet fiyatları Maltalılar ve Maltalı olmayanlar için iki şekilde düzenlenmiş. Dolayısıyla biz biletlere daha fazla ücret ödemek zorunda kalıyoruz. Maltalı olmayanlar için bilet fiyatları, normalinin neredeyse iki katı. Bilet seçenekleri ve alınan ücretler ise şöyle:
2 saatlik bilet: Bu bilet ile 2 saat içerisinde istediğiniz kadar seyahat yapabiliyorsunuz. Ücreti, Maltalılar için 1.60 €, Maltalı olmayanlar içinse 2.20 €
Günlük bilet: Bu bilet ile 24 saat boyunca Arriva otobüslerini sınırsız olarak kullanabiliyorsunuz. Maltalılar için 1.50 € olan biletin ücreti Maltalı olmayanlar için 2.60 €.
7 günlük bilet: 7 gün boyunca geçerli olan ve yine Arriva otobüslerini sınırsız olarak kullanabileceğiniz bu biletin fiyatı ise Maltalılar için 6.50 € Maltalı olmayanlar içinse 12 € olarak düzenlenmiş.
Bunların dışında, Maltalılar için 30 günlük ve 90 günlük biletler de var. Maltalı olmayanlar bu biletlerden alamıyor. Bunların fiyatları ise 26 € ve 72 €. Yukarıda da bahsettiğim üzere, Malta haritasını da içeren ücretsiz otobüs bilgi broşürünü edinmeyi unutmayın.
Bazı Avrupa ülkelerinde olduğu gibi Malta’da da trafik soldan akıyor. Özellikle karşıdan karşıya geçerken, Türkiye’deki sağdan akan trafiği düşünüp bazen zor durumda kalabiliyorsunuz. Ayrıca, direksiyonu sağ tarafta bulunan araçları görünce de ilk etapta hayli şaşırıyorsunuz ve bu duruma alışmakta zorluk çekiyorsunuz. Biz Malta’ya geldiğinizde, bazı noktalar hariç yollarda neredeyse hiç trafik ışığı yoktu. Sadece St. Julian’s civarlarında birkaç trafik ışığına rastlayabilmiştik, fakat son zamanlarda trafik ışıkları özellikle trafiğin yoğun olduğu bölgelere kurulmaya başlandı. Sürücüler ise genel olarak yayalara saygılı ve genellikle önceliği yayalara veriyor. Sanırsam bu durum bir kanunla da korunuyor. Buna rağmen, burada büyük bir trafik sorunu var ve her sokakta sıra sıra park etmiş araçlar dizili durumda. Sliema gibi merkezi yerleşim birimlerinde ise bazen işin içinden çıkılmıyor. İnsanlar, evlerinin önünde bile park edecek boş bir yer bulmak için dakikalarca dolaşabiliyorlar.
Malta İçi ve Dışı Geziler
Gri pasaporta sahipseniz, bunun imkanlarından faydalanarak çok ucuza başka ülkelere uçabilirsiniz. İtalya, Almanya, İspanya, Fransa bu ülkelerin başında. Bir hafta sonu ya da belirli bir hafta boyunca değişik ülkeleri görebilirsiniz. Ryan Air, EasyJet ya da German Wings gibi dolmuş-uçak firmalarından çok uygun fiyatlara biletler bulabilirsiniz. Örneğin biz, 20 Ekimde başlayacak Malta-Venedik-Paris-Barselona-Düsseldorf-Bologna-Malta uçuşumuz için kişi başı toplam 120 € ödedik. Açıkçası, uçuş sorgularken 6 € gibi fiyatlarla karşılaşıyorsunuz, fakat daha sonra bunun içine vergiler, işlem ücreti, bagaj ücreti vb. şeyler de girince fiyat bu kadar yükselebiliyor. Hatırlatayım: Eğer başka ülkelere uçmak gibi bir düşünceniz varsa, biletinizi, planladığınız uçuş tarihinden en az bir-iki ay öncesinden alın; çünkü bilet fiyatları uçuş tarihi yaklaştıkça belirli oranlarda artıyor. Biz, uçuşlarımız için Ryan Air’i tercih ettik. Diğer firmalar Ryan Air kadar çeşitlilik sunmuyor.
