Malta’da Gezilecek ve Görülecek Yerler
Geçen ay kaleme aldığım “Malta’da Üç Ay” başlıklı yazımda, Malta ile ilgili genel hususlara değinip izlenimlerimi aktarmış, tavsiyelerime yer vermiştim. Bu yazımda ise, Malta’da gezilip görülmesi gereken tarihî-turistik yerleri sıralayıp buralarla ilgili olarak edindiğim genel bilgileri, ulaşım bilgilerini, tavsiyelerimi ve izlenimlerimi aktarmaya çalışacağım.
Malta, daha önceden de bahsettiğim üzere, son derece ufak bir ülke. Dolayısıyla ülke içi ulaşım hiç de zor değil. Ülkede metro, tren, uçak gibi ulaşım araçları da bulunmadığı için gideceğiniz yerlere ya kara yoluyla ya deniz yoluyla ya da yürüyerek ulaşmanız gerekiyor. Esasında Malta, sadece bir haftada gezilebilecek bir ülke. Bu bakımdan, bir haftalık otobüs bileti satın alıp sadece bu bir hafta içerisinde Malta’yı gezme sürecini tamamlamanız ekonomik açıdan daha avantajlı olacaktır. Bir hafta bile Malta’nın hemen her yerini görmeniz için fazlasıyla yeterli olacaktır. Planlarınızı bu durumu göz önünde bulundururak yapmanız bütçe ve vakit açısından sizin için önemli bir durumdur.
Malta’yı gezmeye başlamadan önce bazı tavsiyeler
1. Rotanızı iyi çizin. Bir şehri ya da bir turistik mekanı ziyaret etmek ortalama yarım gün tutmaktadır. Dolayısıyla bir gün içerisinde iki, hatta üç yeri gezebilmeniz mümkün. Yazı içerisinde, mekanlara ne kadar süre ayırmanız gerektiğini belirteceğim.
2. Arriva’nın güncel otobüs rotalarını ve hareket saatlerini gösteren, aynı zamanda bir Malta haritası da sunan ücretsiz broşürü her zaman elinizin altında bulunsun. Bu bröşürü Valletta’daki merkez otobüs durakları başta olmak üzere belli başlı otobüs duraklarından edinebilirsiniz. Yalnız, bu broşürlerin her mevsim değiştiğini ve güncellendiğini de hatırlatayım.
3. Yaz aylarında, sıcak havalarda dolaşmak son derece zor ve yorucu. Yoğun nemden ve yakıcı güneşten dolayı geziniz bir eziyete dönüşebilir. Biraz kapalı ve serin havalar, geziniz için ideal olacaktır. Planınızı yaparken hava durumunu sık sık kontrol edin ve mümkün olduğunca serin havalarda dışarıda bulunmayı tercih edin. Sonbaharda ise yanınızda devamlı bir şemsiye ve mümkünse yağmurluk bulunsun. Beklenmedik bir anda, birkaç dakikalığına da olsa bardaktan boşanırcasına bir yağmura maruz kalabilirsiniz. Ayrıca, hava durumuna ve gideceğiniz yere göre hırka ya da mont tarzı bir giyecek de her ihtimale karşı yanınızda bulunsun.
4. Mümkünse yanınızda bir sırt çantası taşıyın ve bu çantanın içerisinde bol bol bisküvi, çikolata gibi atıştırmalık yiyecekler bulundurup suyunuzu eksik etmeyin. Zira, bazı yerlerde ve belli saatlerde açık market ya da lokanta bulamayabilir ya da ziyaret ettiğiniz yere göre 0.5 litrelik bir suya bile fahiş ücretler ödemek zorunda kalabilirsiniz.
5. Fotoğraf makinenizi yanınızdan ayırmayın, çünkü sık sık fotoğraf çekme ihtiyacı hissedeceksiniz. Fotoğraf makinenizin ve cep telefonunuzun bataryasının da yola çıkmadan tam dolu olduğundan emin olun. Hatta mümkünse bir navigasyon cihazı ile gezinize başlayın. Açıkçası ben cep telefonumda yüklü olan navigasyon programının çok faydasını gördüm.
Tavsiyelerden sonra, Malta’nın gezilecek belli başlı noktalarını adım adım anlatmaya başlayabilirim.
Başkent Valletta
Geziye Malta’nın başkenti Valletta ile başlamak sanırım en doğrusu olacaktır. Başkent olması dolayısıyla buraya tüm şehirlerden otobüsle ya da Sliema’dan deniz araçlarıyla ulaşabilirsiniz. Deniz araçlarıyla ulaşırken, mavi renkteki tekneyi tercih edin ve yanınızda öğrenci kimliğiniz varsa mutlaka gösterin. Bu sayede 1.5 € karşılığında Sliema’dan Valletta’ya geçebilirsiniz. Yürümeyi seviyorsanız, buraya yürüyerek de gidebilirisiniz. Örneğin bizim yaşadığımız Gzira adlı şehirden Valletta yaklaşık 5 kilometre mesafede idi (bir yetişkin normal adımlarla 1 kilometreyi ortalama 15 dakikada kat edebiliyor. Bu da, 1 saat 15 dakika içerisinde Valletta’da olabileceğimiz anlamına geliyor). Bir şehri tanımanın en iyi yolunun o şehrin sokaklarında yürümek olduğunu da düşünürsek, bazen yürümenin, gezinizi daha anlamlı kılacağını rahatlıkla söyleyebilirim.

