Malta’da Üç Ay
Malta, özellikle ülkemizde, Birinci Dünya Savaşı sonrasında 145 siyasetçi, asker ve aydının işgalci kuvvetler tarafından tutuklanarak sürgüne gönderildiği yer, yani “sürgün yeri” olarak hatırlanır. Ben de, 29 Ağustos 2011 tarihinden itibaren, YÖK’ün Öğretim Üyesi Yetiştirme Programı (ÖYP) kapsamında, İngilizce eğitimi için yaklaşık üç ay boyunca eşimle birlikte Malta’da bulunacağım ve bu yazımda, Malta’da bulunduğum süre boyunca edindiğim izlenimleri, yaşadıklarımı ve hissettiklerimi sizlere aktarmaya çalışacağım; fakat her şeyden önce Malta ile ilgili genel bilgileri aktarmakta fayda var: Malta, Akdeniz’in ortasında, İtalya’nın güneyinde son derece ufak bir ada ülkesidir. Ana ada (Malta), Gozo ve Comino olmak üzere üç adadan oluşmaktadır ve bu adalardan en büyüğü, ülkeye de ismini veren Malta adasıdır. Bu adanın bir ucundan diğer ucu dahi kuş uçuşu 30 km’den fazla değildir. İkinci büyük ada olan Gozo, Malta adasının 3’te biri büyüklüğündedir ve en kuzeyde bulunmaktadır. Blue Lagoon sahili ile ünlü olan Comino ise sadece turistik faaliyetlere ev sahipliği yapan ve Malta ile Gozo arsında bulunan 3.5 kilometrekarelik bir adacıktır. Üç adanın toplam nüfusu yaklaşık 500 bin olmakla beraber, yaz aylarında bu nüfusun hayli arttığı bilinmektedir.
Maltaca ve İngilizce, Malta’nın resmi dilleri olmakla beraber, İtalyanca da burada yoğun olarak konuşulmaktadır. Maltaca ise adeta Arapça, Fransızca ve İtalyancanın bir karışımı gibi. Örneğin “Triq Mdina” adlı bir cadde ismi, Arapça tarik ‘yol’ ve medina ‘şehir’ kelimelerinden oluşmakta ve ‘şehir merkezine giden yol’ gibi bir anlamda kullanılmaktadır. Türkçedeki tarikat kelimesi de bu kelimeden türemedir. Burada ilgi çekici olan bir durum da söz konusudur. Bilindiği gibi Arapçada tarik kelimesi tı (ط), re (ر), ye (ى) ve kaf (ق) harfleriyle, yani TRIK yazılır, fakat tarik olarak okunur, yani yazımda a sesini gösteren bir harf yoktur. Bu durum Maltacaya da aynen bu şekilde geçmiş ve Latin harfleriyle yazımda Arap harfleriyle yazım esas alınmıştır. İtalyanca buongiorno ‘günaydın’ kelimesinin Maltacaya bongo’ ya da yine Arapça merhaba ‘merhaba’ kelimesinin de merhba ‘hoş geldiniz’ olarak geçmesi de Maltacanın ne denli karma bir dil olduğunu kanıtlamaktadır. Bunlara rağmen, Malta’da çoğu dükkanda ve büyük şehirlerin tamamında İngilizce hakimdir.


Hoş geldiniz “Merhba” tabelası ve Sliema yolunun başlangıcı
Bunların dışında, Malta’nın uluslararası telefon kodu 356, para birimi ise Euro’dur. Bunlarla ilgili olarak Malta’da iletişim ve alışveriş konularına ise ilerleyen kısımlarda değineceğim.
Malta’da İlk Gün
29 Ağustos sabahı, Türk Hava Yolları ile önce 06.00-06.55 arasında Ankara’dan İstanbul’a, İstanbul’dan ise Air Malta uçağıyla 09.55-11.55 arasında doğrudan Malta’ya uçtuk. Saatlerden de görülebileceği üzere, Ankara-İstanbul arası 55 dakika, İstanbul-Malta arası ise yaklaşık iki saat sürdü. Tabii aktarmaları ve havaalanındaki beklemeleri de sayarsak, bu sürenin yedi saat civarına çıktığını rahatça söyleyebilirim. Aktarmalar sırasında “Duty Free” adı verilen dükkanları dolaşmayı ve yeri geldiğince oturup dinlenmeyi tercih ettik. Malta ile Türkiye arasında bir saatlik bir zaman farkı var, diğer bir deyişle, Malta’nın yerel saati Türkiye yerel saatine göre bir saat geride. Dolayısıyla Malta’ya indiğimizde, güneş en tepede olacaktı. Gerekli kontrolleri yaptırıp bagajımızı aldıktan sonra Malta’nın o ufacık havaalanından çıkıp otobüse binmek için bilet gişesine yöneliyoruz (bkz. Malta’da Ulaşım). 2 saat boyunca geçerli olacak otobüs biletimizle beraber, görevli, bir de ücretsiz bir güzergah haritası veriyor bize. Bu haritada otobüslerin hareket saatleri, rotaları ve ulaşımla ilgili diğer önemli bilgiler yer almakta. Malta’da ihtiyacınız olacak ve dolayısıyla mutlaka edinmeniz gereken önemli bir belge.

Biletimizi de aldıktan sonra otobüs duraklarına ulaşmak için dışarıya çıkıyoruz. Çıkar çıkmaz çok ağır ve oldukça nemli bir hava adeta üzerimize çöküyor. Antalya ya da Muğla gibi yerlerde yaşayanların alışkın olabileceği bu havada bizim için nefes almak bile hayli zor görünüyor; fakat birkaç gün sonra bu ağır havaya da alışabildiğimizi ve bu yüksek nem oranının ilk günkü kadar rahatsız edici olmadığını söyleyebilirim.
Yaklaşık 1 aydır Malta’da bulunan arkadaşımız ve meslektaşımız Meltem Can’ı arayıp nereye geleceğimizi soruyoruz, zira valizlerimizi onun evine bırakıp aynı gün içerisinde kendimize bir ev kiralayarak bir an önce ülkeye yerleşmek ve düzenimizi kurmak niyetindeyiz. Esasında Maltalı bir ailenin yanında yaşamak, otelde kalmak ya da gideceğimiz dil okulunun pansiyonunu kullanmak gibi konaklama seçenekleri mevcuttu, fakat bunlardan bizim için en uygunu kendi evimizi kiralamaktı. X2 numaralı otobüsle San Gilyan (Saint Julian’s) adlı semte gelebileceğimizi ve kendisinin bizi orada bekleyeceğini söylüyor Meltem. Şanssızlığımızdan mıdır bilinmez, birkaç dakika önce X2’nin hareket ettiğini görmüştük. Bir sonraki hareket saati ise yarım saat sonraydı. Mecburen, yarım saat otobüs durağında bekliyoruz. Nihayet otobüs durağa yanaşıyor. Aldığımız bileti otobüs şoförüne gösterdikten sonra (şoför, biletin üstünde yazan alınış saati ile şu anki saate bakıyor ve biletin son kullanım saatinin dolup dolmadığını kontrol ediyor) uygun bir yer bulup oturuyoruz. Malta’nın bu yeni otobüsleri son derece geniş ve ferah, ayrıca klimalı. Bagajlar için özel bölmeler de düşünülmüş. Yaklaşık 35 dakikalık bir otobüs yolculuğundan ve bir durağı kaçırdıktan sonra San Gilyan’a ulaşıyoruz. Buradan çıkarabileceğimiz sonuç, nerede ineceğinizi iyi bilmeniz gerektiği olsa gerek. Etraftaki insanlardan bu konuda yardım alabilirsiniz.

Malta Arriva otobüsleri
Otobüsten inip hangi noktada olduğumuzu Meltem’e bildiriyoruz, zira o bizden önceki durakta bizi bekliyordu. Kendisiyle buluştuktan sonra, ellerimizde ve sırtımızda kilolarca valiz, neredeyse 40 derece hissedilen sıcaklık ve yoğun nem altında inişli çıkışlı yaklaşık 20-25 dakikalık bir yürüyüş yapıyoruz. Üstelik yolun bazı noktalarında kaldırımlar yok, sadece şeritlerden ayrı çizilmiş birleşik bir yürüme yolu mevcut. Sonunda eve ulaşıyoruz. Meltem’in aylık 1.000 €’ya tuttuğu evinde, iki oda, mutfakla birleşik bir salon ve bir de banyo var. Malta’da evlerin çoğunda salon ile mutfak birleşik ve yerlerde halı yok. Özellikle yerlerde halı olmaması durumuna alışmam uzun zaman alacağa benziyor.
Valizlerimizi bırakıp biraz dinlendikten sonra emlakçının yolunu tutuyoruz. Dünyada pek çok şubesi bulunan ve Türkiye’den de tanıdığımız Remax adlı emlak firmasının Malta şubesine ulaşıyoruz. Lorraine Bonnici adlı bir hanımla görüşüyoruz ev kiralamak için. Tek odalı, ufak; fakat temiz bir evin bizim için yeterli olacağını ve kiralayacağımız evin kursa yakın olması gerektiğini belirttikten sonra, Lorraine bize birkaç evin fotoğrafını gösteriyor. Bunlardan ikisini beğeniyoruz ve ardından evleri görmek için firmanın aracıyla yola çıkıyoruz. Görmek istediğimiz ilk daire, iki katlı bir apartmanın giriş katında. Burası, biri küçük diğeri ondan daha büyük olmak üzere iki odalı ve yine mutfak-salon bir arada stüdyo benzeri bir daire. Öğrenim göreceğimiz dil okuluna yaklaşık yirmi dakika yürüme mesafesinde. Yürüyüş yapma bahanesiyle bu mesafenin bizim için sorun olmayacağını düşünüyoruz. Evin dış kapısı doğrudan sokağa açılıyor, fakat buna rağmen temiz görünmesi bizi cezbediyor. Ayrıca buzdolabından çamaşır makinesine, mikro dalga fırından tost makinesine, televizyondan çatal kaşık ve gerekli en ufak malzemelere kadar her şey mevcut bu evde. Tüm bunlara rağmen biz yine de acele etmek ve hemen karar vermek istemiyoruz.