Malta’yı ve diğer adaların tamamını 1 haftada gezmeniz mümkün. Adaların yüzölçümleri küçük olduğu için, otobüsle ya da feribotla istediğiniz her noktaya kolayca ulaşabiliyorsunuz. Otobüs seçeneği dışında, Malta kökenli pek çok küçük tur firmasının düzenlediği turlara da katılabilirsiniz. Örneğin, kişi başı 35 €’ya jip üzerinde ya da yine kişi başı 20 €’ya üstü açık otobüslerle Malta’nın çoğu noktasını ve görülecek yerlerini, tarihi mekanlarını rehber eşliğinde gezebilirsiniz. Çoğu merkeze yürüyerek de gidilebilmekte, fakat bilhassa güneşin sıcaklığını hissettirdiği öğle saatlerinde bu çok zor oluyor. Akşam serinliğinde Malta sokaklarında yürümek daha keyifli ve daha az yorucu. Ayrıca su alti safarisi (underwater safari) turlarına katılmanızı ya da Blue Grotto, Blue Lagoon gibi coğrafi oluşumları görmenizi de tavsiye ederim. Captain Morgan adındaki bir tur firması, Malta’nın en bilinen gezi hizmeti sağlayıcılarından. Bir bürosu ise Sliema civarlarında.
Malta’da denize girilebilecek büyüklü küçüklü pek çok sahil var. Bunlardan bazıları ücretli iken bazıları halka açık ve çoğu da son derece temiz görünmekte. Golden Bay, Paceville, Melieha Bay, Blue Lagoon bunlardan bazıları. Deniz suyu sıcaklığı Eylül ayında da ideal, fakat Ekimden sonra sıcaklık bir nebze düşüyor.
Bazı Pratik Bilgiler
Malta, yaz aylarında doğal olarak çok sıcak olmakla beraber, sonbaharda da bu sıcaklık devam ediyor. Bu bakımdan, Malta’ya gelirken kalın ve yünlü kıyafetler yerine ince ve ferah kıyafetler getirmeniz daha mantıklı olacaktır. Keten pantolon, hafif bir tişört ya da gömlek bunlardan sayılabilir. Ayrıca, ayakkabı ve çorap giymek yerine rahat bir terlik ya da sandalet kullanmak da hayli ferahlatıcı olacaktır.

Malta evlerinden bir enstantane
Malta’da 12.30 ile 16.00 arası sıcaklığın en yoğun hissedildiği saatlerdir. Bu bakımdan, bu saatlerde dışarı çıkmanızı, hele ki doğrudan güneş ışığı altında yürümenizi hiç tavsiye etmem. Zaten bu saatler arasında açık dükkan bulmak veya sokakta insan görmek de pek mümkün değil. Dükkanlar cumartesi ve pazar günleri de genellikle kapalı. Bu bakımdan, dükkanları ziyaret etmek için en ideal gün hafta içi günleri, en ideal saatler ise sabah 09.00 ile öğlen 12.30 ya da akşam 16.00 ile 18.00 aralarıdır.

Tigne Point civarlarında bir yapı
Malta’da, İngiltere’de olduğu gibi üç uçlu prizler kullanılmaktadır ve bu bakımdan, Türkiye’de kullandığınız adaptör, şarj cihazı vb. aletleri bir çevirici olmaksızın burada kullanamıyorsunuz. Dolayısıyla, buraya gelmeden bir çevirici edinmeniz gerekmekte. Çeviriciyi buradan da satın alabilirsiniz, fakat Türkiye’den satın aldığınızda daha az ücret ödemiş olacaksınız.