Valletta’ya özellikle cumartesi günleri sabah erken saatlerde gitmenizi tavsiye ederim, çünkü bu saatlerde şehrin meydanında çeşitli gösteriler düzenleniyor ve meydanın hemen yan sokaklarında ise bir pazar kuruluyor. Bu pazarda çanta, hediyelik eşya, numaralı gözlük, elbise, el işi danteller gibi şeyler bulabilirsiniz., Marsaxlokk (Marşaşlok)’ta Pazar günleri kurulan pazar kadar büyük olmasa da, uygun fiyata birkaç parça eşya satın alabilirsiniz.

Burada görülmesi gereken binaların başında, belki de Valletta denilince akla gelen ilk şey olan St. John Katedrali geliyor. Malta’nın en büyük yapılarından birisi olan bu katedral, kartpostallarda, fotoğraflarda vs. sıkça yer alıyor. Malta Hükümet Binası ve Kütüphanesi ise ziyaret edilmesi gereken diğer mekanlar arasında. Ayrıca, Valletta’nın biraz dış taraflarında bekleyen faytonlar ile de şehrin belli kısımlarını gezebilirsiniz. Yalnız, sıkı bir pazarlık yapmayı unutmayın, fiyatı yarı yarıya düşürebilirsiniz.

Valletta’da bulunan müzelerin belli başlıları ise şöyle:
• Ulusal Arkeoloji Müzesi (National Museum of Archaeology)
• Ulusal Güzel Sanatlar Müzesi (National Museum of Fine Arts)
• Saray Cephaneliği (The Palace Armoury)
• Ulusal Savaş Müzesi (National War Museum)
• Casa Rocca Piccola
• Oyuncak Müzesi (Toy Museum)
Bu müzelere giriş ücretli, fakat Heritage Malta’ya üye olursanız, 35 € karşılığında Heritage Malta müzelerine ücretsiz ve sınırsız bir şekilde girebilirsiniz. Müzeler dışında Valletta’nın deniz kenarında kalan şeridini dolaşarak da pek çok tarihi yapı ve kale görebilirsiniz. Bunun dışında, alışveriş tutkunları için de burada pek çok dükkan mevcut. Valletta’yı tamamen keşfedebilmeniz için sabahtan akşam saatlerine kadar tam gününüzü buraya ayırmanız gerekmekte.
Malta’nın Tarihi Başkenti: “Sessiz Şehir” Mdina
Mdina için “şehir” tabirini kullandım, fakat aklınıza günümüzdeki şehirler gelmesin. Burası, etrafı surlarla çevrili, geniş bir meydana ve dar sokaklara sahip klasik bir orta çağ şehri. Şehir, Malta’ya hakim bir tepenin en yüksek noktasına kurulmuş. İlk kez Fenikeliler tarafından kullanılmış olan bu şehrin bir tarafı hendeklerle, diğer tarafı yükseltilerle çevrili. Buraya girer girmez kendinizi orta çağda hissediyorsunuz bir anda. Malta’da beni etkileyen nadir mekanlardan birisi Mdina.

Burada Mdina Experience ve Malta Knights adlı sinevizyonları izleyebilir, Malta’nın en yüksek noktasından tüm Malta’yı gözlemleyebilir, Doğa Tarihi Müzesini ve Mdina Zindanlarını (diğer bir deyişle İşkence Müzesini) ziyaret edebilir, St. Paul Katedralini görebilir ve bol bol fotoğraf çektirebilirsiniz. Ayrıca Mdina Glass adlı dükkanda özgün ve göz alıcı, el yapımı cam ürünlerini bulabilirsiniz. Buradaki hediyelik eşya satan dükkanlardan sevdiklerinize hediyeler de alabilirsiniz, fakat fiyatların biraz “el” yaktığını, aynı ürünü, Mdina’nın 500 metre ilerisindeki Rabat adlı şehirden üçte iki fiyatına alabilmenin mümkün olduğunu da belirteyim.

Rabat’tan söz açılmışken, Mdina surlarının dışındaki esas Malta şehrini, yani Rabat’ı da aynı gün içerisinde gezebileceğinizi söylemeliyim. Burası, sıradan bir Malta şehri. Aslında şehirden de ziyade küçük bir kasaba. Meydanında oturup dinlenebilir ve ortadaki ilginç havuzu seyredebilirsiniz. Bu havuzun daha büyüğü Sliema civarlarında mevcut. Havuzun ortasında bir küre var ve bu küre sanırım suyun kuvveti ile hareket ediyor.