Malta’da kiraladığımız evden bir kare
Daha sonra, görmek istediğimiz ikinci eve geliyoruz. Bu ev çıkmaz sokakta bulunuyor. Emlakçı hanım elindeki anahtarları, iki katlı apartmanın bir o dairesinin kapısına bir bu dairesinin kapısına deniyor. En sonunda birkaç telefon görüşmesi de yaptıktan sonra, giriş kattaki dairenin kapısını açabiliyor; fakat içeride birilerinin yaşadığını fark ettikten sonra orayı derhal terk ediyoruz. İyi ki o sırada ev halkı orada değildi, aksi halde onlar için büyük bir şaşkınlık ve hayal kırıklığı olacaktı ki bu durumun daha kötüsünü Meltem arkadaşımız bire bir yaşamış.
Elimizde başka seçenek olmadığını düşünüp ve de bir an önce evimize yerleşip dinlenmek istediğimizden dolayı, ilk incelediğimiz evi tutmaya karar veriyoruz. Gzira adlı yerleşim birimindeki bu eve tekrar gelip ev sahibiyle görüşüyoruz. Ev sahibi aylık 500 € kira ve 500 € da depozito talep ediyor. 3 aylık kiranın tamamını tek seferde verdiğimiz takdirde bir indiriminin olup olmayacağını soruyoruz ve olumsuz yanıt alıyoruz, fakat biz yine de öyle yapıp üç aylık kiranın tamamını peşinen veriyoruz. Ayrıca 177 € da emlakçı hanıma ödüyoruz. Aslında ödediğimiz miktar, bozuk paramız bulunmadığı için, 180 €. Emlakçı hanım bize 3 € para üstünü ve bir de vantilatör getireceğini söylüyor, fakat ne yazık ki sözünde durmuyor. Ayrıca sonrasında da bu hanım ile pek çok sorun yaşadık. Maalesef bu konuda olumlu bir izlenim bırakmadı kendisi bizde. Remax gibi köklü bir firmanın çalışanına da bunu yakıştıramadık açıkçası. Kira kontratına kısaca göz atıp imzaladıktan sonra (ki burada da başka bir aldatmaca söz konusu, siz siz olun iyice okuyup anlamadan hiçbir şeye imza atmayın), ev sahibinden evle ilgili bilgileri alıyoruz ve yerleşmeye başlıyoruz. Biraz dinlendikten sonra, susuzluğumuzun iyice arttığı bir anda, 0.75 € karşılığında, evimizin yan tarafında bulunan bakkaldan 2 litrelik su alıyoruz.

Malta’da Ertesi Gün
Dil okulumuzdan bize gelen elektronik postada, Salı sabahı saat 07.45’te orada bulunmamız gerektiği ve o saatte bir tanışma toplantısı yapılacağı yazılıydı. Biz de her türlü ihtimali göz önünde bulundurarak saat 06.00’da uyandık ve hazırlanarak saat 07.00’de yola çıktık. Yol üstündeki bir pastanede büyük boy bir peynirli ve ıspanaklı börekle kahvaltımızı ettikten sonra tekrar yola koyulduk. Dil okulu Sliema adlı semtte idi. Bizim bulunduğumuz Gzira’dan Sliema’ya yaklaşık 20-25 dakika yürüyerek (kahvaltı hariç) saat 07.40 civarında okula ulaştık. Dil okulu henüz açılmamıştı, fakat 10 dakika içerisinde kapılar açıldı ve biz de içeri girdik. Gerekli prosedürleri tamamladıktan sonra 40 kadar soruyu cevaplandırarak sınavımızı bitirdik. Ardından, yüz yüze görüşme ile hangi sınıflarda derslere katılacağımızı öğrenip ders programı tablosunu edindik. O gün boyunca, Ramazan Bayramı dolayısıyla izinli sayıldık. Biz de fırsattan istifade biraz ev alışverişi yapmaya ve temizlik malzemesi alıp oturacağımız evi tekrar temizlemeye karar verdik. Evimizin yanındaki ufak bakkaldan satın aldıklarımızla eve geldik ve günün geri kalanını evde geçirdik.

Dil okulumuz olan IELS Malta
İkinci günden sonra her şey “rutin”e bağlandı. Sabah saat 09.00’da dil okulunda derslere başlıyor ve 14.30’a kadar bu dersleri takip ediyor, ardından eve gelip dinlendikten sonra birkaç saat Malta sokaklarında yürüyor ve sıcak havadan dolayı kısa süre içinde tekrar eve dönmeye karar veriyorduk. Yeri gelmişken, dil okulundaki sistemden ve bu sistemin eksik yanlarından bahsetmek istiyorum. Günde ikisi 1.5 saat, biri ise 45 dakika olmak üzere toplam üç dersimiz bulunmakta. 1.5 saatlik derslerin arasında yarım saat teneffüs var. Saat 13.00 ile 13.45 arasında ise uzunca bir öğle tatili. Arından 13.45-14.30 arasında kırk beş dakikalık bir ders. Evet, tahmin edilebileceği üzere, 1.5 saatlik bir ders süresi hayli yorucu olmakta. Bilimsel olarak da ispatlanmış bir olgu var ki, 45 dakikadan sonra dikkat dağılmakta ve dersleri dinlemek için özel çaba sarf etmek gerekmektedir. Ders sürelerinin 45 dakikaya çekilmesi, açıkçası daha iyi olurmuş.

Malta’daki ilk iki günümü aktardıktan sonra, çeşitli başlıklar altında, yaklaşık iki hafta boyunca yaşadıklarımı, edindiğim bilgi ve tecrübeleri de kısaca paylaşmak isterim.
Malta’da Konaklama
Yukarıda da belirttiğim gibi, Malta’da uzun süreli konaklamalarda en iyi tercih ev kiralamak yönünde olacaktır. Otel fiyatları, özellikle turistik sezonda, yani yaz aylarında oldukça pahalı. Dil okullarının sunduğu konaklama imkanları da yine pahalıya gelebilir. Aile yanında kalmak ise, kültür farklılığından dolayı zor bir hal alabilir. Tüm bu nedenlerden dolayı, uygun fiyata ev kiralamak, hatta 3-4 tanıdık ile aynı evi paylaşmak ve kirayı ortaklaşa olarak ödemek daha yerinde bir karar gibi görünüyor. Yalnız, ev kiralamadan önce iyice araştırma yapmak gerekiyor ki, sonrasında bizim gibi pişman olmayın. Bu konuda tavsiyelerim şöyle olacaktır:
1. Dil okulunuzun nerede olduğunu iyice araştırın ve kiralayacağınız evin buraya yakın olmasına dikkat edin. Yakıcı güneş ve yoğun nem altında yürümek gerçekten çok yıldırıcı olabiliyor.
2. İnternetten erişebileceğiniz Remax Malta, Cassar Cooper gibi emlak firmalarının sitelerinde fiyat araştırması yapabilir ve semtinizdeki ev kiraları hakkında fikir sahibi olabilirsiniz.
3. Bizzat bir emlak bürosuna giderek, aradığınız evin özelliklerini söyleyip yine emlakçı aracılığıyla ev bulabilirsiniz, fakat emlakçı belli oranda komisyon talep edecektir. Talep edeceği komisyon oranını da her şeyden önce öğrenmekte fayda var.
4. Eğer komisyon ödemek istemiyorsanız, sahibinden bir ev bulmanız daha yerinde olacaktır, fakat bu da zaman alıcı bir hale gelebilir.
5. Malta’da elektrik ve su son derece pahalı. Enerji tasarruflu beyaz ampuller dışındaki ampulleri mümkün olduğunca az kullanın. Eğer evinizde klima varsa klimayı gerekli olmadıkça çalıştırmayın. Ayrıca, elektrik ve su için yine Maltalılardan daha fazla (neredeyse iki katı) ücret ödeyeceğinizi de aklınızdan çıkarmayın.
6. Elektrik ve su kullanım oranlarınızı yakından takip edin. Sayaçların üzerinde kullanım miktarlarını görebilirsiniz. Bunları www.wsc.com.mt adresinde yer alan fatura hesaplama bağlantısı aracılığıyla sisteme girebilir ve ne kadarlık bir fatura ile karışılacağınız bilgisini edinebilirsiniz.
7. Kiralayacağınız ev mümkünse giriş katında olmasın. Malta’da toz oranı çok yüksek ve evinizde klima da yoksa sık sık pencereleri açmak zorunda kalabilirsiniz.
8. Eğer benim gibi gürültüye ve kirliliğe tahammülünüz yoksa, kiralayacağınız evin civarında ve apartmanınızda nasıl insanların kaldığını iyice araştırın. Gün boyu yüksek sesle müzik dinleyen ya da adeta hiç uyumadan, gece gündüz demeden yüksek sesle konuşan komşulara sahip olabilirsiniz.
Malta’da Yeme-İçme ve Alışveriş
Malta’nın mutfak kültürü Türkiye’ninkinden oldukça farklı. Pilav, çorba vb. ya da kebap türü yemekleri Malta lokantalarında görebilmek hayli zor. Sadece Millenium, Tabbak, Öz Sofra ya da Mdina’daki Harika gibi belli başlı Türk lokantalarında bunları bulabiliyorsunuz. İtalya’ya yakın olması dolayısıyla burada makarna (pasta olarak anılıyor), pizza ve türevleri en çok tüketilen yiyecekler arasında. Ayrıca sebze fiyatları da pahalı olduğu için sebzeli yemekleri pişirmek de oldukça pahalıya gelebilir. Malta’da daha çok dondurulmuş gıdalar mutfağa hâkim. Her türlü gıdanın dondurulmuş şeklini özellikle büyük marketlerde bulabilirsiniz. Kahvaltılarda ise Nutella ya da mısır gevrekleri en çok tercih edilen unsurlardan. Peynir çok çeşitli olmasına rağmen fiyatları oldukça pahalı. 150 gramlık bir Mozarella peynirinin etiket fiyatı hemen hemen 1.5 € civarında. Malta marketlerinde sıkça rastlanan Cheddar peynirinin ise fiyatı hesaplı görülebilir, fakat tadı bizim damak tadımıza uygun değil. Bugün denediğimiz Emmental peyniri ise, bizdeki kaşar peynirine benzer bir tada sahipti. Onun dışında Türkiye’deki beyaz peyniri burada bulmak neredeyse imkansız. Zeytin ise az miktarda ve sınırlı olarak satılmakta.