Türkiye’deki bir bankada bulunan hesabınızdan burada Euro olarak para çekebiliyorsunuz, fakat bunun için oldukça yüksek oranlarda komisyon alınıyor. En iyisi, Türkiye’de Türk Liranızı Euro’ya çevirmeniz ve hiçbir bankaya bulaşmadan, paranızı yanınızda getirmeniz. Biz bu yolu tercih ettik ve hiçbir bankayla uğraşmadan, hiçbir şekilde komisyon ödemeden tüm harcamalarımızı kolayca yapabiliyoruz. Eğer kredi kartı kullanmak isterseniz de, komisyon oranlarına ve Euro-TL çevrimine dikkat etmenizi tavsiye ederim.
Malta ile ilgili her türlü sorunuzu ya da düşüncenizi, ayrıca kendi izlenimlerinizi aşağıda yer alan yorum kutucukları aracılığıyla paylaşabilirsiniz.




Merhabalar 5 günlik tatilimden izlenimlerim
Mazlta gezilesi güzel biryer fakat pahalı ufak kola bile markettte 1.5 euro
arıca ben şaşırtan şu oldu bir ada olmasına ragmen doru dürüst bir pilaj kıyı olmaması kıyı pek yok kayalıklardan taşlardan denize giriliyor tamam güzel biryer ama görmüş olmak için bukadar para harcamaya deger mi tatışılır am şunu anladım ki begenmeyiz ama Maltada bir Antalya Kleopatra plajı yok maglesef
Merhaba. Yorumunuz için teşekkür ederiz. Bu yazdıklarınız Malta’ya gitmeyi düşünenler için son derece faydalı olacaktır.
Cok tesekkurler.
55 yasinda pratigini tekrar kazanmak isteyen bir talebe olarak gittiginiz okulu, maltayi, yalniz tutulacak bir evi tavsiye edermisiniz? imkan dahilindeyse alternatif oneriniz olabilirmi?
Ben IELS Malta’ya gitmiştim. Evler içinse Remax Malta gibi emlak sitelerine bakabilirsiniz. En iyisi yine de gidip yüz yüze görüşmek, hem okulla hem de emlakçılarla.
Merhaba; Verdiğiniz bilgilerden dolayı teşekkür ederiz.Bende 3 aylık ingilizce kursu için düşünmüştüm.Yaklaşık kursların fiyatları ve orada kalıp harcanan masraflarla beraber toplamında yaklaşık ne kadar bir para gerekiyor.Öğrenmem mümkün mü acaba.Teşekkür ederim.
Merhaba. Ben teşekkür ederim. Güncel kurs ücretleri hakkında bilgiyi kurslara eposta göndererek alabilirsiniz. Ev kiralarsanız sadece kiraya ayda 300-600 Euro arası bir masrafınız olur. Bunun dışında bir o kadar yeme-içme ve ulaşıma gittiğini düşününüz.
Merhaba İsa Bey.. Bu iki ay içinde Malta’ya turist vizesiyle gitmeyi düşünüyorum.Ve sonrasında casinolarda iş bulmayı umuyorum.danışmak istediğim casinolar tekin midir? Cat pat anlaşabilen az ingilizce knşan birini işe alırlarmı ortalama kazançları nedir ve sezonda mı gitmeliyim iş imkanı ve ingilizce öğrenmek açısından yoksa 2-3 ay beklemeli miyim.. Otellerde çalışıyorum 4 senedir..mailimden ulaşır mısınz sizin için mahsuru yoksa İsa Bey..
Merhaba Yağmur Hanm. Malta güvenilir bir ülkedir genel olarak, ama çat pat İngilizce konuşan birini işe alacaklarını sanmam. Tabii yine de bir görüşün derim. Dilinizi geliştirmenize de faydası olur.
İsa bey merhaba bende seneye iki aylığına İngilizcemi geliştirmek için Malta’ya gideceğim İngilizce açısından yararlı oldu mu ben türkiyede c1 seviyesinde eğitim aldım Malta’ya konuşma Ve dili iyice hakim olmak için gideceğim
Ece Hanım merhaba. Bu tamamen size bağlı. Hiçbir şey öğrenmeden de dönebilirsiniz, ana diliniz gibi konuşarak da.