Buraya Valletta’dan hareket eden 51, 52 ya da 53 numaralı otobüslerden biriyle ulaşabilirsiniz. Yarım gününüzü (müzelerin tamamını gezerseniz biraz daha fazlasını) Mdina ile Rabat’a ayırabilirsiniz.
Temel Reis’in Köyü, Popeye Village
Bizim “Temel Reis” olarak tanıdığımız Popeye’ın 1980 yılında çekilen filmine ev sahipliği yapan Popeye Village (Temel Reis Köyü), film çekimi tamamlandıktan sonra, set içerisindeki yapıların korunmasıyla turistik bir cazibe merkezi haline dönüştürülmüş. Film setine giriş normalde 15 €, fakat belli dönemlerde bu ücret 10 €’ya kadar düşüyor. 15 dakikalık tekne turu, bir adet ücretsiz kartpostal, Temel Reis filminin belgeselini izlemek, film seti içerisindeki sahili ve su oyuncaklarını (trambolin vs.) kullanmak da bu ücrete dahil. Set, saat 9 ile 17.30 arasında açık.

Buraya girer girmez kendinizi bir çizgi filmin ya da animasyonun içerisinde hissediyorsunuz. Her şey o kadar düzenli ve ayrıntılı bir şekilde hazırlanmış ki, hayran kalmamak elde değil. Set içerisindeki evlere girebiliyorsunuz ve belediye başkanının evi olarak tasarlanmış evde tavus kuşları ile fotoğraf çektirebiliyorsunuz. Her ne kadar çocuklar için tasarlanmış bir set olsa da, biz büyükleri de çocukluk zamanlarına döndürmeyi başarıyor burası. Biz de köyü gezip her saat başı düzenlenen tekne turuna katılıyor, ilgili belgeseli izliyor ve ardından bol bol fotoğraf çektirip kartpostalımızı da aldıktan sonra buradan çıkıyoruz.

Buraya, 41 ya da 11 numaralı otobüsleri kullanarak ulaşabilirsiniz. Melieha Bay durağında otobüslerden indikten sonra, yolun karşı tarafında bekleyen ve her 15 dakikada bir hareket eden kırmızı renkli Popeye Village minibisüne 1 € ödeyerek ya da yaklaşık bir kilometre yürüyerek setin girişine ulaşabilirsiniz. Yaklaşık bir-iki saatinizi buraya ayırabilirsiniz.
Üç Şehir (Three Cities)
Fenikeliler tarafından da kullanılmış olan ve Malta’nın en eski şehirleri arasında sayılan Bormla, Birgu ve Isla şehirleri, genel olarak “Üç Şehir” olarak anılıyor burada. Bu şehirler Valletta’nın tam karşısında ve 1, 2 ya da 3 numaralı otobüslerle buraya ulaşabilmek mümkün. Körfezler arasına konumlandırılmış bu şehirlerin hepsini gezebilmek için belki bir günden fazlasını ayırmanız gerekebilir. Ben tamamını gezemedim, fakat tarihî yapılardan ve müzelerden hoşlananlar için olmazsa olmazlar arasında burası. Savaş müzesi gibi çeşitli müzeler ve dünyanın en büyük topu olarak da tanınan Rinella topu da bu şehirlerin içinde ya da etrafında bulunuyor. Tabii her yerde olduğu gibi bu müzeleri ziyaret etmek ya da Rinella topunu görmek de belli bir ücrete tabi.

Balıkları ve Büyük Pazarıyla Marsaxlokk
Valletta’dan hareket eden 81 numaralı otobüsle ulaşabileceğiniz Marsaxlokk, geçimini balıkçılıkla sağlayan insanların yaşadığı ufak bir yerleşim birimi. Burada her pazar saat 09.00 ile 15.00 arasında büyük bir pazar kuruluyor. Bu pazarda elbiseden hediyelik eşyaya, gıda ürünlerinden elektronik cihazlara kadar hemen her şeyi çok uygun fiyata bulabilmeniz mümkün. Özellikle deniz ürünlerini sevenler, burada her türlü deniz ürününü, hatta çok daha fazlasını rahatlıkla bulabilirler. Biz de bu pazardan biraz meyve, bir terlik ve bir de elektrik prizi çeviricisi aldık.