Malta’daki market ve bakkallarda ürün fiyatları Türkiye’deki gibi çeşitlilik gösteriyor. Örneğin 1 litre sütü 0.80 € ile 2.5 € arasındaki fiyatlarla alabilmek mümkün, fakat her yerde olduğu gibi burada da “kaliteli=pahalı” ilkesi geçerli. Daha açık söyleyecek olursak, 0.80 €’ya aldığımız Benna markalı bir süt, sütten ziyade süt tozu ile su karışımı görünümünde ve tadındaydı. 1 €’ya aldığımız Frizian Flag markalı bir süt ise, doğal olarak daha iyiydi. Bu bakımdan, her şeyin ucuzunu almak yerine imkanlar ölçüsünde, daha makul ürünler satın alınabilir. Bazı marketlerde ya da bakkallarda ise Türk markalarının yoğurt, pirinç, su, fasulye vb. ürünlerini bulabilmek mümkün.

Malta’nın hemen her şehrinde bir Türk lokantasına rastlamak mümkün. Turkish Food, Turkish Cuisine, Kebap House gibi adlar altında faaliyet gösteren bu lokantalarda mercimek çorbası, fasülye vb. geleneksel Türk ev yemekleri bulmanız da ihtimaller dahilinde. Daha çok döner ve kebap türü yemekler satılıyor buralarda. Bir tavuk döner dürüm ortalama 3-4 €, son derece doyurucu bir kebap menü ise 7-8 € civarında. Çoğu yerde istediğiniz kadar salata ve lavaş alabiliyorsunuz. Yalnız, et dönerin tadının Türkiye’dekilerden biraz farklı olduğunu ve ilk başta değişik geldiğini belirtmeliyim; çünkü Lamb Doner adı altında satılan bu döner, kuzu eti ya da kuzu etiyle karışık dana etinden oluşuyor. Yine de döner ve kebabı özleyenler, sevenler için bu mekanlar ideal. Yeri gelmişken, Gzira’daki Millenium Turkish Food ile ilgili bir anımı anlatayım: Bir akşam üstü, döner almak için buraya gittim. Almak istediğim yemeği, personeli Maltalı sanıp, İngilizce olarak tarif ettim. Daha sonra orada çalışan başka biri gelip, benim görüştüğüm kişiyle Türkçe konuştu. Bunun üzerine şaşırarak, “Ben de Türkiye’den geldim. Sizi Maltalı sandım.” dedim. O da, “Ben sizin Türk olduğunuzu anladım, fakat bozuntuya vermedim. Çok iyi İngilizce konşuuyorsunuz gerçekten, tebrik ederim.” dedi ve gülüştük.
Biz, lokanta ya da kafe gibi yerlerde yemek yemek yerine, evimizde yemeyi tercih ettik ve pirinç, patates, salça, mercimek gibi gıdalar satın alıp bunlar aracılığıyla akşam yemeklerimizi hazırlıyoruz. Bazı arkadaşlar dışarıdan yemek yemeyi tercih ediyorsa da, karın doyurucu bir akşam yemeğinin kişi başı en az 9-10 €’ya tamamlandığını ve buna kahvaltı ya da öğle yemeğinin de dahil edildiğinde daha yüksek fiyatların ortaya çıktığını unutmamak gerek. Hazır çorbalar ya da dondurulmuş gıdalar da tüketebilirsiniz. Ayrıca, belli noktalarda sebze meyve satışı yapan kamyonetlerden de uygun fiyata patates, domates, havuç, elma, şeftali vb. meyve ve sebzeler satın alabilirsiniz. Evimizin yakınında duran bir satıcıdan kilosu 1 €’ya patates ve domates, 1.5 €’ya elma ve şeftali almıştık. Özellikle patates, zor zamanlarınızda imdadınıza yetişecektir.
Satılan ürünlerin fiyatları marketten markete ve semtten semte değişkenlik gösteriyor. Hatta bazı durumlarda, aynı ürünü büyük süpermarketler yerine yanı başınızdaki bakkaldan almak daha ucuza mal olabiliyor. Örneğin, 750 gramlık mısır gevreğinin fiyatı evimizin yanındaki bakkalda 3 € iken, herkesin ucuzluğu konusunda hemfikir olduğu Schott’s adlı büyük süpermarkette tam 4 € idi. Bu da, bir ürünü almadan önce birkaç farklı noktada fiyat araştırması yapmanın daha mantıklı olacağını göstermekte.

Ayrıca, daha önce hiç tatmadığınız, ama tadını merak ettiğiniz ürünleri büyük paketlerde almak yerine en ufak paketteki şekliyle alın ki, tadını beğenmezseniz paranız boşa gitmesin. Zira biz bu hatayı çok yaptık ve halen, damak tadımıza uygun olmayan pek çok şeyi tüketmek ya da birilerine vermek zorunda kalıyoruz. Bunların yanı sıra muz suyu, Hindistan cevizi suyu gibi meyve suları var ve oldukça lezzetliler. En azından bir kez denemek lazım diye düşünüyorum. Normal meyve suları ise Türkiye’dekiler ile aynı ya da daha düşük kalitede. Bir de, Türkiye’de “çeri domates” adıyla satılan domateslerin gerçekten “çeri” yani “cherry=kiraz” büyüklüğünde olanlarına burada rastladık.

Farklı tatlar noktasında bir tavsiyem olacak: Sliema’daki The Point adlı alışveriş merkezindeki bir tatlıcı, Cinnabon adında Waffle benzeri hamurlu bir tatlı yapmakta, bu tatlıdan tatmanızı kesinlikle tavsiye ederim (araştırmalarıma göre bu tatlı Türkiye’de sadece İstanbul’da iki noktada satılmaktaymış). Büyük boy Cinnabon’lar 2.5 € ile 3.5 € arasında, ufakları ise daha uygun fiyatlara satılmakta. Üstelik 4’lü ya da 9’lu paketler halinde de satışı yapılmakta. Özellikle çikolatalı olanı oldukça leziz.