Merhaba isa bey.ben eşimle önümüzdeki hafta maltaya tasinacagim. Eşim bir bankada iş buldu maaşı 1500 euro civarında. Ama ben ne iş yapacağımı bilmiyorum daha doğrusu kendim bir şeyler ariyacagim. Sizce iş bulabilme şansım ne kadar? Ayrıca her işi yaparım iş seçmem garsonluk otelde hiç farketmez.
Merhaba Doğan Bey. Açıkçası iş bulmak biraz da sizin yeteneklerinize ve ilgi alanlarınıza bağlı. İnfilizceniz çok iyiyse, tercümanlık yapabilirsiniz veya başka herhangi bir sektörde çalışabilirsiniz mesela. Elektroniktne anlıyorsanız ilgili iş sahasında iş bulabilirsiniz. vs. En iyisi, önce internetten iş ilanlarına bakmak, sonra da bire bir firmalara gidip görüşmek.
Siz hala maltadami yasiyorsunuz.
Hayır, şu anda Türkiye’deyim Doğan Bey.
Merhabalar İsa Bey
Malta da dil okuluna başvuru yaptım 3 ay için orada olacağım şuan vize aşamasındayım haftaya vize görüşmem var. Tüm masraflarımı çıktıktan sonra orada sadece harcamak için yanıma 1200 1500 Euro arası para alabileceğim fakat üç ay için bu yeterli mi bilmiyorum hayat çok pahalı mı dipnot olarak da çok iyi aşçı olduğumu söyleyebilirim yemek yapma konusunda sıkıntı çekmeyeceğimi düşünüyorum ama oda paylaşımlı apart dairede kalacağım şartlar tam olarak nasıldır _? İngilizce seviyem advance seviyesinde fakat konuşmada çok akıcı değilim kelime öğrenmekte sıkıntı yaşıyorum birde writing kısmı zayıf 3 ay içinde bunları mükemmel seviyeye getirmem olasığı nedir görmüş yaşamış biri olarak tecrübeleriniizi aktarırsanız sevinirim..
şimdiden teşekkr ederim..
Merhaba Uğur Bey. Bu tamamen size bağlı. Şahsen bana fazlasıyla yeterdi, sadece yeme içme ve ulaşım için. Paylaşımlı odalarda oda arkadaşınızla anlaşanız önemli. Giderleri birlikte paylaşırsanız çok iyi olacaktır. 3 ay içerisinde mükemmel seviyeye getiremezsiniz, ama işinizi görece kakadar İngilizce öğrenirsiniz yine de.
Merhaba İsa bey yazınız çok iyi olmuş Haziran 19 da dil okulu için 3 ay gzira da bir okul tavsiye ettim kalacak yer olarak dil okulunun yurdunu tercih ettim yemek olayını soracaktım hazır yemek mi mantıklı yurda alışverişirmi bir de benim dil seviyem pek iyi değil sizce 3 ay da ne kadar ilerleyebilirim
Merhaba Enes Bey. Teşekkürler… Hazır yemek olarak çok fazla bir seçenek yok maalesef Malta’da. Bazı Türk restoranları var, yine de oraları tercih edebilirsiniz, ama yemek yapmayı biliyorsanız, en iyisi evde kendi yemeğinizi kendinizin hazırlaması olacaktır. 3 ayda çat pat konuşacak kadar ilerletebilirsiniz.
İsa Bey öncelikle selamlar, çok güzel ve çok detaylı ve insanın aklnıda cidden yer edecek düzeyde fikirler veriyor ülke hakkında. öncelikle çok teşekkür ediyorum.
Malta’dan bi online casino gaming şirketinden 1650 euro civarında bir teklif aldım. Genellikle tatil veya kısa dönem öğrencilikler için bilgiler bulabiliyorum ülke ile ilgili. Uzun süreli yaşamaya değer bir ülkemi sorusunu cidden çok merak ediyorum.,
Teşekkürler.
Teşekkür ederim Özkan Bey. ben de.