Marsaxlokk’un bir diğer önemli tarafı ise, burada pek çok balık lokantasının bulunması. Bir akşam üstü buraya gelip ya da pazarı dolaşıp yorulduktan sonra istediğiniz balığı sipariş ederek, afiyetle yiyebilirsiniz bu lokantalarda. Fiyatlar 3-4 €’dan başlıyor ve 100 €’lara kadar çıkabiliyor. Ender bulunan deniz ürünlerinin fiyatı doğal olarak daha fazla. Yarım gününüzü, belki biraz daha fazlasını Marsaxlokk pazarına ve balık lokantalarına ayırabilirsiniz.
Blue Grotto ve Deniz Mağaraları
Rabat’tan ya da havaalanından hareket eden 201 numaralı otobüsle ulaşılabileceğiniz Blue Grotto, aslında geniş deniz mağaralarından ibaret. Belli bir ücret karşılığında, tekne üzerinde bu mağaraları gezebilirsiniz. Öğlen saat 1’e kadar, güneş ışığının mağara tavanlarından geçip suya yansıması, Blue Grotto’ya apayrı bir güzellik katıyor. Ayrıca, 2004 yılında vizyona giren Truva filminin bazı sahnelerinin burada çekilmiş olduğunu da belirteyim. Yarım gün burayı görmek için yeterli olacaktır.

Marsa’da Türk Şehitliği
1565’teki Malta kuşatmasında şehit düşen Türk askerlerin anısına, 1874 yılında Sultan Abdülaziz tarafından yaptırılan bu şehitlik, Eşref Bey tarafından I. Dünya Savaşından sonra tamir ettirilmiş. Buna rağmen, şehitliğin bugünkü durumu içler acısı. Açıkçası, şehitliğin yeniden yapılandırılması ve temizlenmesi, hatta turizme açılması çok yerinde bir karar olur. Güncelleme: Malta Büyükelçiliğimizde çalışan Meriç Bey’in verdiği bilgilere göre, şehitlik restorasyon sürecine girmiş. Ancak yine de şehitliği ziyaret etmek isterseniz, Büyükelçiliğimiz ile irtibata geçebilirsiniz. Bu durumda bir elçilik görevlisi gelip kapıları açıyor (bilgi için Elçilik çalışanı Meriç Bey’e teşekkürler). Eski ve yeni mezarların yan yana bulunduğu bu şehitliğe ulaşmak için Valletta’dan hareket eden 71 ya da 72 numaralı otobüsleri kullanıp Ottoman durağında inmeniz gerekli. Şehitliğin tamamını gezmek için 15-20 dakikanızı ayırabilirsiniz.

Dingli Cliffs (Dingli Uçurumları)
İsmini Dingli köyünden alan bu uçurumlar, Rabat’a iki kilometre uzaklıkta. 52 numaralı otobüs ile buraya ulaşabilirsiniz. Uçurumlar, deniz seviyesinin 250 metre yukarısında, böylelikle Malta kıyı şeridinin en yüksek noktasını oluşturuyor. Kenarlarda yürümek oldukça tehlikeli, fakat bir o kadar da heyecan verici. Özellikle gün batımında, burada muhteşem bir manzara oluşuyor ve doyumsuz bir göz ziyafetine başlıyorsunuz. Sıcak yaz günlerinde Akdeniz’in ferahlatıcı havasını da buradan soluyabiliyorsunuz. Uçurumların hemen yanında ise bir radar binası ve kilise bulunuyor. Dilerseniz buraları da ziyaret edebilir ve fotoğraf çektirebilirsiniz. Yarım gün, burayı ve Dingli’yi görmek için yeterli olacaktır.

Gozo
Gozo, Malta’nın kuzeyinde, Malta’dan daha ufak bir ada. Esasında burada Malta’dakilerden farklı gezip görülecek pek fazla bir yer yok, fakat sadece Azure Window için bile buraya gelmeye değer. 11 ya da 41 numaralı otobüslerle Cirkewwa’ya, buradan da feribot ile Gozo adasına geçebilirsiniz. Tabii bir de limandan ada merkezine ya da gideceğiniz şehre ulaşmanız gerekiyor.