Değişik bir tatlı, Cinnabon
Tekrar yeri gelmişken, Malta’nın çeşme suyunun gerçek anlamda “arıtılmamış” olduğunu belirtmek isterim. İçmek şöyle dursun, çeşme suyu ile duş alırken bile deniz suyunun kokusunu hissedebiliyorsunuz, zira Malta’da baraj olmadığı için, deniz suyu arıtılmakta ve şebeke suyu olarak kullanılmaktadır. İçme suları ise, şu ana kadar görebildiğimiz kadarıyla, en fazla 2 litrelik pet şişelerde altılı halde satılıyor. Bazen Aroma ya da Nida gibi Türk firmalarının sularına da rastlıyoruz. Şu ana kadar görebildiğimiz en uygun fiyat, San Michel ya da Kristal markalı suyun 2 litrelik pet şişelerde 6’lı paket halinde satılanı idi. Fiyatları ise 2-2.5 € arasında değişkenlik gösteriyor. Bu 12 litre su, 2 kişiye yaklaşık bir hafta kadar ancak yetiyor.
Malta’da, Türkiye’nin büyük şehirlerinde artık adım başı rastladığımız devasa alışveriş merkezlerini görmek mümkün değil. Alışveriş merkezleri ve süpermarketler içerisinde en büyüğü Sliema’daki The Point adlı 3 katlı alışveriş merkezi idi. Ziyaret ettiğimiz diğer alışveriş merkezleri ve süpermarketler ise Lidl, Tal-lira, The Plaza, Gala, Pavi, The Town ve Schott’s. Qormi adlı şehirdeki Pavi, Malta’nın en büyük süpermarketi. Dolayısıyla daha fazla çeşitte ürün bulabilirsiniz. San Gwan’daki Lidl, sadece Alman ürünleri satıyor, fakat fiyat olarak en uygunu. Yine San Gwan’daki Tal-lira’da ise uygun fiyata ev eşyası ve ufak tefek şeyler bulabilmek olası. Unutmamanız gereken en önemli şey ise, marketlerinin hemen hepsinin poşeti belli bir ücret karşılığında satması. Yani, Türkiye’de olduğu gibi, aldığınız ürünleri market poşetlerine yerleştirip götüremiyorsunuz. Bu bakımdan, alışverişe çıkarken yanınızda birkaç poşet bulundurmanız gerekmekte, aksi halde her bir poşet için 0.50 € gibi bir ücret ödemeniz gerekebilir. Esasında doğayı korumak adına yapılan güzel bir faaliyet bu, fakat yine de alışveriş başına bir ya da iki poşet veya ilk poşet ücretsiz olarak verilebilirdi.

The Point adlı alışveriş merkezi
Malta’nın başkenti Valletta’da Pazar günleri saat 08.30 ile 12.30 arasında ufak bir pazar kuruluyor. Burada elbise, hediyelik eşya, çanta vs. gibi şeyleri uygun fiyata alabilmek mümkün. Buna benzer, fakat daha büyük bir pazar ise yine aynı gün ve saatte Marshaslox adlı şehirde kurulmakta. Burası, Malta’nın en uygun fiyatlara sahip pazarı. Yaşadığımız yerde satılan ürünlerin üçte bir oranında ucuzunu burada bulabildik. Balıktan meyve sebzeye, elbiseden hediyelik eşyaya kadar her şey bu pazarda mevcut.
Dükkanlar konusunda hatırlanması gereken en önemli hususu da aktarmakta fayda var: Pazar günleri tamamen; diğer günlerde ise 12.30-16.00 saatleri arasında büyük marketler hariç neredeyse bütün dükkanlar kapalı. Tabii bir resmi tatilleri de unutmamak lazım.
Malta’da İletişim
Her ülkede olduğu gibi, Malta’da da Türkiye’deki cep telefonu hattınızı kullanmak oldukça pahalı. Türkiye’deki cep telefonu hattınızı Malta’da kullanmak isterseniz, standart tarifede dakika başına, yapılan aramalarda yaklaşık 5 TL, alınan aramalarda ise 1.75 TL gibi fahiş ücretler ödemek zorunda kalabilirsiniz. Aslında en iyisi, yurt dışına çıkarken Türkiye’deki hattınızı kapatmak ya da ayda 30 TL’ye yurt dışında 60 dakika arama/aranma paketi gibi bir paket tercih etmek. Ayrıca bazı operatörlerin daha avantajlı paketleri de mevcut, fakat zaman zaman Malta içindeki arkadaşlarınızla ya da Maltalılarla da görüşme yapmanız gerekebileceği için, bu da çıkar yol olmayabiliyor.
Malta’da neredeyse adım başı uluslararası arama noktası var. Buralardan, dakikası 0.12 €’dan başlayan fiyatlarla Türkiye’yi ya da başka ülkeleri arayabilirsiniz. Tabii, aradığınız numaranın cep telefonu numarası ya da sabit numara olmasına göre fiyat da değişkenlik gösteriyor. Türkiye ile iletişim konusunda benim tavsiyem Skype ya da Live Messenger gibi programlar aracılığıyla ücretsiz sesli sohbet ya da yine Skype ya da Google’un yeni hizmeti olan Telefon Ara hizmetlerine kontör yükleyip daha uygun fiyatlara konuşma yapmak olacaktır.
Malta’da yine adım başı bir İnternet kafeye rastlayabilmek mümkün, fakat bağlantı ücretleri oldukça pahalı. Eğer İnternete sık sık ihtiyaç duyuyorsanız, evinize İnternet bağlatmak en iyi seçenek olacaktır. Biz bu yolu tercih ettik ve Melita adlı servis sağlayıcıya 5 megabit hızında sınırsız İnternet bağlantısı için 10 € kurulum ücreti ve 75 € depozit dışında aylık 13.75 € ödeme yapacağız.
Malta’da televizyon izlemek de belli bir ücrete tabi. Biz televizyona ihtiyaç duymadığımız için bağlatmama kararı aldık. Telefon da aynı şekilde istenildiği takdirde bağlanabiliyor ve evinizdeki sabit telefon ile görüşmeler yapabiliyorsunuz. Fiyatlar hakkında bilgi sahibi değilim, fakat cep telefonuna göre daha uygun olacağını tahmin ediyorum.
Malta’da Ulaşım
Malta’da, yaygın olarak kullanılan ve adanın hemen her noktasına bağlı geniş bir otobüs ağı bulunmakta. Merkezi başkent Valletta’da bulunan bu otobüs ağı sayesinde adanın her yerine ulaşabilirsiniz. Ülkede, çok yakın zamanlara (3-4 ay öncesine) kadar oldukça eski diyebileceğimiz otobüsler, son model klimalı olanlarıyla değiştirilmiş. Bu yüzden, bilet fiyatlarına da hayli zam yapılmış. Bu yeni otobüsleri ise Arriva adındaki bir firma işletiyor ve bilet fiyatları Maltalılar ve Maltalı olmayanlar için iki şekilde düzenlenmiş. Dolayısıyla biz biletlere daha fazla ücret ödemek zorunda kalıyoruz. Maltalı olmayanlar için bilet fiyatları, normalinin neredeyse iki katı. Bilet seçenekleri ve alınan ücretler ise şöyle:
2 saatlik bilet: Bu bilet ile 2 saat içerisinde istediğiniz kadar seyahat yapabiliyorsunuz. Ücreti, Maltalılar için 1.60 €, Maltalı olmayanlar içinse 2.20 €
Günlük bilet: Bu bilet ile 24 saat boyunca Arriva otobüslerini sınırsız olarak kullanabiliyorsunuz. Maltalılar için 1.50 € olan biletin ücreti Maltalı olmayanlar için 2.60 €.
7 günlük bilet: 7 gün boyunca geçerli olan ve yine Arriva otobüslerini sınırsız olarak kullanabileceğiniz bu biletin fiyatı ise Maltalılar için 6.50 € Maltalı olmayanlar içinse 12 € olarak düzenlenmiş.
Bunların dışında, Maltalılar için 30 günlük ve 90 günlük biletler de var. Maltalı olmayanlar bu biletlerden alamıyor. Bunların fiyatları ise 26 € ve 72 €. Yukarıda da bahsettiğim üzere, Malta haritasını da içeren ücretsiz otobüs bilgi broşürünü edinmeyi unutmayın.
Bazı Avrupa ülkelerinde olduğu gibi Malta’da da trafik soldan akıyor. Özellikle karşıdan karşıya geçerken, Türkiye’deki sağdan akan trafiği düşünüp bazen zor durumda kalabiliyorsunuz. Ayrıca, direksiyonu sağ tarafta bulunan araçları görünce de ilk etapta hayli şaşırıyorsunuz ve bu duruma alışmakta zorluk çekiyorsunuz. Biz Malta’ya geldiğinizde, bazı noktalar hariç yollarda neredeyse hiç trafik ışığı yoktu. Sadece St. Julian’s civarlarında birkaç trafik ışığına rastlayabilmiştik, fakat son zamanlarda trafik ışıkları özellikle trafiğin yoğun olduğu bölgelere kurulmaya başlandı. Sürücüler ise genel olarak yayalara saygılı ve genellikle önceliği yayalara veriyor. Sanırsam bu durum bir kanunla da korunuyor. Buna rağmen, burada büyük bir trafik sorunu var ve her sokakta sıra sıra park etmiş araçlar dizili durumda. Sliema gibi merkezi yerleşim birimlerinde ise bazen işin içinden çıkılmıyor. İnsanlar, evlerinin önünde bile park edecek boş bir yer bulmak için dakikalarca dolaşabiliyorlar.
Malta İçi ve Dışı Geziler
Gri pasaporta sahipseniz, bunun imkanlarından faydalanarak çok ucuza başka ülkelere uçabilirsiniz. İtalya, Almanya, İspanya, Fransa bu ülkelerin başında. Bir hafta sonu ya da belirli bir hafta boyunca değişik ülkeleri görebilirsiniz. Ryan Air, EasyJet ya da German Wings gibi dolmuş-uçak firmalarından çok uygun fiyatlara biletler bulabilirsiniz. Örneğin biz, 20 Ekimde başlayacak Malta-Venedik-Paris-Barselona-Düsseldorf-Bologna-Malta uçuşumuz için kişi başı toplam 120 € ödedik. Açıkçası, uçuş sorgularken 6 € gibi fiyatlarla karşılaşıyorsunuz, fakat daha sonra bunun içine vergiler, işlem ücreti, bagaj ücreti vb. şeyler de girince fiyat bu kadar yükselebiliyor. Hatırlatayım: Eğer başka ülkelere uçmak gibi bir düşünceniz varsa, biletinizi, planladığınız uçuş tarihinden en az bir-iki ay öncesinden alın; çünkü bilet fiyatları uçuş tarihi yaklaştıkça belirli oranlarda artıyor. Biz, uçuşlarımız için Ryan Air’i tercih ettik. Diğer firmalar Ryan Air kadar çeşitlilik sunmuyor.
Malta’yı ve diğer adaların tamamını 1 haftada gezmeniz mümkün. Adaların yüzölçümleri küçük olduğu için, otobüsle ya da feribotla istediğiniz her noktaya kolayca ulaşabiliyorsunuz. Otobüs seçeneği dışında, Malta kökenli pek çok küçük tur firmasının düzenlediği turlara da katılabilirsiniz. Örneğin, kişi başı 35 €’ya jip üzerinde ya da yine kişi başı 20 €’ya üstü açık otobüslerle Malta’nın çoğu noktasını ve görülecek yerlerini, tarihi mekanlarını rehber eşliğinde gezebilirsiniz. Çoğu merkeze yürüyerek de gidilebilmekte, fakat bilhassa güneşin sıcaklığını hissettirdiği öğle saatlerinde bu çok zor oluyor. Akşam serinliğinde Malta sokaklarında yürümek daha keyifli ve daha az yorucu. Ayrıca su alti safarisi (underwater safari) turlarına katılmanızı ya da Blue Grotto, Blue Lagoon gibi coğrafi oluşumları görmenizi de tavsiye ederim. Captain Morgan adındaki bir tur firması, Malta’nın en bilinen gezi hizmeti sağlayıcılarından. Bir bürosu ise Sliema civarlarında.
Malta’da denize girilebilecek büyüklü küçüklü pek çok sahil var. Bunlardan bazıları ücretli iken bazıları halka açık ve çoğu da son derece temiz görünmekte. Golden Bay, Paceville, Melieha Bay, Blue Lagoon bunlardan bazıları. Deniz suyu sıcaklığı Eylül ayında da ideal, fakat Ekimden sonra sıcaklık bir nebze düşüyor.
Bazı Pratik Bilgiler
Malta, yaz aylarında doğal olarak çok sıcak olmakla beraber, sonbaharda da bu sıcaklık devam ediyor. Bu bakımdan, Malta’ya gelirken kalın ve yünlü kıyafetler yerine ince ve ferah kıyafetler getirmeniz daha mantıklı olacaktır. Keten pantolon, hafif bir tişört ya da gömlek bunlardan sayılabilir. Ayrıca, ayakkabı ve çorap giymek yerine rahat bir terlik ya da sandalet kullanmak da hayli ferahlatıcı olacaktır.