Açıkçası uzun süreli yaşamada en önemli konu sağlık ve barınma. Sağlık noktasında bir sigorta yaptırın derim. Barınma olaraksa, kendinize uygun eşyalı bir ev bulabilirsiniz, işinize yakın. Bunun dışında başka bir sorun yaşayacağınızı sanmıyorum.
İsa bey merhaba dil eğitiminden ziyade maltada bir ev kiralayarak tatil yapmak istiyorum ve eğer bulabilirsem part-time çalışma düşüncemde var sizce ortalama ne kadar bir ücret ile ev kiralayarak maltada bir aylık süre içinde tatil yapabilirim?
Merhaba. Ortalama eşyalı bir evin kirası 300-600 euro arasında değişir. Tabii, tatil de yapabilirsiniz çok rahat bu sürede.
Merhaba İsa Hocam,
Çok detaylı, faydalı bu yazınızdan ve diğer tüm paylaşımlarınızdan dolayı teşekkürü bir borç bilirim. Alandaş olmamız hasebiyle öğrencilik yıllarımdan beri takipçinizim. Tavsiyeleriniz, fikirleriniz benim için çok kıymetli.
Konuya gelirsek, esas hedefim bir dil öğrenmek ve YDS’de de karşılığını almak. (İkisi farklı kulvarlar, farkındayım; fakat bir dili konuşamadan oturup gramerini çalışmayı sevemedim bir türlü) Biliyorsunuz, YDS’de farklı diller de var. Hakim dil oldugu için önceliğim ingilizceyse de başka dillere de açığım. Bu yüzden bu yıl kendimi İngiltere, Malta veyahut İran’a atmak fikrindeyim.
Üniversitede seçmeli olarak Farsça almıştım, İran’lı arkadaşlarım da oldu, bağlantılarım da var. Farsça öğrensem bizim alanımıza katkısı daha çok olur diye düşünüyorum.
Siz bu konuda ne dersiniz? Farsça öğrenmek edebiyat mezununa ne getirir, ülkemizde faydasını görür müyüm/ ne kadar görürüm?
Malta, İngiltere’ye kıyasla maddi açıdan ve benim gibi gezmeyi sevenler için daha cazip görünüyor. Buna mukabil İngiltere’de kalacak yer sorunum yok. (Bu arada İngilizce’yi her şekilde öğreneceğim, önce ya da sonra fark etmez) Gördüğünüz gibi seçenek fazla, kafam hayli karışık. Bunlardan biri Allah’ın izniyle en geç bu yaz gerçekleşecek. Bu anlamda cevabınızı merakla bekliyor olacağım. Kararıma etkisinin yüksek olacağını özellikle belirtmek isterim.
Yolun başında olan bana ve benim gibilere (yazarken aklıma gelmeyenler de dahil) ne önerirsiniz?
Tüm heyecanım ve saygılarımla.
Merhaba Ayşe Hanım,
Görüşleriniz için çok teşekkür ederim öncelikle. Açıkçası şu anda bizim alanda (bu alanı ‘dil’ olarak düşündüm), İngilizcenin önemi daha fazla, ama eski edebiyat alanında Farsça bilmek daha avantajlı olacaktır. Bu noktada öncelikle bir uzmanlık alanı belirlemek daha doğru olur. Yeni edebiyat için de Fransızca daha önemli mesela. Yine de her şeye rağmen İngilizce öğrenmek gelecek açısından daha yerinde, zira sevelim veya sevmeyelim, dünyanın “lingua franca”sı artık İngilizce. Başarılar dilerim şimdiden…
Merhaba İsa Bey,
Bir iş teklifi aldım 4000 € sizce hem orada geçinip hemde para biriktirebilir miyim ?
Merhaba Murat Bey. Kesinlikle çok iyi bir ücret. Aylık masrafınız en faz 1500 Euro olur, üzerini biriktirirsiniz.
Merhaba isa bey,
Bende mart ayında maltaya dil eğitimi için gitmeyi düşünüyorum. 12 haftalık bir eğitim almayı planlıyorum. Dil okulu seçmekte zorlanıyorum. Champer, ese,lal ve ntst arasında kaldım. Sizin tavsiyeleriniz ne olur. Ayrıca gidilecek acentada önemlidir, acenta tavsiyeniz var mıdır? İletişim adresimden de ulaşabilir, cevaplayabilirsiniz.