Feribottan iner inmez tur firmaları ya da taksiciler gideceğiniz yere ulaştırma teklifinde bulunuyorlar. Pazarlık yaparsanız 4-5 € gibi bir ücret karşılığında Gozo’nun merkezine taksiyle ulaşabilirsiniz. Bunun dışında, 20 €’ya “Hop On & Hop Off” otobüsü olarak adlandırılan üstü açık otobüslerle şehrin belli kısımlarını gezebilirsiniz. Biz 1 günlük Arriva otobüs bileti almayı tercih ettik. Bu arada önemli bir hususu aktarayım: Malta’daki otobüs biletleri burada geçerli değil. Dolayısıyla Gozo’da aynı bilet için tekrar ücret ödemeniz gerekiyor. Tek fark ise, bilet üzerindeki Arriva logosunun siyah değil de kırmızı ile yazılmış olması! Ayrıca, feribot biletini de Gozo’ya giderken değil, dönüşte Gozo’daki feribot terminalinden alıyorsunuz. Ücreti ise 4.65 €. Feribotun bilhassa akşamları, hareket saatini öğrenin, aksi halde 10 saniye geç kalıp feribotu kaçırsanız bile, bizim gibi 1 saat terminalde beklemek zorunda kalabilirsiniz. Açıkçası bir de, bulunduğumuz şehir olan Gzira’dan Gozo’ya gidiş-geliş hemen hemen 5 saat sürdü. Bunda, hafta sonundaki turist trafiğinin ve otobüs biletlerinin şoförden alınmasının meydana getirdiği beklemelerin payı da büyük. Bir durakta bazen 9-10 dakika beklediğimiz oldu sadece bu yüzden. Bir de oturacak yer bulamayıp ayakta yolculuk ederseniz, hayli yorulacaksınız demektir. Bunları düşünerek erken saatlerde Gozo gezinizi gerçekleştirmeniz yerinde olacaktır.
Gozo limanından 301 ya da 303 numaralı otobüslerle yaklaşık 15-20 dakika içerisinde merkez şehir olan Rabat’a, diğer adıyla Victoria’ya ulaşabilirsiniz. Saat 14.00’e kadar Victoria’nın merkezinde bir pazar kurulu oluyor genellikle. Buradan ve pazar civarındaki dükkanlardan uygun fiyata hediyelik eşyalar satın alabilirsiniz. Buradan yukarı doğru çıkınca, Gozo’nun gezilip görülecek mekanlarından birisi olan Victoria Hisarını ziyaret edebilirsiniz. Gozo’nun hemen hemen tam ortasına ve en yüksek tepesine inşa edilmiş bu hisarın surlarından muhteşem Gozo manzarasını seyre dalabilir ve bol bol fotoğraf çekebilirsiniz. Bu hisar içerisinde, yine belli bir ücret karşılığında eski zindanları, Millî Bilim Müzesini ya da Folklor Müzesini görebilirsiniz.
Azure Window, Uçurumlar ve İç Deniz
Gozo’da, hatta üç aylık Malta yaşamımda beni en çok etkileyen yer Azure Window ve hemen yanı başındaki uçurumlar oldu. Her zaman öyle midir bilmiyorum, fakat Azure Window’u ziyaret ettiğim sırada deniz son derece dalgalı ve hava da bir o kadar rüzgarlıydı. Bundan dolayı, yüksek kayalıklara vuran dalgalar ve etrafa dağılan sular enfes bir görüntü oluşturuyordu. İç denizin yukarısından aşağıya bakmak, suyun oyduğu kayaların üzerinde yürümek, uçurumlara tırmanıp dalgalı denizi seyretmek, kıyıya olağanca hızıyla vuran dalgalarda ıslanmak… Tüm bunları Victoria’dan hareket eden 302 numaralı otobüsle ulaşabileceğiniz Azure Window ve civarında yaşayabilirsiniz. Ne demek istediğimi, aşağıdaki videoya ve fotoğraflara bakınca daha iyi anlayacaksınız.
Biraz ıslandık, ama doğrusu buna değdi!
Sahilleriyle Malta
Malta’da rahatlıkla denize girebileceğiniz çok sayıda sahil var. Bunlardan bazıları kayalık olsa da, çoğu kumlu ve oldukça sığ. Hatta Melieha sahilinde neredeyse 100 metre ilerleseniz dahi su ancak boynunuza ulaşıyor. Melieha’dan sonra Golden Bay, Paradise Bay, Balluta Bay, Ghadira Bay, St. George Bay, St. Paul’s Bay ya da Paceville gibi pek çok sahilde denize girebilir ve serinleyebilirsiniz. Bunlardan Golden Bay ve Melieha, tavsiye edeceğim sahillerden ilk ikisi olacaktır. Buralara Valletta’dan hareket eden otobüslerle ulaşabilirsiniz. Yalnız, güneş kreminizi yanınızda götürmeyi unutmayın, aksi halde denize girdikten sonraki üç-dört gününüz oldukça zor geçebilir.

Comino ve Blue Lagoon
Malta ve Gozo adalarının arasında kalan Comino’yu kimsenin yaşamadığı ıssız bir ada olarak tanımlasak yeridir. Bu üç kilometrekarelik ufak adada, denizinin temizliği ve maviliğiyle ünlü Blue Lagoon ve bir de ufak bir kale yer almakta. Blue Lagoon, berraklığı ile, özellikle giriş seviyesi dalış takımları (şnorkel) kullananlar için, bulunabilecek en iyi sahillere sahip. Buraya, Cirkewwa’dan hareket eden botlarla ya da Sliema gibi turistik şehirlerdeki tur firmaları aracılığıyla ulaşabilirsiniz.











