Malta evlerinden bir enstantane
Malta’da 12.30 ile 16.00 arası sıcaklığın en yoğun hissedildiği saatlerdir. Bu bakımdan, bu saatlerde dışarı çıkmanızı, hele ki doğrudan güneş ışığı altında yürümenizi hiç tavsiye etmem. Zaten bu saatler arasında açık dükkan bulmak veya sokakta insan görmek de pek mümkün değil. Dükkanlar cumartesi ve pazar günleri de genellikle kapalı. Bu bakımdan, dükkanları ziyaret etmek için en ideal gün hafta içi günleri, en ideal saatler ise sabah 09.00 ile öğlen 12.30 ya da akşam 16.00 ile 18.00 aralarıdır.

Tigne Point civarlarında bir yapı
Malta’da, İngiltere’de olduğu gibi üç uçlu prizler kullanılmaktadır ve bu bakımdan, Türkiye’de kullandığınız adaptör, şarj cihazı vb. aletleri bir çevirici olmaksızın burada kullanamıyorsunuz. Dolayısıyla, buraya gelmeden bir çevirici edinmeniz gerekmekte. Çeviriciyi buradan da satın alabilirsiniz, fakat Türkiye’den satın aldığınızda daha az ücret ödemiş olacaksınız.

Türkiye’deki bir bankada bulunan hesabınızdan burada Euro olarak para çekebiliyorsunuz, fakat bunun için oldukça yüksek oranlarda komisyon alınıyor. En iyisi, Türkiye’de Türk Liranızı Euro’ya çevirmeniz ve hiçbir bankaya bulaşmadan, paranızı yanınızda getirmeniz. Biz bu yolu tercih ettik ve hiçbir bankayla uğraşmadan, hiçbir şekilde komisyon ödemeden tüm harcamalarımızı kolayca yapabiliyoruz. Eğer kredi kartı kullanmak isterseniz de, komisyon oranlarına ve Euro-TL çevrimine dikkat etmenizi tavsiye ederim.
Malta ile ilgili her türlü sorunuzu ya da düşüncenizi, ayrıca kendi izlenimlerinizi aşağıda yer alan yorum kutucukları aracılığıyla paylaşabilirsiniz.