Burcu Hanım merhaba. Hepsi aynı standartlarda, dolayısıyla konum ve ücret olarak size hangisi uygunsa onu tercih edin derim. Acenta ile gitmediğim için o durumu bilmiyorum maalesef.
Merhabalar isa ben bey. Soyle ki ingilizce duzeyim sifir denebilir. Chamber cologal de uc aylik dil egitimine gidecegim . Aralik 29 orda olacagm martta donecegim. 21 yasindaym ve ilk defa boylr bir deneyiyim olacak. Hem korkularim hemce cekincelerim var. Uc ayda ne kadar ogrene bilirim ve orda part time calisabilirmiyim boyle imkanlar saylanabilir mi? farkli birsey daha danusmak isterim uc ay kalacagim.icin her ay farkli bur ulkeyi ziyaret etmek istitiyorum ilk ay italya ikinci ay fransa ucuncu ay ise donmeden ispanya ozellikle italyaya gemi ile gecia varmi
Merhaba Gül Hanım. Üç ayda, en temel ihtiyaçlarınızı karşılayabilece şekilde öğrenebilirsiniz İngilizceyi: Şuraya nasıl gidebilirim, bunu fiyat ne kadar gibi soruları sorabilir ve bunlara verilen cevapları anlar düzeye gelirsiniz, ama daha fazlası olmaz maalesef. Part-time çalışabilirsiniz tabii, ama ölü sezonda gidiyorsunuz, iş bulmanız zor olabilir. Evet, İtalya’ya gemi ile geçebilirsiniz. Diğer ülkelere de RyanAir kullanarak uçabilirsiniz.
Gül bende 18 aralıkta maltada olucam ec okulunda bende ilk defa gidicem geldiginde arkadaslık edebilirim sana bende 21 yasındayım
Önceki sorum da sormayi unuttugum bir önemli nokta daha var.Parayi oradaki atmlerden cekmek istiyorum.Hsbc oldugunu gördüm, buradan kesintisiz para cekebilecegimi düşünüyorum Türkiye’den gönderilen paralarda.Alternatif bir yol varsa paylaşırsanız cok sevinirim.
Evet, HSBC böyle bir imkan sağlıyordu, ama yine de müşteri hizmetlerini arayıp sorun derim ben.
Merhaba Isa Bey,
Öncelikle Verdiginiz bigiler icin cok tesekkür ederim.Suan almanya da master yapmaktayim. İngilizcemi dil sertifikasi ile belgelemek istiyorum.Film esnasında iletisim esnasinda anlama ve konusma sikintisi yasamiyorum. Fakat ielts sinavi 6.5 puani icin yeterli görmüyorum. 1 aylik ielts kursu oldugunu gördüm ve bunun ne kadar faydali olacağını sormak istedim. 2. Sorum en fazla 1-4 ay arası kalabilirim bu süre icin maddi olarak ve ögrenim amacli en uygun 2 secenek olduguna karar kildim. Paylaşımlı ev ve yurtlar. Suanda paylasimli evde yasiyorum ve problemim yok. Bu yüzden tavsiye edeceginiz yol nedir? Ev ilanlari icin verebileceginiz güzel bir internet sitesi var mi?Türk vatandasiyim yesil pasaportum var fakat 1yil Almanyadan oturum hakkim da var herhangi bir artı islem yapmam gerekirmi? 2017 mart ayi sonunda gitmeyi düsünüyorum. Bu dönemde memnun kaldiginiz ya da tavsiye ettiginiz dil okulu hangisidir? Uzun oldu biraz kusura bakmayın. Cevap verirseniz cok memnun olurum. Tekrar teşekkürler.