gercekten cok iyi bir yazi olmus. gitmeyi planliyorum bana kilavuz oldu
Teşekkür ederim. Şimdiden iyi yolculuklar diliyorum.
merhaba İsa Bey,
Öncelikle emeğinize sağlık çok faydalı bilgiler vermişsiniz. 26-31 Ağustos da maltada kızım ve eşimle olmayı planlıyoruz. Hem denize girelim hem de adayı gezelim istiyoruz. Deniz için adanın hangi tarafı daha uygundur. Radison Blue deniz için iyi bir lokasyon mudur?
Çok teşekkürler.
Ayfer Şensoy
Merhaba Ayfer Hanım. Yorumunuz için teşekkür ederim öncelikle. 2 tane Radisson var Malta’da. Batıdaki Radisson Blue Golden Sands denize girmek için daha uygun. Hemen önünde plajı var, ama burası merkeze uzak biraz. Diğeri de tam tersi. Bu durumda önceliğiniz deniz olacağı için Batıdaki daha mantıklı sizin için. İyi yolculuklar…
Merhaba isa bey ben mataya ingilizce öğrenmek için geldim daha 7 hafta daha buradayım bu söylediğiniz turistik mekanlar haricinde maltada yapılabilecek başka aktivitelerde var mı? şimdiden teşekkür ederim
Merhaba Sinan Bey. Sliema civarlarındaki turlara katılabilir, Comino’da yüzebilir, araba kiralayıp ülkeyi köşe bucak gezebilirsiniz. Bunlardan başka neler yapılır ben de bilmiyorum doğrusu.
İsa Bey merhaba, sayfanız için çok teşekkür ederim. Malta ile ilgili çok faydalı bilgiler paylaşmışsınız, gerçekten oldukça istifade ettik.
Ağustos ortasında Sliema’da 3 günlük bir işim var, ancak eşimi ve iki çocuğumu da (3-6 yaşlar) götürerek işimi 1 haftalık bir tatile çevirmek istiyorum.
– Scyscanner’da gidiş-geliş uçak bileti 3200 TL görünüyor, daha uygun fiyata gidiş-geliş sağlanabilir mi?
– Herhangi bir sıkıntıyla karşılaşmadan (yiyecek-güvenlik vs.) en uygun şekilde nerede konaklanabilir (Sliema civarında) ve ödenecek ücret yaklaşık ne olur?
– Ve son olarak; önereceğiniz tatil günü sayısı nedir? (3 gün işim var ama iki hafta sonuyla birlikte 9 güne çıkabilir bu süre.)
Teşekkür ediyorum şimdiden, saygılarımla.
Merhaba Mete Bey. Yorumunuz için teşekkürler. Sorularınıza şöyle cevap vereyim:
– THY’nin sitesine baktım az önce. Mesela 17-23 Ağustos arası için gidiş-dönüş 938 TL fiyat çıkardı kişi başına. Bundan daha düşüğünü bulmak maalesef zor, tarihler yakın olduğu için.
– 2 ve üzeri yıldızlı otellerde konaklayabilirsiniz. hotels.com gibi sitelere bakabilirsiniz konaklama imkanları için.
– 9 gün Malta için fazla. Adalarıyla birlikte 5, bilemediniz 6 gün fazla fazla yeterli olacaktır. Gerçi bu biraz da size bağlı. Hızlı yürümeyi ve gezmeyi seviyorsanız bu süre daha da azalır. Ama çocuklar da var tabii, onları da işin içine katınca, 6 gün ideal gibi sizin için.
Merhabalar İsa bey blue lagoon a malta merkezden ne kadar bir ücretle gidebiliriz
Merhabalar. Bunun için önce Valletta’dan Cirkewwa’ya gitmeniz lazım otobüsle. Ardından, oradan su taşıtlarıyla Blue Lagoon’a ulaşabilirsiniz. 10-20 Euro arası bir tutar olur toplamda.
Merhabalar İsa bey,
Ben sekiz haftalığına dil okuluna katılacağım ancak Sliema mı yoksa Vendetta mı henüz karar veremedim.Dil okulları oldukça meşhur ve faydalıymş sizce hangi taraf daha iyi olablir?Yazınızdan yararlanarak bir çok yeri keşfetme şansı bulacağım teşekkürler 🙂
Merhaba Buket Hanım. Sliema civarları daha iyi olur. Valletta’da pek dil okulu yok. Şimdiden iyi yolculuklar…
merhaba isa bey ..biz balayında maltayı düşünüyoruz..paceville yi Marina Hotel Corinthia Beach Resort düşündük sizin bize daha iyi bir öneriniz olur mu ve ayrıca araba kıralamak istıyoruz daha rahat gezebılmek ıcın sızce avantaj olur mu yada farklı otellerde yerlerde kalmak ıstıyoruz kafamıza gore gıdıp otel bulabılırmıyız.imdiden cewabınız ıcın tesekkur ederım