Merhaba İsa Bey,
Öncelikle bu deneyiminizi tüm detaylarıyla paylaşarak gitmeyi düşünenlere yol gösterici olduğunuz için teşekkür ederek başlamak istiyorum.
Yıllar önce kursta intermediate seviyesini tamamlayıp yabancı arkadaşlarla karşılaştıkça ya da tatilde gerektikçe kullanabildiğim kötü denmeyecek düzeyde İngilizcem var. Pratikle iyi seviyeye getirmek için yazın giderek 4-5 ay kalmayı düşünüyorum. Yoğun ve ciddi ders alımı, güvenli ve ekonomik konaklama için alternatif araştırıyorum, sizden ve diğer okuyuculardan önerilerinizi beklerim. Danışmanlık firmaları üzerinden değil de direkt oradaki okullara mail göndererek organizasyon yapsam daha ekonomik olabilir düşüncesindeyim, deneyen varsa paylaşmasını rica ederim.
Ayrıca asıl merak ettiğim şu; 3 kg.lık küçük bir (malta terrieri) köpeğim var. Onu da götürmek istiyorum ama bu konuda bir engel ile karşılaşırmıyım, fikriniz var mı?
Hümeyra Hanım,
Görüşleriniz için ben teşekkür ederim. Bence de doğrudan okullarla irtibata geçmeniz daha iyi olur. Konaklama içinse, ev kiralamanızı tavsiye ederim. Okullar da kendi otel veya yurtlarını tavsiye edebilirler, ama bunları istemeyin bence. Bu tamamen tercih edeceğiniz havayolu firmasıyla ilgili. Çoğu havayolu firması uçuşlarda evcil hayvanlara izin veriyor. Lufthansa bunlardan biri.
Teşekkür ederim İsa Bey,
Malta’ya yerleşmiş Türk birilerinden ev kiralamanın çok çok pahalıya geleceğini duydum, okul yurtları kalabalık ve pratik yapma imkanından dolayı da avantaj yaratır diye düşünmüştüm ama siz hangi açıdan önermediniz onu da merak ettim.
*Diğer bir sorum nakit para ihtiyacı için orada öğrenci kağıdıyla hesap açtırmak mı yoksa komisyon ödeyerek buradaki hesaplarımızdan kullanmak mı? Nasıl bir yol izlemeli?
Okulların mail adreslerine yazıp fiyat bilgisi aldığımda buradaki acentalardan aldığım fiyatlarla farklı olmadığını görüyorum. Bu beni şaşırttı. Herhangi bir rezervasyon yapmadan gidip yüzyüze anlaşsam, indirim şansım olur mu yoksa açıkta mı kalırım?
Bu arada havayolunda sorun yok ama köpek için pasaport ve karantina durumları olduğunu söyledi acenta sahibi, düşünenler varsa paylaşayım. Götüremeyeceğim 🙁
Rica ederim. Ev fiyatlarını Remax Malta’dan araştırın bence, bir de o fiyatları kursun size vereceği yurtlarla karşılaştırın. Hangisi daha cazipse onu seçebilirsiniz, ama 2 ya da daha fazla kişi için ev kiralamak daha cazip olacaktır kesinlikle. Eğer götürebilirseniz yanınızda nakit para götürün ve onu, Malta’da açacağınız bir HSBC ya da Valletta Bank hesabına aktarın. Diğer şekilde de para çekebilirsiniz, ama komisyon alınacaktır. Dil okulları için de mutlaka İnternet üzerinden bir ön görüşme yaparak gidin. Gerçi oraya gittiğinizde de, sınıf olmasa dahi sizi bir sınıfa alacaklardır, çünkü tek geçim kaynakları neredeyse dil okulları ve turizm. Kimseyi geri çevireceklerini sanmam. Pazarlık da yapacaklardır. Köpeğinize üzüldüm doğrusu… Artık Türkiye’de güvendiğiniz birilerine teslim edersiniz.
Merhabalar isa bey çok fazla soruyu cevaplamışsın ama bir soruda ben sorucam size
Şöyle ki ingilizcem temel olarak var okuduğumda falan neredeyse anlaya biliyorum dediğim gibi hiç yok dehil çok iyide dehil kafamda karışık diğer bir kaç ülke bana cazip gelmiyo yorumlarda çok amaçsız geliyo birisi çok övercesine birisi çok kötülercesine yorum yapıyo .
Amerikadaki türk oranı malta nusufü kadar bu arada kuzenim oraya gitti birde ispanyol ingilizce çok konuşuluyoa ama amerikada ispanyolca daha yaygın sadece bir bilgi . . .
Ben maltada 6 gibi kalsam ne kadar seviye atlaya bilirim tam zamanlı bir perforsmansla çalışsam pratik yapsam gibi
Merhaba Halil Bey,
Her zaman belirttiğim gibi, sorunuzun cevabı yine size bağlı. Size şöyle bir şey anlatayım: 3 ay boyunca bizim gibi Malta’da bulunup evinden dışarı çıkmayan ya da Türk arkadaşlarından başkasıyla görüşmeyenler de vardı, bu 3 ay boyunca devamlı yeni insanlarla tanışıp devamlı İngilizce konuşanlar da. 3 ay sonunda ilk gruptaki arkadaşlarım Türkçesini geliştirdi, diğer gruptaki arkadaşlarım ise Intermedia seviyesinden Advanced seviyesine atlayıp duraklamadan İngilizce konuşur oldular. Yani diyeceğim, her şeyin size bağlı olduğudur.
Merhaba isa abi bu sıcak ve samimi konuşmaların size abi demeye sürükledi…
Ben lise son sınıftayım bu yaz dil okuluna gitmek istiyorum new york’a gideyim dedim görüldüğü gibi değil çok pahalı(gidenler söylüyor) Maltaya gideyim dedim burda yazdığın samimi yazı beni kuşkulandırdı.Ayrıca ben internetten döviz hissesenedi ve altın alıp satıyorum (forex)yani anlayacağan kalacağım yerde bende başka kimsenin girmemesi lazım.Ben bide sözel öğrencisiyim ekonomi okumak istiyorum ama türkiyede parayı versende gene olmuyor.Sence isa abi ben nerde dil öğrenmeliyim.
Saygılar..
Merhaba İhsan,
Samimi mesajın için ben de teşekkür ederim. Bence senin için şu anlık en iyisi dil altyapını Türkiye’de atman ve ilerleyen yaşlarda (24-25) biraz da maddi imkanınlarını geliştirerek İngiltere’de veya Avustralya’da vs. devamını getirmen olur. Tabii bunlardan önce oralarda kalacağın süreyi ve bütçeni iyice belirlemen lazım.
abi yazın arladaşımla 2 ay maltada dil okuluna gideceğim. sizin yorumlarınızı okudum, teşekkür ederiz. acaba malta da kalacak yeri uygun fiyata gitmeden nasıl ayarlayabiliriz?
Bunun için hotels.com gibi sitelere bakılabilir, ama tabii bu otel için. 2 ay otelde kalmak yerine ev kiralamak daha mantıklı, Remax Malta’da ev fiyatlarına bakmak ve ona göre gitmek daha mantıklı bu durumda. Şimdiden iyi tatiller…
Merhaba İsa Bey,
Öncelikle bu bilgilendirici yazınız için teşekkürler.
Ben Malta’da dil öğrenme sürecini biraz ekonomik halletmek istiyorum. Sizce, 3 aylık tatil vizesi alıp Malta’ya gittikten sonra, oradaki dil okullarıyla görüşsem ve uygun fiyata/kaliteli bir yer bulmaya çalışsam, başarılı olabilir miyim? Aklımda birkaç okul var tabii. Oraya bir gitsem halledebilirim gibi geliyor da merak ettiğim, 3 aylık turist vizesi alabilir miyim? Malta kolay vize veriyor mu?
Merhaba Soner Bey,
Görüşleriniz için ben teşekkür ederim. Dediğiniz oldukça mantıklı aslında, ama vizenin ne kadarlık verileceğini elçilik belirliyor diye biliyorum. Bu da genellikle 6 ay oluyor. Malta diğer AB ülkelerine göre daha kolay vize verir ama. Bir sıkıntı çıkacağını sanmam bu konuda.
Yazınız için teşekkürler İsa Bey
Ben bu yaz maltada bir dil kursana gitmeyi planlıyorum.İngilizcem fana değil ama beginer seviyesinde diyebiliriz 12 haftalık bir ders almayı planlıyorum bana ne kadar katkı sağlar ve bu 12 haftalık dil kursu bana toplam ne kadar masraf çıkartır ? teşekkürler …
Yorumunuz için ben teşekkür ederim. 12 haftada bir seviye atlayabilirsiniz, ama bu biraz da size bağlı. Tam tersi de olabilir. Güncel fiyatları bilmiyorum, ama 2 bin Euroyu bulur diye düşünüyorum.
Sayın İsa Bey;
Öncelikle bu sayfada yazılanlar ve samimi yorumlarınızdan dolayı çok teşekkür ederim,uzun zamandan beri yeni bir yerleşim ve hayat kurma çabasından dolayı araştırma yapıyorum,kişilik ve yaşam koşullarımdan dolayı öncelikle sidney düşünüyordum ama gördüm ki malta adası da gayet sıcak bir ülke size sorum şu olacak ortalama 20bin euro üzerinde birikmiş param var ve bu para dil okulu ve orada bir yaşam kurabilmem için yeterlimidir 🙂
Merhaba,
İlginiz için ben teşekkür ederim. Malta, sıcak dışında (bana göre) yaşanılabilecek bir ülke, ama imkanları oldukça sınırlı. Arıtılmış deniz suyunu içmek durumunda kalmanız buna bir örnek. Bunun yanı sıra ülke biraz pahalı bence. 20 bin Euro ile Malta’da bir yaşam kurulur mu? Hem evet, hem hayır. Eğer bir yerde iyi bir iş bulur ve bu 20 bin Euro’yu da ev almak için kullanırsanız, neden olmasın? Ama her şeyden önce vatandaşlık hakkı, oturma ya da çalışma izni almanız gerecektir.
İlginizden ve hızlı bir dönüş yapmanızdan dolayı teşekkür ederim.Öncelikle dil okulu ile başlayıp sonrasında çalışma izni almak gibi bir düşüncem var ve oturum izni alabilmem için ne gibi şartları var?
Rica ederim. Oturma izni için ya oradan birisiyle evlenmeniz, ya bankada belli bir miktar paranızın bulunması (sanırım 500 bin Euro civarındaydı) ya da Malta’dan bir ev almanız gerekmekte. Ama bunlardan yüzde yüz emin değilim. Diğer bazı AB üyesi ülkeler için durum böyle, ama Malta’da değişiklik gösterebilir. Yine de şartlar aşağı yukarı böyle olacaktır.