Merhaba Berkcan Bey. Açıkçası 1 aylık kurs yeterli olmaz. Paylaşımı evi ben de tavsiye ederim. Kurstan bulacağınız birkaç arkadaşla beraber aynı eve çıkabilirsiniz. Daha hesaplı olur. Remax Malta’ya bakabilirsiniz ev ilanları için. Ayrıca “malta shared flat” şeklinde arama yapabilirsiniz. Facebook grupları vs. de var. Başka bir işlem yapmanıza gerek kalmaz, ama yeşil pasaporta en fazla 30 gün kalınabiliyor ülkede. Dil okullarının hepsi aynı bana göre, bu bakımdan size en uygunu hangisiyse onu seçebilirsiniz.
Ben in giliz bir kizla evlendim ingiltere bana turkiyede iki yil evli kalip oyle ingiltere vizesine basvurabilecegimi belirtti ama soyle bir durum var ingiltere vatantasi bir kiz avrupa birligi vatandasi olmayan birisi ile evlenirse yani turkiye avrupa ulkesi olan bir sehir re gidip 3 ile6 ay arasinda yasadini belgeledigi taktirde oradan ingiltereye gecis yapabiliyor bide bu yolu bulduk onun icin vizelerimiz su an onaylandi bu bir gidis yolu yani avrupanin bir cok yerine gecis noktasi olarak bu ulke kullaniliyor benim sorum su oraya gitsek iki gun otelde kalsak iki gun icinde sahininden 300 400 euroya ev bulunabilirmi bir de orda bulunmayan ihyiyacimiz olan ne almaliyiz simdiden teşekkürler
Şu sıralar kolaylıkla ev bulabilirsiniz, turistik sezon olmadığı için. İnternetteki ev ilanlarına bakabilir veya oraya gidince araştırabilirsiniz. Priz dönüştürücü ve ön bilgi dışında ihtiyacınız olmaz.
Merhaba İsa Bey, ben Tıbbi dökümantasyon ve sekreterlik mezunuyum. Yani hastane sekreteri. Malta’da iş bulma olanağım nedir? Tahmini olarak aylık kazancım ne kadar olur? Teşekkürler.
Merhaba Musa Bey. Bu konuda bir bilgim yok maalesef. İnternette Malta’daki iş ilanlarına bakmanızı tavsiye ederim, ama turistlere yönelik olmadığı sürece orada bir iş tutturmanız çok zor.
Merhaba Isa bey, Ben Azeriyim ve Bakude yasiyorum. Benim sorum Malta da IT Sektor -a taleb ne kadar? Yani bir “yazılım mühendisi” Maltaya gelib tez bir zamanda is bula bilirmi ? Bu sektor orda ne kadar gelismis. Önceden teşekkür ederim.
Merhaba Abas Bey. Maalesef dediğiniz sektörde Malta’da iş bulmak çok zor. O işe orada girmenizi tavsiye etmem.
İsa bey merhaba 2017 yılı ekim kasım ayı gibi eşimle birlikte 3 yada 6 aylığına malta ya gitmeyi düşünüyoruz size 3 sorum olacaktı kış aylarında fazla öğrenci oluyor mu ki bunu ne kadar çok öğrenci o kadar çok konuşma alıştırması diye düşünerek soruyorum ( kışın gitme sebebimiz dil okulları daha ucuz oluyor diye öğrendik ) ? maalesef maddi imkansızlıklardan dolayı paylaşımlı ev düşünüyoruz tavsiye eder misiniz ? son sorum ise eşimin İngilizcesi iyi fakat benim İngilizcem yok denecek kadar az 3 ay orta seviyeye gelecek kadar yeterli midir yada 6 ayı veya daha fazlasını mı tavsiye edersiniz ?
Kayhan Bey merhaba. Kış aylarında öğrenci sayısı yaza göre daha az olur ve bu dönemde gerçekten dil öğrenmek isteyenler gelir. Dediğiniz gibi, okullar da daha ucuz olur. Paylaşımlı evde çok rahat edemezsiniz, ama şartlar onu gerektiriyorsa, yapacak bir şey yok. İyi çalışırsanız, derdinizi anlatacak seviyeye gelirsiniz 3 ayda. 6 ayda ise daha iyi olur elbette.