Merhaba Pelin Hanım. Otelinizin konumu iyi görünüyor. Halk plajlarına yakın. Malta ufak bir ülke aslında, toplu ulaşımı da tercih edebilirsiniz. Ama 3 kişi veya 4 kişi birlikte tatil yapacaksanız, tabii ki araba kiralamak daha uygun olur. Yaz döneminde boş otel bulmak zor olabilir. Önceden rezervasyon yaptırmak daha iyi.
merhaba İsa bey,
1 ekim 7 ekim arası maltaya gitmeyi planlıyoruz. bu tarihlerde denize girilirmi?
Merhaba Veysi Bey. Girilebilir tabii, ama biraz soğuk olacaktır yine de.
Merhaba, Qawra’da otel ayarladık. Havalimanı’ndan ulaşım alternatifleri nedir? Shuttle ile ulaşım mantıklı mı? Valetta ve başka yerlerden gece dönüş için otobüs var mı yoksa pazarlık ile taksi mi tavsiye edersiniz?
Sayfanız çok başarılı. Teşekkürler.
Merhaba. 4 kişi ve üzeri kişilerde shuttle daha mantıklı olur. Taksi de aynı şekilde. Aksi halde otobüs daha iyi olur. X3 otobüsyle veya alternatif olarak 12, ardından X1 ile Qawra’ya ulaşım sağlayabilirsiniz. Görüşleriniz için teşekkürler….
selam havaalanından golden-tullip Vivaldi oteline nasıl ulaşabiliriz?taksiler pahallı mı?
cevepalandırırsanız sevinirim.yardımlarınız için şimdiden teşekkürler
Taksiler pahalı olacaktır Feridun Bey. Havaalanından X2 numaralı otobüsle 1 saat içerisinde otelinize ulaşabilirsiniz. St. Julian’s Terminus durağında inip 7-8 dakika yürümeniz gerekecek. Google Maps’te ulaşım detaylarını bulabilirsiniz.
merhaba isa bey euro degerleri ne bozdursak mesela tahminen 3 gün ordayım ne kadar yeter mesela birde mayıs ayında denize girebilecekmiyiz cevaplarsanız çok sevinirim
Mayısta denize girilmez, su soğuk olur. Euro buradakinden 5 kuruş kadar fazla olur. 3.05 civarı olur şu sıralar.
İsa bey merhaba ben 20 mayısta bi malta taili yapacağım ve Valetta limanında ineceğim. Oraya ulaştığımda muhtemelen tek olcağım orda tek başıma gezebilmem mümkün mü acaba yaşayacağim sıkıntılar neler olabilir. Cevaplarsanız cok sevinirim 🙂
Merhabalar Eshabil Bey. Tabii, tek başınıza da gezebilirsiniz. Yaşayacağınız tek sıkıntısı, yön veya yer bulma sıkıntısı olur. Cep telefonunuza yükleyeceğiniz bir navigasyon uygulaması veya bir harita ile bu sorunu aşabilirsiniz.
İsa bey, merhaba
temmuz sonunda , bir bebekle malta tatili desem, ne dersınız?
Bilgilendırıcı yazınız için tesekkur ederiz.
Hale Hanım merhaba. Yılın en sıcak zamanlarına denk geleceğinden dolayı bebek için iyi olmaz derim. Sizin için de zor olur, onun için de. En azından Eylül başları daha iyi olacaktır.
Merhaba İsa bey,
bizde bebeğimizle 30 mayıs 4 haziran tarihleri arasında ( o tarihlerde 9 aylık olacak) maltaya tatile gitmek istiyoruz. hem denize girelim hemde turistik gezi yapalım diyoruz. sizce hava şartları uygunmudur? ve konaklamayı önerebileceğiniz yer varmı* tavsiyeleriniz ve bu güzel yazınız için ayrıca teşekkür ederiz.
Merhaba Sinem Hanım. Mayıs ayında deniz suyu sıcaklığı henüz ideal aralıklarda olmaz. Haziran ortasını beklemek daha iyi olacaktır. Konaklama için hotels.com gibi sitelere bakmanızı tavsiye ederim, ama Sliema vea St. Gilyans gibi merkezi yerler daha mantıklıdır her zaman için. Şimdiden iyi tatiller.
30 Nisan da Maltaya ailece gideceğiz, St. Julia da otel de kalacağız, 4 günlük araba kiraladık acaba nasıl bir rota ile gezelim, yanımızda kiler çok yaşlı insanlar yürüme sorun olur, park yeri olan iyi lokanta ve gezme yerleri için görüşünüzü bekliyorum.İyi günler dilerim.
Ziya tAŞYÜZ