Öncelikle İsa Bey teşekkür etmek isterim.Kendisi malta ya gelecek öğrenciler için çok doğru bilgiler vermiş.Ben yaklaşık 6 aydır malta da ESE DİL OKULUNUN da eğitim gören öğrenciyim.Bir kaç bilgide ben paylaşmak istedim.Malta dil öğrenmek için gelinecek son yerlerden biridir.Çünkü çok fazla Türk ve libyalıların bulunduğu başka bir ülke yoktur.Şuan sınıfım mevcudunda 5 Türk 2 libya 1 koreli bulunmaktadır.Okulun mevcuduna baktığınızda %90 libyalı ve Türklerden oluştuğunu görmektesiniz.Öğretmen kalitesi ise rezalet.Sınıfa hakim olamayan öğretmenlerden tutunda öğrencinin yüzüne tükürerek konuşan öğretmenler bile mevcut.Size şöyle bir örnek vereyim.Siz ingiliz ce hocası olsaydınız ve fırsat verilmiş olsaydı İstanbulu mu yoksa maltayı mı tercih ederdiniz,ingilizce öğretmek için …..Yani Türkiye deki dil kursunda daha iyi ingilizce öğrenirsiniz.
Yazın malta tatil yapmak hemde pratiğinizi geliştirmek için güzel bir yer olabilir.Yalnız kışın kesinlikle tercih edilmemelidir.Çünkü hiç avrupalı öğrenci bulunmamaktadır.Zaten Okul yöneticileri de avrupa da kriz olduğunu için kışın avrupa dan öğrenci beklemiyorlardı…
Son olarak Maltaya gelmeyi düşünen tüm öğrenci arkadaşlarıma önerim burayı daha detaylı araştırmaları ve ucuz diye malta ya kanmamalarını öneririm.
Soruları olanlar varsa cevaplayabilirim.
Fuat Bey,
Katkılarınız için çok teşekkür ederim. Bu yazdıklarınız gideceklere ya da gitmek isteyenlere bir fikir verecektir.
Fuat bey paylaşmış olduğunuz bilgilerden dolayı öncelikle teşekkür ederim,
Bende dil eğitimi (6 aylık) için Malta’yı düşünüyorum ve şu an okul ve konaklama için araştırmalar yapıyorum. Görüştüğüm acentaların birçoğu şu anda eğitim gördüğünüz ESE dil okullarını önermekte, ki öneriler karşısında tercihimde ESE’ye yakın gibi görünüyordu ta ki sizin yorumunuzu okuyana dek 🙂
Edindiğiniz tecrübelere göre sizin öneriniz ne olur? Gerek dil kursu için, gerekse konaklama için. Şu an inanılmaz bir çıkmazdayım, herkesin dileği gibi verilecek kararlardan pişman olmak istemiyorum. Şimdiden teşekkür ederim..
Merhaba,
4.5 yildir Malta’ da yasayan biri olarak bazi yanlislari duzeltmek isterim.. oncelikle ingilizce ikinci ana dil ve uzun sure ingiliz egemenliginde kaldigindan hemen herkes ingilizce konusuyor ve anliyor. 4.5 yil boyunca maltaca ogrenmeden ingilizce ile hayatimi gayet rahatca hayatimi surduruyorum. Dil okulu ya da turistik seyahat icin gelseniz de ingilizce her yerde konusuluyor.
Evet turk sayisi hem yasayan hem de ogrenci acisinda cok fazla ama nerede yok ki?? Ne yazik ki dil okuluna gelen turk ogrenciler hem turk ogrenci fazlaligindan sikayet edip, disarida da turk arkadas gruplari ile dolasiyorlar sonucta, bu da sizin elinizde. Sifir ingilizceniz varsa 1-2 ay kalip birsey ogrenemezsiniz en az 1 yil kalmaniz gerekmektedir. Bu kanada da UK de de ve USA de de boyledir.
Maltalilar dogal olarak aksani mevcut ama bu aksan cok kolay anlasilir. Yine UK veya USA gitsenizde orada da aksan olacak ve bolgelerine gore de farkli aksanlae mevcut…
Is meselesine gelince de, isverenler calisma izni isine yanasmazlar fazla bu yuzden de calisma izni olmayan turkleri tercih ederler . Cok fazla turkce bilen eleman arayan sirkette fazla yoktur. Genelde gaming sektorunde aranir musteri destek bolumune. Bunun disind baska sektor izterseniz d3 cok iyi ingilizce bilmeniz sarttir.
Merhaba,
Katkılarınız için çok teşekkür ederim. Bu yorumunuz diğer okuyuculara da çok faydalı olacaktır. Bu sayede ben de bilgilerimi yenilemiş oldum. Ellerinize sağlık…
merhaba isa bey, suan maltadayim ve burada kalmak calismak istiyorum. bu kinuyla ilgili cok fazla bilgi toparlayamadim. ne yapmam gerekiyor burada bir yil kalmak icin ogrenci dururm haricinde. bilgilerinizi paylasirsaniz cok memnun oluum. vatandasliginida satin alacak kadar da zengin degilim simdiden tesekkur ederim
Merhaba Seda Hanım,
http://www.expat-blog.com/en/jobs/europe/malta/ adresinden Malta’daki iş ilanlarına bakabilirsiniz. Bazen Türkçe bilen eleman aranıyor gibi ilanlarla karşılaşıyorum. Burayı kurcalamanızda fayda var. Belki size uygun bir şeyler bulabilirsiniz. Bunun yanı sıra, Malta’daki Türk lokantalarının sahipleriyle de görüşebilirsiniz.
isa bey öncelikle çok teşekkür ederim wikipediya gibi ciyerini anlatmışsınız maltanın 🙂 benim konum yada sorum diyer arkadaşlardan biraz daha farklı olacak benim çocukluk arkadaşım maltalı bir bayanla evlendi sonra türkiyeye yerleştiler burda iki yıl yaşadılar falan şuanda maltadalar ve arkadaşım çok memnun durumundan ve benimde oraya yerleşmemi yanında olmamı istiyor ne yalan söylim bende sıcak bakıyorum aslında ama kuşkularım var nebilim nasıl olur orda ticaret yapa bilirmiyim burda hani ist bir akar yakıt firmasında müdürlük yapıyorum herşeyden önce benim 3 çocugum var biride yolda ellerinizden öperler 🙂 bu arada benim yaşım 29 çocuklarım orda eğitimini alabilecekleri bir okul varmı daha doğrusu türk okulları yada türk ögretmenler varmı benim tek derdim bu aslında yoksa geçinmeyi pek düşünmüyorum eyer yerleşirsem aylık 750 € bi gelirimde türkiyeden olacak ama bakalım isa bey yada isa abi diyeyim ne olur bu konuda aydınlatın çok teşekkür ederim iyi akşamlar
Mehmet Bey,
Görüşleriniz için ben teşekkür ederim. Elimden geldiğince bir şeyler yazmaya ve yardımcı olmaya çalışıyorum 🙂 Malta, her zaman söylediğim gibi çok çok ufak bir ülke. Türkiye’de İstanbul’un ya da Ankara’nın bir ilçesi gibi düşünün. Sadece yaz aylarında turist sayısı artıyor ve o zaman ticareti canlanıyor, yine de değişik bir sektörde, özellikle turistlerin ilgisini çekecek bir iş kurabilirseniz, milyoner dahi olabilirsiniz, açık konuşayım. Tebrik ederim, bu arada çocuğunuz için şimdiden 🙂 Malta’da okullar var elbette, ama eğitimleri nasıldır, onu bilemem. Türk okulu ya da Türkçe eğitim veren bir okul maalesef yok Malta’da. Bence, eğer maddi bir beklentiniz yoksa ve Malta’ya yerleşmeyi çok istiyorsanız, her şeyi göze alıp yerleşin. AB bölgesinde olması gibi pek çok avantajı olacaktır.
öncelikle bu gezi yazınız için size çok teşekkür ediyorum. bende eğitim için önümüzdeki yaz döneminde maltaya gitmeyi planlıyorum. bu yazınız kafamdaki bir çok soruyu cevapladı.. Kafama takılan sorular ise
Eğitim olarak ACE i tercih etmeyi düşünüyorum bunun hakkındaki dusunceniz
Eğitim size genel anlamda neler kattı. iyimiydi faydalımıydı
Malta halkı cana yakın mı yardımcı oluyorlarmı yoksa sizi yolunacak bir kaz gibi mi görüyorlar
Gece hayatından hiç bahsetmemişsiniz..
Bu sorularımı yanıtlarsanız çok sevinirim. Cevabınız için şimdiden teşekkürler
Merhaba,
ACE’yi bilmiyorum maalesef. Her zaman belirttiğim gibi, Malta’ya İngilizce öğrenmek için değil, var olan İngilizcenizi biraz daha geliştirmek için gidin. Malta halkı cana yakın sayılır, ama dediğiniz gibi, yolunacak kaz gibi görme durumları çok oluyor. Biraz da pahalı sayılabilir, örneğin bir Almanya’ya göre. Malta’daki gece hayatı başka hiçbir ülkede yok. Yaz aylarında insanlar sadece gecd hayatı dolayısıyla bile Malta’ya gelebiliyorlar.
İyi geziler…
İlk önce yazılarınınızın çok güzel olduğunu ve genelini okumaya çalıştığımı belirtmek isterim 🙂 Hocam ben üniversite öğrencisiyim şu anda. Yaz için ben ve bir arkadaşım ingilizcemizi geliştirmek için bi ülkeye gidip pratik yapmayı düşünüyoruz. İkimizin de ingilizcesi iyi, ki hala da ingilizce kursuna gidiyoruz Türkiye’de. Yani gideceğimiz yerde kursa gitme niyetiyle deil, sadece gezme ve pratik yapma niyetiyle gidecez. Fakat açıkçası çok fazla bi bütçemizin olduğunu söyleyemeyiz. ( Hani çok da az sayılmaz… 🙂 )
Sorum şu:
Bize hangi ülkeyi tavsiye edersiniz? Hem ingilizcemizi geliştirebileceğimiz, hem çok pahalı olmayan, hem de vize noktasında çok fazla sorun çıkarmayacak olan…
Görüşleriniz için teşekkür ederim. Bu durumda gönül rahatlığıyla Malta’yı tavsiye edebilirim. Bu şartları sağlayan başka bir ülke bulmak çok zor. Malta en iyi tercih olacaktır.