Ziya Bey. Bence 4 günde araba ile çok rahat bir şekilde gezeblirsiniz. 1 günü Gozo adasına ayırın derim. Onun dışında bir gün Mdina ve civarı, 1 gün Valletta ve civarı ve diğer bir gün de yazımdan bahsettiim istediğiniz yerleri dolaşabilirsiniz. Park sıkıntısı merkez hariç pek olmaz, Marsaxlokk civarlarındaki balık restoranlarını tavsiye ederim.
Merhaba İsa bey;
Malta adasına Yılbaşı haftası 3 günlük gitmek mantıklımı?
Bu sene yılbaşını yurtdışında kutlamak istedim. evli ve 2 çocukluyum.
Eyer malta adası mantıklı değilse tavsiye edeceğiniz memleket varmı?
maltada yılbaşı prıgramları veya meydan eğlenceleri gibi aktiviteler varmı?
teşekkürler.
Merhaba Ufuk Bey. Yılbaşında kar yağışının olduğu, kışın kış gibi yaşandığı bir yere gitmenizi tavsiye ederim. Danimarka, Hollanda, İngiltere vs. olabilir. Malta’da bildiğim kadarıyla ilgili aktiviteler çok az.
İsa bey merhaba.Bu yaz Maltaya eşim ve çocuğumla tatil yapmayı planlıyorum.maltaya Türkiyeden feribot yada gemi ile geçmek istiyoruz.Bu konuda bilginiz varmı acaba?
Merhaba Togutay Bey. Maalesef bildiğim kadarıyla böyle bir imkan yok. Ben de araştırdım, ama doğrudan seferler bulamadım. Yunanistan – İtalya – Malta aktarmalı olarak gidebilirsiniz sadece. Bu durumda uçak daha mantıklı oluyor.
İsa bey merhaba;
Siteniz çok faydalı oldu teşekkürler öncelikle. 24-26 nisan arası toplam 2 gün ayırabildik Maltaya .Tunus ve Sicilya sonrası. Sorularım şu size:
1- Arac kiralarsak gezmede avantaj sağlar mı? Ekonomisi ne olur?
2- Bu durumda nerede kalmayı tavsiye edersiniz. 4-5 yıldız tercihimiz yoktur… Hatta çadır önerirmisiniz?
3- Bu durumda sayfanızda bahsettiğiniz gezilerin tamamını yapma şansımız olmazsa tercihimizi nelerden yana kullanalım…
Teşekkür ederim…Saygılar…
Salim Bey merhaba. Görüşleriniz için teşekkürler. Şöyle cevaplayayım:
1. 4 kişi altı iseniz ekonomik açıdan dezavantaj olur sizin için.
2. Çadır olabilir bence, ama uygun yer bulmak zor olacaktır. Şehir dışındaki kırsal alanlarda bulabilirsiniz sadece. Otel için Sliema civarlarında şansınızı deneyin derim.
3. 2 günde sadece hızlı bir şekilde ana adayı gezebilirsiniz, ama Gozo’ya ve Comino’ya vakit kalmaz.
Şimdiden iyi yolculuklar.
isa bey vediğiniz bilgiler gerçekten çok güzel tesekkur ederim
Ben teşekkür ederim yorumunuz için…
Merhaba İsa Bey,
Ben 2009 da 5 ay dil eğitimi için Malta’da bulundum. Yazınız için emeğinize sağlık, gerçekten çok verimli olmuş. Bu sene tekrar Malta’ya gideceğim, fakat hatırlayamadığım bir konu var. Sliema’da 3-4 akşam birden festivaller yapılmıştı, ben bu festivallerin tarihlerini hatırlayamıyorum. Ayrıca uygun ve temiz bir otel öneriniz olabilir mi?
Şimdiden teşekkürler,
Merhaba Gülden Hanım. Maalesef festivallar hakkında benim de bir bilgim yok… Oteller içinse hotels.com’a bakmanızı ve bilhassa yorumları okumanızı tavsiye ederim. Yorumlarda iyi yazan otelleri tercih etmeniz faydanıza olacaktır.
gulden hanım merhabalar sıze bırsey sormak ıstıyorum. bu yaz dıl egıtımı almak ıcın maltaya gıtmek ıstıyorum ve sızden bunun ıcın bılgı almam mumkun mu.
Merhaba Sinem Hanım, buyrun nasıl yardımcı olabilirim?
isa bey tekrar merhabalar;
öncelikle cevabınız için çok teşekkür ederim. tüm sorulara hiç üşenmeden hemde çok hızlı bir şekilde cvp vermenizden cesaret alarak mümkünse bir soru daha sormak istiyorum:) tatil planımız mayıs ayının sonu 23 mayıs ve sonrası 1 hafta için. bu tarihlerde malta’da denize girebilir diye düşünmüştüm ama size sorup emin olmak istedim.tekrar teşekkürler, iyi günler…
Tekrar merhaba Özlem Hanım. Rica ederim. Dediğiniz tarihlerde denize kısmen girilebilir, ama yine de örneğin Temmuz ayındaki kadar su sıcaklığı olmaz. Eğer denizden keyif almak istiyorsanız en azından Haziran ortasını tavsiye ederim ben.