Merhaba İsa Bey öncelikle güzel paylaşımınız için çok teşekkür ederim . Genel olarak benzer sorular sorulmuş bende biraz değiştirerek farklı yaklaşmak istiyorum . 6 aylık dil eğitim için şubat başında malta ya gitmeyi düşünüyorum .Kış ayında türk yoğunluğunun fazla olmayacağı ve sliema şehrinde ki am language studio dil okulunun eğitiminin çok iyi olduğunu ve pişman olmayacağım söylendi.Tam olarak merak ettiğim bu derslere düzgün devam edersem ve ortalama bir şekilde çalışırsam dili öğrenememe gibi bir ihtimal olabilir mi ? yani dil eğitimi kalitesi ne seviyelerdedir.Ayrıca günlük yaşamda pratik yapma şansın var mıdır sosyal yaşamda yerel halka .Şimdiden çok teşekkür ediyorum …
Merhaba Emre Bey,
Görüşleriniz için teşekkür ederim. Açıkçası dersleri iyi dinlemekle İngilizce öğrenir, pratik yapmakla da İngilizceyi kullanırsınız. İkisi arasında büyük fark var. Bence öğrenmekten çok bol bol pratik yapın. Esnaflarla, oradaki diğer öğrencilerle devamlı konuşun, gerisi çorap söküğü gibi gelecektir.
Merhaba İsa Bey öncelikle güzel paylaşımınız için çok teşekkür ederim . usanmadan herkesin talep ve isteğine yetişmişiniz.Bendenizde birzamanlar Mısır konusunda sürekli olarak işadamlarımızı bilgilendiriyordum ama tabi ya telefon yada email yoluyla. bizde hem imkan hemde bilgi ve beceri yoktu.90 lı yıllardaydık.Genel olarak benzer sorular sorulmuş bende biraz değiştirerek farklı yaklaşmak istiyorum .acaba Maltada Cami var mı. 3 aylık dil eğitim için ocak başında malta ya gitmeyi düşünüyorum .Kış ayında türk yoğunluğunun fazla olmayacağı ve sliema şehrini düşünüyorum fakat okul ve kalacak yer konusunda hata yapmaktan korkuyorum.şünkü benim Burdan kayıt yaptırıp gitmem gerekiyor.. gerçi siz okulların hepsinin birbirine yakın kalitede olduğunu söylediniz. okul tamam. fakat konaklama ve kurs seçimi konusunda çekincelerim var.
ben aslında iş ingilizcesi ve kariyer kursu arzuluyorum.fakat benim ingilizcem çok zayıf.birnevi genel kültür babında birşey. yaklaşık 15 yıldır dış ticaretle uğraştığımdan dolayı evrak hazırlayarak ve müşterilerle diyalogdan dolayı ğayri ihtiyari birşeyler aldık.benim pazarım Arap ülkeleri . fakat bu mübareklerde ingilizce estirmeyi seviyorlar.ben onlara Arapça onlarda bana ingilizce konuşuyorlardı. bu acı ama gerçek. şuan işlerim bozuldu.Mısır bizi yaktı. bir işe gireyim dedim ama Türkiyede herkes kariyer ) diploma ) ve ingilizce istiyor.ihtiyaç duyulmasada isteniyor. bende hem iyi derecede ingilizce eğitimi hemde Dış ticaret uzmanlığı kursu almak istiyorum.ama sizin tavsiyelerinize baktım: Maltada eğitim değilde dil geliştirme isabetli olur diyorsunuz. birde zaten adamların ana dili İngilizce değil. nasıl olacak bilemiyorum hocam. 43 * 44 yaşımızda üç çocuk sahibi olarak yollara düşeceğiz. çocuklardan ayrı kalacağız. birde sonuç menfi olursa çok üzülürüm.
umarım en isabetli kararı veririm. Şimdiden muhtemel vereceğiniz çok değerli görüş tavsiye ve önerileriniz için çok teşekkür ediyorum …
saygılarımızla.
Merhaba Bünyamin Bey,
Paylaşımınız için teşekkür ederim. Genelde hep aynı sorular soruluyor açıkçası. Aslında çoğu sorunun cevabı da yorumlarda gizli. Ama ben yine de elimden geldiğince yardımcı olmaya çalışıyorum.
Sorularınız cevabına gelince… Malta’da birkaç noktada cami var. En büyük camisi ise Valletta’ya giderken, yol üstünde. Konaklama vs. de sizin için kolay anlaşılan. Bu durumda tek sorun, Malta’nın iyi bir tercih olup olmayacağı. Evet, dediğim gibi, Malta’da dil (tam anlamıyla) öğrenilmez, geliştirilir. Maltalıların (özellikle orta yaş ve üzeri kesimin) İngilizceleri aksanlı tabir edilenden, yani biraz bozuk gibi. Yine de bence faydası olacaktır. Her şey size bağlı bir bakıma da. Ama imkanınız varsa İngiltere ya da ABD’yi tercih etmenizi öneririm. Şimdiden başarılar diliyorum…
Tekrar merhaba yorumunuz için sağolun ben buradan bir danışmanlık şirketi aracılığı ie gidicem dolayısıyla okulu gitmeden seçmem gerekicek. Daha önce hiç yurtdışına çıkmadıgım için tek basıma gidip orada karar verme işi benim için zor bi durum olur diye düşünüyorum ben belki görmüşsünüzdür diye tahmin etmiştim sadece 🙂
Merhaba İsa bey bende sayfanıza rastgele rastladım.. Bilgileriniz için teekkür ederim. Aralık ayı ortası gibi bende Malta’ya gideceğim 12 hafalık bir dil programına kaydolacagım. Kurs olarak Sprachcaffe’yi ve ya EC’yi düşünüyorum sanırım sizde Sprachcaffe’yi görmüşsünüz orası hakkında öneri ve görüşlerinizi ögrenmek isterim. Yurtları,apartları yeterince düzgünmüdür merak içindeyim o konuda biraz titizim 🙂
Merhaba Tolga Bey,
Maalesef ben Sprachcaffe’yi görmedim, ama bence hemen hemen hepsi aynı olacaktır. Yine de, oraya gidince gözünüzle görüp karar vermek en doğrusu bence. Yapabiliyorsanız, böyle yapın 🙂
İsa Bey Merhaba,
Çok güzel yazmışsınız gerçekten, elinize sağlık, 6 ay civarında ingilizce için dil okuluna gitmeyi planlıyorum, ilk etapta yalnız gideceğim, ev tutup düzen oturttuktan sonra hanım gelecek, dil okulllarını baya araştırdım fakat o arada yaşamış biri olarak tavsiye edebileceğiniz okul var mıdır, Ücretleri konusunda sıkıntımız yok,
Çok Teşekkür ederim
Merhaba Faruk Bey,
Okullar genel olarak aynı kalitede ve çoğu merkezde. ESE, IELS, EC vs. olabilir. Bence, oraya gidip yerinde gördükten sonra buna karar verin. İyi çalışmalar…
Merhabalar, nasıl olduda bu sayfayı buldum bilmiyorum. Ama çok mutluyum. Erkek arkadaşım 5 aydır malta da onumuzdeki hafta isveçe geçmek istiyor. Bunun en kısa ve.ucuz yolu nedir? Zaten maddi imkanımız çok kısıtlı. Cok eskiden beri hayali vatandaşlık almak. Bunun için başvurmak istiyor isveç ya da norveçe. İsveçe hangi havayolları ile gidilir en uygun
Merhaba Rabia Hanım,
Bunun en ucuz yolu Ryan Air ile’dir. Eğer denk getirebilir ve her günü sorgularsa, 10-15 €’ya dahi uçak bileti bulabilir. Ryan Air’in web sayfasına bakabilir kendisi.
Merhaba,
Ben 23 kasim 2013 ten 21 ocak 2014 e kadar Malta’da (St.Julians) olcam. Bu tarihte Malta’da olacak arkadaslar var mi acaba? Hic tanidigim yok ve cok teredutum olmasina ragmen gidiyorum..
merhaba, hala malta’ da mısınız? ben de ing için gitmeyi düşünüyorum ama tereddütlerim var benim de, memnun musunuz bana okul ve olduğunuz şehir, malta, ingilizce kalitesi ve öğrenimi konularında bilgi verebilirseniz çok sevinirim,
merhaba
isa bey ben maltaya gitmek istiyorum d,l öğrenip başka bir ülkeye geçmek istiyorum ve orda yaşamak istiyorum sizce bu mümkünmü?
Kemal Bey,
Evet, bu mümkündür. Malta’da birkaç yıl kalarak İngilizcenizi geliştirebilirsiniz. Vatandaşlık aldıktan sonra da AB vatandaşı sayılır ve istediğiniz AB ülkesine geçebilirsiniz.
tamam anladım peki vize alma şansı yüksekmi isa bey?.:)
650.000 €’nuz varsa, anında alabilirsiniz 🙂
650.000 eminmisiniz o kadar param olsa maltayı satın alınırım.:D
Evet, Malta’nın vatandaşlık için talep ettiği ücret 🙂
yanlış anladınız heralde maltada vadandaşlığı demiyorum vizeyi diyorum aslında konuyu hiç gevelemenin gereği yok ben maltaya gidip italyaya geçmek istiyorum italya vizeyi zor verdiği için maltaya gidip ordan italyaya geçmek isityorum olurmu bu?
Malta’ya vize aldığınız zaman otomatik olarak İtalya’ya da vize almış olursunuz. Dolayısıyla, sorunuzun cevabı: evet.
tamam çok teşekür ederim isa bey ilgilendiğiniz için son bi soru malta vizeyi kolay verirmi?
Diğer ülkelere göre daha kolay verecektir bence.
İsa Bey, verdiğiniz bilgiler ve zahmetiniz için teşekkür ederiz. Özellikle priz konusu için ayrıca teşekkür ederiz. 🙂 Sormak istediğim husus gri pasaport hakkında biz de 6 aylık bir gri pasaport çıkarttık 7 günlük Malta gezimiz içerisinde İtalya’ya da gitmek istiyoruz fakat emniyet çalışanları gri pasaportun yalnızca hizmet için gidilen ülkede kullanılabileceğini diğer türlü başka ülkelerde gezi amaçlı kullanılamayacağını söylediler. Siz gidilebileceğini yazmışsınız ancak nasıl olduğu hakkında bilgi verebilir misiniz ? Şimdiden teşekkürler..
Merhaba Kübra Hanım,
Aslında bu normalde yasak, ama genelde kontrol olmuyor ve herkes serbestçe dolaşabiliyor gri pasaport ile. Zaten Avrupa ülkeleri arasında pasaport kontrolü (ülkeye girişte) pek sık yapılmıyor. Eğer yine de içinize sinmezse, feribotla İtalya’ya geçebilirsiniz. Şimdiden iyi tatiller dilerim.